The Journal of Higher Education and Science - 2013; 3(3) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2013; 3(3) 1300-0705 December 2013 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Academic Freedom in Higher Education | Yükseköğretimde Akademik Özgürlük]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1619
Bu çalışmada akademik özgürlük kavramı tartışılmış, akademik özgürlüğün, bilim insanları, yükseköğretim kurumları ve toplum açısından önemi üzerinde durulmuş ve Türk yükseköğretim sistemi için bazı öneriler sunulmuştur. Akademik özgürlük, öğretim üyelerinin yetkili ve ehliyetli oldukları bilim alanları içerisinde, dışarıdan her hangi bir müdahale olmaksızın, gerçeği arama ve bulma, sonuçlarını yayımlama ve bunları öğrencilere öğretme konularındaki özgürlükleri olarak tanımlanmaktadır. 19. yüzyılda Alman yükseköğretim sisteminde başlatılan reform hareketleri kapsamında araştırma faaliyetlerinin akademik özgürlük kapsamı içerisine alınması ile kavram yeni bir boyut kazanmıştır. Bu nedenle, akademik özgürlük üniversitelerin var oluş sebepleri ve temel işlevleri olan öğretme-öğrenme ve araştırma ile yakından ilgilidir. Akademik özgürlüğün öğretim üyelerinin öğretim etkinlikleri ile ilgili olan boyutunda; dersin amacı, ders materyallerinin seçimi, dersin kim tarafından öğretileceği ve dersle ilgili ölçme değerlendirme ve başarı ölçütlerinin saptanması gibi konular yer almaktadır. Araştırma boyutunda ise; araştırmanın amacı, öğretim üyelerinin inanç, değer ve anlayışları ile bağdaşmayan akademik ve sanatsal konularda araştırma yapmaya zorlanamayacağı, araştırma sürecinde her türlü etik ilkeye uyulması ve araştırma bulgularının olduğu gibi, değiştirilmeden yayımlanması ve benzer konuları kapsar. Akademik özgürlük denetim dışı kalmak veya keyfi davranmak anlamına gelmez. Akademik özgürlük hiçbir öğretim üyesine genel etik kurallara, bilim ahlakına, kamu menfaatlerine ve yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere aykırı davranma ve mesleğini icra etme özgürlüğü vermez.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 183 2013-12-01 179 Original Article
<![CDATA[Free Market, Budget and Competition: The Need for a Market-Oriented Restructuring in the Universities | Serbest Piyasa, Bütçe ve Rekabet: Üniversitelerde Piyasa Yönelimli Yeniden Yapılanma İhtiyacı]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1620
Küreselleşme süreci duvarları yıkmakta ve dünyayı düzleştirmektedir. Gelişen ulaşım ve iletişim olanakları insanların, paranın, sermayenin, malların ve hizmetlerin dünya üzerinde daha kolay ve daha hızlı dolaşmasını mümkün kılmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak, küreselleşen dünyada uluslararası rekabet gücü giderek daha önemli hale gelmektedir. İster özel, isterse kamusal statüde olsunlar, üniversiteler ülkelerin gelişmesi, kalkınması, değişim ve dönüşümünde kritik rol oynayan, hayati önemi haiz kurumlardır. Ülkelerin rekabet gücüne üniversiteler iki yönden ciddi katkı yapmaktadırlar: Nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi, teknoloji üretimi ve inovasyon. Bu çalışmada üniversitelerin bir ülkenin refahına ve rekabet gücüne kendilerinden beklenen katkıyı yapabilmeleri için birbiriyle bağlantılı üç konunun anahtar önem taşıdığı vurgulanmaktadır: Üniversitelerin piyasa mantığıyla uyumlu çalışması, bütçe bakımından kamusal kaynaklara bağımlılığın azaltılması ve üniversiteler arası rekabetin teşvik edilmesi. Üniversite ürettiği ürünün piyasada alıcısının bulunduğundan emin olmalıdır. Yetiştirdiği öğrencisi iş bulamayan, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu teknoloji üretimine katkısı olmayan bir üniversite esas itibariyle kaynak israfı demektir. Üniversitenin her iki alanda verimli olabilmesi için bir yandan üniversiteler arası rekabet teşvik edilmeli, daha kaliteli bir eğitim-öğretim hizmeti üretmeli, bir yandan da daha iyi projeler üretme konusunda üniversiteler birbiriyle yarışmalıdır. Bu ise geniş boyutlu bütçeler gerektirmektedir. Dolayısıyla üniversitelerin kamu kaynaklarına bağımlılığını azaltacak, üniversite-sanayi işbirliğini teşvik edecek, yükseköğretim hizmetinden yararlananların kendileri için yapılan masrafların finansmanına katkısını artıracak, bütçeden üniversitelere performansa göre ödenek aktarılmasını mümkün kılacak tedbirler alınmalıdır.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 192 2013-12-01 184 Original Article
<![CDATA[Accreditation and Quality Assurance in Post Secondary Education in the Kingdom of Saudi Arabia | Suudi Arabistan’da Yükseköğretim Akreditasyonu ve Kalite Güvencesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1621
Suudi Arabistan’ın farklı bir yükseköğretim eğitim sistemi vardır ve bu demografik değişikliklere ve artan talebe yanıt olarak hızla büyümektedir. Ayrıca, çok hızlı bir ekonomik ve endüstriyel gelişme vardır ve birçok faaliyet alanında uluslararası rekabete maruziyet artmaktadır. Yükseköğretim eğitimi büyümeye devam etmeli ve en iyi uluslararası uygulamalara eşdeğer eğitim ve öğretim standartları sağlanmalı ve yaygın olarak kabul görmelidir. Standartlar tüm kurumlarda ve tüm programlarda gerçekleştirilmelidir. Bu gereksinimler, hükümetin bağımsız bir kalite güvencesi ve akreditasyon ajansı olarak Ulusal Akademik Akreditasyon ve Değerlendirme Komisyonu’nu kurmasına neden olmuştur. Komisyon, savunma dışındaki yükseköğretim kurumlarında standartların oluşturulması, kalite geliştirme ve akreditasyonun desteklenmesi sorumluluğunu yüklenmiştir. Odak noktası hem bir bütün olarak kurumların kalitesi, hem de eğitim ve öğretim programlarının kalitesi olacaktır. Kabul edilebilir asgari standartlarla yetinmekten ziyade sürekli gelişimi cesaretlendirmek, çeşitliliği teşvik etmek, ilgili farklı kurumlar arasında işbirliği ve karşılıklı desteğin sağlanması ve başka bir yerde geliştirilen bir sistemi benimsemekten ziyade Suudi Arabistan’ın gelenek ve gereksinimlerine uygun yaklaşımların tasarlanması, komisyonun geliştirdiği ilkeler arasındadır. Komisyon, bunu yaparken dünyada başka yerlerde bulabileceğimiz en iyi fikirlerden yararlanmaktadır; ancak geliştirdiğimiz apsistem kendimize özgü olacaktır. İlgili prosedürleri sınamak ve iyileştirmek için, iki üniversitede kurumsal ve programa özgü çalışmalar ile bağımsız dış değerlendirmeleri de içeren pilot programlar uygulanmıştır. Diğer bazı üniversite ve kolejlerde de yeni süreçlere ilişkin deneyimi sağlamak için gelişimsel incelemeler yürütülmektedir. Çoğu yüksek öğretim kurumu Komisyonun akreditasyon standartlarını temel alan ilk kendi değerlendirmelerini yapmış ve 2010 yılında resmi akreditasyon prosedürlerinin başlamasından önce kalite sistemlerinin tanıtımı için stratejik plan hazırlamıştır. Bu makale neler yapıldığının bir açıklamasını vermekte ve Suudi Arabistan’da yeni kalite güvencesi ve akreditasyon sisteminin etkin bir şekilde uygulanması ile üstesinden gelinmesi gereken bazı önemli konular ve zorlukların kısa bir özeti ile sona ermektedir.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 199 2013-12-01 193 Original Article
<![CDATA[Building Congruence Between Internal Quality Assurance and External Quality Assessment: The Algerian Experience | İç Kalite Güvencesi ve Dış Kalite Değerlendirmesi Arasındaki Uyumun Sağlanması: Cezayir Deneyimi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1622
Cezayir yükseköğretim sistemi, -‘Lisans-Master-Doktora’ veya kısaca LMD reformununun başladığı tarihe karşılık gelen- 2004 yılından bu yana yapılanması, düzeni ve prosedürleri bakımından bir devrim ile kıyaslanabilecek güçlü bir değişim geçirmektedir. Bu prosedürlerin hepsi, 2010 yılında başlayan bir kalite sisteminin inşasını oluşturmaktadır. Buna rağmen, LMD sisteminin uygulanmasında yaşanan zorluklardan biri, üniversitelerin yeni LMD öğrenme şemalarını 2004’ten 2010’a (son yayınlanan LMD eğitim programlarının tarihi) kadar yavaş ve aşamalı olarak kurma politikası nedeniyle yaşandı. Üniversitelerin yeni düzene katılmak zorunda tutulmaması, genel politikanın tutarlılığı ve gelişmesi açısından olumsuz oldu. Gerçekten de, ikili bir üniversite programı sisteminden (birinci sınıf öğrencilerine uygulanan eski sistem ve LMD sistemi) tek bir çerçeveye -yani LMD’ye- geçiş üniversiteler açısından zaman alıcı oldu. Kaliteye olan ilgi, daha sonra ilk olarak Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı himayesi altında Cezayir’de düzenlenen Kalite Güvencesi konulu uluslararası bir konferans aracılığıyla 2008’den itibaren Bakanlığın gündeminde oldu. Bakanlığın 2030 yılına kadar olan stratejik planının bir parçası, şu bileşenlerden oluşan bir kalite sistemini hedef almaktadır: LMD eğitim paketi, ulusal yeterlilikler çerçevesi, kalite güvence sistemi, referans kalite güvence çerçevesi, ulusal standartlar ve temel performans göstergeleri.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 204 2013-12-01 200 Original Article
<![CDATA[The Relationship Between Psychological Resilience and Life Satisfaction of University Academic Staff | Üniversite Akademik Personelinin Psikolojik Dayanıklılık ve Yaşam Doyumu Arasındaki İlişki]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1623
Bu araştırmanın amacı, akademik personelin psikolojik dayanıklılık ve yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi'nden tesadüfî örnekleme yolu ile seçilen 94 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 1985'te Diener ve ark. tarafından geliştiren ve Köker tarafından 1991'de Türkçeye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği ve 2003'de Connor ve Davidson tarafından geliştirilip, 2010'da Karaırmak tarafından Türkçeye uyarlanan Connor ve Davidson Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği/CD-RISC kullanılmıştır. Araştırmada psikolojik dayanıklılık ile yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla kolerasyon yöntemi kullanılmıştır. Psikolojik dayanıklılığın yaşam doyumunu yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla ise regresyon analizinden yararlanılmıştır. Ayrıca psikolojik dayanıklılığın yaş, cinsiyet, medeni durum, unvan, hizmet yılı ve üniversitedeki hizmet yılı değişkenleri açısından incelenmesinde Mann- Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde yaşam doyumu ile psikolojik dayanıklılık arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Psikolojik dayanıklılık yaşam doyumunu anlamlı bir şekilde yordayıp, psikolojik dayanıklılığa ilişkin toplam varyansın %7'sini açıklamaktadır. Ayrıca, üniversite akademik personelinin psikolojik dayanıklılık düzeyleri, cinsiyete, yaşa, medeni duruma, ünvana, hizmet yılına ve bulundukları üniversitedeki hizmet yılına göre ise anlamlı şekilde farklılık göstermemektedir.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 213 2013-12-01 205 Original Article
<![CDATA[Challenges in Doctoral Education and Coping Strategies: A Case Study | Doktora Eğitimi ile İlgili Yaşanan Zorluklar ve Baş Etme Stratejileri: Durum Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1624
Bilimin gelişmesi ile birlikte gün geçtikçe akademisyenlere olan ihtiyaç da artmaktadır. Birçok ülkede akademisyenlik eğitimi için doktora öğrenimi ön şartlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bundan dolayı doktora öğrenimi bilimin ilerlemesi ve yükseköğretimdeki eğitimin kalitesi açısından çok önemlidir. Dolayısıyla doktora öğrenimi süresince yaşanan zorlukların, sürecin içinde olan geleceğin akademisyenleri olacak doktora öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda belirlenip giderilmesi de oldukça önem arz etmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma ile doktora öğrencilerinin öğrenimleri sırasında yaşadıkları zorluklar ve bu zorluklarla baş etme stratejilerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi ve İlköğretim anabilim dallarında öğrenim gören on doktora öğrencisi ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Nitel bir yaklaşımla katılımcıların doktora eğitimleri ile ilgili yaşadıkları zorluklar betimlenmeye çalışılmıştır. Veriler iki araştırmacı tarafından analiz edilmiş ve tematik kodlamalar kullanılmıştır. İki araştırmacının analizi sonucunda analiz güvenilirliği 0,86 olarak hesaplanmıştır. Çalışma verileri doktora eğitiminde yaşanılan zorluklar, bu zorluklarla baş etme stratejileri ve doktora öğrenimi yapmak isteyenlere öneriler şeklinde üç tema olarak sunulmuştur. Veri seti incelendiğinde öğrencilerin en çok danışmanları ile ilgili zorluklar yaşadıkları, yaşadıkları zorlukların çözümü için de en çok fedakârlık stratejisine başvurdukları ve bu doğrultuda alana yönelik çeşitli önerilerde bulundukları görülmüştür. Çalışma sonucunda, doktora öğrenimi görenlerin karşılaştıkları zorluklar, bu zorluklarla baş etme stratejileri ve alana yaptıkları öneriler doğrultusunda, Türkiye'deki doktora eğitimi ile ilgili geliştirici çözüm önerilerinde bulunulmuştur.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 219 2013-12-01 214 Original Article
<![CDATA[Sociological Factors and Structural Limitations on College Students' Participation in Recreational Activities | Üniversite Öğrencilerinin Rekreasyon Etkinliklerine Katılımlarındaki Sosyolojik Etkenler ve Yapısal Kısıtlamalar]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1625
Rekreasyon etkinliklerine katılımın temelinde sosyo-kültürel etkenlerden söz edilmektedir. Bireylerin günümüz karmaşık toplum yapısı içerisinde kurumsal anlamda serbest zamanlarını değerlendirmeleri bir sorun haline gelmiştir. Bu nedenle gençlerin mevcut toplumsal yapıyla bütünleşmeleri için serbest zaman etkinliklerine katılmalarını sağlayacak alanlar yaratılması ve bu etkinliklere katılımların arttırılması için çalışmalar yapılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu araştırma 2012-2013 yılında Adıyaman Üniversitesi'nin farklı fakültelerinde eğitim ve öğretim gören öğrencilerine yapılmıştır. Örneklem, tesadüfi örneklem tekniğine göre, evreni temsil etme düzeyi kıstaslarına uygun olarak belirlenmiştir. 391 anket uygulaması yapılan araştırma açıklayıcı alan araştırmasıdır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin kişilik yapısını etkileyen, sosyalleşme sürecinde etken olan serbest zamanlarını olumlu değerlendirme fırsatlarının yeteri kadar olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca üniversiteden beklentileri ile ilgili çarpıcı sonuçlar elde edilmiştir.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 227 2013-12-01 220 Original Article
<![CDATA[Examination of the Satisfaction Levels of Education Faculty Students on the Quality of Faculty Life According to Different Variables | Eğitim Fakültesi Öğrencilerinin Fakülte Yaşamının Niteliğine İlişkin Memnuniyet Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1626
Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesi öğrencilerinin fakülte yaşamının niteliğine ilişkin memnuniyet düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Epstein ve McPartland (1976) tarafından geliştirilen ve Yılmaz ve Çokluk Bökeoğlu (2006) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan ‘Fakülte Yaşamının Niteliği Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmaya Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde 2012-2013 eğitim-öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören 287 öğrenci katılmıştır. Araştırma sonuçları eğitim fakültesi öğrencilerinin fakülte yaşamının niteliğine ilişkin memnuniyetlerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin fakülte yaşamının niteliğine ilişkin memnuniyet düzeyleri cinsiyet, yaş ve burs alma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken öğrenim görülen sınıf düzeyi ve öğrenim görülen bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Araştırma sonunda, öğrencilerin fakülte yaşamının niteliğine ilişkin memnuniyet düzeylerini daha olumlu hale getirmeye yönelik öneriler sunulmuştur.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 235 2013-12-01 228 Original Article
<![CDATA[Examination of the Prosocial and Aggressive Tendencies of Preservice Teachers | Öğretmen Adaylarının Olumlu Sosyal ve Saldırgan Davranış Eğilimlerinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1627
Araştırmanın amacı, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bir üniversitenin eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan 586 son sınıf öğrencisinin olumlu sosyal ve saldırgan eğilimlerinin, cinsiyet ve çocuklukta tanık olunan ebeveynler arası şiddetle ilişkisini incelemektir. Araştırma, tarama modelinde olup, katılımcılara sosyo-demografik anket, ‘Olumlu Sosyal Davranış Yönelimi Ölçeği' ve ‘Saldırganlık Ölçeği' uygulanmıştır. Uygulanan istatistiksel teknikler betimsel istatistikleri, tek yönlü varyans analizini ve bağımsız gruplar için t testini içermektedir. Sonuç olarak, cinsiyetin ve çocukluk yıllarında ebeveynler arası yaşanan şiddete tanık olma durumunun öğrencilerin olumlu sosyal ve saldırgan eğilimlerini etkilediği görülmektedir.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 243 2013-12-01 236 Original Article
<![CDATA[Problem Solving and Critical Thinking Skills of Undergraduate Nursing Students | Hemşirelik Lisans Öğrencilerinin Problem Çözme ve Eleştirel Düşünme Becerileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1628
Eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin bireylerin hem öğrencilik hem de sosyal yaşamlarında vazgeçilmez bir öğe olması nedeni ile hemşirelik lisans öğrencilerinin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini incelendiği bu çalışma planlanmıştır. Bu çalışma tanımlayıcı tiptedir. Çalışmanın evrenini 2011- 2012 eğitim öğretim yılında bir üniversitede lisans eğitimi gören hemşirelik öğrencileri oluşturmuştur. Herhangi bir örnekleme yöntemine başvurulmayıp çalışmaya katılmayı kabul eden bütün öğrenciler çalışma kapsamına alınmıştır. Soru formlarını eksik dolduran öğrencilerden dolayı çalışmanın örneklemini 231 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmanın veri toplama aşamasında Sosyo- demografik özellikler formu, Kalifornia Eleştirel Düşünme Eğilim Ölçeği ve Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Yaş ortalaması 21.34 olarak belirlenen örneklem; 148 kız, 83 erkek olmak üzere toplam 231 kişiden oluşmaktadır. Birinci sınıf öğrencilerin eleştirel düşünme eğilim puan ortalaması 255.71, ikinci sınıfların 255.57, üçüncü sınıfların 264.73, dördüncü sınıfların 256.46'dir. Örneklemin eleştirel düşünme eğilim puan ortalaması ise 257.41 olarak belirlenmiş olup bu puan orta düzeydedir. Sınıflar arasında eleştirel düşünme puan ortalamaları açısından farklılık bulunmasına karşın bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05). Birinci sınıf öğrencilerin problem çözme beceri puan ortalamaları 92.86, ikinci sınıfların 94.29, üçüncü sınıfların 87.00, dördüncü sınıfların 92.87'dir. Örneklemin problem çözme beceri puan ortalaması ise 92.45 olarak belirlenmiştir. Sınıflara göre problem çözme beceri puan ortalamaları arasında farklılıklar bulunmasına karşın bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Bu çalışmada örneklemin yaş ile eleştirel düşünme becerisi ve problem çözme becerisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye ulaşılamamıştır (p>0.05). Buna karşın eleştirel düşünme becerisi ile problem çözme becerisi arasında negatif yönde ve düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Bu bulguya göre eleştirel düşünme puanı arttıkça problem çözme puanı da artış göstermektedir. Problem çözme envanteri puan azaldıkça bireyin problem çözme becerisindeki artışı ifade eden bir ölçme aracıdır. Dolayısıyla bireylerin eleştirel düşünme becerileri arttıkça problem çözme becerileri de artmaktadır. Ayrıca bu çalışmanın bulgularına göre öğrencilerin cinsiyetlerine göre eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak hemşirelik öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilim puan ortalamalarının orta düzeyde olduğu, sınıflara göre eleştirel düşünme ve problem çözme beceri puan ortalamaları arasında fark olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yaş ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi arasında ilişki bulunmadığı, eleştirel düşünme puanı arttıkça problem çözme becerisinin de arttığı, cinsiyete göre eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin farklılık göstermediği belirlenmiştir.]]>
2013-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 3 251 2013-12-01 244 Original Article