The Journal of Higher Education and Science - 2014; 4(1) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2014; 4(1) 1300-0705 April 2014 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Declaration of Academic Freedom | Akademik Özgürlük Bildirisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1482
]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 2014-04-01 Editorial
<![CDATA[Declaration of Academic Freedom | Akademik Özgürlük Bildirisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1483
]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 2014-04-01 Editorial
<![CDATA[Editorial | Editör'den]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1480
]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 2014-04-01 Editorial
<![CDATA[Editorial | Editör'den]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1481
]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 2014-04-01 Editorial
<![CDATA[Policy Proposal for Higher Education Agenda in Turkey | Türkiye'de Yükseköğretimin Gündemi için Politika Önerisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1629
Yükseköğretim alanı gerek Türkiye'de gerek dünyada teknoloji, ekonomi, iletişim, nüfus ve toplumsal yapıdaki değişikliklere paralel olarak önemli ve hızlı bir değişim geçiriyor. Bu değişim birtakım kavramları ve değerleri hiç olmadığı kadar ön plana getiriyor. Son yıllarda yükseköğretim ile şeffaflık, çeşitlilik, kalite, işbirliği ve rekabet kavramları bir arada kullanılıyor. Yükseköğretim sistemleri de bu değişikliklerle uyumlu bir şekilde yeniden inşa ediliyor. Bilgi toplumu çerçevesi içinde değerlendirilmeye başlanan yükseköğretim alanı, işgücü piyasası ve istihdam politikaları ve inovasyon boyutlarıyla da ekonominin temel dinamikleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Bu durum ülkelerin daha çok ikili ve bölgesel işbirlikleri oluşturma ihtiyacı doğrultusunda uluslararasılaşmayı gerekli kılıyor. Bu makalenin amacı Türkiye'de dinamik bir süreç içinde devam eden yükseköğretimdeki gelişmelerin temel göstergelerinden yola çıkarak bir durum tespiti yapmak, bu göstergeler ve uluslararası eğilimlerden hareketle Türkiye'de yükseköğretim alanında olası fırsatları ve sorun alanlarını işaret etmek, öngörü ve politika önerisinde bulunmaktır. Türkiye'nin özellikle ekonomik göstergeleri bakımından dünyada yükselen bir güç olduğu birçok uluslararası platformda kabul görmektedir. Ne var ki, yükseköğretimin ekonomik sektörlerin gerekleri doğrultusunda tasarımının sistematik bir yaklaşımla ele alındığını söylemek güçtür. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasında yükseköğretimin lokomotif bir güç olarak değerlendirilmesi, orta ve uzun vadeli planlarda ve politikalarda uluslararası eğilimleri de dikkate alarak yükseköğretimin yasal ve yapısal olarak yeniden yapılandırılması, kapasite geliştirmede kalite güvencesi oluşturulması, insan kaynaklarının nitelik ve nicelik olarak artırılması, iyi tanımlanmış yeterlilikler çerçevesi oluşturulması ve kurumlar arasında eşgüdüm sağlanması, uluslararasılaşma stratejisinin bu paradigmalar kapsamında değerlendirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 017 2014-04-01 001 Review Article
<![CDATA[The Governance of Higher Education Systems and University Autonomy: Global Trends and the Case of Turkey | Yükseköğretim Sistemlerinin Yönetimi ve Üniversite Özerkliği: Küresel Eğilimler ve Türkiye Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1630
Yükseköğretim Kurulunun 1981 yılında kuruluşundan itibaren, Türkiye'de üniversite özerkliği ve yükseköğretim sisteminin üst yönetimi tartışmalı bir konu olmuştur. Bu çerçevede, Türkiye'de Yükseköğretim Kurulunun mevcut yetkilerinin azaltılması ve buna paralel olarak üniversitelerin özerkliklerinin artırılması konusunda yaygın bir talep vardır. Yükseköğretim sisteminde reform yapılması konusunda uzlaşı olmasına rağmen, nasıl bir reform yapılması gerektiği yönünde bir uzlaşı yoktur. Bundan dolayı, Türkiye'deki yükseköğretimin mevcut durumu, uluslararası karşılaştırmalı bir perspektifle ortaya koyan bilimsel araştırmalara ihtiyaç hissedilmektedir. Bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. İlk olarak OECD ve Avrupa ülke örneklerinden yola çıkarak karşılaştırmalı bir şekilde, yükseköğretim sistemlerinin üst yönetimleri incelenmiştir. Ardından, yükseköğretim kurumlarının yönetim yapıları ele alınmış ve kurumsal özerkliğin nasıl tanımlandığı incelenmiştir. Son olarak, tarihsel bir perspektifle, Türkiye yükseköğretiminin yönetiminde ne tür değişimler yaşandığı tartışılmıştır. Sonuç bölümünde, uluslararası karşılaştırmalar temelinde, Türkiye'deki reform tartışmalarına katkı yapmak için bazı politika önerileri geliştirilmiştir.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 027 2014-04-01 018 Review Article
<![CDATA[The Views of Graduate Students about Academic Mentoring | Lisansüstü Eğitim Alan Öğrencilerin Akademik Danışmanlık Hakkındaki Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1631
Bu araştırmanın amacı lisansüstü eğitim alan öğrencilerin akademik danışmanlık konusundaki görüşlerini incelemektir. Çalışma Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde lisansüstü eğitim gören 184 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Lisansüstü eğitim alan öğrencilerin akademik danışmanlık hakkındaki görüşleri Rose (2003) tarafından geliştirilen ‘İdeal Danışmanlık Ölçeği' ile tespit edilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda akademik danışmanlık ölçeğinin boyutları rehberlik, dürüstlük, ilişki, rahat kişilik, öğrencisini tanıma ve zaman ayırma elde edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonucunda anlamlı çıkan sonuçlar için Scheffe testi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre lisansüstü eğitim gören öğrencilerin akademik danışmanlık konusundaki görüşleri cinsiyete, eğitim düzeyine, eğitim alınan üniversiteye ve danışmanın unvanına göre farklılaşmamaktadır. Ancak İdeal Danışmanlık Ölçeği'nin alt boyutlarında farklılaşma görülmektedir. Öğrencilerin akademik danışmanlığa ait görüşleri rahat kişilik boyutunun dışında cinsiyete göre değişmemektedir. Kadın öğrenciler danışmanın rahat kişilikte olmasını daha fazla önemsemektedir. Öğrencilerin eğitim düzeyine göre görüşleri ilişki, öğrencisini tanıma ve zaman ayırma boyutlarında farklılaşmaktadır. Danışmanların unvanlarına göre akademik danışmanlık hakkındaki görüşleri dürüstlük boyutunda farklılaşmaktadır. Danışmanların unvanlarına göre dürüstlük boyutunda profesör doktor unvanlı danışmana sahip öğrenci ile doçent doktor unvanlı danışmana sahip öğrencinin görüşleri arasında ve doçent doktor unvanlı danışmana sahip öğrenci ile yardımcı doçent doktor unvanlı danışmana sahip öğrencinin görüşleri arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 035 2014-04-01 028 Original Article
<![CDATA[Organizational Silence in Universities as the Predictor of Organizational Culture | Örgüt Kültürünün Yordayıcısı Olarak Üniversitelerde Örgütsel Sessizlik]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1632
Bu araştırmanın amacı Sakarya Üniversitesi'nde görev yapan öğretim elemanlarının örgütsel sessizlik ve örgüt kültürü algılarını belirlemektir. Araştırma 2012-2013 öğretim yılında Sakarya Üniversitesi'nin altı fakültesinde görev yapan toplam 253 öğretim elemanını kapsamaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Araştırmada İpek (1999) tarafından geliştirilen Örgüt Kültürü Ölçeği ve Çakıcı (2007) tarafından geliştirilen ve Soycan (2010) tarafından uyarlanan Örgütsel Sessizlik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçme aracından elde edilen verilerin çözümlenmesinde, tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretim elemanlarının cinsiyetlerine ve öğrenim durumlarına göre örgütsel sessizlik algı düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretim elemanlarının örgütsel sessizlik algılarının yaş gruplarına, görev yaptıkları fakültelere, öğretim elemanlarının çalıştıkları örgütlerde algıladıkları yönetim tarzına, yöneticileriyle yüz yüze görüşme sıklıklarına ve yöneticileriyle açıkça konuşabilme düşüncelerine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Araştırma görevlilerinin ‘Tecrübe Eksikliği' boyutunda öğretim üyelerine göre örgütsel sessizlik algılarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Örgütsel sessizliğin ‘Tecrübe Eksikliği' boyutunda en yüksek örgütsel sessizlik algısına ‘1-5 yıl' görev yapan öğretim elemanlarının sahip olduğu, en düşük örgütsel sessizlik algısına ‘21 yıl ve üstü' görev yapan öğretim elemanlarının sahip olduğu görülmektedir. Çalışmaya katılan öğretim elemanlarının örgütsel sessizlik ve örgüt kültürü ölçeklerinden aldıkları puanlar korelasyon tablosunda incelendiğinde öğretim elemanlarının örgütsel sessizlik algıları ve örgüt kültürü algıları arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu ilişki iki ölçeğin alt boyutları arasında orta düzeyde negatif anlamlı bir ilişkidir. Örgütsel sessizlik (toplam) ile örgüt kültürü alt boyutları arasında da orta düzeyde negatif anlamlı bir ilişki görülmüştür. Araştırma bulgularına dayalı olarak üniversite yöneticilerinin kurumlarında katılımcı bir kültür oluşturmaları, öğretim elemanlarını açıkça konuşmaları için cesaretlendirmeleri ve onlarla görüşme sıklıklarını artırmaları önerilmiştir.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 050 2014-04-01 036 Original Article
<![CDATA[Problems Encountered in Teaching Logic in Faculties of Theology | İlahiyat Fakültelerinde Mantık Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1633
Yüksek din eğitimi geçmişten günümüze kadar mantık eğitimiyle ilgisini hep devam ettiregelmiştir. Ancak İslam düşünce tarihinde mantık eğitimi ders müfredatında kimi zaman önemli bir yer tutarken kimi zaman da çok az oranda temsil imkanı bulabilmiştir. Dini ilimler, düşünce tarihi boyunca, sınıflandırmaya dayanan hiyerarşik bir yapılanma içinde ve oluşturulmuş bilgi birikiminin muhafazasını esas alarak kurumsallaşmıştır. Dolayısıyla mantık, bu yapılanmada araç görevini yerine getirmek üzere giriş ilmi olarak yer almıştır. Dini ilimler açısından araç ve giriş ilmi olarak mantık, zamanla bu ilimler için bilgi edinmenin elverişli bir metodu haline gelmiştir. Böylece mantık hem yüksek din eğitimi öğretimi veren İlahiyat fakültelerinde hem de tarihten günümüze eğitim-öğretim faaliyetini devam ettiren medreselerde dini ilimler için doğru düşünmenin kurallarını öğreten metod olma görevini sürdürmüştür. Bu makalede İlahiyat fakültelerinde verilen mantık eğitiminin, müfredattaki temsil oranından başlamak üzere, niteliği, diğer derslerle olan birlikteliği, öğrencilerin derse olan ilgisi ya da ilgisizliği ve dersten gerekli verimin alınıp alınamadığı sorgulanacaktır. Ayrıca bu çalışmada günümüz teolojik sorunlarının çözümlenmesine, mantık dersinin ne ölçüde yeni düşünme ve anlama teknikleriyle katkıda bulunmaya çalıştığı araştırılacaktır. Son olarak ise yaygın ve örgün öğretimde, dini bilginin öğreticisi olarak görev yapacak olan İlahiyat fakültesi öğrencilerinin “doğru düşünmenin tekniklerini” bilme, beceri kazanma ve yetkinlik hususlarında ne ölçüde başarılı oldukları sorgulanacaktır.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 055 2014-04-01 051 Original Article
<![CDATA[Use of University Websites for Promotion: A Research on Tourism Departments of Universities | Üniversite “Web” Sitelerinin Tanıtım Amaçlı Kullanımı: Üniversitelerin Turizm Bölümleri Üzerine Bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1634
Değişim çağında artan bilgi ihtiyacını karşılamak amacıyla birçok kuruluş, kullanıcıları için “web” siteleri hazırlamaktadır. Bilginin dağılmasında ve paylaşılmasında internetin önemi, yadsınamaz. Kurumların interneti, “web” siteleri aracılığıyla kullanma biçim ve işlevleri, kurumlara güven ve saygınlık kazandıran faktörlerdendir. Özellikle üniversiteler, “web” sayfaları üzerinden birçok bilgiyi-mesajı, gerçek ve potansiyel kitlelerine ulaştırırken; birçok kullanıcı da bu sayfalar sayesinde, üniversiteyle ilgili ihtiyaç duyduğu bilgilere ulaşabilmektedir. Çalışmada, üniversite “web” sitelerinin önemi ve tanıtım amaçlı kullanımı, Türkiye'de dört yıllık turizm eğitimi veren bölümlerin “web” siteleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmada, 2012-2013 ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi' üniversite tercih kılavuzuna göre en yüksek taban puana sahip ilk üç devlet ve vakıf üniversitesinin turizm bölümleri seçilmiş ve bunlar içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmada, örnek olay kapsamında seçilen bu altı üniversitenin, turizm bölümlerine ait “web” sitelerini tanıtım aracı olarak nasıl kullandıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.]]>
2014-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 4 066 2014-04-01 056 Original Article