The Journal of Higher Education and Science - 2014; 4(3) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2014; 4(3) 1300-0705 December 2014 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Current Situation in Vocational Schools: Issues and Some Suggested Solutions | Meslek Yüksekokullarındaki Mevcut Durum: Sorunlar ve Bazı Çözüm Önerileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1646
Tarihsel süreci içerisinde değişik misyonlar yüklenmiş olan meslek yüksekokulları, günümüzde ticaret, sanayi ve hizmet sektörlerinin ihtiyaç duyduğu, alanlarında yeterli bilgi ve beceriye sahip ara elemanların yetiştirilmesi amacıyla kurulmuş mesleki ve teknik eğitim sisteminin en önemli bileşeni olan yükseköğretim kurumlarındandır. Meslek yüksekokullarında verilen eğitimin; ulusal ve uluslararası gereksinimler, gelişen teknoloji ve iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda analiz edilip, gerekli düzenlemelerin yapılması, bu okul mezunlarının ilgili sektörlerde tercih edilen elemanlar olarak daha hızlı bir şekilde istihdam edilmelerini kolaylaştıracaktır. Türkiye'deki pek çok sanayici/ işadamı, ihtiyaç duydukları yeterli bilgi ve beceriye sahip nitelikli eleman temini konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade etmektedir. Bu konuda çok önemli mesafeler kat edilmiş olmakla birlikte, hala yapılması gereken pek çok çalışma olduğu da bir gerçektir. Bu çalışmada, meslek yüksekokullarının mevcut durumu ve sahip olduğu temel sorunlar, Çorum ilinde yaklaşık 40 yıl önce kurulmuş olan ve Türkiye'de kurulan ilk meslek yüksekokulları arasında yer alan Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nda yaşanan tecrübeler ışığında ele alınmış, bazı çözüm önerileri verilmeye çalışılmıştır.]]>
1,2, Menderes SUİÇMEZ, Mehmet AYDINKAL, Menekşe ŞAHİN]]> 2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 140 2014-12-01 133 Original Article
<![CDATA[Clinical Faculty Members in the Schools of Education in the United States: An Overview | Amerika Birleşik Devletleri Eğitim Fakültelerinde Klinik Öğretim Üyeleri: Genel Bir Bakış]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1647
Amerika Birleşik Devletleri yükseköğretim sisteminde “klinik öğretim üyeliği”, farklı alan ve bölümlerde farklı akademik personel pozisyonlarını tanımlama amacı ile kullanıla gelmiştir. Bu çeşitliliğe rağmen, temelde, klinik öğretim üyeliği, teori ve pratik arasındaki boşluğu doldurmak ve profesyonel okullar veya meslek eğitimi veren fakülteler diye tanımladığımız yükseköğretim kurumlarına pratik ve tecrübe bilgisi getirmesi için oluşturulmuş bir pozisyondur. Bu çalışma Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eğitim fakültelerinde klinik öğretim üyeliği pozisyonunu, pozisyonun karakteristik özelliklerini, görev tanımını ve bu pozisyondaki öğretim üyelerinin sorunlarını tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada ayrıca, eğitim fakültelerindeki klinik öğretim üyeliğinin tıp ve hukuk fakültelerindeki klinik öğretim üyeliği pozisyonları ile karşılaştırması yapılarak pozisyonun eğitim fakültesine özgü sorunlarının ortaya çıkarılması hedefl enmiştir. Bu çalışmanın başlıca tavsiyelerinden biri pozisyonun geleceği için, klinik öğretim üyelerinin diğer akademik personelle aynı atanma ve yükselme şart ve koşullarına tabi olmaya zorlanmaları yerine - ki kendilerine uymayan bir mekanizmadır - eğitim fakültelerinde de diğer mesleki okullarda olduğu gibi pozisyona özgü kariyer ve akademik yükselme mekanizması kurulmasıdır. Bu sayede, hem klinik öğretim üyelerinin iş güvencesi, maaş ve yükselme ile ilgili karşılaştığı sorunlar büyük ölçüde çözüme kavuşacak hem de klinik olmayan öğretim üyelerinin kalite ile ilgili kaygıları giderilmiş olacaktır.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 147 2014-12-01 141 Original Article
<![CDATA[Higher Education Policies and Their Implementations in Pakistan from Its Establishment to Date | Pakistan'da Kuruluştan Günümüze Yükseköğretim Politikaları ve Uygulamaya Yansımaları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1648
Pakistan, 14 Ağustos 1947'de Hindistan'dan ayrılarak kurulan bir devlett ir. Bu yıllardan itibaren hemen her hükümet değişikliğinde yükseköğretimi de kapsayan yeni eğitim politikaları belirlenmiş ve yeni planlamalar yapılmıştır. Hazırlanan bu politikalar zaman zaman reform niteliği de taşımıştır. Eğitim politikalarının uygulamalara yansıma biçimi ülke yöneticilerinin dünya görüşü doğrultusunda farklı biçimlerde olmuştur. Bu çalışmada kuruluştan günümüze Pakistan'ın yükseköğretim politikaları ve bunların uygulamaya yansımaları incelenmiştir.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 155 2014-12-01 148 Original Article
<![CDATA[Reconceiving Higher Education and Medical Faculties, Planning Future | Yükseköğretimi ve Tıp Fakültelerini Yeniden Düşünme, Yarını Planlama]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1649
Dünyada yükseköğretimin paradigma düzeyinde hızla dönüştüğü çağımızda yükseköğretim sisteminin tüm yönleriyle yeniden ele alınması ve yapılandırılması zorunlu hale gelmiştir. Bu süreçte arama konferansları/toplantıları, tematik toplantılar, çalıştaylar gibi farklı yöntemler kullanılarak yapılacak çalışmaların ulusal düzey olduğu kadar üniversiteler, fakülteler ve bölümler düzeyinde de daha ayrıntılı şekillerde yapılması önemlidir. Bu bağlamda elinizdeki çalışmada, bir üniversitenin ve fakültenin bugününün ve yarının ele alındığı arama toplantısı ile kurumsal ölçekte, ‘fakültenin bugününün' değerlendirilmesi ve “Yarının tıp fakültesi nasıl olmalıdır?” sorusuna cevaplar aranması amaçlanmıştır. Toplam 58 öğretim üyesinin katılımı ile gerçekleşen ve her biri toplam dört saat süren dört arama toplantısında üç oturumdan oluşan farklı bir ‘beyin fırtınası' formatı kullanılmış ve katılımcıların birinci oturumda yazılı olarak belirtt iği görüş ve değerlendirmelerin içerik analizi yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular ana çerçevesi, yapılanması, işlevleri ve yönetimiyle yükseköğretimin yeniden yapılandırılması sürecinde makro ölçekli çalışmaların yanı sıra üniversiteler, fakülteler ve bölümler düzeyinde yapılacak mikro ölçekli çalışmaların önemine işaret etmektedir.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 166 2014-12-01 156 Original Article
<![CDATA[The Training Project of Star Researchers, Outstanding Teaching Staff and Leaders with Facilities Available | Mevcut İmkânlarla Seçkin Öğretim Üyesi, Yıldız Araştırmacı ve Lider Yetiştirme Projesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1650
Üniversitelerimizde ciddi bir düzenlemenin gerektiği konusunda genel olarak bir görüş birliği vardır. Ciddi düzenleme için Anayasa ve Yükseköğretim Kurulu Kanunu'nun değiştirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Ancak mevcut mevzuatın bütün imkânlarının kullanıldığını da söylemek mümkün değildir. Yürürlükteki mevzuat ile Türkiye'nin yıldız araştırmacı, seçkin öğretim üyesi ve lider ihtiyacının karşılanabileceği düşüncesindeyiz. Bunun için sürekli eğitim merkezlerinden istifade edilebilir. Bu çalışmada üniversite, yükseköğretim ve sürekli eğitim merkezleri ile ilgili yayınlardan ulaşılabilen çalışmalar incelendi. Mevcut durum ve çözüm öneri, uygulamaları ve sürekli eğitim merkezlerinin faaliyetleri tespit edildi. Bu veriler dikkate alınarak çözüm önerileri oluşturulup literatür eşliğinde tartışıldı. Elde edilen verilere göre üniversitelere liselerden eksiklerle gelen öğrencilerimize yeterli lisans, lisansüstü ve doktora eğitimi verilememektedir. Buna karşın ‘çift ana dal programı', ‘Tıp-Bilim Doktoru (MD-PhD) Bütünleşik Programı gibi kaliteyi yükseltme çalışmaları da vardır. Fakat bu çalışmalar yeterli ve yaygın değildir. Bunun için ülkemizin ihtiyacını karşılayıp dünyaya katkı sağlayabilecek seçkin öğretim üyesi, yıldız araştırmacı ve lider yetiştirmek mümkün olmamaktadır. Akademisyenlerimizin branş eğitimi dışında bir donanım eğitimine ihtiyacı vardır. Öte yandan üniversitelerde bulunan sürekli eğitim merkezlerinin akademik eğitime katkısı çok sınırlıdır. Sürekli eğitim merkezlerinde seçkin öğretim üyesi, yıldız araştırmacı ve lider adaylarına genel ve akademik donanım eğitimlerinin verilmesi mümkündür. Bu eğitimler sürekli, bir kurumsallaşma ve formal eğitim düzeninde olmalıdır. Bu amaçla sürekli eğitim merkezleri bünyesinde bir akademisyenlik okulu da kurulabilir. Bu yapılanma, Türkiye'nin seçkin öğretim üyesi, yıldız araştırmacı ve lider yetiştirme programına yaygın ve ciddi katkı sağlayacaktır.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 175 2014-12-01 167 Original Article
<![CDATA[Medical Speciality Thesis: Contribution to a Controversial Issue with a Research Study | Tıpta Uzmanlık Tezi: Tartışılan Sürece Bir Araştırma Kapsamında Bakış]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1651
Tıpta uzmanlık eğitimi sırasında kazanılacak klinik becerilerin yanı sıra klinik pratiği sürekli güncelleyebilmek ve geliştirebilmek için yeni bilimsel bilgilerin değerlendirilmesi ve kullanımı gerekmektedir. Tez hazırlama süreci teorik ve pratik açıdan önemli bir eğitim fırsatıdır. Ülkemizde uzun yıllardır uzmanlık eğitiminin tamamlanması sırasında tez hazırlanmaktadır. Son yıllarda özellikle eğitim araştırma hastanelerinde uzmanlık eğitimi alan hekimlerin tez yapmaması yönünde tartışmalar başlamıştır. Bu araştırma ile uzmanlık eğitimini tamamlamış hekimlerin uzmanlık eğitimi sırasında hazırladıkları tez, hazırlama sürecinde karşılaştıkları durumların belirlenmesi, tez hazırlanmasına yönelik öneri ve görüşlerinin alınması ve öneri geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı nitelikte olan ve analitik özellikleri olan bu araştırma Aralık 2013-Mayıs 2014 tarihleri arasında e-anket şeklinde yürütülmüştür. Araştırmanın temel amacı kapsamında 18 soruluk Likert tipi bir ölçek hazırlanmıştır. Hazırlanan anket 1536 hekime gönderilmiştir. 345 katılımcıdan gelen yanıtlar gözden geçirilerek 328 anket değerlendirmeye alınmıştır. Ankete katılım oranı %23' dür. Likert tipi 18 soruya verilen yanıtlar iç tutarlık açısından değerlendirildiğinde Cronbach alfa katsayısı= 0.77 olarak bulunmuştur. Araştırmaya katılan 328 kişinin %11.9'u Temel Tıp Bilimlerinde, %57'si Dahili Tıp Bilimlerinde, %30.2'si Cerrahi Tıp Bilimlerinde uzmanlık eğitimi yapmıştır. Katılımcıların %20.7'si uzman hekim, %8.2 si yardımcı doçent, %13.7'si doçent, %57.3'ü profesör olarak görev yapmaktadır.Araştırmamıza katılan hekimler akademik unvandan ve uzmanlık alanından bağımsız olarak tezlerini hazırlarken zaman bulmada benzer sorunları yaşamalarına rağmen tezlerinin uzmanlık alanlarına bilimsel katkı yaptığını belirtmektedirler. Ayrıca tez hazırlamanın bilimsel düşünce geliştirmek, araştırma yapmak ve yazarlık konusunda gelişmeye olanak sağladığını ifade etmektedirler. Uzmanlık tez çalışması öncesinde araştırma yöntemlerine yönelik yeterli bir eğitim alma konusunda sorunlar her akademik ve uzmanlık alanı düzeyinde belirlenmiştir. Tüm katılımcıların tezin gerekliliğini belirten görüşleri ön plandadır. Tezi kaldırmak yerine tez yazımını ve yayınlanmasını teşvik edici destekler üretmek; işgücü, zaman ve parasal kaynakları daha etkin kullanabileceğimiz alternatifl er üreten araştırmalar planlamak ve alternatifl er üzerinde düşünmek gerekmektedir.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 181 2014-12-01 176 Original Article
<![CDATA[Absenteeism Behavior among University Students: Causes and Attitude Levels | Üniversite Öğrencilerinde Devamsızlık Davranışları: Nedenler ve Tutum Düzeyleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1652
Bu çalışma fiziksel, psikolojik ve toplumsal etmenlerden kaynaklanabilen liselerde olduğu kadar üniversitelerde de bir sorun haline gelen devamsızlık davranışı ile ilgilidir. Çalışmanın amacı Cumhuriyet Üniversitesi'ne devam eden öğrencilerin devamsızlık tutum ve devamsızlık eğilimlerinin fakültelere ve öğrenim türüne göre nasıl farklılaştığını ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde araştırmacılar tarafından geliştirilen üç boyutlu Devamsızlık Tutum Ölçeği ve sekiz boyutlu Devamsızlık Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada Cumhuriyet Üniversitesi'nde 2013-2014 eğitim öğretim yılında öğrenim gören toplam 795 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın analizinde öğrenim türüne göre farklılaşmayı test etmek için Mann Whitney-U testi ve fakültelere göre farklılaşmayı test etmek için ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin devamsızlığa ilişkin tutumları öğrenim türüne göre farklılık göstermezken, devamsızlık eğilimleri ikinci öğretimlerde daha fazla gözlenmektedir. Fakültelere göre devamsızlığa ilişkin tutumlar “Okula Devamın Gerekliliği” alt boyutunda fakültelere göre farklılaşmaktadır. Devamsızlığa ilişkin eğilimleri ve eğilimin alt boyutları bakımından ders sorumlusu, dersin içeriği ve ulaşım problemi alt boyutları fakültelere göre farklılaşma göstermektedir. Araştırma sonucunda ders sorumlularının bilinçlendirilmesi, ulaşım problemlerinin ortadan kaldırılması, ders içeriklerinin öğrenciyi daha aktif kılacak ve dersi takip etmeye istekli hale getirecek şekilde planlanması şeklinde öğrencilerin devamsızlık davranışlarının azaltılmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.]]>
2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 190 2014-12-01 182 Original Article
<![CDATA[Determination of Nursing Students Attachment Styles | Hemşirelik Öğrencilerinin Bağlanma Stillerinin Belirlenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1653
Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin bağlanma stillerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Bu tanımlayıcı araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesinin sağlık yüksekokulunda eğitim gören hemşirelik bölümü öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma 3-14 Ocak 2011 tarihleri arasında, 491 öğrenciden, araştırmaya katılmayı kabul eden 383 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, demografik bilgi toplama formu ile Griff in & Bartholomew (1994) tarafından geliştirilip, Sümer & Güngör tarafından (1999) geçerlilik güvenirliliği yapılan ilişkiler ölçeği anketi kullanılmıştır. Bağlanma stili kayıtsız olan öğrencilerin alkol-sigara kullanımının yüksek olduğu; sosyal güvencesi olan öğrencilerin güvenli olarak bağlandıkları; bağlanma stilleri arasında cinsiyete göre farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Kadınların korkulu bağlanma biçimi, erkeklerin ise kayıtsız bağlanma stiline sahip oldukları saptanmıştır. Öğrencilerin anne eğitimi azaldığında korkulu bağlanma stilinin, artt ığında ise kayıtsız bağlanma stilinin oluştuğu saptanmıştır. Baba eğitimi ve yaş aralığının öğrencilerin bağlanma stili üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı belirlenmiştir. Bağlanma stilinin, alkol- sigara kullanımı gibi alışkanlıkları etkilediği; sosyal güvencenin olup olmaması ve anne eğitim düzeylerinin bağlanma stillerinin belirlenmesinde rol oynadığı; bağlanma stilleri arasında cinsiyete göre farklılıklar olduğu belirlenmiştir.]]> 2014-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 4 196 2014-12-01 191 Original Article