The Journal of Higher Education and Science - 2015; 5(2) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2015; 5(2) 1300-0705 August 2015 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Ethical Justification of Moral Norms in Scientific Research: Scientists' External Responsibilities | Bilim Ahlakı Normlarının Etik Temellendirilmesi: Bilim İnsanlarının Dışsal Sorumlulukları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1666
Bilim insanlarının ahlaki sorumlulukları konusu bilim dünyasının gündemine II. Dünya Savaşı'nı izleyen onyıllarda yerleşmiştir. Bilimsel sahtecilik olgularının 1980'lerde görünür biçimde yaygınlaşması ve toplumda bilime güveni sarsması karşısında, uluslararası ve bölgesel ölçekte lider akademik ağlar, doğru araştırma pratiklerini kodlaştırma yönünde bir tartışmaya önayak olmuşlardır. Bunu izleyen davranış kodları, bilim insanlarının topluma ve insanlığa yönelik ‘dışsal' sorumluluklarına da çeşitli biçimlerde değinmekle birlikte, esas olarak bilime ve bilim topluluğuna yönelik ‘içsel' sorumluluklarla ilgili kusurlu davranışlar üzerinde odaklanmıştır. Bu kodlar ayrıca, bilimsel araştırmanın etik standartlarını evrensel etik ilkelere referansla temellendirmekten uzak duran bir etik çoğulculuğu yansıtmaktadır. Oysa böyle bir temellendirme gereği onyıllar önce, o dönemdeki yerleşik bilim ‘göreneği'nin zaaflarının ve Hippokrates etiğinin biyotıp araştırmalarında insan haklarını korumaya yetmediğinin apaçık ortaya çıktığı Nuremberg Doktorlar Davası'nda teslim edilmiş, bunun sonucunda 1947 Nuremberg Kodu'yla Hippokrates etiğine ilk kez bir insan hakları perspektifi kazandırılmıştır. Bu yazıda, bilim insanlarının uluslarararası kabul görmüş davranış kodlarında yazılı ya da varsayılmış dışsal ve içsel sorumlulukları için bütünsel bir etik temellendirmenin zorunluluğu savunulmaktadır. Bu zorunluluğu doğrulayan bir saptama olarak, insan değerini görelileştirme yoluyla bilimsel araştırmalarda insan hakları ihlallerini fiilen meşrulaştırmış bir anti–etiğin, etik düşünmeyi bilimin tekeline alıp felsefi etiği hükümsüz kılmaya yönelik tarihsel bir akıma dayandığı gösterilmeye çalışılmıştır. Bunun karşısında, insanın mutlak içsel değerine dayalı Kantçı etik ile hem hakikate hem de ussal bir varlık olarak insana saygıyı temel alan Popperci epistemoloji, bilim yapmanın ahlaki normlarını – bilimi anti–ahlakın hamleleri karşısında tahkim edebilecek biçimde – etik olarak temellendirme olanağı sunmaktadır. Makalede dışsal sorumluluklar için böyle bir temellendirme önerisi de yer almaktadır.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 124 2015-08-01 109 Review Article
<![CDATA[Faculty's Academic Intellectual Leadership: Predictive Relations with Several Organizational Characteristics of Universities | Öğretim Üyelerinin Akademik Entelektüel Liderliği: Üniversitelerin Bazı Örgütsel Özellikleri ile Yordayıcı İlişkileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1667
Bu araştırmanın amacı öğretim üyelerinin akademik entelektüel liderlikleri ile üniversitelerdeki iletişim, iklim ve bilimsel-sosyal uygulamalara ilişkin yönetsel esneklik arasındaki yordayıcı ilişkileri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış ve veri toplamak amacıyla Örgütsel İletişim, Örgüt İklimi, Bilimsel-Sosyal Uygulamalara İlişkin Yönetsel Esneklik ve Akademik Entelektüel Liderlik ölçeklerinden oluşan çevrimiçi anket e-posta yoluyla Türkiye'deki farklı devlet üniversitelerinde görev yapan öğretim üyelerine gönderilmiştir. 504 öğretim üyesinden gelen yanıtlar veri analizine dahil edilmiş ve ardından betimsel, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; Toplum Hizmeti Uygulamalarına İlişkin Yönetsel Esneklik öğretim üyelerinin akademik entelektüel liderlik davranışlarının tümü için anlamlı bir yordayıcı iken, Öğretim Uygulamalarına İlişkin Yönetsel Esneklik ise yalnızca Gözetici Olma boyutu için anlamlı yordayıcıdır. Ayrıca, Örgüt İklimi boyutlarından Yapısal Destek öğretim üyelerinin Temsilci Olma ve Kazandırıcı Olma davranışları için anlamlı yordayıcı olarak bulunmuştur. Bu sonuç, üniversitelerdeki iklimin ve akademik etkinliklere ilişkin yönetsel desteğin öğretim üyelerinin entelektüel liderliklerini güçlü şekilde etkilediğini göstermektedir. Bu anlamda, öğretim üyelerinin akademik entelektüel liderlik davranışlarını arttırmak için üniversite yöneticileri araştırmaya yönelik uygulamaların yanı sıra öğrenme-öğretme merkezi, medya danışma birimi ve sportif-sanatsal etkinlikler bürosu gibi farklı mekanizmaları oluşturabilirler. Ayrıca, üniversite yönetimleri, akademisyenleri kendi bilimsel ilgilerini takip etmeleri noktasında destekleyerek ve akademisyenlerin farklı türdeki başarılarını maddi ve manevi olarak ödüllendirerek daha pozitif bir çalışma ortamı yaratabilirler.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 135 2015-08-01 125 Original Article
<![CDATA[An Investigation on the Current Situation of Management Information Systems Discipline in Turkey | Yönetim Bilişim Sistemleri Disiplininin Türkiye'deki Mevcut Durumu Üzerine Bir İnceleme]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1668
Bu araştırmanın amacı, yönetim bilişim sistemleri anabilim dalında ve yönetim bilişim sistemleri bilim dalında, Türkiye'deki üniversitelerde yürütülen tezlerin değerlendirmesini yaparak, yönetim bilişim sistemleri alanının gelişimini incelemektir. Çalışma, öncelikle, tezlerin yıllara, konulara göre dağılımı, tezlerin kullanılan araştırma yöntemlerine göre dağılımını belirleme amacını taşır. Çalışmanın diğer bir amacı ise, tezlerde yönetim bilişim sistemleri ile ilişkili hangi disiplinlerin daha çok kullanıldığını belirlemektir. Bütün bunlara ek olarak, çalışma sonucunda, yazılmış olan tezlerle yönetim bilişim sistemleri lisansüstü programlarında verilen derslerin uyumluluk derecesi tespit edilmiştir. Araştırmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile tezlerin her biri çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan 10 soruluk bir ‘tez değerlendirme soru seti' ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, alanın mevcut durumu belirlenmiştir. Alan ile ilgili doktora tezlerinin az sayıda olduğu görülmektedir. Tezlerde en fazla nitel ve nicel tekniklerin bir arada kullanılması, yönetim bilişim sistemlerine ilişkin tezlerde disiplinlerarası yaklaşımların benimsendiğini göstermektedir. Tezlerde, araştırma metodu olarak en çok literatür analizi ile “survey” tekniğinin kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca, istatistiksel teknikler de tezlerde yüksek oranda kullanılmaktadır. Bu çalışma ile incelenen tezlerin, yönetim bilişim sistemlerinin ilişkili olduğu disiplinlerden daha çok yönetim bilimi, bilgisayar bilimleri ve istatistik disiplinleri ile ilgili olduğu sonucuna varılmaktadır. Çalışmanın sonuçları toplu olarak değerlendirildiğinde, yönetim bilişim sistemleri disiplininin 2000'li yılların başına nazaran önemli düzeyde gelişim gösterdiği görülmektedir.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 147 2015-08-01 136 Original Article
<![CDATA[Investigation of Professors’ Opinions about ‘Scientist, Academic and Scholar’ Concepts According to Gender | Profesörlerin Cinsiyetlerine göre ‘Bilim İnsanı, Akademisyen, Bilim Adamı ve Bilim Kadını’ Kavramlarına Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1669
Bu araştırmanın amacı, üniversitede görev yapan profesörlerin cinsiyetlerine göre “bilim insanı, akademisyen, bilim adamı ve bilim kadını” kavramlarını nasıl değerlendirdikleri, kendilerini hangisi ile tanımladıkları ve neden bu kullanımı tercih ettiklerini belirlemektir. Nitel araştırma yöntemiyle desenlenen bu araştırmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya A Üniversitesinde görev yapan profesör unvanına sahip 11 kadın ve 11 erkek öğretim üyesi olmak üzere toplam 22 öğretim üyesi katılmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde cinsiyet eşitliği ve profesör doktor unvanı iki temel ölçüt olarak kullanılmıştır. Araştırmaya profesör unvanına sahip öğretim üyelerinin alınmasının nedeni, akademik hiyerarşi içinde uzun süre bulunmaları ve bu süreçlerden hem kendilerinin hem de meslektaşlarının geçmesi nedeniyle uzun bir deneyime ve gözleme sahip olmalarıdır. Bu araştırmada, amaçlı örnekleme yönteminden kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılardan yedisi Sosyal Bilimler, on ikisi Fen Bilimleri, üçü Sağlık Bilimleri alanında görev yapmaktadır. Katılımcıların toplam kıdemleri ortalama 27 yıl, üniversitede görev yapma süreleri 23 yıldır. Katılımcıların A Üniversitesinde görev yaptıkları süre ise ortalama 15 yıldır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, kadın ve erkek profesörlerin çoğunluğu ‘bilim insanı’ ile ‘akademisyen’ arasında fark görmektedir. Kadın profesörlere göre bu farklılık akademisyenliğin üniversiteye özgü olmasından ve bilim insanının her ortamda çalışabilmesinden kaynaklanmaktadır. Erkek profesörlere göre akademisyenin eğitimci rolü bulunmaktadır. Bununla birlikte yine erkek profesörlere göre, bilim insanının insanlığa ve bulunduğu çevreye hizmet etmesi, akademisyenin ise sadece kendi unvanına yönelik araştırma yapmaya yönelmesi ‘bilim insanı’ kavramından ayrılmasına gerekçedir. Kadın ve erkek profesörlere göre ‘bilim insanı’ daha evrensel, ‘akademisyen’ ise üniversite ile sınırlı bir kavramdır. Kadın profesörlerin hiçbiri kendisini ‘bilim kadını’ olarak tanımlamamakta onlar da erkek profesörler gibi kendilerini ‘bilim insanı’, ‘akademisyen’ ve ‘bilim adamı’ olarak tanımlamaktadır. Profesörlerin tamamı bu kavramları cinsiyetle ilişkilendirmemektedir. Kadın profesörler ile erkek profesörlerin bilim insanı tanımlarında ‘bilgi üretme, bilim ve araştırma yapma, insanlığa hizmet etme’ kavramlarının; akademisyen tanımlarında ise ‘eğitimci rol, entelektüel birikim, akademik kariyerde ilerlemek için yapılan yayın ve araştırma’ kavramlarının ortak kullanıldığı görülmektedir.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 155 2015-08-01 148 Original Article
<![CDATA[A New Approach in Higher Education: The Students’ Views on Flipped Classroom Method | Yükseköğretimde Yeni Bir Yaklaşım: Öğrencilerin Ters Yüz Sınıf Yöntemine İlişkin Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1670
Bu çalışmanın amacı ‘ters yüz sınıf ’ yöntemine ilişkin öğrencilerin görüşlerini belirlemektir. Çalışma 10 hafta boyunca 58 okul öncesi eğitimi bölümü öğrencisi ile birlikte yürütülmüştür. Çalışmada durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci görüş anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda öğrencilerin ‘ters yüz sınıf ’ yöntemine ilişkin oldukça olumlu görüşler içerisinde oldukları görülmüştür. Öğrenciler ‘ters yüz sınıf ’ yönteminin öğrenmenin kalıcılığını artıran, öğrenmeyi kolaylaştıran, eğlenceli ve esnek bir yöntem olduğunu belirtmiştir. Ayrıca öğrenciler ‘ters yüz sınıf ’ yönteminin birçok avantajının yanı sıra teknik araç eksikliği, yöntemin çok zaman alıcı olması ve videoların dersten önce izlenmesi gerektiği gibi dezavantajlarının da bulunduğunu belirtmişlerdir.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 164 2015-08-01 156 Original Article
<![CDATA[Computer Assisted Instruction in Special Education Three Case Studies | Özel Eğitimde Bilgisayar Destekli Öğretim: Üç Durum Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1671
Bu çalışmanın amacı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden zihinsel yetersizlik, işitme yetersizliği ve ortopedik yetersizliğe sahip üç bireyin derslerinde bilgisayar kullanım süreçlerini incelemektir. Araştırmada örneklem seçiminde, yetersizlik türlerinin belirlenmesinde maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Farklı yetersizlik türlerine sahip bireylerin belirlenmesinde ise kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına yer verilmiş ve araştırma amacına uygun olan durum çalışması desenlerinden ‘bütüncül çoklu durum deseni' kullanılmıştır. Sonuç olarak, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev alan öğretmenler, alıştırma ve tekrar yazılımları ile eğitsel oyun yazılımları kullanmayı tercih ettiği saptanmıştır. Ayrıca seçilen yazılımda kullanılan animasyon, metin ve sembollerinin aşırı oranda kullanılması durumunda zihinsel yetersizliği olan bireylerde bilişsel yüklenmeye neden olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak işitme yetersizliği olan bireylerin bilgisayar destekli öğretimde kelimeleri klasik metotlara göre daha hızlı öğrendiği, ortopedik yetersizliği olan bireylerin eğitiminde amaçlanan kazanımların yanında bilgisayar destekli öğretim ile birlikte ince motor kasların çalışmasında olumlu gelişmeler görülmektedir.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 177 2015-08-01 165 Original Article
<![CDATA[Institutional Image of Anadolu University According To Farabi Students: A Research on Incoming Students | Farabi Öğrencilerine göre Anadolu Üniversitesi'nin Kurum İmajı: Gelen Öğrenciler Üzerine Bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1672
Farabi değişim programı, Türkiye'deki yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi hareketliliğine olanak sağlayan değişim programıdır. Bu çalışmanın amacı Farabi değişim programı ile Anadolu Üniversitesi'ne gelen öğrencilerin üniversitenin kurum imajını nasıl algıladıklarını, bu öğrencilerin Anadolu Üniversitesi'ni tercih ederken göz önünde bulundurdukları kıstaslar arasında Anadolu Üniversitesi'nin yerini ve karar sürecinde hangi faktörlerin etkisinin olduğunu tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma betimsel tarama modeli çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 2013-2014 akademik yılı güz döneminde Anadolu Üniversitesi'ne gelen 180 öğrencinin 132'sinden elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Anadolu Üniversitesi'ne Farabi değişim programı ile gelen öğrencilerin üniversiteye yönelik imaj algılarının olumlu olduğu ve karar sürecinde üniversitenin etkisi olmakla birlikte şehir ve fakülte/ bölümün de etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Literatürde Farabi değişim programından yararlanarak üniversitelere gelen öğrencilere göre üniversite imajını ve üniversite imajının karar sürecindeki rolünü araştıran ampirik çalışmaya rastlanmamıştır. Çalışma hem ampirik literatüre katkı sağlaması, hem de üniversite yönetimlerine değişim programlarından yararlanan öğrencilerin üniversite seçimini etkileyen faktörler hakkında pratik bilgiler sağlaması açısından önemlidir.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 186 2015-08-01 178 Original Article
<![CDATA[The Effect of Adolescent Training Program on Risky Health Behaviours and Health Perception | Ergen Eğitim Programının Riskli Sağlık Davranışları ve Sağlık Algısına Etkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1673
Çalışma lise eğitimine devam eden ergenlerin riskli sağlık davranışlarının belirlenerek, bu davranışlardan korunma ve çözüm önerilerine yönelik modül bazlı eğitimler verilmesi (üreme sağlığı ve doğum kontrolü, cinsel yolla bulaşan infeksiyonlar, zararlı alışkanlıklar, psikososyal davranışlar) yoluyla öğrencilerin bilinçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kesitsel tipte planlanan çalışma, Eylül 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında, Zonguldak Merkez'deki üç devlet ve bir özel lisede eğitim gören, 14-19 yaş aralığında öğrencilerle yapılmıştır. Çalışmaya eğitim öncesi 926 ve eğitim sonrası 534 öğrenci katılmıştır. Ergenlere verilen riskli davranışları önleme eğitimlerinin sonucunda; şiddete yönelik tutumlar ölçeği, risk alma ölçeği ve toplumsal konumla ilgili risk alma, trafikle ilgili risk alma, madde kullanımı ile ilgili risk alma alt grup puanları ortalamalarının düştüğü belirlenmiştir. Ergenlerde sorunlarla başa çıkma ölçeği ve alt grupları, beslenme davranış ölçeği ve beslenme tutum ölçeği puanları ortalamalarında ise yükselme olmuştur. Yine hijyen, uyku, egzersiz gibi ergenin sağlık algısını yansıtan alan puanlarında yükselme olurken, karın ağrısı, baş ağrısı, halsizlik gibi somatik belirtileri gösteren alan puanlarında düşme olmuştur. Sonuç olarak; ergenlere riskli sağlık davranışları hakkında verilen eğitimin, riskli davranışlardan korunma ve olumlu sağlık algısı geliştirilmesi yönünde etkili olduğu görülmüştür.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 195 2015-08-01 187 Original Article
<![CDATA[A Research on Determination of Individual Career Goals of the Students in Office Management and Assistance Manager Programs | Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programı Öğrencilerinin Bireysel Kariyer Amaçlarının Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1674
Üniversitelerde öğrencilerin çoğu eğitimleri ve kariyerleri için zamanlarını planlama yapmak ile geçirirler. Her bir öğrenci için kariyer planlama süreci kendi deneyimleri, ilgileri, yetenekleri ve değerlerine göre farklılık gösterir. Öğrencilerin eğitimlerinin ilk veya son döneminde kariyer hedeflerine yönelik farkındalıkları, geleceklerini yönlendirmede önemli bir unsurdur. Kariyer planlamada özgeçmişler yardımıyla ilgi ve beklentiler doğrultusunda nereye ulaşılmak istendiği ortaya konur. Özgeçmiş kişinin eğitimini, iş deneyimini, ilgi alanlarını, kariyer hedeflerini, ne tür becerileri olduğunu ve ne yapmak istediğini anlatan bir sunumdur. Çalışmada, büro yönetimi ve yönetici asistanlığı bölümü öğrencilerinin kariyer planlamalarını tespit etmek ve kariyer amaçlarını belirlemek amacıyla ‘öğrenci özgeçmişleri' içerik çözümlemesine göre incelenmiştir. Özellikle öğrencilerden, özgeçmişlerinde ‘amaç ve hedefleri, ilgi alanları, geçmiş deneyimlerini belirtmeleri istenmiş, bu özgeçmişler ‘kariyer planlama basamakları' kapsamında değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgularla, bu bölümde okuyan öğrencilerin kariyer planlamalarına yönelik ‘öz farkındalıkları, kariyer seçeneklerini araştırıp araştırmadıkları, bilgi beceri ve deneyimleri' ortaya konmuş, öğrencilerin kariyer planlamalarına ve kariyer amaçlarını saptamalarına yön vermek adına, üniversitelerin de ‘kariyer geliştirme çabaları' dikkate alınarak öneriler sunulmuştur.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 202 2015-08-01 196 Original Article
<![CDATA[Development of Balanced Scorecard in Higher Education Institutions: Example of Çanakkale Vocational School of Social Sciences | Yükseköğretim Kurumlarında Dengeli Ölçüm Kartı Geliştirilmesi: Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1675
Dünyadaki hızlı değişime uyum sağlamak zorunda olan yükseköğretim kurumları, kendilerini sürekli geliştirme ve iyileştirme sürecinde, performanslarını ölçmeli ve bir sisteme bağlamalıdırlar. Dengeli Ölçüm Kartı, kurumlara performanslarını pek çok farklı açıdan değerlendirme fırsatı sunduğundan performans ölçüm sistemleri içinde ön plana çıkmakta ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışmada, yükseköğretim kurumlarında kullanılabilecek bir Dengeli Ölçüm Kartı önerilmiştir. Örnek olay olarak tasarlanmış olan bu çalışma, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Birincil ve ikincil kaynaklardan elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Öncelikle Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nun mevcut durumu ele alınmış, yüksekokulun misyon, vizyon ve SWOT analizi sonuçları dikkate alınarak Dengeli Ölçüm Kartı'nın performans boyutları, hedefleri ve ölçütleri belirlenmiş ve Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nda uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Dengeli Ölçüm Kartı'nın üniversitelerin tüm birimlerinde oluşturularak, akademik ve idari birimlerde etkili olarak uygulanabileceği yargısına varılmıştır.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 213 2015-08-01 203 Original Article
<![CDATA[Obstacles in the Recruitment of Fundamental Sciences Students: A Different Perspective | Temel Bilimlerin Öğrenci Çekmede Yaşadığı Zorluklar: Farklı Bir Perspektif Önerisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1676
Bu makalenin temel amacı istihdam perspektifinden bakarak son yıllarda öğrenci çekme sorunu ile karşı karşıya olan fen bilimleri temel alanlar programlarının bu süreci yaşamasına neden olan faktörleri ortaya koymaktır. Bunu gerçekleştirirken benzer süreçlerden geçen ülkelerde (İngiltere ve Hindistan örnekleriyle) sorunların giderilme yöntemleri de ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmede, temel bilimler bölümlerinin güçlü yanları olarak öğrenci-öğretim elemanı oranı görülmektedir. Buna rağmen özellikle piyasada iş veya daha iyi bir iş arayan mezun sayısının çok fazla sayıda olması ve disiplinlerin akademik temelli eğitim ve öğretim yapması ise temel dezavantajlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu dezavantajların avantaja çevrilmesi sürecinde izlenmesi gereken süreç hakkında öneriler sunulmaktadır.]]>
2015-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 5 218 2015-08-01 214 Letter to Editor