The Journal of Higher Education and Science - 2015; 5(3) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2015; 5(3) 1300-0705 December 2015 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Scientists' Responsibilities Towards Science: A Proposal for an Ethical Justification | Bilim İnsanlarının Bilime Yönelik Sorumlulukları: Bir Etik Temellendirme Önerisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1677
Bilimsel araştırma etiği üzerine 1990'ların ortalarından itibaren geliştirilen politika metinlerinde ve formel davranış kodlarında, bilim insanlarının bilime ve bilim topluluğuna yönelik sorumlulukları tanımlanırken çoğu zaman “toplumun bilime güveninin temini” gibi araçsalcı bir gerekçelendirmeyle yetinilmiştir. Bu makale bu tür sorumluluklar için Kant'ın ahlak felsefesine ve Popper'ın eleştirel usçu epistemolojisine referansla etik bir temellendirmenin olanaklılığını ve önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bilimin epistemik hedefi olan hakikatin aynı zamanda ahlaki bir ödev – saygı – konusu olarak postüle edilmesi ve bilim insanlarının hakikat arayışındaki öznel hedefleri ile o hedefler için başvurdukları araçlar ve yordamlar için “insanın mutlak içsel değeri”nin (insan onurunun) en yüksek sınırlayıcı koşul olarak benimsenmesi, uluslararası kabul görmüş bilim ahlakı kodlarındaki normların – etik çoğulculuğa başvurmadan – tutarlı biçimde türetilmesine imkân vermektedir. İnsanın, Kantçı koşulsuz buyruğa göre her eyleyişin nesnel ilkesi olması gereken ussal doğasının ve ahlaki özerkliğinin tanınması ve mutlak içsel değerine saygı aynı zamanda bilimin – ideolojik vb önkabullerin etkisiyle – epistemik hedefinden sapmamasının da güvencesini sunmakta, ahlak bu anlamda da anlığın bilişlerinin önünü açmaktadır. Tersine, araştırma problemi kurmaktan hipotez oluşturmaya ve bulguları anlamlandırmaya kadar herhangi bir araştırma evresinde insanın mutlak içsel değeriyle bağdaşmayan önkabullere yer verilmesi, bir araştırma programının epistemik kusurluluğunun ve kaçınılmaz başarısızlığının öngöstergesi olarak alınabilir. İnsanın değerini görelileştirmenin bir araştırma programını başından epistemik kusurlulukla malul edip başarısızlığa mahkûm etmesine örnek olarak yazıda, genetik belirlenimciliğin bilim alanında 19. yüzyılın kabaca son çeyreğinden günümüze kadar süren nüfuzunun sonuçları irdelenmektedir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 235 2015-12-01 219 Review Article
<![CDATA[A Comparative Analysis on Strategic Plans of Turkish Public Universities Founded in 1992 | Türkiye'de 1992 Yılında Kurulan Devlet Üniversitelerinin Stratejik Planlarının Karşılaştırmalı Bir Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1678
Türkiye'de 2006 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile beraber üniversitelerde kaynakların etkin kullanımına dayalı performans esaslı bütçeleme sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Bu yeni sistemde stratejik planlamaya dayanmaktadır. Dolayısıyla, bu çalışma, içerik analizi yöntemini kullanarak, Türkiye'de 1992 yılında kurulan 23 devlet üniversitesinin 5018 sayılı Kanunun kabulünün ardından hazırladıkları ilk stratejik planların hangi misyon, vizyon, amaç ve hedeflere sahip olduğunu incelemektedir. Bu kapsamda, üniversitelerin stratejik planları misyon, vizyon, amaç ve hedefler açısından bir analize tabi tutulmuş, genel yönelimler ve ayrışmalar incelenmiştir. Ayrıca, üniversitelerin stratejik planlarında belirledikleri performans hedeflerine ulaşıp ulaşamadıklarına dair bilgiler verilmiştir. Böylelikle, önemle belirtmek gerekir ki bu çalışma; Türkiye'de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra üniversitelerin stratejik planları düzeyinde yapılan ilk kapsamlı içerik incelemesidir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 254 2015-12-01 236 Original Article
<![CDATA[Situation Analysis of Nursing Education in Turkey: Nursing Education with Numbers (1996-2015) | Türkiye’de Hemşirelik Eğitiminin Durum Analizi: Sayılarla Hemşirelik Eğitimi (1996-2015)]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1679
Türkiye’de yıllardır, öğrenci sayılarının plansız olarak arttırılması hemşirelik eğitiminin niteliğini olumsuz olarak etkilemektedir. Hemşirelik lisans ve lisansüstü programlarında mevcut durumun değerlendirilmesi, ileriye dönük planlamalara ışık tutacak veriler sağlayacaktır. Bu çalışmada, 1996-2015 yılları arasındaki lisans ve lisansüstü öğrenci ve eğitici profilinin tanımlanması ve eğitimci ihtiyacının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı türdeki araştırmanın verileri, hemşirelik eğitiminin durumu ile ilgili hazırlanmış üç ana rapor, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin kontenjan kılavuzları ve istatistik yıllıkları ile üniversitelerin web sayfalarından elde edilmiştir. Ülkemizde Haziran 2015 itibariyle 92’si devlet, 41’i vakıf olmak üzere toplam 133 hemşirelik lisans programı vardır. Toplam hemşire öğretim elemanı sayısı 1894’dür (öğretim üyesi: 772; diğer öğretim elemanları: 1122). Hemşire öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 1996-1997 öğretim yılında 58 iken 2015-2016 öğretim yılında 74’dür. Tüm öğretim elemanları dâhil edildiğinde bu oranlar sırasıyla 25 ve 30’dur. Lisans kontenjanları son 20 yılda 21.8 kat, toplam öğrenci sayısı 19.7 kat artarken öğretim üyesi sayısındaki artış 8 kat; öğretim elemanı sayısındaki artış ise 8.7 kat olmuştur. Hemşirelik lisansüstü programlarından 2000-2001 öğretim yılından bu yana yüksek lisans ve doktora derecesi alanların sayısı sırasıyla 2788 ve 650’dir. 2014-2015 öğretim yılında yüksek lisans programı sayısı 57’ye, doktora programı sayısı ise 30’a ulaşmıştır. Son 20 yılda, lisans öğrenci sayısı hızla artmasına karşın eğitici sayısı artışları bunun gerisinde kalmaya devam etmiştir. Bu bilgiler ışığında önerilerimiz, nitelikli hemşire eğitimi için alanında hemşire eğitici sayısı yeterli olmayan programlara öğrenci alınmaması, öğretim üyesi ihtiyacının ivedi ve planlı bir şekilde karşılanması ve yükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi dengesizliklerini giderecek özendirici önlemler alınmasıdır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 262 2015-12-01 255 Original Article
<![CDATA[Hacettepe University Alumni Tracking Research | Hacettepe Üniversitesi Mezun İzleme Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1680
Bu çalışma ile Hacettepe Üniversitesi'nden 2012 yılında lisans programlarından mezun olanların istihdama geçiş, istihdam ve kazanç durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu yönüyle çalışmanın betimsel tarama modelinde olduğu söylenebilir. Çalışmadan elde elden bulguların, üniversitenin eğitim hizmetlerinin niteliğini değerlendirmede, gerekli görülen düzenlemelerin ve iyileştirmelerin planlanmasında yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışma, Hacettepe Üniversitesi'nden 2012 yılında 127 önlisans ve lisans programından mezun olan 3162 (%63.18) kız, 1842 (%36.82) erkek olmak üzere toplam 5004 kişi üzerinden yürütülmüştür. Anket soruları çevrim içi ortamda - “Google Documents” - erişime açılmıştır. 1342 mezun tarafından cevaplanan ankete ait analizler, veri temizleme işleminden sonra 1313 mezuna ait cevaplar kullanılarak yapılmıştır. Tüm programlara ait bulgular incelendiğinde, araştırmaya katılan mezunların %77.38'inin bir işte çalıştığı ve %22.62'sinin bir işte çalışmadığı görülmüştür. Buna göre, Hacettepe Üniversitesi 2012 yılı mezunlarının yaklaşık dörtte üçünün mezuniyetlerinden bir yıl içinde herhangi bir işte çalışmakta oldukları görülmektedir. Çalışan mezunlardan %55.12'sinin özel sektörde, %44.49'unun kamu sektöründe çalıştığı görülmektedir. Ayrıca, Hacettepe Üniversitesi mezunlarından halen çalışmakta olanların yarısına yakınının ilk üç ay içinde, beşte üçünün ise ilk altı ay içinde işe yerleştiği ve mezunların büyük bölümünün alanlarıyla ilişkili işlerde istihdam edildiği görülmüştür.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 271 2015-12-01 263 Original Article
<![CDATA[Educational Leadership: Educational Development and Leadership Programs in Selected Countries and Pakistan | Eğitimsel Liderlik: Seçilmiş Ülkelerde ve Pakistan'da Eğitimsel Gelişim ve Liderlik Programları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1681
Genellikle eğitimde liderlik konusu, ilk olarak ilgili konu ve çalışmaların ele alınmasıyla başlar. Bu yazı, önce liderliğin bazı yönlerini incelemektedir; daha sonra bunları eğitimsel liderlik kavramı ile bütünleştirmek amacıyla kapsamı geliştirmeye çalışmaktadır. Pakistan'da eğitimde liderlik iyi desteklenmiş ve ilgilenilmiş bir olgu olmayıp, şans eseridir. Liderlik eğitim ortamında anlık olarak ortaya çıkar ve eğitimsel liderlik örnekleri çok nadirdir. Bu olguyu açıklamak için liderlik kapsamını geliştirmek, onu daha iyi açıklayan bir yol olabilir. Ayrıca yüksek nitelikli eğitim ölçütleri taşıyan ABD, Kanada, İngiltere gibi ülkelerin eğitim politikalarını değerlendirmeye ve Pakistan eğitim politikaları ve uygulamaları ile karşılaştırmaya çalıştık. Bununla birlikte, Pakistan eğitim kurumlarının ilke ve eğitim politikaları ile tarihsel perspektif hakkında yeterli veri ve bilgi sahibi olmamamız bu yazının sınırlarını oluşturmuştur. Buna karşın, yapılan karşılaştırma ilginç bir durum ortaya çıkarmaktadır. Esasa ilişkin olarak belirlenmedikleri için, bir vizyonu olan ve eğitimde öncülük etmeye yarayacak ilkelerin eksikliği - pozisyon açısından yetersiz temele oturmuşluk ve kültürsüzlük - söz konusudur. ‘Siyaset politikası yaklaşımı'ndan kurtulmak ve ‘okul kültürü modeli'ni tercih etmek gerekmektedir; bu da liderlik kalitesi ile sağlanır. Bu araştırmanın amacı, liderliğin gerçekte ne olduğunu ve eğitim bağlamında nasıl yorumlanması gerektiğini ve Pakistan'daki kültürel ve bölgesel faktörler bağlamında iyi bir eğitimsel liderlik modelinin ne olduğunu ve bunun nasıl geliştirileceğini anlamaktır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 284 2015-12-01 272 Original Article
<![CDATA[The Relationship Between Achievement and Entrance Criteria for Graduate Education: The Case of Social Sciences Institute of Istanbul University | Yüksek Lisans Başarısı ile Yüksek Lisansa Giriş Kriterleri Arasındaki İlişki: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1682
Bu çalışma, tezli yüksek lisans programlarına kabulde aranan kriterler ile başarı arasındaki ilişki düzeyini ortaya çıkarmak için yapılmıştır. 2007-2008 öğretim yılı güz yarıyılında, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tezli yüksek lisans programlarını kazanan öğrencilerden bilimsel hazırlık programına tabi olmayan 725 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi ve lojistik regresyon analizi bulgularına göre; giriş kriterleri başarıyı anlamlı, fakat zayıf bir şekilde açıklamaktadır. Analiz sonucunda, ‘lisans ortalama puanı' ve ‘mülakat puanı'nın başarıyı pozitif etkilediği, fakat şaşırtıcı bir şekilde, ‘Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı' ve ‘yabancı dil puanı'nın ya başarıyı (yüksek lisans not ortalaması) etkilemediği ya da başarıyı (mezun olma durumu) negatif etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma sonunda, giriş kriterleri üzerinde daha fazla düşünülmesi gerektiği fikri edinilmiştir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 291 2015-12-01 285 Original Article
<![CDATA[Opinions of Lifelong Learning Institution Administrators on the Concept “Lifelong Learning”: A Metaphor Analysis for Lifelong Learning | Hayat Boyu Öğrenme Kurum Yöneticilerinin Hayat Boyu Öğrenme Kavramına İlişkin Görüşleri: Hayat Boyu Öğrenme için Bir Metafor Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1683
Bu araştırmada, hayat boyu öğrenme kurum yöneticilerinin hayat boyu öğrenme kavramına ilişkin görüşleri metafor analizi kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımına göre yapılandırılmış olup verilerinin yorumlanması sürecinde betimsel analiz, içerik analizi ve sürekli karşılaştırma tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından Antalya'da yapılan Yetişkin Eğitiminin Temel Prensipleri Çalıştayı'na, tüm Türkiye'den katılan 417 hayat boyu öğrenme kurum yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında yöneticilerin ifade ettiği metaforlar, zorunluluk, insan ürünü, yaşam, süreklilik, sağlık ve yol gösterici olmak üzere altı tema altında 86 kategoride yapılandırılmıştır. Buna göre hayat boyu öğrenme kurum yöneticilerinin, hayat boyu öğrenme kavramını insan için gerekli olan, insana fayda sağlayan ve insan hayatı için vazgeçilmez bir unsur olarak gördükleri söylenebilir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 303 2015-12-01 292 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Religious Culture and Moral Education Departments in Terms of Sufficiency | Yeterlilik Açısından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümlerinin Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1684
İlk ve ortaöğretim eğitim programlarında din öğretiminin zorunluluğu ile yüksek din öğretiminin ilahiyat bünyesinde toplanması aynı süreçte gerçekleşmiştir. 35 yılı bulan bu süreç içerisinde din dersleri öğretim programları, program anlayışı bakımında değişen şartlara göre gelişim göstermiş özellikle 2000 yılından sonra öğrencinin bireysel inancının oluşturulması hedeflenerek hazırlanmıştır. Din dersleri eğitimcilerinin ise Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan öğretmenlerde bulunması gereken genel yeterlilikler ve bu genel yeterlilikler kapsamında din kültürü ve ahlak bilgisi alanına yönelik özel alan yeterlilikleri ile Bologna süreci kapsamında ‘Öğretmen Yetiştirme ve Eğitim Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri' çerçevesinde yetiştirilmesi öngörülmüştür. Ancak din eğitimcilerinin son 15 yılda yetiştirilme süreçleri göz önüne alındığında birbirinden bağımsız çok keskin uygulamaların yapıldığı görülecektir. Özellikle din kültürü ve ahlak bilgisi ve imam-hatip lisesi meslek dersleri öğretmeni yetiştirme hususunda belirginleşen Yükseköğretim Kurulu politikalarındaki kararsızlıklar, başta din kültürü ve ahlak bilgisi bölümünün niteliğini sorgulanır hale getirmiştir. Bu çalışmada din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinden mezun olan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinin yeterlilik durumlarını ortaya koymak amacıyla ‘İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümü Yeterlilik Algısı Ölçeği' geliştirilmiştir. Bu ölçek, ilköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi bölümü programının eleştirilen en önemli yanlarından biri olan alan bilgisi açısından yeterli görülmemesinin temel gerekçelerini mezun ettiği öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda ortaya koyarken bölümün yeterliliğine ilişkin bilgiyi kullanma, kendini yeterli bulma ve bağımsız araştırma yeteneği açısından asgari standardı ortaya koymaktadır. Ölçekten elde edilecek veriler, din kültürü ve ahlak bilgisi bölümü öğretmenlerinin atanabileceği öğretim kurumları çeşitliliğine göre lisans öğrenimi sürecinde alınması gereken önlemleri ortaya koyması açısından önemlidir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 315 2015-12-01 304 Original Article
<![CDATA[Medical Faculty Students’ Views on Anatomy Learning via Mobile Augmented Reality Technology | Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Mobil Artırılmış Gerçeklikle Anatomi Öğrenimine Yönelik Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1685
Son yıllarda artırılmış gerçeklik uygulamalarının mobil cihazlar üzerinden oluşturulabilmesi, ‘mobil artırılmış gerçeklik’ çalışmalarını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada tıp fakültesi anatomi eğitiminde ‘mobil artırılmış gerçeklik’ uygulamalarının kullanılmasına odaklanılmıştır. Çalışmanın amacı tıp fakültesi öğrencilerinin ‘mobil artırılmış gerçeklik’ ile anatomi öğrenimine yönelik görüşlerini belirlemektir. Çalışmada karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desen kullanılmıştır. Amaçlı ve rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen çalışmanın örneklemini ikinci sınıfta öğrenim gören 34 tıp fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak görüş anketi ve görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilere göre, öğrencilerin ‘mobil artırılmış gerçeklik’ ile öğrenmeye yönelik görüşleri olumludur. Özellikle, öğrenciler ‘mobil artırılmış gerçeklik’ ile öğrenmenin gerçeklik hissi oluşturduğunu, konuyu somutlaştırdığını, derse karşı ilgiyi artırdığını, esnek bir öğrenme ortamı sağlayarak bireysel çalışmalarında faydalı olduğunu vurgulamışlardır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, anatomi eğitiminde ‘mobil artırılmış gerçeklik’ uygulamalarının yaygınlaştırılması faydalı olacaktır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 323 2015-12-01 316 Original Article
<![CDATA[The Tourism Department Students' Opinions About Internship Training: Case of Gaziantep Province | Turizm Eğitimi Alan Öğrencilerin Staj Eğitimi Hakkında Görüşleri: Gaziantep İli Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1686
Turizm endüstrisinden en yüksek faydanın sağlanabilmesi etkin ve kaliteli bir turizm eğitim sistemiyle mümkün olmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerin turizm işletmelerinde amacına uygun bir biçimde gerçekleştirecekleri staj, onların mesleklerine daha iyi hazırlanmalarını sağlayacaktır. Bunun sonucu olarak da turizm endüstrisinin, yetenekli insan gücüne olan ihtiyacı da karşılanmış olacaktır. Bu doğrultuda stajın öğrenci istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir nitelikte olması ve öğrencilerin staj eğitiminden memnuniyet duyması büyük önem taşımaktadır. Zira stajdan memnun kalmayan öğrencilerin gelecekte bu mesleği icra etme noktasında kararsız kalacakları düşünülmektedir Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, turizm eğitimi alan öğrencilerin staj eğitimine yönelik görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerle cinsiyet ve staj gördükleri işletme türü arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılığın olup olmadığını tespit etmektir. Bu doğrultuda Gaziantep Üniversitesi Turizm işletmeciliği ve Otelcilik bölümüne kayıtlı 126 öğrenciye anket uygulanmış ve araştırma sonucunda öğrencilerin staj eğitimine yönelik görüşlerine dair genel olarak kararsız oldukları görülmüştür. Bununla beraber öğrencilerin staj eğitimine yönelik görüşleri ile cinsiyetleri ve staj gördükleri işletme türü arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 334 2015-12-01 324 Original Article
<![CDATA[The Effect of Web 2.0 Technology in the Training Processes: The Sample of Vocational School of Çanakkale Social Sciences | Web 2.0 Uygulamalarının Eğitim Süreçlerine Etkisi: Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1687
Öğretim alanında kullanılan metodolojilerin çağımızın vazgeçilmez bir tutkusu haline gelen teknolojinin hızına paralel gelişimi ile birlikte tek yönlü iletişim süreci olan Web 1.0 yerine, içeriğin değiştirilebildiği, geliştirilebildiği Web 2.0 kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde birçok sosyal ağ sitesi ortaya çıkmış ve bu sosyal ağların kullanımı özellikle genç kullanıcılar arasında hızla artış göstermeye başlamıştır. Web 2.0 uygulamaları her türlü bilgiyi ve öğretim içeriğini kolay ve hızlı ulaşılabilir bir platforma taşıyabilmektedir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu 2013–2014 eğitim-öğretim yılı (bahar) II. yarıyılında, tüm programlarda 1. ve 2. sınıfı okumakta olan 1140 öğrenci çalışmaya alınmıştır. Bu ana kitleden ulaşılabilen 651 kişilik bir örneklem (%57) oluşturulmuş ve araştırmaya katılımları sağlanmıştır. Çalışmada Akıncı-Vural ve Bat'ın ‘sosyal medya kullanım bilgileri detaylandırılarak hangi sosyal ağları kullandıkları ve kullanım alışkanlıklarını' saptanmaya yönelik anket çalışmaları ile Onyebuchi tarafından hazırlanan ‘sosyal medyanın öğrenim ve öğretim süreçlerine etkisini belirleme anketi' referans alınmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerinin bilgi iletişim teknolojilerinden internet ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını, sosyal medya bilgi düzeylerinin saptanması ve üniversite düzeyindeki eğitim süreçlerinde sosyal medyanın kullanımının etkinliği ve faydalanılabilirliğinin tespiti amaçlanmıştır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 346 2015-12-01 335 Original Article
<![CDATA[Developing a Valid and Reliable Chemistry Achievement Test in Electrochemistry | Elektrokimyada Geçerlik ve Güvenirliği Sağlanmış Kimya Başarı Testinin Geliştirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1688
Bu çalışmada Analitik Kimya dersi elektrokimya konusunda öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için geçerli ve güvenilir çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir kimya başarı testi geliştirilmiştir. Güvenirlik ve geçerlik çalışmalarını yapmak amacıyla hazırlanan başarı testi, 2013–2014 eğitim öğretim yılı güz döneminde, dört farklı Üniversitenin Eğitim ve/veya Fen Edebiyat Fakültelerinde Analitik Kimya dersini almış öğrencilerden oluşan toplam 340 kişiye uygulanmıştır. Analitik Kimya dersi “Elektrokimya” konusuyla ilgili literatür ve kitaplar incelenerek, konunun hedef ve hedef davranışları belirlenmiş ve 50 sorudan oluşan Kimya Başarı Testi hazırlanmıştır. Testin geçerliliğini sağlamak için alanlarında uzmanlaşmış üç öğretim elemanının bu test hakkındaki görüşleri alınmış ve alınan görüşler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Hazırlanan Kimya Başarı Testi için Cronbach α güvenirlik katsayısı 0,935 olarak bulunmuştur. Testin madde analizi ise ITEMAN madde analizi programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan madde analizi ile testin ortalama madde güçlük ve ayırt edicilik endeksleri sırasıyla 0,497 ve 0,489 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar geliştirilen test ile geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşıldığını göstermektedir. Madde zorluk ve madde ayırt edicilik endeksleri ayırt edilebilir düzeyde bulunmuştur. Sonuç olarak 50 maddeden oluşan Kimya Başarı Testi'nin, lisans öğrencilerinin “Elektrokimya” konusunda akademik başarılarını ölçmede kullanılabilecek yeterli düzeyde geçerlik ve güvenirlik değerlerine sahip bir test olduğu saptanmıştır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 360 2015-12-01 347 Original Article
<![CDATA[(Un)changing Role of the Psychologist in Higher Education | Yükseköğretimde Psikoloğun Değiş(mey)en Rolü]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1689
Hızla değişen ve küçülen dünyamızda yaşanan bilimsel, ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel ve politik değişimler, tüm kurumları bu değişime ayak uydurmaya zorlamaktadır. Bunlar arasında yükseköğretim kurumları bir taraftan değişimi yaşarken, diğer taraftan zamanın öncesinde hareket ederek geleceğin bilim insanları, ekonomist, sosyolog, mühendis ve politikacılarını da geleceğe hazırlamak zorunda kalmaktadırlar. Bu makalenin amacı, günümüzün ve geleceğin zihin ve insan gücünü yetiştirmek misyonu olan üniversitelerde çalışan psikologların rollerini incelemek ve bu hızlı değişim içinde üniversitelerin misyonları dâhilindeki rollerinin de değişmek zorunda kaldıklarını vurgulamaktır. Eğitim ve bilimin öncülüğünü yapan ülkelerin son 50 yılda geçirdiği değişimler, işleri insanı anlamak olan psikologlara alışılagelmişin dışında yeni roller yüklemektedir. Günümüz yükseköğretim kurumlarında, bir yandan arzulanan öğrenci profiline ulaşmak için öğrenci ile bire-bir çalışarak, koruyucu, önleyici ve sorun çözücü rolünü yerine getiren, diğer yandan üniversite öğrencisinin bağlamdan ve sosyal çevresinden bağımsız olamayacağı bilinci ile üniversitenin tamamına, eğitim ve stratejik yönetim konularında yardımcı olan, çok yönlü, sorumlulukları Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi dışına çıkan psikologlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, yükseköğretim kurumlarında görev yapan psikologlardan beklentiler ile birlikte, bütüncül bir yaklaşım içinde psikologların gerçekleştirebilecekleri görevler tartışılmıştır.]]>
2015-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 5 366 2015-12-01 361 Letter to Editor