The Journal of Higher Education and Science - 2017; 7(1) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2017; 7(1) 1300-0705 April 2017 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[An evaluation of Surveying (Geomatics) Engineering Teaching Staff’s Perspectives on the Department, Education and the Relationships with Students | Harita (Geomatik) Mühendisliği Öğretim Üyelerinin Bölüm, Eğitim ve Öğrenci İlişkileri Hakkındaki Görüşlerinin Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1731
Bu çalışma, ülkemizde harita (geomatik) mühendisliği bölümü bulunan üniversitelerde görevli öğretim üyeleri ile öğrencilerinin bölüm, eğitim ve öğretim üyesi-öğrenci ilişkileri üzerine yapılan/yapılacak iki farklı araştırmadan ilkidir. Öğrenci sayısının, öğretim üyesi sayısından çok fazla olması nedeniyle anket çalışması daha uzun sürecektir. Bu nedenle öğretim üyelerine uygulanan anket formundan elde edilen sonuçların öncelikle sunulması düşünülmüştür. Araştırma kapsamında hazırlanan anketi harita (geomatik) mühendisliği bölümünde öğrencisi bulunan 20 üniversitenin 13’ünde görevli 39 öğretim üyesi eksiksiz doldurmuştur. Öğretim üyelerinin çoğunluğu bölüm isminin farklı olmasının karmaşaya sebep olduğunu, anlattığı dersin konularına hâkim olduğunu, dersi öğretebilme becerisini yeterli bulduğunu, ders içeriklerini güncel tuttuğunu, ders esnasındaki genel tutumunu pozitif bulduğunu düşünmektedir. Öğretim üyeleri güncel müfredat ve bilimsel ilerlemeleri takip ettiklerini, ders konularına hâkim olduklarını, uygun ölçme ve değerlendirme teknikleri kullandıklarını düşünmektedir. Öğretim üyeleri öğrenciler ile iletişim kurmaktan kaçınmadığını, öğrencilere anlayış ve yakınlık gösterdiğini, sınav sorularını, ders içeriği ile uyumlu hazırladığını düşünmektedir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğrenciler ile yapılan/yapılacak anketten elde edilecek sonuçlar ile kıyaslandığında daha anlamlı hale gelecektir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 011 2017-04-01 001 Original Article
<![CDATA[Faculty Members’ Views on Academic Promotion and Appointment Process | Akademik Yükseltme ve Atama Sürecine Yönelik Öğretim Üyesi Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1732
Türkiye’de akademik yükseltme ve atama süreci yıllar içinde değişiklik göstermekle beraber günümüzde doktora sonrası yapılan akademik yayınlar ve yabancı dil iki önemli yükseltme ve atama kriteridir. Türkiye’de öğretim üyelerinin doçentlik unvanını alma sürecinde birtakım sorunlar yaşadığı ve bu sorunların akademik camiayı çeşitli yönlerden etkilediği bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı öğretim üyelerinin doktora sonrası akademik yükseltme ve atama sürecine yönelik görüşlerini ortaya koymak ve öneriler sunmaktır. Çalışma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan 10 adet sorudan oluşan yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşmelerle toplanmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Ayrıca Üniversitelerarası Kurul ile üniversitelerin ilaveten belirledikleri diğer kriterleri de kapsayan 25 maddelik kriter tablosu katılımcılara görüşme öncesinde uygulanmıştır. Bu tabloda katılımcı 18 öğretim üyesi gerekli gördükleri kriterleri işaretlemiştir. Katılımcılar fen, sosyal ve sağlık bilimi alanlarından seçilmiş öğretim üyeleridir. Sonuç olarak öğretim elemanlarının yabancı dil kriterini ve doçentlik sınavını genel itibariyle gerekli gördüğü, mevcut kriterler arasından uluslararası makale, lisans ve lisansüstü ders verme kriterlerinin çok önemli olduğu, mevcut sistemin öğretim elemanlarının davranışlarında ve akademik yayınların niteliğinde belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Öğretim üyeleri; yabancı dil sınavının dil seviyesini ölçmediğini, akademik kadroların eşit koşullarda açılmadığını, akademik yayınların niteliği, etik ve bilim insanı olma ile ilgili çeşitli problemler olduğunu ve toplumun bilim adamlarına güvenmediğini açık şekilde ifade etmişlerdir. Tüm bu sonuçlar akademik yükseltme ve atama sürecinin gözden geçirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Öğretim elemanlarının görüşlerini ele alan bu tür araştırmaların artması, olası düzenlemelere altyapı oluşturması açısından önerilmektedir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 023 2017-04-01 012 Original Article
<![CDATA[Scaling of the Reasons for Research Assistants’ Career Decision-Making through Pair-wise Comparison Method | Araştırma Görevlilerinin Meslek Tercih Nedenlerinin İkili Karşılaştırma Yöntemi ile Ölçeklenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1733
Bu araştırmada araştırma görevlilerinin öncelikli meslek tercih nedenlerinin ikili karşılaştırma yöntemi ile ölçeklenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, elektronik posta yolu ile ulaşılan 50 farklı üniversiteden 166 araştırma görevlisi üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları araştırma görevlilerinin meslek tercihlerindeki en önemli etkenin ‘dinamik ve gelişime açık bir meslek olması’ olduğunu göstermektedir. Bu nedeni sırasıyla özgür çalışma ortamı, bilimsel çalışma yapma isteği ve saygınlık takip etmektedir. Araştırma görevlilerinin meslek tercihlerinde en az etkili olan nedenler ise ‘aile yönlendirmesi’ ve ‘akademisyenlerin aldığı maaş’ olarak bulunmuştur.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 027 2017-04-01 024 Original Article
<![CDATA[Measurement of Student Satisfaction as an Important Input for Strategic Planning: A Case from Dokuz Eylül University | Stratejik Planlamanın Önemli Bir Girdisi Olarak Öğrenci Memnuniyetinin Ölçümü: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1734
Yükseköğretim kurumları öğrencilerine daha kaliteli hizmet verebilmek adına, onların beklentilerini karşılayacak hem akademik hem de sosyal anlamda stratejiler geliştirmekte ve bu kapsamda gerçekleştirilecek faaliyetleri stratejik planlarına bütünleştirerek, bunların performansını etkin bir şekilde izleyebilmektedir. Öğrencilerin öğrenim gördükleri kurumlardan beklentileri, kurulabilecek doğrudan geribildirim mekanizmalarıyla sağlanabilmekle birlikte, genel olarak tüm hizmetler hakkındaki düşüncelerinin sistematik bir şekilde toplandığı sürdürülebilirliği olan bir sisteme de gereksinim duyulmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, öğrencilerin aldıkları hizmetlerden genel memnuniyet düzeylerinin düzenli olarak ölçülmesini ve ölçüm sonuçlarının belirli bir yapıda kurum yönetimine sunulmasını sağlayacak bir bilgi sisteminin tasarlanmasıdır. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitimde Kalite Ölçme-Değerlendirme ve Güvence Sistemi uygulamaları kapsamında gerçekleştirilen bu tanımlayıcı çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgi Sistemi üzerinde kurgulanan elektronik formda, altyapı olanakları, sunulan hizmetler, eğitim ve kariyer gelişimi, kurumun öğrenciye yaklaşımı, öğrenci ile iletişim, kuruma yönelik öğrencinin tutumu vb. sekiz boyut kapsamında sorular bulunmaktadır. Öğrenci dönütlerinin değerlendirilmesi tanımlayıcı istatistikler temel alınarak yapılmıştır ve genel memnuniyet düzeyini birincil öncelikli, ikincil öncelikli, iyileştirmeye açık ve üniversitenin güçlü olduğu alanlar olarak sınıflandırmak ve sıralamak için ilaveten bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Bu sistem, gerekli alanları geliştirmek için kararlar almayı sağlayıp, eğitimin kalitesini ve öğrenci memnuniyetini artırmak için politika ve hedefler belirlemek anlamında Dokuz Eylül Üniversitesi’nin stratejik planı için girdi oluşturmaktadır ve bu amaçların gerçekleştirilmesinde sistematik bir şekilde performans değerlendirme imkanı sağlamaktadır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 040 2017-04-01 028 Original Article
<![CDATA[Farabi Exchange Program in Higher Education with its Purpose and Functionality: An Investigation through the Eyes of Pre-service Teachers | Amaçları ve İşlerliği ile Yükseköğretimde Farabi Değişim Programı: Öğretmen Adaylarının Gözünden bir İnceleme]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1735
Öğrenci değişim programları yoluyla sağlanan öğrenci hareketliliği, öğretmen yetiştirme programları başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının önemli unsurlarından biri haline gelmektedir. Bu araştırmanın amacı; Farabi Değişim Programı’na katılan öğrencilerin değişim programından niçin yararlandıklarını, program sürecinde yaşadıkları sorunlarını ve değişim programına dönük önerilerini saptayarak, elde edilen bulguları programın amacı ve işlerliği açılarından değerlendirmektir. Nitel yöntemin kullanıldığı araştırmada, bir eğitim fakültesinin çeşitli bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerden Farabi Değişim Programı’ndan yararlanan beş ve yararlanmak isteyen üç kişi katılımcıları oluşturmuştur. Veriler yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ve ses kayıt cihazı aracılığıyla toplanmış; betimsel/içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğrencilerin aile (aileye duyulan özlem, değişim programının sağladığı maddi kolaylıklar ve aile bireyleri ile dayanışma içinde olma) ve Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) olmak üzere iki ana faktörden dolayı programdan yararlandığını; Farabi ofisleri tarafından herhangi bir uyum programına tutulmama kaynaklı sorunlar yaşandığını göstermektedir. Bu durum, onlarda yabancılık duygusunu güçlendirmektedir. Katılımcıların programa yönelik önerilerinin de bu sorunu ortadan kaldırmaya dönük olduğu tespit edilmiştir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 050 2017-04-01 041 Original Article
<![CDATA[Organizational Attraction and Perceived Person-Organization Fit: A Study Among University Students | Örgütsel Çekicilik ve Algılanan Birey-Örgüt Uyumu İlişkisi: Üniversite Öğrencileri Üzerine bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1736
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin lisans eğitiminin ardından çalışmak istedikleri kuruma ilişkin örgütsel çekicilik algıları ile algılanan birey-örgüt uyumu ilişkisine odaklanılmıştır. Çalışmaya, 161 kadın ve 92 erkek olmak üzere 253 üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların yaş aralığı 19 ile 28 arasında değişmektedir (aralık = 9, x = 21.26, Ss= 1.619). Katılımcıların 106’sı (%41.9) 3. sınıf öğrencisi ve 147’si (% 58.1) ise dördüncü sınıf öğrencisidir. Üniversite öğrencilerinin örgütsel çekicilik algılarını ölçmek üzere Rau ve Hyland’ın ‘Örgütsel Çekicilik Ölçeği’ kullanılmıştır. Katılımcıların algılanan birey-örgüt uyumu ise Cable ve DeRue’nun ‘Algılanan Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği’ ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında kullanılan veri toplama araçlarının güvenirliği Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı ile geçerliği ise LISREL yazılımında gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Bulgular, katılımcı üniversite öğrencilerinin lisans eğitiminin ardından çalışmak istedikleri kuruma ilişkin örgütsel çekicilik algıları ile birey-örgüt uyumu algıları arasında orta düzeyde aynı yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir (r = .615). Öğrencilerin çalışmak istedikleri kuruma yönelik birey-örgüt uyumu algılarının, o kuruma yönelik örgütsel çekicilik algılarındaki varyansın %38’ini açıkladığı gözlenmiştir. Çalışma sonucunda, öğrencilerin çalışmak istedikleri kurum ile aralarında olduğuna inandıkları uyumun, o kuruma ilişkin algıladıkları çekiciliğin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, ilgili kuramlar ve literatür çerçevesinde tartışılmıştır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 058 2017-04-01 051 Original Article
<![CDATA[A Model for Pre-Service Teachers’ Intention to Use Interactive White Boards in Their Future Lessons | Öğretmen Adaylarının Gelecekteki Derslerinde Etkileşimli Tahta Kullanma Niyetlerine Yönelik Model Önerisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1737
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının gelecekteki derslerinde etkileşimli tahta kullanma niyetlerine yönelik bir model önerisi geliştirmektedir. Bu kapsamda Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılarak öğretmen adaylarının davranışsal niyetlerini etkileyen faktörler ve bu faktörler arasındaki ilişki şekilleri ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubunu Atatürk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 4. sınıfta öğrenim gören toplam 153 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda, öğretmen adaylarının gelecekteki derslerinde etkileşimli tahta kullanma niyetlerine yönelik %44 varyansın açıklandığı bir model geliştirilmiştir. Bu modele göre, öğretmen adaylarının davranışsal niyetlerini performans beklentisi ve sosyal etki faktörleri etkilemektedir. Çaba beklentisi faktörünün davranışsal niyeti anlamlı düzeyde etkilemediği görülürken, performans beklentilerini çaba beklentisi ve sosyal etki faktörlerinin etkilediği belirlenmiştir. Bu noktada hizmet öncesi öğretmen eğitiminde etkileşimli tahtaların öğretme ve öğrenmedeki işlevlerine, pozitif çıktılarına ve pratiğine odaklanılması etkili bilgisayar teknolojisi ders içeriklerinin geliştirilmesi adına önem taşımaktadır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 066 2017-04-01 059 Original Article
<![CDATA[Exploration of the Factors Effecting Higher Education Demands of International Students in Turkish Universities | Türk Üniversitelerindeki Uluslararası Öğrencilerin Yükseköğretim Taleplerini Etkileyen Etkenlerin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1738
Bu çalışma, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin yükseköğretim istemlerini etkileyen faktörleri inceleyerek, uluslararası eğitim talebine neden olan öğrenci hareketlerini çeşitli istatistikî verilerle ortaya koymaktadır. Araştırma tarama modelini esas almaktadır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2011-2012 yılında, Ankara’daki üniversitelerde yükseköğrenim gören uluslararası öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma evreninden ‘uygun örnekleme yöntemi’ kullanılarak seçilen 545 öğrenci, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçları Türkiye’de uluslararası öğrenci çekmeye yönelik sistematik bir politika yaklaşımın oluşturulmadığını, öğrencilerin dil yetersizliğinden dolayı derslerinde başarısızlıklar yaşadıklarını, sosyal uyum sağlamada güçlük çektiklerini ve en önemlisi ekonomik yetersizlik sorunu yaşadıklarını göstermektedir. Tüm bu sorunlara karşın Türkiye’de öğrenim gören öğrencilerin çoğunluğu Türkiye’deki mevcut eğitimden memnun olduklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin memnuniyetlerini sürdürmek ve geliştirmek için uzun ve kısa erimli stratejik kamusal politikaların oluşturulmalıdır. Katılımcıların yarısından çoğunun Türkiye’ye ilişkin olumlu algılarının bir tercih nedeni olduğu görülmekle birlikte, öğrenciler genel olarak Türkiye’ye olan kültürel yakınlığında nitelikli bir yükseköğrenim sağlama ve ekonomik bakımdan gelişmiş bir ülke olmasından dolayı Türkiye’yi tercih ettikleri saptanmıştır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 077 2017-04-01 067 Original Article
<![CDATA[Designing Student Feedback System within the Course Evaluation Process: Dokuz Eylül University Case Study | Ders Değerlendirme Sürecinde Öğrenci Geribildirim Sisteminin Tasarımı: Dokuz Eylül Üniversitesi Örnek Olay Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1739
Ulusal düzeyde yükseköğretim programlarında, Bologna Süreci ile başlayıp, eğitimde kalite, ölçme ve değerlendirme süreci olarak devam eden bir dizi çalışmalar, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmaları uzun yıllardır yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi, süreçte kayda değer aşamalar kat etmiş ve eğitimde kalite iyileştirmeye yönelik pek çok yenilikçi alt sistemler geliştirmiştir. Örnek olay niteliği taşıyan bu çalışmada, geliştirilen alt sistemlerden biri olan Öğrenci Ders Geri Bildirim Sistemi’nin nasıl tasarlandığı, süreçleri, kullanılan teknolojileri, karşılaşılan problemleri, kısıtları ve diğer üniversitelerin kullanılabilmesi için izlenebilecek yollar, edinilen deneyimler ışığında açıklanmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi, süreç içinde yeniden yapılandırdığı derslere ait öğrenme kazanımlarını da içeren ders değerlendirme formlarından alınan geribildirimlerle, öğretim üyelerini, derslerin ve ilgili koşulların iyileştirilmesine yönelterek, değerlendirme sürecini bir kurum kültürü halinde içselleştirmiştir. Kurum bünyesinde var olan diğer sistemlerle bütünleşik bir yapıda kurgulanan Öğrenci Ders Geri Bildirim Sistemi ile öğrenci, öğretim üyesi, ders üçlemesi içerisinde sağlıklı bir değerlendirme sisteminin hayata geçirilmesine olanak sağlanmıştır. Gerçeklere dayalı karar verme ve sürekli iyileştirme prensiplerini destekleyen böylesi sürdürülebilir bir sürecin varlığı ve buradan elde edilen bilgilerin karar vericiler tarafından kullanılması, yaşayan bir kalite güvence sistemine götürecek yol haritasında önemli bir kilometre taşıdır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 090 2017-04-01 078 Original Article
<![CDATA[Reflections of Bologna Process on Websites of Undergraduate Nursing Programs in Turkey | Türkiye’deki Hemşirelik Lisans Programlarının Web Sayfalarında Bologna Sürecinin Yansımaları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1740
Bu çalışma, ülkemizde hemşirelikte lisans programını yürüten üniversitelerin web sayfalarında yer alan Bologna Süreci’ne ilişkin bilgilerin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu tanımlayıcı çalışma kapsamına Yükseköğretim Kurulu bünyesinde bulunan ve hemşirelikte lisans programı yürüten tüm devlet ve vakıf üniversiteleri alınmıştır. Veriler, 1 Mayıs - 1 Haziran 2015 tarihleri arasında çalışma kapsamına alınan üniversitelerin web sayfaları incelenerek toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen değerlendirme formu kullanılmıştır. Veriler sayı ve yüzde olarak değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamına alınan üniversitelerin %77.2’si devlet üniversitesi olup %65.3’ünün üniversitelerin ana sayfalarında yer alan linkten Bologna sürecine ilişkin bilgilere ulaşılmıştır. Üniversitelerin büyük çoğunluğunda (%87.1) program hakkında genel bilgiye yer verildiği, %44’ünde zorunlu ve %41’inde seçmeli Avrupa Kredi Transferi Sistemi kredisine uyulmadığı belirlenmiştir. Hemşirelikte lisans programında sekiz anabilim dalı tarafından yürütülen temel hemşirelik derslerinin çoğunluğunda ders bilgi paketi mevcut olduğu (%68.1-%77.6); derslerin Ders Bilgi Paketlerinde Avrupa Kredi Transferi Sistemi kredisine (%72.3-%82.7) yer verildiği ve öğrenci iş yükünün hesaplandığı (%54.2-%65.6) bulunmuştur. Çalışmada, hemşirelikte lisans programını yürüten üniversitelerin web sayfalarının Bologna Sürecine ilişkin tam bir bilgi içermediği bulunmuştur. Bologna Sürecine ilişkin eksik ve yanlış bilgi verilmemesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından oluşturulacak standart bir format doğrultusunda tüm üniversitelerin web sayfalarını güncellemeleri önerilmektedir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 098 2017-04-01 091 Original Article
<![CDATA[Psychological Adaptation of Foreign University Students | Yabancı Uyruklu Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik Uyumları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1741
Bu çalışmanın amacı, bir kamu üniversitesinde yükseköğrenim görmek üzere Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin kültürel uzaklık algıları, sosyal destek algıları, kültürleşme tutumları, genel sağlık durumları, özyeterlik inançları ve yaşam doyumları değişkenleri açısından psikolojik uyum sorunlarının analiz edilmesi ve değerlendirilmesidir. Yabancı uyruklu öğrencilerin psikolojik uyumları Berry’nin (1997) kültürleşme kuramı çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmada, genel araştırma türlerinden ilişkisel araştırma türü kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, bir kamu üniversitesinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler oluşturmaktadır. Bütün evrene ulaşılması hedeflendiği için örneklem seçimine gidilmemiştir. Yabancı uyruklu öğrenci sayısı 2014-2015 öğretim yılında toplam 146’dır. Öğrencilerin psikolojik uyumları yaş, kültürleşme tutumları, algılanan sosyal destek, kültürel uzaklık, öz yeterlik ve Türkiye’de kalınan süre değişkenleri ile incelenmiştir. Nicel veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen başlıca ve önemli sonuçlar şunlardır: Yabancı uyruklu öğrencilerin her iki cinsiyet içinde yaşamdan doyum ölçeğine verdikleri cevaplar “biraz katılıyorum” düzeyindedir. Genel olarak sağlıklarının son dönemde ve şu anda nasıl olduğuna yönelik olarak genel sağlık ölçeğine vermiş oldukları cevaplar ise “her zamankinden az” düzeyindedir. Öğrencilerin psikolojik uyumlarını yordayan en önemli değişken kültürleşme tutumlarıdır. Kültürleşme tutumlarından da bütünleşme tutumunu tercih etmişlerdir. Coğrafi bölgelere göre yapılan sınıflama sonucuna göre de; yabancı uyruklu öğrencilerin dini inançları, aile yaşantısı, adetleri, dünya görüşleri, sosyal faaliyetleri, yaşam standartları kategorilerinde benzerlikler bulunmaktadır. Ancak giyim, iletişim tarzı, değerler, arkadaşlık, dil ve yemek kültürleri kategorilerinde farklılıklar ortaya çıkmıştır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 108 2017-04-01 098 Original Article
<![CDATA[Evaluating the Attitudes of Prospective Elementary School Mathematics Teachers Towards Postgraduate Education in Turkey and Other Components with Fuzzy Logic | Türkiye’de İlköğretim Matematik Öğretmeni Adaylarının Lisansüstü Eğitime Yönelik Tutumları ve Diğer Bileşenlerin Bulanık Mantık ile Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1742
Bir kültür çalışanı olarak değerlendirilen öğretmenlerin niteliklerini arttırmak için günümüzde diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da gereklilik gibi görülen lisansüstü eğitim, geçmiş dönemlere nazaran daha önemli hale gelmiştir. Öğretmen adayların lisansüstü eğitime dair tutumları bu bağlamda oldukça önemlidir. Lisansüstü eğitime girişte lisans mezuniyet ortalamaları ve ‘akademik personel ve lisansüstü eğitimi giriş sınavı’ puanları ağırlıklı olarak dikkate alınmaktadır. Araştırmamızda bu verilerin yanında öğretmen adaylarının tutumlarını da dikkate alarak, lisansüstü eğitime girişte bütün bu bileşenlerin bulanık mantık tabanlı bir değerlendirme ile yorumlanmasına yer verilmektedir. Bu çalışmada, öğrencilerin lisansüstü eğitime yönelik tutumlarının belirlenmesinde ‘Lisansüstü Tutum Ölçeği’ ile elde edilmiş sonuçlar yanı sıra öğretmen adaylarının lisans mezuniyet ortalamaları ve ‘Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’ puanları da dikkate alınarak lisansüstü eğitime uygun öğrencilerin değerlendirmesi, bulanık mantık kurallarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma 155 ilköğretim matematik öğretmenliği öğrencisi ile yürütülmüştür. %80.77’lik genel öngörü oranı ile sınıflama yapılmıştır. Öğretmen adaylarının tutum puanları ve eldeki diğer verilerin değerlendirmesi bulanık mantık yöntemi ile yapılmış ve bu yaklaşımla daha etkin ve doğru sonuçlara ulaşılabileceği gösterilmiştir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 117 2017-04-01 099 Original Article
<![CDATA[Core Curriculum in Higher Education | Yükseköğretimde Çekirdek Program]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1743
Günümüzde toplumun her alanında gözlenen hızlı ve sürekli değişimlerin eğitim sistemlerine yansıması kaçınılmazdır. Yaşanan değişimlerle artan ve çeşitlenen sorumluluklara sahip olan yükseköğretim sistemlerinin, nitelikli eğitim sunma yöntemlerini bulması gerekmektedir. Nitelikli eğitimin en önemli değişkenlerinden biri, nitelikli eğitim programlarıdır. Yükseköğretim sistemlerinin amaçlarına uygun olan eğitim programı tasarımlarından biri çekirdek programdır. Çekirdek programın temel boyutlarıyla açıklanmasının ve yükseköğretim kademesindeki uygulamalarının incelenmesinin amaçlandığı bu çalışma, anlatıma dayalı derleme çalışmasıdır. Bu çalışma üç başlık altında yapılandırılmıştır: yükseköğretimde çekirdek program ve temel özellikleri, yükseköğretimde çekirdek program ve genel eğitim ilişkisi, yükseköğretimde çekirdek program uygulamaları.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 131 2017-04-01 118 Original Article
<![CDATA[The Use of Discourse Markers in the Writings of Turkish Students of English as a Foreign Language: A Corpus Based Study | İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Türk Öğrencilerin Kompozisyonlarında Söylem Belirleyicileri Kullanımları: Derlem Temelli Bir Çalışma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1744
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki Namık Kemal Üniversitesi’nde hazırlık okuyan başlangıç seviyede bulunan 104 öğrencinin söylem belirleyici kullanımlarını araştırmaktır. 2013-2014 akademik yılı vize sınavlarının bir parçası olarak öğrencilerden 80-100 kelimelik bir paragraf yazmaları istenildi. Bu kompozisyonlar kullanılarak küçük ölçüde bir derlem oluşturuldu. Derlem, bir bilgisayar programı olan Ant Conc 3.2.4. kullanılarak söylem belirleyicilerin çeşit ve sıklığını bulmak için analiz edildi. Başlangıç seviyede bulunan öğrenciler tarafından 180 tane söylem belirleyicinin kullanıldığı belirlendi. Ve ‘and’ 98 defa kullanılmıştır, ama ‘but’ 51 kez bulunmuştur, çünkü ‘because’ 18 defa yazılmıştır ve diğer söylem belirleyiciler sonra ‘then’, bu yüzden ‘so’, bunun yanı sıra ‘also’, de, da ‘too’ ve hâl⠑still’ ise sırasıyla 7, 2, 2, 1, 1 şeklinde kullanılmıştır. Dahası, Fraser (1999) tarafından yapılan söylem belirleyici sınıflandırmasına göre 180 söylem belirleyici dört kategoriye ayrılmıştır. Bunlardan 101’i detay veren söylem belirleyici, 52’i karşılaştırma sağlayan söylem belirleyici, 18’i neden gösteren söylem belirleyici ve dokuzu çıkarımsal söylem belirleyici olarak bulunmuştur.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 138 2017-04-01 132 Original Article
<![CDATA[2023 Goals of Rectors in Universities Established After 2006 | 2006’dan Sonra Kurulan Üniversitelerde Rektörlerin 2023 Hedefleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1745
Araştırmanın amacı, 2006 yılından sonra açılan üniversite rektörlerinin 2023 hedeflerini ve bu hedefler doğrultusunda neler yapabileceklerini saptamaktır. Üniversite iklimi içerisinde yöneticilik görevini sürdüren rektörlerin müteşebbis yönlerini ortaya çıkartarak Türkiye’nin geleceğine yön verecek bilim adamlarının durumunu da belirlemektir. Çalışma, Ekim 2014- Ekim 2016 tarihleri arasında Türkiye’nin her bölgesinden 2006 ve sonrasında kurulan toplam 70 üniversite rektörü arasından 29 devlet, sekiz özel vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 37 rektör ile yüz yüze görüşerek yapılmıştır. Araştırma sonucunda; görüşme yapılan rektörlerin hedef ve vizyonlarının; bir dünya üniversitesi olmak, yenilikçi ve girişimci bir üniversite olmak, üniversitenin kurumsal kimliğini oluşturmak, vizyoner ve değişime açık olmak, çalışanları ve öğrencileri motive etmek olduğu tespit edilmiştir. Yeni üniversitelerinin doğru gelişme stratejileri ile yerel, bölgesel ve ulusal kalkınmada önemli bir katalizör görevi üstleneceği düşünülmektedir. Literatürde üniversite rektörlerinin 2023 vizyon ve hedeflerinin araştırıldığı başka bir çalışma olmaması açısından ve elde edilecek bulgulara dayanarak gerçekleştirilecek stratejilerin girişimci ve yenilikçi üniversite endeksine katkısı bakımından bu araştırma önem taşımaktadır.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 149 2017-04-01 139 Original Article
<![CDATA[Role of Institutes of Social Sciences in Enhancing the Quality of Postgraduate Education | Sosyal Bilimler Enstitülerinin Lisansüstü Eğitimin Niteliğini Artırmadaki Rolü]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1746
Bu çalışmada lisansüstü eğitim sürecinin etkili yürütülmesi konusunda sosyal bilimler enstitüsü yönetimine yönelik önerilerin geliştirilmesi amaçlandı. Araştırma, ‘karma’ desende yürütüldü. Öğrenci örneklemini belirlemede, veri toplama araçları, örnekleme yapılmaksızın doğrudan çalışma evrenine uygulandı; danışmanlarda ise ölçüte dayalı örnekleme tekniği kullanıldı. Araştırmanın örneklemi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı anabilim dallarında eğitim gören 207 lisansüstü eğitim öğrencisi ve 39 öğretim üyesinden oluşmaktadır. Öğrencilere yönelik veriler ‘danışman değerlendirme ölçeği’ ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formuyla, öğretim üyelerine yönelik veriler ise odak grubunda ‘yarı yapılandırılmış görüşme tekniği’ ile toplandı. Katılımcılar lisansüstü eğitimin niteliğini artırmada, enstitünün bilgilendirme, yetiştirme ve destekleme rolleri olduğunu vurgulamışlardır. Öğretim üyeleri ve öğrenciler arasında beklentilerde ortaklıklar kadar farklılaşmalar da söz konusudur. Lisansüstü eğitim öğrencilerinin enstitüden, öğrenci haklarını koruma, arabuluculuk etme, seçmeli ders çeşitliliği sağlama, derslerin lisansüstü eğitimin doğasına uygun işlenmesi, kariyer, zaman ve stres yönetimi alanlarında bilgilendirmeye yönelik beklentileri vardır. Öğretim üyelerinin beklentileri ise, nitelikli adayların programlara çekilmesi, öğrencileri bilgilendirme, kadro ve burslar ile destekleme, bürokratik işlemlerin azaltılması, danışman belirleme ve tez önerileri sürecini düzenleme, ders ve tez aşamasında kaynaklara erişimden, işte-danışım (kolokyum) oluşturmaya kadar çeşitlilik gösterdi. Enstitülerin, yapısal düzenlemesi, yetki dağılımı, kadro niteliği ve bütçe olanakları, bu haliyle lisansüstü eğitimin niteliğini artırmaya uygun değildir Her üç danışmandan birisi, ders ve tez aşamasındaki süreçte, ölçekte belirlenen maddelere göre öğrenciler tarafından yetersiz olarak değerlendirildi. Bulgular dikkate alınarak uygulamaya dönük çok sayıda öneri geliştirildi.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 162 2017-04-01 150 Original Article
<![CDATA[What is Technology? A Philosophical Approach | Teknoloji Nedir? Felsefi Bir Yaklaşım]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1747
Bu çalışmada, teknolojinin anlamı açıklığa ve seçikliğe kavuşturulmaya çalışılacaktır. “Bir teknolojik ürünün meydana gelmesinde teknoloji nerededir?” sorusunun cevabı irdelenecektir. Aristoteles’ten beri felsefede, bir varolanın dört nedeni (‘maddi’, ‘formal’, ‘ereksel’ ve ‘fail’) vardır. Bir varolanı var eden bu dört neden arasındaki ilişkiyi dile getirmek üzere varolan form ve varolanın malzemesi arasında yazar tarafından önerilen basit bir formül üzerinden teknolojinin nerede bulunduğu ve nasıl bir rolü olduğu gösterilmeye çalışılacaktır. Grekçe’de hakikat anlamına gelen “aletheia” (açığa çıkarma), teknik anlamındaki “techne” (açığa çıkarma) ve İngilizcedeki “discover” (örtüsünü kaldırmak) terimlerinin arasındaki ilişki ışığında, Türkçedeki, “meydana çıkarmak”, “meydana getirmek” ve “keşfetmek” terimleri arasında ilişki ortaya konulacaktır. Ayrıca, “açığa çıkarmak” ile “meydana çıkarmak” ve “meydana getirmek” ibarelerindeki “meydan” (açık yer) sözcüğü arasındaki benzerliğe de değinilerek, Türkçedeki terminolojinin kavramsal içeriğinin felsefe yapmaya elverişli niteliğine de işaret edilecektir. İlave olarak Heidegger’in teknoloji yaklaşımı eleştirilecektir. Son olarak, teknolojinin anlamının “açığa çıkarmak” ile nasıl açığa çıktığına değinilecektir.]]>
2017-04-01 The Journal of Higher Education and Science 1 7 166 2017-04-01 163 Original Article