The Journal of Higher Education and Science - 2017; 7(3) - Current Issue http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of Current Issue 1300-0705 December 2017 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Quality Assurance Institutions in Various Countries in Teacher Education and Suggestions for Turkey | Çeşitli Ülkelerin Öğretmen Eğitiminde Kalite Güvencesi Kurumları ve Türkiye için Öneriler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1771
Bu çalışmanın amacı çeşitli ülkelerin öğretmen yetiştirme sistemlerine özgü geliştirdikleri kalite güvence sistemlerinin yapısını, kullandıkları yöntem ve teknikleri, değerlendirme aralıkları ve değerlendirme sonuçlarını karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu incelemeler doğrultusunda, Türkiye’de öğretmen yetiştiren kurum ve programlara özgü kalite güvence sistemlerinin geliştirilmesine yönelik öneriler geliştirmektir. Sonuç olarak, ülkeler öğretmen yetiştirme sistemlerinin girdi, süreç ve çıktılarını gözlemek, denetlemek, iyileştirmek ve geliştirmek amacıyla kurum, program ve mezun niteliklerine odaklı kalite güvence sistemleri geliştirmiştir. Türkiye’de nitelikli öğretmenlerin yetişmesi için öğretmen eğitimindeki değişimler dikkate alınarak ulusal öğretmen eğitimi standartları güncellenmelidir. Öğretmen eğitiminin kritik aşamaları olan fakülte-okul işbirliği ve pedagojik formasyon programlarına özgü tematik kalite güvence sistemleri geliştirilebilir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 418 2017-12-01 411 Review Article
<![CDATA[Analysis of Distance Education Practices in Higher Education: The Example of Turkey | Yükseköğretimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarının İncelenmesi: Türkiye Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1772
Bu çalışma 2010 yılından 2016 yılına kadar, Türkiye yükseköğretiminde uzaktan eğitim çalışmalarının sayısal veriler ışığında incelenmesini amaçlamaktadır. 2010 ile 2016 yılları arasındaki yükseköğretimdeki öğrenci sayıları, uzaktan eğitim veren ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarına yerleşen öğrenci sayıları ve mevcut program sayılarının dağılımları incelenmiştir. Ön lisans ve lisans seviyesinde 2010- 2015 arası uzaktan eğitimde öğrenim gören öğrenci sayılarına ulaşılabilirken, yüksek lisans seviyesinde sadece 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim-öğretim dönemlerindeki program ve öğrenci sayılarına ulaşılabilmiştir. Ayrıca çalışmada genel ve programlara yerleşen öğrenci sayılarının yıllara göre değişimleri de incelenmiştir. Yapılan çalışma durum çalışması olduğundan mevcut durumu boylamsal olarak ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, yeni açılması düşünülen uzaktan eğitim programlarının yapılandırılması çalışmalarında katkısı olabileceği düşünülmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 429 2017-12-01 419 Original Article
<![CDATA[Academician Behaviours as an Implicit Element Affecting the Attitudes of Teacher Nominees Towards Their Professions | Öğretmen Adaylarının Mesleğe Yönelik Tutumlarını Etkileyen Örtük Bir Öge Olarak Öğretim Üyesi Davranışları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1773
Bu araştırma bir eğitim fakültesindeki öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını etkileyen örtük ögelerden birisi olan öğretim üyesi davranışlarını belirlemek ve bu davranışlardan etkilenme durumunu öğrencilerin cinsiyet, bölüm ve akademik başarılarına göre ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bir eğitim fakültesinin okulöncesi eğitimi anabilim dalı, sınıf öğretmenliği anabilim dalı ve fen bilgisi eğitimi anabilim dalı programlarına devam eden 3. sınıf öğrencilerinden seçilen 18 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin seçiminde akademik başarının alt-orta ve üst düzeyde olmasına dikkat edilmiş, bunun yanında öğrenciler arasında cinsiyet dengesi de sağlanmaya çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmesi yolu ile veriler toplanmış ve içerik analizi yapılarak bulgular ortaya konulmuştur. İçerik analizinde öğretim üyesi davranışları “mesleğe yönelik tutumu olumlu etkileyen davranışlar”, “mesleğe yönelik tutumu olumsuz etkileyen davranışlar” bunların yanında “sınıf disiplini ve kuralları”, “sınıf içi iletişim ve etkileşim”, “sınıfta zaman yönetimi” ve “sınıf içi öğretim etkinliklerinin yönetimi” kategorileri altında kodlanmıştır. Kodlara göre düzenlenen verilerden yararlanılarak öğrencilerin mesleğe yönelik tutumlarını etkileyen öğretim üyesi davranışları belirlenmiştir. Bu davranışlar arasında öğretim üyesinin sınıfa girdiğinde güler yüzlü olması, öğrencilerin dikkatini kendisine ve derse çekmesi, ders işlerken samimi olması ve arada ufak şakalar yapması yer almaktadır. Öğrencilerden bayanların, okulöncesi bölümüne devam edenlerin ve üst akademik başarı düzeyindekilerin bu davranışlardan daha yoğun etkilendiği görülmektedir. Öğrencilerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının öğretim üyesi davranışlarının sınıf yönetimi boyutlarından olan “sınıf içi iletişim ve etkileşim” ile “sınıf içi öğretim etkinliklerinin yönetimi” eksikliğinden etkilendiği anlaşılmaktadır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 440 2017-12-01 430 Original Article
<![CDATA[Evaluations Relating to the Initial Results of Academic Incentive Application | Akademik Teşvik Uygulamasının İlk Sonuçlarına Ait Değerlendirmeler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1774
Bu araştırmanın amacı, 2016 yılında hayata geçirilen akademik teşvik uygulamasına ait ilk sonuçların betimsel analizini yaparak akademik çalışmaların mevcut durumunu ortaya koymak ve bazı değişkenler açısından değerlendirme yapmaktır. Toplam 107 devlet üniversitesinden 86’sına ait akademik teşvik komisyonu değerlendirme sonuçlarıyla ilgili verilere üniversitelerin web sayfalarından ulaşılmış ve bu veriler unvan, cinsiyet, fakülte ve puan başlıklarından oluşan bir forma girilmiştir. Araştırma yöntemi olarak tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada elde edilen veriler bölgeler, üniversiteler, birimler, unvan, cinsiyet, minimum puan, maksimum puan ve teşvik alma oranı açısından incelenerek değerlendirilmiştir. Ayrıca akademik teşvik puanları üniversitelerin 2015-2016 URAP sıralamasıyla karşılaştırılmış ve meydana gelen değişim analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre İç Anadolu Bölgesinin, akademik teşvik oranında Hacettepe, Ege, Gebze Teknik, Selçuk ve Atatürk üniversitelerinin, akademik teşvik ortalamalarında ise Kastamonu, Niğde, İstanbul Medeniyet, Ege ve Selçuk üniversitelerinin önde geldikleri; fakülteler bazında ise eczacılık, fen, su ürünleri, mühendislik ve ziraat fakültelerinin ön plana çıktığı görülmüştür. Unvan bazında teşvik alanların doçent, profesör, yardımcı doçent ve araştırma görevlisi vd. olarak sıralandığı dikkati çekmiştir. Cinsiyet bazında akademik teşvik oranlarına bakıldığında erkeklerin %25.61’inin, kadınların ise %18.02’sinin akademik teşvik aldığı görülmüştür. Genel akademik teşvik oranının %22.58 olduğu ve 86 üniversite arasından 52 üniversitenin akademik teşvik alma oranının %20’nin altında olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve akademik teşvik oranının üniversitelerin akademik performanslarını yansıttığı düşünüldüğünde, genel olarak akademik performansın düşük olduğu söylenebilir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların, üniversitelerin ve akademik personelin akademik performansları hakkında değerlendirme yapmalarını sağlaması açısından önemli olduğu düşünülmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 452 2017-12-01 441 Original Article
<![CDATA[Efl Teachers’ Technology Use and Attitudes Towards Information and Communication Technologies in Education | İngilizce Okutmanlarının Teknoloji Kullanımları ve Eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojilerine Yönelik Tutumları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1775
Bilişim teknolojileri, yabancı dil öğrenme-öğretme konusunda çok çeşitli olanaklar sunmaktadır. Bu betimsel çalışmada, İngilizce okutmanlarının hâlihazırda teknoloji ve öğretim teknolojilerini ne ölçüde kullandıkları ve eğitimde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanmaya yönelik tutumları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda görev yapan 71’i kadın, 16’sı erkek olmak üzere 87 İngilizce okutmanı çalışmanın örneklemidir. Örneklemde yer alan İngilizce okutmanlarının genel olarak eğitimde bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik olumlu tutumları olduğu; tutumlarının algıladıkları bilgisayar becerilerine ve ders işlerken bilgi ve iletişim teknolojileri kullanma sıklıklarına göre anlamlı düzeyde farklılaştığı ancak mesleki deneyime göre anlamlı ölçüde değişmediği belirlenmiştir. Ek olarak, okutmanların bilgisayar ve internet kullandıkları, ancak ders hazırlama ve işleme sürecinde daha sık ve güncel öğretim teknolojileri kullanmaya teşvik edilmelerinin gerektiği görülmüştür. Bu kapsamda kurumsal açıdan ilk olarak, İngilizce okutmanlarının öğrenme-öğretme gereksinimlerine yanıt veren teknolojik altyapının oluşturulması gerekmektedir. Ayrıca, İngilizce öğrenmeyi ve öğretmeyi kolaylaştıracak dijital araçlara ilişkin mesleki gelişim çalışmalarının yapılması önerilmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 461 2017-12-01 453 Original Article
<![CDATA[Analyzing the Relationship Between Culture of Fear and Burnout According to the Perceptions of Academics | Öğretim Elemanları Algılarına Göre Korku Kültürü ile Tükenmişlik Arasındaki İlişkinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1776
Bu araştırmada, öğretim elemanlarının algıladıkları korku kültürü ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Ankara’da bulunan üç üniversiteden 416 öğretim elemanı katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Ashkanasy ve Nicholson tarafından geliştirilmiş olan ve bu çalışma kapsamında Türk kültürüne uyarlanan “Korku Kültürü Ölçeği” ile Maslach ve Jackson tarafından geliştirilmiş ve Ergin tarafından Türk kültürüne uyarlanmış olan “Maslach Tükenmişlik Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma gibi betimsel istatistiklerin yanında t-testi, tek yönlü varyans analizi, Kruskal Wallis H testi ve Mann Whitney U testi, Pearson Korelasyonu ve yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların korku kültürü düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, öğretim elemanlarının, tükenmişliğin alt boyutlarından duygusal tükenme ve duyarsızlaşma düzeylerinin düşük olduğu ve kişisel başarı algılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretim elemanlarının algıladıkları korku kültürü düzeyleri ile tükenmişliğin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunduğu, katılımcıların korku kültürü düzeyleri ile tükenmişliğin kişisel başarı alt boyutu arasında ise orta düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca, korku kültürünün tükenmişliğin tüm alt boyutlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna varılmıştır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 472 2017-12-01 462 Original Article
<![CDATA[University-City Interaction and Perception in Terms of Social Change: The Case of Bülent Ecevit University | Toplumsal Değişim Açısından Üniversite- Kent Etkileşimi ve Algısı: Bülent Ecevit Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1777
Küreselleşmenin etkileri ve bilişim teknolojisi alanında meydana gelen gelişmeler ile birlikte üniversitelerin rolü giderek farklılaşmaktadır. Üniversiteler bilimsel faaliyetler ve eğitim gibi temel işlevlerinin yanı sıra yerel, bölgesel ve küresel dinamikleri de içeren yeni ve farklı rolleri üstlenmektedirler. Günümüzde üniversiteler bulundukları bölgelerde kültürel ve sosyal sermayenin oluşturulmasına, ekonomik kapasitenin arttırılmasına ve çevresel gelişimin sağlanmasına katkı sunarak toplumsal değişimin ana aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu anlamda üniversiteler bulundukları bölgenin/kentin kalkınmasında anahtar rol üstlenen sosyal aktörler olarak görev yapmaktadır. Üniversitelerin katkıları sonucunda bölge/kent halkı ile bir etkileşim gerçekleşmekte ve sonucunda organik bir bağ ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde üniversitelerin sayısının artmasıyla birlikte kent-üniversite etkileşimi konusuna ilgi de giderek artmaktadır. Bununla beraber literatüre bakıldığında bu yönde gerçekleştirilen çalışmaların henüz az sayıda olduğu görülmektedir. Bu anlamda çalışmamızın amacı üniversitenin kentle etkileşiminin ve Zonguldak’a yönelik ekonomik, sosyal ve kültürel katkılarının kent halkı tarafından nasıl algılandığının ortaya konulmasıdır. Bu amaçla nitel ve nicel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı bir saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Nicel çalışmada 844 katılımcıya 77 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Nitel çalışmada ise, kentte faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, basın kuruluşları, odalar, yerel yönetimlerden oluşan kent temsilcileriyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda Bülent Ecevit Üniversitesi ve Zonguldak halkı arasında karşılıklı ve güçlü bir etkileşim olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca üniversitenin kentin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişim süreci üzerinde etkili olan önemli aktörlerden biri olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda Zonguldak halkı üniversitenin kente yönelik olumlu bir etki yarattığını düşünmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 483 2017-12-01 473 Original Article
<![CDATA[Vocational Education According to Programme for International Student Assessment-2015 Results in Turkey | Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı-2015 Sonuçlarına Göre Türkiye’de Mesleki Eğitim]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1778
Bilginin, üretimde ve hizmette kullanılan teknolojilerin sürekli değiştiği ve küresel düzeyde sosyal, siyasal ve ekonomik durumun yerel iş bulma koşulları üzerinde baskı oluşturduğu böyle karmaşık bir dünyada, genç bir çalışan olmak analiz etme, kanıtları değerlendirme ve problem çözme gibi karmaşık düşünme becerilerine ve iyi düzeyde iletişim becerilerine sahip olmayı gerektirmektedir. Bu tür beceriler, geçmişte olduğu gibi sadece elit bir kesimin ihtiyaç duyduğu beceriler değil, hemen bütün vatandaşların ihtiyaç duyduğu becerilerdir. Ülkemiz genç nüfusu ile önemli bir rekabet gücünü elinde bulundurmaktadır. Gelecek dönemde bu genç nüfusu doğru bir mesleki eğitim ile yetiştirerek, teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı iş alanlarında söz sahibi olma potansiyeli bulunmaktadır. Ancak her yıl eğitim faaliyetlerine artan oranda mali kaynak aktarılmasına rağmen, eğitimden beklenen başarıya ulaşılamamakta, özellikle mesleki ve teknik eğitim veren okullarda bu sorun daha çok hissedilmektedir. Özellikle son yıllarda, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (“Programme for International Student Assessment, PISA”), Üçüncü Uluslararası Matematik ve Fen Çalışması (“Third International Mathematics and Science Study, TIMSS”), Uluslararası Okuma Becerilerinde Gelişim Projesi (“Progress in International Reading and Literacy Study, PIRLS”) gibi uluslararası değerlendirme çalışmalarında pek çok ülke, eğitim sistemlerini gözden geçirmekte; zaman içerisinde gerçekleştirdikleri eğitim reformlarının ve yatırımlarının, öğrencilerinin akademik başarıları üzerinde ne derece etkili olduğu hakkında bilgi sahibi olmaktadır. Ülkemizin de dâhil olduğu bu uluslararası düzeyde yürütülen çalışmalar ülkemizin öğrenci, anne ve baba, okul yönetici ve öğretmen açısından önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Ülkemizde okul öncesi eğitimin yaygınlaşmamış olması, ilk ve ortaokul düzeyinde temel bilgi seviyesine ulaşamayan öğrencilere sınıf tekrarı yaptırmaksızın orta öğretime gönderilmesi, okul ve ailenin bir arada olduğu ve rehber öğretmenlerin yönlendirdiği bir anlayışın çocuğun eğitim sorunlarında etkin kullanılmadığı bu değerlendirmelerde ortaya çıkmaktadır. Konu mesleki eğitim yönünden incelendiğinde de eğitim başarısı en alt düzeyde olan öğrencilerin bu kurumları tercih ettiği, mezuniyet sonrası iş bulamama endişesinin eğitime olan ilgiyi düşürdüğü, hem öğrenci hem de öğretmenlerin bundan olumsuz etkilendiği görülmektedir. Çalışmada mesleki eğitim ve ülkemizin bu konuda yürüttüğü çalışmalar ifade edilerek, PISA 2015 sonuçları kapsamında sorun sahaları ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılacaktır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 493 2017-12-01 484 Original Article
<![CDATA[Accreditation of Open and Distance Learning Programs in Turkey: Practices, Issues and Possible Solutions | Türkiye’de Açık ve Uzaktan Öğrenme Programlarının Akreditasyonu: Uygulamalar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1779
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de program akreditasyon kuruluşlarının açık ve uzaktan öğrenmeyle sunulan programların akreditasyonuna ilişkin uygulamalarını incelemek ve bu alanda yaşanan sorunları tespit ederek çözüm önerileri sunmaktır. Nitel olarak desenlenen çalışmanın katılımcıları, Türkiye’de farklı alanlarda faaliyet gösteren dokuz ulusal akreditasyon kuruluşunun yetkililerinden oluşmaktadır. Veriler, hazırlanan bir anket formu ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırma sonucunda, mevcut akreditasyon kuruluşlarının bugüne kadar hiçbir açık ve uzaktan öğrenme programını akredite etmediği görülürken, ön lisans ve lisans tamamlama programlarının ilgi alanlarına girmediği saptanmıştır. Buna ek olarak, Türkiye’de açık ve uzaktan öğrenme ile sunulan 505 programdan sadece 32’sinin mevcut ulusal akreditasyon kuruluşlarının faaliyet alanlarına girdiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, çalışmada Türkiye’de açık ve uzaktan öğrenme programlarının akreditasyonuyla ilgili sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmıştır. Çalışmanın Türkiye’de eğitim politikalarını oluşturan karar alıcı mercilere, açık ve uzaktan öğretimde kalite güvencesi ve akreditasyon konusunda çalışan araştırmacılara ve uygulamacılara yol göstermesi hedeflenmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 503 2017-12-01 494 Original Article
<![CDATA[The Role of Mindfulness and Metacognitive Awareness in Predicting Academic Procrastination in Pre-service Early Childhood Teachers | Okul Öncesi Öğretmen Adaylarında Akademik Ertelemenin Yordanmasında Bilinçli Farkındalık ve Üstbilişsel Farkındalığın Rolü]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1795
Bu çalışmanın amacı, birinci sınıftaki okul öncesi öğretmen adaylarının akademik erteleme eğilimleri ile bilinçli farkındalık, toplam üstbilişsel farkındalık ve onun alt boyutları olan üstbilişsel bilgi ve üstbilişsel düzenleme arasındaki ilişkileri saptamaktır. 145 okul öncesi öğretmen adayına akademik erteleme, bilinçli farkındalık ve üstbilişsel farkındalık ölçekleri uygulanmıştır. Yapılan korelasyon analizleri, akademik erteleme ile bilinçli farkındalık (r=-0.47, p<.01), toplam üstbilişsel farkındalık (r=-0.40, p<.01), üstbilişsel bilgi (r=-0.40, p<.01) ve üstbilişsel düzenleme (r=-0.44, p<.01) arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bilinçli farkındalık, üstbilişsel bilgi ve üstbilişsel düzenlemenin bağımsız, akademik erteleme eğiliminin bağımlı değişken olarak ele alındığı regresyon analizi sonucunda ise bilinçli farkındalık ve üstbilişsel düzenleme puanlarının akademik erteleme eğilimi puanlarındaki varyansın %37’sini açıkladığı bulunmuştur. Bu sonuçlara göre, bilinçli farkındalık, toplam üstbilişsel farkındalık, üstbilişsel bilgi ve üstbilişsel düzenleme puanları düştükçe akademik erteleme eğilimi artmaktadır ve üstbilişsel düzenleme ve bilinçli farkındalık değişkenleri akademik erteleme eğilimini anlamlı düzeyde yordamaktadır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 514 2017-12-01 504 Original Article
<![CDATA[Teacher’s Perceptions of the Student’s Sexual Education | Öğrencilerin Cinsel Eğitimine İlişkin Öğretmen Algısı]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1780
Cinsel eğitim, çocuk ve ergenlerin cinsiyet rollerini kabul etmesine, her iki cinsiyetin özellikleriyle bir bütün içinde yaşamasına yardımcı olmak amacıyla yapılan bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarıdır. Bu araştırmanın temel amacı, öğretmenlerin cinsel eğitim ile ilgili düşüncelerini belirlemektir. Çalışma grubunu 244 öğretmen ve yönetici oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan “Cinsel Eğitim Formu” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 15.0 istatistik programı ile sayı, yüzdelik değerleri ve farkın incelenmesinde x² testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin, %59’unun cinsel eğitim almadığı; %46.3’ünün cinsel bilgilerini iletişim araçlarından aldığı; %88.5’inin okullarda cinsel eğitim verilmesini; %52.5’inin cinsel eğitimin sağlık çalışanları tarafından verilmesini istedikleri; %45.5’inin cinsel eğitimin ortaokulda verilmesi gerektiğini; %79.5’inin öğretmenlere de cinsel eğitim verilmesi gerektiğini; %69.3’ünün cinsel eğitim ile ilgili bir eğitim olursa katılmak istediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin %45’i evlilik öncesi çiftlerin eğitim görmelerinden yana olduklarını ve cinsel eğitim olursa katılmak istediklerini ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin çoğunluğu öğrencilere cinsel eğitim verilmesi gerektiğini, hatta öğretmenlere de bu konuda eğitimler düzenlenmesi ihtiyacının olduğunu düşünmektedirler.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 522 2017-12-01 515 Original Article
<![CDATA[Evaluation of United States English Language Program for Faculty Members in Gazi University | Gazi Üniversitesi Öğretim Üyelerine Yönelik Amerika Birleşik Devletleri Dil Eğitim Programının Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1781
Bu araştırmanın amacı, programa dâhil olan öğretim üyelerinin bakış açısından Gazi Üniversitesi’nde yürütülmekte olan Amerika Birleşik Devletleri dil eğitimi programını değerlendirmek, mümkünse daha iyi uygulanabilir olması için varsa sorunları tespit etmek ve önerilerde bulunmaktır. Bu amaçla nitel araştırma desenlerinden örnek olay çalışması kullanılmış, veri toplama tekniği olarak da görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Görüşme soruları araştırmacılar tarafından hazırlanmış, uzman görüşleri ile geçerliği ve güvenirliği sağlanmıştır. Program kapsamında dört farklı üniversiteye giden her unvandan 12 öğretim üyesi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: Öğretim üyelerinin tamamı genel olarak bu programa katılmaktan memnundur. Ancak programda en çok sorun olarak görülen yönler; (1) eğitim alınan üniversitelerde alan karşılığı olmaması, (2) sürenin yetersiz olması, (3) dil eğitimcilerin yeterli kalitede olmaması, (4) öğretim üyelerinin Türk meslektaşlarıyla çok fazla zaman harcaması, bu durumun da İngilizce pratik yapma olanağını kısıtlamasıdır. Program ile ilgili en çok önerilenler ise; (1) sadece yardımcı doçentlerin dil eğitimine gönderilmesi, (2) doçentlerin, profesörlerin ve daha önce uzun dönemli yurt dışı deneyimi olanların yurt dışına bilimsel araştırma, kültür edinme gibi amaçlarla gönderilmesi, (3) sürenin amaca göre ayarlanması, ancak dil eğitiminin en az altı ay tutulması, (4) alan karşılıklarının olup olmamasına dikkat edilmesi ve (5) daha kaliteli dil eğitim programları hazırlanmasıdır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 533 2017-12-01 523 Original Article
<![CDATA[Evaluation Scale of English Language Course Curriculum Conducted by Distance Education: A Validity and Reliability Study | Uzaktan Eğitim ile Yürütülen İngilizce Yabancı Dil Dersi Öğretim Programını Değerlendirme Ölçeği: Bir Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1782
Bu araştırmada, öğrencilerin uzaktan eğitim ile yürütülen İngilizce dersi öğretim programı hakkındaki görüşlerini belirlemek için Stufflebeam’e ait CIPP modelinin - bağlam, girdi, süreç ve ürün değerlendirme - prensiplerinden hareketle hazırlanan ölçeğin geçerliğinin ve güvenilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kapsam ve görünüş geçerliğini sağlamak için uzman görüşüne başvurulmuştur. Kapsam, görünüş ve dil geçerliği sağlanan ölçek, 2015-2016 akademik yılı güz döneminde, Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde ve Fen- Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim görmekte ve İngilizce Yabancı Dil I dersini almakta olan 250 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini sağlamak için yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda dört faktörlü 36 maddelik bir ölçek elde edilmiştir. Bu dört faktör, varyansın %62.69’unu açıklamaktadır. Dört boyuta CIPP modeline ait bağlam değerlendirme, girdi değerlendirme, süreç değerlendirme ve ürün değerlendirme isimleri verilmiştir. Ölçeğin güvenirlik düzeyini saptamak için her boyuta ve toplam ölçeğe ait Cronbach alfa katsayılarına bakılmıştır. Ölçeği oluşturan alt boyutların güvenirlik katsayıları 0.87 ile 0.94 arasında değişmektedir. Ayrıca bütün ölçeğin güvenirlik katsayısı da 0.96 bulunmuştur. Ölçekte bulunan maddelerin madde toplam korelasyonları ise 0.50 ve 0.76 arasında değişmektedir. Bu bulgulara dayanarak ölçeğin geçerli ve güvenilir ölçümler üreten bir ölçme aracı olduğu ve öğrencilerin uzaktan eğitim ile yürütülen İngilizce dersi öğretim programına ilişkin görüşlerini saptamak için kullanılabileceği söylenebilir.]]>
12 2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 545 2017-12-01 534 Original Article
<![CDATA[The Factors Affecting The Non-Attendance Behaviors of the Students in the Faculty of Economics and Administrative Sciences in Dokuz Eylül University | Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğrencilerinin Devamsızlık Davranışlarını Etkileyen Faktörler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1783
Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğrenim görmekte olan öğrencilerin devamsızlık nedenlerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ve devamsızlığın öğrencilerin başarı durumları üzerindeki etkisinin incelendiği bu araştırmada, veri madenciliği tekniklerinden biri olan Apriori algoritması kullanılarak birliktelik kuralları çıkartılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyetin, devam edilmekte bölümün ve akademik yılın, örgün ya da ikinci öğretimde okuyor olmanın, genel başarı durumunun, devamsızlık eğilimi üzerinde etkileri olduğu saptanmıştır. Ayrıca, fakülteden memnuniyet, ikamet edilen yer ve bu yerin fakülteye olan uzaklığı devamsızlık davranışlarını etkilerken, fakülteye ulaşım şeklinin devamsızlık davranışı üzerine önemli bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 553 2017-12-01 546 Original Article
<![CDATA[Examination of Career Centers in Higher Education: Istanbul Province Case | Yükseköğretimde Kariyer Merkezlerinin İncelenmesi: İstanbul İli Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1784
Pek çok üniversite öğrencisi kariyer konusunda sorun yaşamakta ve bu sorunları çözmek amacıyla kariyer psikolojik danışmanlığı gibi profesyonel yardıma ihtiyaç duymaktadır. Öğrencilerin kariyer konusundaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üniversitelerde kariyer merkezleri hizmet vermektedir. Bu araştırmanın amacı üniversitelerin kariyer merkezlerinin yapısı, işlevleri, sunduğu hizmetler, öğrencilerin bu merkezlere başvurma nedenleri, kariyer merkezlerinin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri bakımından incelemektir. Bu doğrultuda araştırmacılar tarafından oluşturulan Kariyer Merkezi Anketi ile İstanbul’daki dördü devlet ve yedisi vakıf üniversitesi olmak üzere 11 üniversitenin kariyer merkezinden veri toplanmıştır. Bulgular doğrultusunda yükseköğretimde yararlanılabilecek kariyer merkezi modeli için öneriler sunulmuştur.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 564 2017-12-01 554 Original Article
<![CDATA[The Adaptation of Foreign Students to the City and University: Karaman Province Case | Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Kente ve Üniversiteye Uyumu: Karaman İli Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1785
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin Üniversite ve Karaman’da yaşadıkları sorunlarının tespit edilmesi ve buna yönelik çözüm stratejileri geliştirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle konuyla ilgili kavramsal çerçeve ele alınmış olup, Üniversitede öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilere yönelik bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın dayanağını oluşturan teorik çerçeve “bütünleştirici iletişim teorisi” temeline oturmaktadır. Yabancı uyruklu öğrencilerin üniversiteye ve kente yönelik algılarının tespit edilmesinde, anket metodu uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi ise istatistik programları kullanılarak yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, fırsatlar ve riskler bağlamında değerlendirilmiştir. Yabancı uyruklu öğrenciler için Karaman’da trafik sorununun olmaması, büyük şehirlere yakınlığı, danışmanların öğrencilere ilgilerinin yüksek olması ve uluslararası öğrenci değişim programlarının titizlikle yürütülmesi fırsat olarak; Karaman’da havalimanının olmaması ve sosyal etkinliklerin az olması ve yabancı dil eğitimi verilen ayrı bir birimin olmaması da risk olarak görülmüştür.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 577 2017-12-01 565 Original Article
<![CDATA[An Evaluation of Primary School Teacher Education Program According to the Views of Teacher Educators and Prospective Teachers | Sınıf Öğretmenliği Lisans Programının Öğretim Üyeleri ve Öğretmen Adaylarının Görüşleri Doğrultusunda Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1786
Araştırmada, Sınıf Öğretmenliği lisans programının, öğretim üyeleri ve öğretmen adaylarının görüşlerine göre çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Sınıf Öğretmenliği lisans programında ders veren üç öğretim üyesi ile aynı programın son sınıflarına devam eden 10 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler, öğretim üyelerinden yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğretmen adaylarından ise odak grup görüşmesi aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmada Sınıf Öğretmenliği lisans programındaki içerik kategorilerinin ağırlığına, içerik kategorilerinde yer alan derslere, derslerin dönemlere göre dağılımına, programın teori ve uygulama dengesine ilişkin görüşler üzerinde durulmuştur. Öğretim üyeleri ve öğretmen adayları genel olarak alan derslerinin ağırlığının azaltılmasının; meslek bilgisi, genel kültür ve seçmeli derslerin ağırlığının ise artırılmasının gerektiği üzerinde durmuşlardır. Dersler ile ilgili olarak bazı derslerin programdan çıkarılması, bazı derslerin birleştirilmesi, bazı derslerin içerik kategorilerinin değiştirilmesi, programa yeni zorunlu ve seçmeli dersler eklenmesi gibi konulara değinmişlerdir. Derslerin dönemlere göre dağılımı konusunda ise bir grup alan derslerinin ilk dönemlerde olmasını savunurken, diğer bir grup son sınıflarda olması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretim üyeleri ve öğretmen adayları, bir sınıf öğretmeninin teorik bilginin yanında uygulamaya da ihtiyacı olduğunu belirtmişlerdir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 592 2017-12-01 578 Original Article
<![CDATA[An Investigation of Students’ Satisfaction Levels Regarding Campus Technologies in Turkish Universities | Türkiye’deki Üniversite Öğrencilerinin Kampüs Teknolojileri ile İlgili Memnuniyetlerinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1787
Bu çalışmanın amacı kuruluş tarihlerine göre Türkiye’de köklü (n=109), genç (n=352) ve yeni kurulmuş (n=108) olan üç üniversitedeki toplam 569 lisans öğrencisinin üniversitelerinin sunduğu a) öğrenme amaçlı teknoloji destek ve hizmetlerinden, b) İdari amaçlı teknolojinin kullanımlarından ve c) genel olarak üniversitelerde kullanılan teknoloji ile ilgili deneyimlerinden memnuniyetleri incelenmektir. Araştırmacılar tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Öğrencilerin Teknoloji Beklentileri ve Deneyimleri” anketi veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, katılımcıların sunulan teknolojilerden genel olarak orta düzeyde memnun olduklarını, ancak beklentilerini karşılamadıklarını göstermiştir. Ayrıca, köklü üniversiteler ile eski-yeni üniversitelerin öğrencilerinin arasında teknoloji desteği ve verilen hizmetlerden memnuniyet bakımından anlamlı fark bulunmuştur. Çalışma, üniversitelerin sundukları teknolojik destek ve hizmetlerinde yol gösterici bir nitelik taşımaktadır.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 600 2017-12-01 593 Original Article
<![CDATA[An Examination of the Changes in Turkey’s National Education Levels Between 2010 and 2015 | Türkiye Ulusal Eğitim Düzeylerinin 2010-2015 Yılları Arasındaki Değişiminin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1788
Eğitim düzeylerindeki gelişimin bireysel ve toplumsal gelişime tartışmasız katkıları bulunmaktadır. Ancak literatürde eğitim düzeylerindeki değişimi büyük veri analizleriyle inceleyen yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, OECD ve Gapminder verileriyle birlikte 2 numaralı İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması’na göre 2010-2015 yılları arasında Türkiye’de eğitim düzeylerinin değişimi yıl ve bölgelere göre kitlesel verilerle incelemektir. Gerçekleştirilen analizlerde beş yıl içerisinde en büyük düşüşün bir okul bitirmeyenlerde, en büyük yükselişin ise üniversite düzeyinde olduğu görülmüştür. Lisans ve yüksek lisans düzeylerindeki en büyük artışın ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinde gerçekleşmesi dikkat çekici bir sonuç olarak görülmüştür.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 610 2017-12-01 601 Original Article
<![CDATA[Preparing a Course Syllabus to Improve Teaching in Higher Education: Suggestions for Faculty Members | Yükseköğretimde Öğretimi Geliştirmek Amacıyla Ders İzlencesi Hazırlama: Öğretim Elemanları İçin Öneriler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1789
Türkiye’de pek çok yükseköğretim kurumu, öğrencilere sundukları eğitimin ve hizmetlerin kalitesini artırmak için kayda değer bir çaba içerisindedir. Bu kapsamda, bazı üniversiteler eğitim ve öğretim faaliyetleri ile ilgili tüm kurumu etkileyecek düzeyde kararlar alırlar ve değişiklikler yaparlar. Ayrıca, eğitimin ve öğretimin etkililiğinin üniversitede öğrenci başarısına etki eden önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğinden hareketle, öğretim elemanlarından da öğretimin ve derslerinin kalitesini artırmaları beklenir. Derslerde ders izlencesi kullanmak kaliteyi artırmanın yollarından birisidir. Kısaca ders ile ilgili öğretmen ve öğrenci arasındaki anlaşma olarak tanımlanan ders izlencesi, öğrencilere dersin amaçlarından derste kullanılacak kaynaklara kadar ders ile ilgili önemli bilgileri yazılı olarak aktarır. Akademik dönem başında her bir derste öğrencilere verilen ders izlenceleri sadece öğrencilere bilgi sağlamakla kalmaz; aynı zamanda onların öğrenmelerini teşvik etmede önemli bir rol oynar. Bu kapsamda, bu makale öğretim elemanlarına ders izlencesinin amacı, önemi ve boyutları ile ilgili bilgiler sunmanın yanı sıra ders izlencesi hazırlama konusunda yol gösterici fikirler sunmayı amaçlar. Bu çalışmada, literatürde yer alan önemli kaynaklar ve üniversitelerde bulunan öğretme ve öğrenme merkezlerinin konuyla ilgili sağladıkları bilgiler taranarak derlenmiştir. Ayrıca, Türkiye ve dünyada farklı yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanları tarafından kullanılan toplam 28 ders izlencesi incelendi.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 616 2017-12-01 611 Original Article
<![CDATA[A Validity and Reliability Study for a New Scale of Teachers’ Stereotypes in Educational Context | Eğitimde Öğretmenler için Yeni Bir Kalıpyargılar Ölçeği’nin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1790
Kalıpyargı, aralarındaki farklılıkları göz önüne almaksızın, bir grubun hemen hemen bütün üyelerine aynı karakteristik özellikleri atfederek bir grup insan hakkında genelleme yapmak şeklinde tanımlanır. Normal şartlarda her insanda bulunan ve zararsız olan kalıpyargıların, eğitim ortamında öğrenciler üzerinde akademik başarıyı düşürme, devamsızlığı ve okul terkini artırma gibi çeşitli olumsuzluklar oluşturma ihtimali bulunur. Bu nedenle eğitimde kalıpyargı tehdidi öğretmenlerin farkına varması gereken bir olgudur. Öğretmenlerin farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara kanıt sunma amacıyla kalıpyargı tehdidinin etkisini ortaya koyma açısından geliştirilecek ölçme araçlarına ihtiyaç bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen ihtiyacı karşılamaya yönelik, bu araştırma ile öğretmenlerin eğitim ortamında sahip oldukları kalıpyargıları belirlemeye yönelik olarak “eğitimde kalıpyargılar ölçeğinin” geliştirilerek, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması amaçlandı. Araştırmanın örneklemini 2013-2014 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında İstanbul’un 25 farklı İlçesinde, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde görev yapan 442 öğretmen oluşturmuştur. 73 aday madde ile başlanan çalışmada uygulanan açımlayıcı faktör analizi sonucu 35 maddenin elenmesiyle sekiz faktörden oluşan 38 maddelik bir ölçek elde edildi. Sekiz faktörün Eigen değerleri 1.61 ile 4.92 arasında, yük değerleri ise 4.35 ile 13.29 arasında değişiyor olup toplam yük değeri 55.98’dir. Ölçeğin bütünün Cronbach alfa ile tespit edilen iç güvenirlik değeri .866 olarak tespit edildi. Ölçeğin faktörlerine ilişkin Cronbach alfa ile tespit edilen iç güvenirlik değerleri ise .886 ile .740 arasında değişiyor. Ölçeğin sekiz faktörü arasında .338 ile .004 arasında değişen ilişki tespit edildi. Ayrıca yapılan doğrulayıcı faktör analiziyle elde edilen yapının uygunluğu desteklendi. Yukarıda yer alan bulgulardan hareketle geliştirilen 38 maddelik ölçeğin öğretmenlerin kalıpyargılarını belirlemek amacıyla kullanılabileceği söylenebilir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 626 2017-12-01 617 Original Article
<![CDATA[An Analysis on Research and Application Centers in Turkey | Türkiye’deki Araştırma ve Uygulama Merkezleri Üzerine Bir İnceleme]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1791
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, üniversitelerin bilgi üretmesi, uygulamaya ve toplumsal refaha katkı sağlaması beklenir. Bu sadece gelişmekte olan ülkeler için geçerli değildir. Modern üniversite kavramı bu temel üzerine inşa edilmiştir. Başka bir deyişle, modern üniversite tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eğitim-bilgi-ekonomi boyutlarını bir araya getirir. Bu yüzden üniversitelerin ve üniversitelerde kurulan araştırma ve uygulama merkezlerinin kuruluş amaçları, toplumsal ihtiyaçları ve sorunları belirleme ve bu doğrultuda çözümler üretmektir. Araştırma ve uygulama merkezleri hükümet ajansları, özel şirketler veya diğer kurumlar tarafından desteklenen, çoğunlukla disiplinler arası alanlarda araştırmaların yapıldığı üniversite içinde faaliyet gösteren kurumlardır. Rektörlüklere ya da diğer birimlere bağlı çalışan bu merkezlerin işlevsellikleri tartışılsa da, ülkemizde özellikle devlet üniversitelerinde pek çok araştırma ve uygulama merkezi açılmıştır. Bu çalışmanın amacı, 2000 yılı öncesinde kurulan üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin “web” sitelerindeki bilgileri ile yönetmeliklerini incelemektir. Araştırma yöntemi olarak doküman analizi yöntemi kullanılan bu çalışmada ilk aşamada “web” sitelerinde beyan edilen bilgilere bakılarak merkezlerin çevrimiçi olarak erişilebilir olma durumları ve farklı değişkenlere göre dağılımları incelenmiştir. İkinci aşamada ise, çalışma grubu oluşturulurken merkezlere ait yönetmelikler belli ölçütlere göre seçilmiştir. Bunun için öncelikle, araştırma ve uygulama merkezleri çalışma alanlarına göre kategorilendirilmiş; elde edilen 13 kategoriden en çok merkez sahibi olan beş kategori belirlenmiştir. Her bir kategoride faaliyet gösteren üçer merkezin yönetmelikleri, amaçları ve faaliyet alanları bakımından içerik analizine tabii tutulmuştur. Bulgulara göre, 2000 yılı öncesinde ülkemizde kurulan kamu ve özel üniversite sayısı 73’tür. Üniversitelerin web sitelerinde beyan ettikleri bilgilere göre 73 üniversitede toplam 1677 adet araştırma ve uygulama merkezi yer almaktadır. Bunlardan 1211 merkeze çevrimiçi olarak erişilebilmektedir. Ancak merkezlerin çevrimiçi ortamda paylaştığı bilgiler farklılık göstermektedir. Ülkemizde araştırma ve uygulama merkezleri daha köklü üniversitelerin bulunduğu şehirlerde yoğunlaşmaktadır. Ayrıca, diğer şehirlere göre daha çok üniversitenin bulunduğu İstanbul ve Ankara şehirleri bölgelerdeki merkez sayısını etkilemektedir. 466 merkezin ise çevrimiçi ortamda erişilebilirliği bulunmamaktadır. İncelenen yönetmelikler, aynı alanda çalışan ve aynı ismi taşıyan merkezlerin hem amaçları hem de faaliyet alanları bakımından pek çok farklılık barındırdığını ortaya koymuştur. Bu farklılıklar özellikle faaliyet alanlarında dikkat çekicidir. Yönetmeliklerden elde edilen verilere göre faaliyet alanları araştırma, uygulama, materyal/program/ teknoloji geliştirme, danışmanlık ve finansman temaları altında toplanmıştır. Araştırma ve uygulama merkezlerinin bu alanlara verdikleri önem ve ağırlık üniversiteden üniversiteye değişmektedir. Ülkemizdeki pek çok araştırma ve uygulama merkezinin etkin şekilde çalışmadığı, çalışanların ise araştırma odaklı olmayıp uygulamaya önem veren merkezler olduğu görülmüştür. Araştırma odaklı olmayan sürekli eğitim ve uzaktan eğitim gibi merkezlerin ve araştırma hastanelerinin ise etkin olarak çalıştığı görülmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 643 2017-12-01 627 Original Article
<![CDATA[The Meaning of Mobile Phone for Y Generation Nursing Students: A Qualitative Research | Y Kuşağı Hemşirelik Öğrencileri İçin Mobil Telefonun Anlamı: Nitel Bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1792
Bu araştırmanın amacı, Y kuşağı hemşirelik öğrencilerinin yaşantılarında mobil telefonlara yükledikleri anlamı belirlemektir. Nitel araştırma desenindeki araştırma bir devlet üniversitesinin sağlık yüksekokulu hemşirelik bölümünde gerçekleştirildi. 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 20 öğrenci ile yürütüldü. Veriler, araştırmacılar tarafından araştırmanın amacı doğrultusunda oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze görüşülerek 15-30 dakikada toplandı. Veriler nitel veri analizi yöntemine göre analiz edildi. Araştırmanın sonucunda, Y kuşağı hemşirelik öğrencileri için mobil telefonun anlamını ifade eden bağımlılık, bütünleşme, bilgilenme, sosyalleşme/eğlence ve özgürlük başlığı altında olumlu ve olumsuz beş ayrı ortak tema ortaya çıkarıldı. Katılımcıların aynı anda hem olumlu hem de olumsuz temalara sahip olduğu da gözlendi. Ayrıca katılımcıların çoğunluğunun mobil telefon bağımlısı olduklarını ifade ettikleri de saptandı. Değişen teknolojiyle beraber bu teknolojiden en iyi yararlanan gençlerin mobil telefonları çok farklı amaçlarla kullandıkları görülmektedir. Bu araştırma Y kuşağı hemşirelik öğrencilerinin mobil telefonları eğitim ve araştırmalarında sıkça kullanmalarının yanı sıra bağımlılık boyutunda kullanımlarının olduğunu da göstermektedir. Teknoloji kullanımı konusunda öğrencilerin bilinçlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 650 2017-12-01 644 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Student Empathy Level During the First Five Years of Medical Education at Ankara University | Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İlk Beş Dönem Öğrencilerinin Empati Düzeyinin Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1793
Empati, hasta-hekim ilişkisinde önemli bir beceri olup hasta ve hekim memnuniyetini arttırır. Empati, tıp eğitimi sürecinde öğretilmeli ve geliştirilmelidir, fakat yapılan birçok çalışmada sınıf düzeyi arttıkça düştüğü gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi boyunca öğrenci empati düzeylerinin ölçülmesi ve değerlendirilmesidir. Çalışmaya 1. sınıftan 5. sınıfa kadar tüm sınıflardaki tıp öğrencileri katılmıştır ve öğrenci empati düzeyini ölçmek için ‘Jefferson Doktor Empati Ölçeği’nin öğrenci versiyonu kullanılmıştır. Kesitsel olarak planlanmış olan bu çalışmada alt-ölçek puanları eğitim yıllarına ve cinsiyete göre karşılaştırılmıştır. Cinsiyete göre farklılıklar Mann-Whitney U testi ile, eğitim yıllarına göre farklılıklar da Kruskal-Wallis varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre 2. sınıfların “perspektif alma” ve “şefkatli bakım” puanları anlamlı olarak yüksek iken, 3. sınıf puanları her üç alt ölçek için anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p<0.001). Stajlar esnasındaki puanlar da sınıf ilerledikçe düşüş göstermiştir. “Perspektif alma” ve “şefkatli bakım” puanları, kız öğrenciler arasında anlamlı derecede daha yüksektir (p<0.001). Bu çalışmada tıp fakültesi öğrencilerinin empati düzeyleri, kendi kendini değerlendirme ölçeği ile değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre empati düzeyi sınıf düzeyi arttıkça düşmektedir. Bu düşüşün nedeninin kohort etkisine mi yoksa tıp eğitimi sürecindeki değişimlere mi bağlı olduğunu anlamak için daha fazla sayıda çalışmanın yapılması gerekmektedir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 656 2017-12-01 651 Original Article
<![CDATA[Preservice Teachers’ Career Adaptability Towards Teaching Profession | Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Kariyer Uyumları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1794
Bu araştırmanın amacı “pedagojik formasyon eğitimi” kurslarına katılan öğretmen adaylarının kariyer uyumlarını demografik değişkenlere göre incelemektir. Ayrıca araştırmanın diğer bir amacı kariyer uyum puanı yüksek ve düşük olan öğretmen adaylarının kariyer uyumlarına yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırmanın modeli karma yönteme dayanmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın ilk aşamasında 192 kadın, 68 erkek olmak üzere toplam 260 öğretmen adayına ulaşılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında ‘Kariyer Uyumu ve İyimserliği Ölçeği’ ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler, bağımsız gruplar için t- testi ve tek yönlü varyans analizi- ANOVA ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmen adaylarının kariyer uyumlarında; cinsiyet, medeni durum, mezun olunan bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile ‘Kariyer Uyumu ve İyimserliği Ölçeği’nden en yüksek puan alan 10 öğretmen adayı ve en düşük puan alan 10 öğretmen adayı araştırmanın ikinci aşamasına katılmıştır. Verilerin toplanması için araştırmacılar tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Veriler, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, kariyer uyum puanı yüksek olan öğretmen adayları meslek seçimini bilinçli ve isteyerek yapmışken, kariyer uyum puanı düşük olan öğretmen adaylarının çoğunun üniversiteye giriş sırasında aldıkları puana bağlı olarak mesleklerini tercih ettikleri anlaşılmıştır. Her iki grup için “pedagojik formasyon eğitimi” kursuna katılma sebebi, öğretmenlik mesleğini sevme ve gelecekte “pedagojik formasyon eğitimi” belgesine ihtiyaç duyabilmeleridir. Öğretmen adaylarının neredeyse tamamı gelecekte öğretmen olmayı planlamakta, devlet okuluna atanmayı ve maddi sıkıntıları ise kariyer engelleri olarak görmektedirler. Ayrıca öğretmen adayları için en önemli destek kaynağı aileleridir.]]>
2017-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 7 668 2017-12-01 657 Original Article