The Journal of Higher Education and Science - 2018; 8(3) - Current Issue http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of Current Issue 1300-0705 December 2018 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[The 2023 Education Vision and New Goals in Vocational and Technical Education | 2023 Eğitim Vizyonu ve Mesleki ve Teknik Eğitimde Yeni Hedefler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1838
Mesleki ve teknik eğitim ülkelerin ekonomik kalkınmasındaki önemi nedeniyle küresel ölçekte sıcak tartışmaların yapıldığı bir eğitim alanıdır. Ülkeler kendi ekonomilerinin mevcut durumu ve yönelimlerine göre mesleki ve teknik eğitimi yeniden kurgulamakta, revize etmekte ve dönüştürmektedir. Bu bağlamda her ülkenin mesleki ve teknik eğitimi kendi ülke gerçeklerini yansıtmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan 2023 Eğitim Vizyonu da bu bağlamda mesleki ve teknik eğitim için ülke gerçekleri ile örtüşen yeni bir yol haritası sunmaktadır. Yeni yol haritası sektöre duyarlı, ülkenin önceliklerine göre kendisini sürekli güncelleyen dinamik bir mesleki eğitim inşası öngörmektedir. Bu çalışmada, 2023 Eğitim Vizyonu’ndan hareketle mesleki ve teknik eğitim için geliştirilen hedefler ve bu çerçevede son zamanlarda atılan adımlar sunulmaktadır.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 435 2018-12-01 425 Review Article
<![CDATA[The Problems that Students Participating in Erasmus Programme Encountered and Their Solutions: A Phenomenological Study | Erasmus Programına Katılan Öğrencilerin Yaşadıkları Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Fenomenolojik Bir Araştırma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1839
Bu araştırmada Erasmus Değişim Programı kapsamında lisans öğreniminin belli bir dönemini yurt dışında geçiren öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde kurgulanan bu çalışmaya Karabük Üniversitesi’nde herhangi bir lisans programına kayıtlı olup bu süreçte Erasmus Değişim Programı ile belli bir süre yurt dışında öğrenim görmüş olan toplam 13 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde ölçüt örnekleme, maksimum çeşitlilik örneklemesi ve kolay ulaşılabilir örnekleme birlikte kullanılmıştır. Araştırma verileri araştırma grubu tarafından hazırlanan yarıyapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmış ve toplanan veriler içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları katılımcıların önemli bir kısmının Erasmus programını kaçırılmayacak bir fırsat olarak gördüklerini, süreçte en fazla barınma ve kültürel sorunların yaşandığını, yaşanılan sorunların çözümünde arkadaş desteğinin önemli olduğunu, Erasmus sürecinin daha etkili olması için daha fazla kaynak sağlanması ve öğrencilerin yabancı dil seviyesinin yüksek olması gerektiğini ve Erasmus programının en fazla öğrencilerin vizyonlarına, dil becerilerine ve kişisel becerilerine katkı sağladığını düşündüklerini göstermektedir. Araştırma sonucu ortaya çıkan bulgular ilgili literatürle ilişkili bir biçimde tartışmaya açılmış ve araştırma sonuçlarına dayalı olarak bazı öneriler sunulmuştur.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 450 2018-12-01 436 Original Article
<![CDATA[Determination of the Satisfaction of Vocational School Students from the 3+1 Training Model: Banaz Vocational School Case | Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin 3+1 Eğitim Modelinden Tatmin Derecelerinin Belirlenmesi: Banaz Meslek Yüksekokulu Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1840
Bu araştırma, “İşletme Yönetimi, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri, Mobilya ve Dekorasyon” programlarında uygulanmaya başlayan 3+1 Eğitim Modeli kapsamında mesleki uygulamayı tamamlayan öğrencilerin modelden tatmin derecelerini ortaya koymak amacıyla tanımlayıcı bir çalışma olarak yapılmıştır. Araştırmanın evreni, T. C. Uşak Üniversitesi, Banaz Meslek Yüksekokulu’nda 3+1 Eğitim Modeli kapsamında mesleki uygulama dersini almaya hak kazanmış ve mesleki uygulama sürecini tamamlamış 59 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma evrenini oluşturan bütün öğrencilerin ulaşılabilir olması nedeniyle ayrıca bir örnekleme stratejisi uygulanmamış ve 59 öğrenciden de dönüt alınmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Anket çalışması sonucunda örneklem kapsamındaki öğrencilerin 3+1 Eğitim Modelinin mesleki uygulama derslerinden olan beklentilerini önemli derecede karşıladığı ve mesleki anlamda tatmin sağladıkları tespit edilmiştir. Mesleki uygulamasını başarıyla tamamlayan öğrencilerin eğitim aldıkları sektörü tanıdıkları, çalışma hayatını tecrübe ederek iletişim yeteneklerini artırdıkları görülmüştür. Bu bağlamda da mezuniyet sonrasında iş edinme kaygılarının 3+1 Eğitim Modelinin mesleki uygulamayı yaptıkları yarıyıldan sonra azaldığı belirlenmiştir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 456 2018-12-01 451 Original Article
<![CDATA[The World University Rankings: Differentiations in Rankings According to the Expanded Indicator Set | Dünya Üniversiteler Sıralaması: Genişletilen Gösterge Setine Göre Sıralamada Oluşan Farklılıklar]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1841
Bu çalışmanın amacı, farklı uluslararası sıralamalardaki göstergeleri birleştirerek genişletilmiş bir gösterge seti oluşturmak ve bu gösterge setindeki kriterlerin üniversitelerin sıralamadaki yerleri üzerinde meydana getirdikleri farklılıkları inceleyerek, uluslararası sıralamalarda daha yüksek başarı için öncelenmesi gereken göstergeler hakkında yükseköğretim politikacılarını ve yöneticilerini bilgilendirmektir. Çalışma, farklı uluslararası üniversite sıralamaları tarafından yayınlanan verilerin ikincil kullanımına dayalı, puan göstergelerinin incelemesine yönelik nicel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Seçilen dört farklı uluslararası üniversite sıralamasına (ARWU, QS, THE ve URAP) ait puanlar veri setine dahil edilmiştir. Nicel veri seti üzerinde, seçili sıralamalar ile genişletilmiş gösterge setine göre oluşturulan sıralama arasındaki farklılıkların ve gösterge puanları çıkarıldığında genişletilen sıralamada oluşan farklılaşmaların belirlenmesi için analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki başarısını hızlandırmak için atıf alacak yayınlarının üretimine ve hem akademik dünyadaki ün hem de iş dünyasındaki saygınlığı artıracak uygulamalara ihtiyaç olduğunu göstermiştir. Bu anlamda, yayın sayısında artış sağlayan fakat kalitesiyle ilgili soru işaretleri oluşturan politikalar yerine, saygın bilimsel dergilerde yayınlar için akademisyenlerin masraflarına katkı sağlayacak politikalar oluşturması ve bu dergilerdeki yayınları teşvik eden ödül sistemlerinin geliştirmesi önem kazanmaktadır. Uluslararası ortaklı proje olanakları ve sanayiyle işbirliklerine yönelik destek programlarının genişletilmesi de üniversitelerinin sıralama başarısına katkı sağlayabilir. Üniversite yöneticileri ayrıca, ün/saygınlık kategorisinden daha fazla puan için, kurumlarında yürütülen öğretim programlarının içeriğinin sektörel ihtiyaçlara göre güncellenmiş dersler ile çeşitlendirilmesini sağlamaya çalışabilirler.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 470 2018-12-01 457 Original Article
<![CDATA[Determination of Professional Anxiety Levels of Undergraduate Students Who Have Physiotherapy and Rehabilitation Education | Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Eğitimi Alan Lisans Öğrencilerinin Mesleki Kaygı Düzeylerinin Belirlenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1842
Bu çalışmanın amacı, fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü öğrencilerinin mezuniyet sonrasına yönelik mesleki kaygılarını belirlemektir. Ayrıca bölüme yeni başlayan birinci sınıflar ile mezun aşamasındaki son sınıfları mesleki kaygı açısından karşılaştırmaktır. 2016-2017 öğretim döneminde fizyoterapi bölümü birinci ve son sınıf öğrencilerine, araştırmacılar tarafından geliştirilen mesleki kaygı anketi ile durumluk ve süreklilik kaygı ölçeği 1-2 (State-Trait Anxiety Inventory – STAI TX 1-2) uygulandı. Kesitsel ve tanımlayıcı olarak planlanan araştırmada her üç ölçek açısından cinsiyet ve sınıflar arası fark araştırıldı. Her üç ölçek açısından cinsiyetler arasında istatistiksel fark tespit edilemezken, mesleki kaygı maddeleri açısından sınıflar arasında fark tespit edilmiştir (p>0.05). Birinci sınıflarda mesleki yeterliğe yönelik kaygı yüksek iken dördüncü sınıflarda gelecek ve iş bulma kaygısı daha yüksek bulundu (p>0.05). Çalışmamızda, eğitim sürecinin öğrencilerin öz yeterliliklerini desteklemesini memnun edici bulduk. Dördüncü sınıfta artan gelecek ve iş bulma kaygılarının azaltılması için kariyer günleri gibi faaliyetlerin artırılmasının yararı olacağını düşünmekteyiz.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 479 2018-12-01 471 Original Article
<![CDATA[Effective Factors in the Career Choice of Nursing Students | Hemşirelik Öğrencilerinin Meslek Seçiminde Etkili Faktörler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1843
Bu çalışma hemşirelik bölümü öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipteki çalışma Namık Kemal Üniversitesi’nde öğrenim gören 208 hemşirelik öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Veriler öğrenci tanıtım formu ve Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Öğrencilerin %83.2’si kadındır. Öğrencilerin %69.7’si hemşireliği kendi isteği ile seçtiğini, % 10.6’sı mesleğini değiştirmek istediğini bildirmiştir. Öğrencilerin meslek seçimi ölçeği mesleki uygunluk alt ölçeği puan ortalaması 62.91±16.23, yaşamsal nedenler alt ölçeği puan ortalaması 45.17 ± 17.10 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin ölçek maddelerinden aldıkları puanlar değerlendirildiğinde en yüksek puan ortalaması 84,03±18,39 ile ‘Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir’ ifadesi, en düşük puan ortalaması ise 20.19±24.92 ile ‘Hemşirelik dışında yapabileceğim başka iş yok’ ifadesidir. Öğrencilerin ailede bakıma muhtaç birey varlığına, kendi isteğiyle hemşireliği seçmesine, iyi hemşire olacağına inanmasına, hemşire olmaktan mutlu olmasına ve mesleği sürdürme niyetine göre mesleki uygunluk alt ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca öğrencilerin hemşireliğin maddi gelirini yeterli görme durumuna göre yaşamsal nedenler alt ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Araştırma sonuçları öğrencilerin hemşirelik tercihinde hem mesleki uygunluk hem de yaşam koşullarının etkili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte mesleki uygunluğun yaşamsal nedenlere göre daha öncelikli olduğu söylenebilir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 487 2018-12-01 480 Original Article
<![CDATA[A Study on PhD. Research in Architecture/Architectural Design in Turkey | Türkiye’de Mimarlık/Mimari Tasarım Doktora Araştırmalarına Dair Bir İnceleme]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1844
Bu çalışma, ana odağı Türkiye’de 1995-2014 yılları arasında tamamlanmış mimarlık/mimari tasarım doktora araştırmaları olan ve amacı ‘21. yüzyılın başında Türkiye’de mimarlık/mimari tasarım alanında doktora araştırmalarının durumu hakkında bir panorama sunmak’ olarak belirlenmiş bir araştırma projesinin temel bulgularını özetleyip tartışmaya açmaktadır. Bu bağlamda, incelenmiş 240 teze dair genel verilerin yanı sıra çalışmaların konu, içerik, malzeme, yöntem, kaynaklar, alan dışı çerçevelerle ilişkiler gibi hususlarda “nitel” olarak incelenmesi sonucu elde edilmiş bulgular, yapısallığa büründürülmüş bir biçimde sunulmakta, araştırmanın bağlamı da göz önüne alınarak tartışılıp, yorumlanmaktadır. Bulgular, doktora çalışmalarında gözlenen sayısal artışın Ankara ve İstanbul’daki merkez üniversiteler ekseninde geliştiğini göstermektedir. Öte yandan sayısal artışın beraberinde özellikle nitelik ekseninde neler getirdiğinin, doktora araştırmasının tanımı ve içeriğinin kendine has özellikleri olan özgün bir araştırma türü olmaktan “bir kariyer basamağına” dönüşüp dönüşmediğinin sorgulanması gerekiyor gibi görünmektedir. Mimarlık/mimari tasarım doktora çalışmalarında hem yerel bağlamda, hem de daha evrensel bir çerçeveye oturtulabilecek konuların işlendiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda örneğin ‘konut’ ve ‘kentsel problemler’ gibi mimarlık pratiğine yönelik güncel konuların daha çok işlendiği gözlenmiştir. Bunun paralelinde, çağa ait bir olgu olan sayısal/hesaplamalı tasarım meselesinin neredeyse otonom bir alan tanımlayacak kadar popüler ve işlenmiş bir çerçeve oluşturduğu, bu temanın mimarlık eğitimi gibi geleneksel konuları da etkilediği gözlenmiştir. Mimarlık/mimari tasarım alanında yapılmış araştırmaların çok sayıda farklı disiplinden/ alandan beslendiği, bu bağlamda özellikle sanat ve sosyal ve beşeri bilimlerle olan ilişkilerin özel bir nitelik taşıdığı görülmüştür. Doktoraların kaynak kullanımında evrensel ve yerel olarak nitelendirilebilecek iki kaynak havuzundan beslendikleri görülmektedir. Bu bağlamda evrensel çerçevede yer alan birincil kaynaklara ulaşımda ‘dil bilme’ ekseninde bir sorun olduğu görülmüştür; bu tür kaynaklara erişim sorununun nitelik ve derinleşme yönünde problemler yaratabileceği düşünülmektedir. Ağırlıklı olarak yerel meselelere yönelik oluşmuş bir ‘Türkçe kaynak’ birikiminden, bu birikimin parçası olarak gerçekleştirilmiş gene aynı çerçevedeki meseleleri hedefleyen ve bu çerçeveye geri katkıda bulunan çok sayıda tezden söz edilebilir. Öte yandan böylesine sınırlı bir birikimin, çeviri metinler de göz önüne alınsa bile, sadece sınırlı sayıda konuyu hedeflediği ve alanın bilgi-bilimsel “zenginliği” göz önüne alındığında, gereklilikleri karşılamaktan uzak olduğu görülmektedir. Bütünsel olarak bakıldığında bu çalışmanın şimdiye dek ele alınıp ‘işlenmemiş’ mimarlık/mimari tasarım doktora çalışmalarına dair temel bilgileri “görünür” hale getirdiği, böylece bu bütünü paylaşılır ve tartışılabilir bir duruma getirdiği düşünülmektedir. Bu niteliğiyle Türkiye mimarlık doktora araştırma ortamının yapısını ve bu yapıyı oluşturan temel nitelikleri anlamada yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışmanın, gerek işaret etmiş olduğu problemlere yönelik çözüm stratejileri geliştirilmesi gerekse kurum ve ülke ölçeğinde mimarlık doktora programlarının/eğitiminin planlanması, yenilenmesi ve yönlendirilmesi için bir kaynak olması beklenmektedir. Çalışmanın takiben yapılacak araştırmalara bir temel, bir başlangıç niteliği taşıdığı da düşünülmektedir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 501 2018-12-01 488 Original Article
<![CDATA[Needs Analysis of Curriculum and Instruction Master Degree Program | Eğitim Programları ve Öğretim Yüksek Lisans Programı İhtiyaç Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1845
Bu araştırmanın amacı; Eğitim Programları ve Öğretim (EPÖ) yüksek lisans programları için tasarlanacak öğretim programına temel teşkil etmek üzere bir ihtiyaç analizi çalışması yapmaktır. Bu amaçla EPÖ yüksek lisans programında öğrencilere kazandırılması gereken yeterliklerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma betimsel bir çalışma olup nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapan sekiz akademisyen ve Düzce Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü EPÖ yüksek lisans mezunu veya tez aşamasında olan 13 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler görüşme ve odak grup görüşme teknikleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Ses kaydına alınan görüşmeler araştırmacılar tarafından yazıya dökülmüş ve iki ayrı araştırmacı tarafından veriler kodlanmıştır. Kodlayıcılar arası güvenirlik %87 olarak bulunmuştur. Daha sonra söz konusu bu kodlar birbiriyle karşılaştırılarak ortak kategoriler oluşturulmuştur. Araştırma bulguları; “EPÖ program geliştirme boyutu yeterlikleri”, “EPÖ öğretim boyutu yeterlikleri”, “EPÖ bilimsel araştırma boyutu yeterlikleri” ve “EPÖ beceri ve değer boyutu yeterlikleri” olmak üzere dört ana başlık altında toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Eğitim Programları ve Öğretim anabilim dalları yüksek lisans programlarında ihtiyaç duyulan yeterlikler belirlenmiş ve çeşitli öneriler geliştirilmiştir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 511 2018-12-01 502 Original Article
<![CDATA[When Students Become Customers; The Changing Relationship Between the Student and the Academic: A Case Study from Social Sciences in Turkey | Öğrenciler Müşteri Olduklarında; Akademisyen ve Öğrenci Arasındaki İlişkinin Değişimi: Türkiye’de Sosyal Bilimlerden Bir Vaka Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1846
Yükseköğretim, kâr potansiyeli yüksek, stratejik bir meta haline gelirken, yükseköğretimin tanımının hızlı bir şekilde değişmekte olduğu görülmektedir. Bu değişen bağlamda, artan bir şekilde metalaşmakta olan yükseköğretimin parçası olan tarafların da farklı konumlara geçtikleri görülmektedir. Hizmet sağlayıcısı konumuna geçen akademisyenlerin, öğrencilerin birer müşteri olarak ele alındıkları ‘Neoliberal Üniversite’de profesyonellik statülerini yitirmeleri söz konusudur. Bu durum, çalışmada ele alınacağı üzere, kurumlar, akademisyenler ve öğrenciler arasındaki ilişkinin dönüşümü çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, İstanbul ve İzmir’de bulunan devlet ve vakıf (özel) üniversitelerinde çalışmakta olan 28 akademisyenle gerçekleştirilmiş niteliksel bir Doktora çalışmasının sonuçlarını, akademisyenin konumu temelinde ele almaktadır. Akademisyenlerin öğrencileri ile olan ilişkilerinin artan bir şekilde denetlendiği ve müşteri konumuna geçen öğrencilerin taleplerine ilişkin akademisyenlerin deneyimi temelinde bu çalışmada sunulacak olan vaka, yükseköğretimin değişen yapısına ilişkin tartışmanın ışığında yürütülecektir. Bu tartışma, akademisyenlik mesleğinin, ‘Neoliberal Üniversite’ çatısı altında geçirmekte olduğu değişime ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçasıdır.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 521 2018-12-01 512 Original Article
<![CDATA[The Predictive Power of Prospective Teachers’ Self-efficacy Perceptions of 21st Century Skills for Their Lifelong Learning Tendencies | Öğretmen Adaylarının 21. Yüzyıl Becerilerine İlişkin Öz-yeterlik Algılarının Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimlerini Yordama Gücü]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1847
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz-yeterlik algılarının yaşam boyu öğrenme eğilimlerini yordayıp yordamadığını belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma, tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören 400 öğretmen adayıyla yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama araçları olarak Gür-Erdoğan ve Arsal (2016) tarafından geliştirilen “Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri ölçeği” (YBÖEÖ) ile Anagün ve ark. (2016) tarafından geliştirilen “Öğretmen Adaylarına Yönelik 21. Yüzyıl Becerileri Yeterlilik Algıları Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi, ANOVA, Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı ve basamaklı regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin çok yüksek düzeyde, 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz-yeterlik algılarının ise yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve lisansüstü eğitim yapma isteğine göre öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz-yeterlik algıları anlamlı farklılık göstermezken, kadın öğretmen adaylarının erkeklere göre, lisansüstü eğitim yapmak isteyenlerin istemeyenlere göre, yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, araştırmada öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz-yeterlik algıları ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu, öğrenme ve yenilenme becerileri ile yaşam ve kariyer becerilerinin öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimlerini anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 531 2018-12-01 522 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Peer Mentoring Program in Higher Education: Does it Support Smooth Transition of New Faculty to the Academia? | Yükseköğretimde Mentorluk Programının Değerlendirilmesi: Mentorluk Yeni Öğretim Üyelerinin Akademiye Geçiş Sürecini Kolaylaştırıyor mu?]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1852
Öğretim üyelerine yönelik mentorluk programı, yükseköğretim kurumlarında öğretim üyelerinin gelişimini desteklemek amacıyla uygulanmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, Ankara’daki bir devlet üniversitesinde uygulanan mentorluk programına dâhil olan mentor ve mentee öğretim üyelerinin mentorluk programının etkililiğine yönelik görüşlerini ve önerilerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma deseni ve bu kapsamda veri toplamak için yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Örneklem, sekiz mentor ve dokuz mentee öğretim üyesini kapsamaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçlar, akran mentorluk programının öğretim üyelerinin profesyonel gelişimine katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Mentor öğretim üyeleri aynı zamanda mentorluk programının kendi kariyer gelişimleri için sağladığı katkıları da vurgulamışlardır. Son olarak, çalışmada, hem mentor hem de mentee öğretim üyeleri, mentorluk programının etkililiğini artırmak üzere önemli önerilerde bulunmuşlardır.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 541 2018-12-01 532 Original Article
<![CDATA[The Effects of Expansion of Higher Education on Social Stratification in Turkey | Türkiye’de Yükseköğretimin Yaygınlaşmasının Toplumsal Tabakalaşmaya Etkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1848
Bu çalışma Türkiye’de son yıllarda yükseköğretimin yaygınlaşmasının toplumsal tabakalaşmaya dayalı sosyo-ekonomik eşitsizlikler üzerindeki etkisini incelemektedir. TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi ve Yetişkin Eğitimi Araştırması verileri kullanılarak yapılan analizlerde ebeveyn mesleki statüsü, birey eğitim düzeyi ve birey mesleki statüsü üçgenindeki ilişkiler ele alınmış, yükseköğretimin yaygınlaşmasıyla birlikte ebeveyn mesleki statüsü ile birey mesleki statüsü arasındaki ilişkilerin zayıfladığı görülmüştür. Ancak, ebeveyn mesleki statüsünün bireyin eğitim düzeyi üzerinde hâlâ yüksek bir etkisinin olduğu, dolayısıyla toplumsal tabakalaşmanın yeniden üretiminin eğitime eşit erişimin sağlanması yoluyla değil, bir bileşik etki ile azaldığı bulunmuştur. Bu azalma uluslararası literatürde olduğu gibi, üniversite düzeyinde eğitim alan bireylerin mesleki statülerinin ebeveynlerinin mesleki statüsünden daha az etkilenmesi ve Türkiye’de yükseköğretim düzeyinde eğitim alanların oranının hızla artmasıyla mümkün olmuştur. Lojistik regresyon analizi, üniversite derecesine erişim konusunda cinsiyet, ebeveyn mesleki statüsü, anne ve baba eğitim düzeyi ve kuşak değişkenlerinin hâlâ önemli ölçüde etkin olduğunu göstermektedir. Ebeveyn ve çocukların eğitim ve meslek düzeylerine ilişkin daha detaylı bilgiler içeren verilerle yapılacak analizler toplumsal eşitsizliklerin lisansüstü dereceler veya eğitimin niteliği üzerinden yeniden üretilip üretilmediğini gösterebilecektir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 551 2018-12-01 542 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Pollution Prevention Focus in Environmental Engineering Undergraduate Education | Çevre Mühendisliği Lisans Eğitiminde Kirlilik Önleme Odaklılığının Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1849
Günümüzde çevrenin ve doğal kaynakların bir bütün olarak korunması oldukça önemli hale gelmiştir. Buna bağlı olarak ülkelerin çevre politikalarında ve çevreyle ilgili düzenlemelerinde kirlilik önleme stratejilerine ağırlık verilmektedir. Ancak kirlilik önleme yaklaşımını hayata geçirebilmek için konu ile ilgili alanlarda teknik bilgi ve birikime sahip uzmanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konudaki ihtiyacın karşılanması için üniversitelerin lisans programlarında kirlilik önleme yaklaşımını temel alan eğitim konularına yer verilmesi gerekmektedir. Çevre mühendisliği konunun tam olarak ele alınabilmesi için bu alanda yer alan en uygun mühendislik dallarından biridir. Bu sebeple çevre mühendisliği eğitiminde kirlilik önleme odaklı lisans derslerine daha çok gerek duyulmaktadır. Yapılan bu çalışmada, ülkemizde bulunan 46 üniversitedeki çevre mühendisliği bölümlerinin ders katalogları ve ders içerikleri detaylı olarak incelenerek toplam 180 alan dersi kirlilik önleme içerikleri açısından çoklu kriter analizine (MCA) göre değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kirlilik önleme temelli yaklaşımlar çevre mühendisliği lisans eğitiminin temel hedefleri arasında yer almasına rağmen 180 lisans dersinin ancak ortalama %1.8’i kirlilik önleme odaklı derslerden oluşmaktadır. Bununla birlikte çevre mühendisliği lisans derslerinin %11’i kirlilik önlemeye katkısı bulunduğu ve %5’inin ise tamamen kirlilik önleme odaklı ders içeriklerine sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca üniversitelerdeki çevre mühendisliği lisans eğitiminin mevcut ihtiyaçlara daha iyi cevap verebilmesi, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlanması, çevre ve doğal kaynaklarımızın korunması ve mezunların istihdam olanaklarının artırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 566 2018-12-01 552 Original Article
<![CDATA[Primary and Middle School Teachers’ Awareness Regarding Critical Thinking | İlkokul ve Ortaokullarda Görevli Öğretmenlerin Eleştirel Düşünmeye İlişkin Farkındalıkları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1853
Eleştirel düşünme, bireylerin düşüncelerini mantık süzgeçlerinden geçirerek, alternatiflerin gözden geçirilmesi, açık ve doğru bilgilere dayanan bir düşünme sürecini kapsar. Okulun ve dolayısıyla eğitimcilerin rolü, eleştirel düşünme açısından düşünüldüğünde; çok yönlü düşünme, sorgulama, ayrıntıya girme gibi yolları kullanma açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda öğretmenlerin eleştirel düşünmeye ilişkin farkındalıklarının incelendiği bu çalışmada 42 öğretmenden yazılı bir form aracılığıyla veriler toplanmıştır. Öğretmenlerin sundukları metaforların analiz edilmesi sonucunda metaforları açıklayan farklı bakış açılarından yararlanmak, çok yönlü ve boyutlu düşünme, sorgulama, akıl yürütme ve muhakeme gibi kategorilere ulaşılmıştır. Genel olarak öğretmenlerin kullandıkları metaforlar ve verdikleri örneklerin benzer şekilde eleştirel düşünme tanımlamaları ile tutarlı oldukları ve eleştirel düşünmeyi doğru şekilde açıkladıkları görülmüştür.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 573 2018-12-01 567 Original Article
<![CDATA[The Impact of Emotions on the Well-Being of the English Preparatory Program Instructors | The Impact of Emotions on the Well-Being of the English Preparatory Program Instructors]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1854
Bu çalışmanın amacı, İstanbul, Türkiye’deki vakıf (kâr amacı gütmeyen, özel) üniversitelerinin İngilizce Hazırlık Programlarında çalışan İngilizce Okutmanlarının duygularının iyi olma durumlarına etkisini bulmaktır. Karma yöntem araştırma tasarımı olan bu çalışma, spesifik olarak yabancı dil olarak İngilizce öğreten okutmanların en çok hissettikleri duygu durumlarını (pozitif ve negatif), deneyim yılının duygularını ne ölçüde etkilediklerini ve son olarak da katılımcıların duygu durumlarındaki değişikliklere yönelik görüşlerini araştırmayı hedeflemektedir. Nicel veriler toplam beş farklı İngilizce Hazırlık Programı’nda görev yapan 66 İngilizce okutmanından Chen (2016) tarafından hazırlanan Öğretmen Duygu Ölçeği aracılığıyla toplanırken, nitel veriler katılan okutmanların 28’i tarafından yazılan duyguları hakkındaki görüşlerini bildirdikleri yansıtıcı metinlerden alınmıştır. Çalışmanın bulguları; katılımcıların çoğunlukla pozitif duygular hissettiğini göstermektedir. Ek olarak, kıdem yıllarının da katılımcılarının sadece neşe duygusuna olumlu bir etki yarattığı bulunmuştur. Ancak, öğrencilerinin, özel yaşamlarının ve iş yerlerinin de okutmanların duygularını ve iyi olma durumlarının etkileyen önemli faktörler olduğu bulunmuştur. Sonuçlara göre, hazırlık okullarında pozitif duyguların gelişmesine yönelik öneriler çalışmanın içinde sunulmuştur.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 582 2018-12-01 574 Original Article
<![CDATA[Standardization Problem of University Names in University Ranking Systems: The Case of University Ranking by Academic Performance (URAP) | Üniversite Sıralama Sistemlerindeki Üniversite Adlarının Standardizasyon Sorunu: “University Ranking by Academic Performance (URAP)” Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1855
Günümüzde üniversite sıralama sistemleri çok farklı çevrelerce ele alınan bir konudur. Özellikle üniversite ile ilgili karar verici kişiler üniversite sıralama sistemlerini oldukça önemsemektedirler. Öte yandan sıralama sistemlerinin metodolojisi ve zayıf yanları üzerinde yapılan ciddi tartışmaların sayısı da çok fazla değildir. Bu araştırmada üniversite sıralama sistemlerindeki standardizasyon problemi ele alınmakta ve “University Ranking by Academic Performance (URAP)” örneği üzerinden konunun farklı boyutlarına dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Üniversitelerin sıralandığı listeler üzerinden karşılaştırmaların sağlıklı şekilde yapılabilmesi büyük ölçüde sıralama listelerindeki üniversite adlarının standart olup olmadığına bağlıdır. Çalışmamız URAP’ın ilk ortaya çıktığı yıl olan 2010 ile 2015 yılları arasını kapsamaktadır. Söz konusu yıl aralığında altı ayrı sıralama listesi incelenmiştir. Bu listelerde yer alan üniversite adlarının farklı yıllarda farklı şekilde geçtiği saptanmıştır. 2010-2015 yılları arasında URAP’ta adı standart olmayan 779 üniversite bulunmaktadır. Kimi üniversiteler ise aynı yıl içerisindeki listede birden çok kez yer almaktadır. Bu durumun sıralama mantığına uygun olmadığı açıktır. Üniversite sıralama sistemlerini önemli gören kişi ve kurumların bu tür sorunlar konusunda bilinçli olması ve oluşturacakları politikalarda buna uygun şekilde hareket etmeleri gerekmektedir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 592 2018-12-01 583 Original Article
<![CDATA[Designing and Evaluating a Faculty Development Program on English Language Needs: A Mixed Methods Approach | Öğretim Elemanlarının İngilizce İhtiyaçlarına Yönelik Bir Mesleki Gelişim Programının Tasarlanması ve Değerlendirilmesi: Bir Karma Araştırma Yaklaşımı]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1856
Öğretim elemanlarının mesleki gelişimi, son dönemlerde önem kazanan araştırma konularındandır ve günümüzde akademisyenlerin ihtiyaçları konusunda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Akademik ortamlarda İngilizcenin gerekliliğini dikkate alan bu çalışmada, akademisyenlerin yabancı dil ihtiyaçlarının belirlenmesi ve belirlenen ihtiyaçlara uygun olarak tasarlanacak bir akademik gelişim programramının etkinliğinin araştırılması hedeflenmiştir. Araştırma amaçlarına ulaşmak için çok-aşamalı karma araştırma deseni benimsenmiştir. Bu amaçla, akademisyenlerin İngilizce ihtiyaçlarını belirlemek için öncelikle Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde görev alan 105 öğretim elemanına ihtiyaç analizi anketi uygulanmıştır. Daha sonra 35 öğretim elemanının katılımıyla akademisyenlerin ihtiyaçlarına yönelik üç haftalık yoğunlaştırılmış İngilizce eğitimi programı yürütülmüştür. Böylece, programa katılan öğretim elemanlarının İngilizce iletişim kurma istekliliği, algılanan İngilizce konuşma ve yazma öz-yeterlilik seviyelerindeki değişim araştırılmıştır. Ayrıca, programın sonunda açık uçlu yazılı mülakat sorularıyla öğretim elemanlarının eğitim programının etkinliği hakkındaki görüşleri alınmıştır. İhtiyaç analizi sonucunda, öğretim elemanlarının İngilizce dil yeterliği açısından kendilerini başlangıç veya orta seviyede gördüğü, bir dizi akademik amacı gerçekleştirebilmek için İngilizceye büyük oranda ihtiyaç duyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim programın etkinliğine yönelik sonuçlar, öğretim elemanların İngilizce iletişim kurma istekliliği, algılanan konuşma ve yazma öz-yeterlilik öntest ve son test puanları arasında son-test puanları yönünde anlamlı bir fark olduğunu göstermiştir. Açık uçlu sorulardan elde edilen sonuçlar programın etkinliğini hakkında daha detaylı bilgi vermiş ve öğretim elemanlarının yabancı dil seviyelerinin benzeri eğitim programlarıyla artırılması gerekliliğinin altını çizmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşmasına yönelik öneriler kapsamında değerlendirilmiştir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 604 2018-12-01 593 Original Article
<![CDATA[An Exploration of Graduate Learners’ Academic Attributions: A Case Study from Higher Education Context | Lisansüstü Öğrencilerinin Başarı Atıflarına Yönelik Bir Araştırma: Yükseköğretim Bağlamından Bir Durum Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1857
Bu çalışmanın amacı lisansüstü düzeyde öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı ve başarısızlığa yönelik atıflarının incelenmesidir. Nicel yönelimli araştırmalardan farklı olacak şekilde, bu çalışmada katılımcıların akademik başarı ve başarısızlıklarına yönelik nedensel atıflarının derinlemesine belirlenmesi için nitel teknikler veri toplama ve analiz süreçleri için işletilmiştir. Katılımcıların nedensel atıfları Weiner’ın Atıf Modeli’nin temel dört yönü olan beceri atıfları, çaba atıfları, şans atıfları ve bağlamsal atıflar aracılığıyla incelenmiştir. Kasıtlı bir şekilde organize edilen sosyal etkileşimler katılımcıların başarı ve başarısızlığa yönelik atıflarını değiştirmede önemli bir etmen olarak bulunmuştur. Ek olarak, bireysel olarak geliştirilen, uyumlaştırıcı stratejilerin başarı ve başarısızlığa yapılan atıfları dışsal bir eğilimden içsel bir eğilime çevirebileceği tespit edilmiştir. Kendi şahsına münhasır atıfsal akıl yürütme stillerinin, katılımcıların atıfsal eğilimlerinin belirleyicileri olduğu ve öğrenilmiş çaresizliğin katılımcıların atıfsal yönelimleri ile bileşen bir parça olduğu bulunmuştur.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 618 2018-12-01 605 Original Article
<![CDATA[The Relationship between University Students’ Attitudes Toward Seeking Psychological Help and Some Demographic Variables, Self-Control and Self Esteem | Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik Yardım Alma Tutumlarının Bazı Demografik Değişkenler, Öz Denetim ve Benlik Saygısı ile İlişkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1850
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumlarının bazı demografik değişkenlere (cinsiyet, daha önce profesyonel psikolojik yardım alıp almama, eğitim görülen fakülte) göre incelenmesi ve ayrıca üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumları ile öz denetimleri ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel desene dayalı olarak tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 bahar döneminde Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin çeşitli fakültelerinde (Eğitim Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Fen Fakültesi, İletişim Fakültesi) eğitim gören 376 (%67) kadın ve 190 (%33) erkek olmak üzere 576 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma grubunda yer alan öğrencilerin yaşları 18 ile 39 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 20.70’dir (SS= 2.16). Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacılar tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği Kısa Formu (Türküm, 2004), Öz- Denetim Ölçeği (Duyan, Gülden ve Gelbal, 2012) ve Doğan (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan İki Boyutlu Benlik Saygısı Ölçeği (Kendini Sevme ve Öz-Yeterlik Ölçeği) kullanılmıştır. Yapılan istatistiki analizler; üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya yönelik tutum puanlarının cinsiyete, daha önce profesyonel psikolojik yardım alıp almama, eğitim görülen fakülte değişkenlerine bağlı olarak istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği bulgulanmıştır. Ayrıca üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya yönelik tutumları ile öz denetimleri ve benlik saygıları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında psikolojik yardım almaya yönelik tutumun, bireylerin iyi olma durumlarına doğrudan ya da dolaylı etki etmesi mümkün olan ve birçok faktörden etkilenebilen önemli bir değişken olduğu söylenebilir.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 625 2018-12-01 619 Original Article
<![CDATA[The Practical Adaptation, Validity and Reliability Studies of the Pedagogical Belief Systems Scale | Pedagojik İnanç Sistemleri Ölçeğinin Uygulamalı Olarak Uyarlama, Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1851
Bu çalışmanın amacı Pedagojik İnanç Sistemleri Ölçeğinin (PİSÖ) gerçek bir araştırma bağlamında uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışmasının gerçekleştirilmesidir. PİS֒nün psikometrik özelliklerinin belirlenebilmesi için farklı bölümlerde öğrenim gören 689 öğretmen adayının ölçeği tamamlaması sağlanmıştır. Ölçeğin geçerlik çalışmaları için hem açıklayıcı, hem de keşfedici faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Faktör analizleri, genelde ölçeğin teorik modeller ile uyumlu olduğunu ve çeşitli yapılar tarafından karakterize edilen iki faktöre sahip olduğunu göstermiştir. PİS֒nün faktörleri öğretmen-merkezli pedagojik inançlar ve öğrenci-merkezli pedagojik inançlardan oluşmaktadır. Ayrıca PİS֒nün güvenilir bir ölçek olduğu da yapılan analizler sonucunda anlaşılmıştır. PİSÖ aktif olarak işe koşulduğunda, katılımcı öğretmen adaylarının daha öğrenen-merkezli bir pedagojik inanç eğilimine sahip oldukları görülmüştür. Sosyodemografik değişkenler açısından çeşitli değişkenler işe koşulduğunda, PİS֒ye ait skorların sadece cinsiyet değişkeni açısından önemli bir farklılık arz ettiği, sosyo-ekonomik statü, yerleşim birimi, anne ve baba eğitim düzeyi gibi diğer faktörlerden etkilenmeden inanç eğilimlerini belirleyebildiği gözlemlenmiştir. Bulgular ilgili literatür ışığında derinlemesine tartışılmıştır.]]>
2018-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 8 642 2018-12-01 626 Original Article