The Journal of Higher Education and Science - 2019; 9(3) - Current Issue http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of Current Issue 1300-0705 December 2019 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[How to Evaluate Curricula in Higher Education? Designs Based on Four-Stage Evaluation and Discrepancy Models | Yükseköğretimde Öğretim Programları Nasıl Değerlendirilmelidir? Dört Aşamalı Değerlendirme ve Farklar Modellerine Dayalı Tasarımlar]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1893
Üniversitelerin eğitim, araştırma ve topluma hizmet görevlerini bilimsel, teknolojik, ekonomik ve sosyal alanlarda yaşanan gelişmeler ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirmeleri beklenmektedir. Üniversitelerin en önemli görevlerinden biri olan eğitim görevinin niteliğinin/ kalitesinin artırılması için eğitim/öğretim programlarının program geliştirmenin kuram ve ilkelerine göre geliştirilmesi gerekmektedir. Program geliştirme çalışmalarına, yeni geliştirilecek programa ilişkin ihtiyaç analizinin yapılması veya uygulanmakta/uygulanacak olan programın değerlendirilmesiyle başlanılmalıdır. Program değerlendirme çalışmalarında genel ilke/kurallar dikkate alınmalı ve bu çalışmaların her biri, bir ya da birden fazla değerlendirme modeline dayandırılarak yapılmalıdır. Bu çalışmanın amacı, yükseköğretimde öğretim programlarını değerlendirme sürecinde gerçekleştirilebilecek işlemleri açıklamak ve bu süreçte kullanılabilecek program değerlendirme modellerine dayalı tasarımlar geliştirmektir. Bu çalışma, bir derleme çalışmasıdır. Çalışmada, yükseköğretimde öğretim programları değerlendirilirken gerçekleştirilmesi önerilen işlemler açıklanmış ve değerlendirme sürecinde kullanılmak üzere Kirkpatrick’in dört aşamalı değerlendirme ve Provus’un farklar modellerine dayalı iki farklı tasarım sunulmuştur. Bu tasarımlar, yükseköğretimin eğitim görevinin niteliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapan uzman/birim/komisyon/merkezler tarafından eğitim/öğretim programları değerlendirilirken kullanılabilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 362 2019-12-01 349 Review Article
<![CDATA[Music and Human Voice in the Context of Mood | Duygudurum Bağlamında Müzik ve İnsan Sesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1894
Müzik, farklı kültürlerin kendine özgü dokusunu yansıtan ve içerisinde barındıran evrensel bir iletişim aracıdır. Müziğin bazı özelliklerinin insanlar üzerinde olumlu veya olumsuz yönde etki bıraktığı söylenebilir. Söz konusu etkinin hiç şüphesiz müziğin birleştirici ve bağlayıcı yönlerinden kaynaklandığı düşünülse de, müziğin diğer alanları (psikoloji, tıp, matematik vb.) kapsayıcı yönü, disiplinlerarası birçok alan ile ilişkisel bir görünüme sahip olmasını hem gerekli kılmış hem de daha belirgin bir hale getirmiştir. Müziğin; tedavi, beyin, psikolojik faktörler ve duygudurum gibi farklı ilişkiler üzerine yöneldiği ve bu ilişkilerde olumlu gelişmeler gösterdiği öteden beri bilinse ve müziğin duyguların dili olduğu söylense de, müzikteki duyguların psikolojik özellikleri hakkındaki fikirler, hâlâ çelişkili ve teorik bir temele dayandırılamamıştır. Bunun dışında sesin yapısında var olan duygusal anlam, insanların müzik dinlemeye başladığında farklı duygudurumunda olabilmesine imkan tanımaktadır. Bu ve benzeri birçok durum, ilk çağlardan itibaren müzik için seslerini kullanan insanoğlunun kendi sesini keşfetmesini ve daha güzel kullanma çabasını bir gereklilik olmaktan çıkarıp, adeta bir zorunluluk haline dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, insanları yeni yöntemler için farklı arayışlara yöneltmiş ve bu yönelim de gelişmeyi paralelinde getirmiştir. İnsan sesi, hem insanların ellerindeki mevcut çok amaçlı enstrümanlardan biri, hem de insan vücudunda yer alan ve sürekliliği olan bir enstrüman olarak görülebilir. Dolayısıyla bilimsel ve teknolojik gelişmeler, birçok farklı alanda olduğu gibi, insan sesi için de farklı disiplinlerin bir araya gelmesini sağlamıştır. Bu sayede, günümüzde insan sesindeki etki, çekicilik, kişiliğe ait izler, duygu, duygudurum vb. farklılıklar keşfedilmiş ve insan sesi iyileştirme için olağanüstü enstrümanlardan biri ve en kolay kullanabileceğimiz ses aygıtı olması dolayısıyla hayatın birçok alanına entegre edilmiştir. Sonuç olarak, günümüz dünyasının hem bilim ve teknolojideki yenilikler ile birlikte sürekli bir sirkülasyon halinde olması, hem de bilgi ve iletişim çağına uygun hareket etme gerekliliği, beraberinde yenilikçi bakış açısını ve fenomenal bir gelişim evresini gerekli kılmaktadır. Nitekim, bilginin üretilip insanların hayatlarına yol gösterici bir konuma gelebilmesi, bilginin işlenip; kavrama, uygulama ve değerlendirilmesi ile mümkün olmaktadır. Dolayısıyla bilim dünyasındaki bu gelişim, insan duygularını da anlamlandırmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda düşünüldüğünde, görsel sanatlardan sinema ve televizyona kadar birçok alanda, insan duygularında değişim yaratmak istendiğinde, öncelikli tercihin müzik ya da insan sesi olduğu görülmektedir. Bu tercihin sebepleri arasında, müziğin evrenselliği ve insan üzerindeki etki boyutu sayılabilir. Müziğin; tedavi edici yönü, beyin üzerinde yarattığı çalışma potansiyeli, bir müzisyen için el kol koordinasyonu, ani duygu değişimlerine direktifler sağlaması (üzgün hissettiren bir müziğin, başka bir müzikle neşeli hissini sağlaması), resim/heykel/sinema ve tiyatro gibi farklı alanlarda duygu değişimine ve eserin içine katabilme özelliğinin bulunması gibi durumlar neticesinde araştırma önemlidir. İlaveten, son zamanlarda müzik, duygu ve duygudurum üçgeninde kayda değer bir artışın olduğunu, müzik ve duygu/duygudurumu tanımanın ayrıntılı bir konu haline geldiğini söylemek mümkündür. Ayrıca müzik ve duygudurum arasındaki ilişki, disiplinlerarası birçok çalışma alanının etkileşim halinde olmasına zemin hazırlayarak, bu alanlarda değişim, gelişim ve dönüşüm evresine paralel olarak müzik psikolojisi alanında yapılan araştırmaların da artmasına olanak sağlamıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 374 2019-12-01 363 Review Article
<![CDATA[A Critical Discourse for Higher Education Preparatory Class Language Instructor Employment | Yükseköğretim Hazırlık Sınıfı Dil Eğitmeni İstihdamına Yönelik Eleştirel Bir Söylem]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1895
Türkiye’de yabancı dil eğitimi sadece ilk ve ortaöğretimde değil aynı zamanda yükseköğretim kurumlarının hazırlık sınıflarında da bir sorundur. Öğrencilerin yabancı dil yeterliğinin zayıf ve dil öğrenmeye karşı motivasyonlarının az oluşu, sadece üniversitelerin uluslararasılaşmada değil, aynı zamanda bilgi ekonomisi toplumunun oluşumunda da olumsuz bir faktördür. Yapılan kapsamlı çalışmalarda, temel sorunu besleyen çeşitli faktörler belirlenmiş ve bu faktörlerin iyileştirilmesine yönelik kalite programları oluşturulmuş ve yönetmelikler revize edilmiştir. Özellikle, dil eğitiminin uygulayıcıları olan öğretim görevlilerinin istihdamına yönelik yapılan değişiklikler incelendiğinde, düzenlemelerdeki bazı maddelerin muğlak ve yoruma açık olduğunu ve dil eğitimine bir sistem olarak yaklaşılmadığını göstermektedir. Yönetmeliklerde geçen “yüksek lisans yapmış olmak” ifadesi, öğretim görevlisi kadro ilanlarında “alanında yüksek lisans yapmış olmak” şeklinde işe koşulmaktadır. Dolayısıyla çok disiplinli bir sistem olan dil eğitimine, pozitif ayrımcılık yapılarak filoloji disiplini bakış açısı ile yaklaşılmaktadır. Oysaki dil eğitiminde öğretim görevlilerinin dil yetkinliğine sahip olması, eğitim sorunlarının çözümünde temel değil, destekleyici bir yetkinliktir. Eğitim programı ve öğretim, ölçme ve değerlendirme, mesleki yeterlik, eğitim psikolojisi, eğitim felsefesi ve eğitim politikalarından kaynaklanan sorunları çözmek çok disiplinli bir tartışma ortamını gerektirmektedir. Kadro ilanları ve istihdamda belirli bir disiplin anlayışından uzaklaşarak, kurumsal hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda dil eğitimi, öğretimi ve öğrenimi gibi alanlarda bilgi, beceri, uzmanlık ve deneyimleri geliştiren herhangi bir programda tezli yüksek lisans yapmış ve iş tanımı gereği bu donanımlarını işe koşabilecek adayların değerlendirmeye alınması, mevcut sorunların çözümde önemli bir adım olacaktır. Bu sebeple, yüksek lisans çalışmasının belirli bir disiplin alanında olmasından ziyade, dil eğitimi uzmanlığını geliştirmesi ve sistemin sorunlarını çözebilecek yetkinliği kazandırıyor olması daha gerçekçidir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 383 2019-12-01 375 Review Article
<![CDATA[A Pedagogical Model for Teaching Socioscientific Issues | Sosyobilimsel Konuların Öğretimi için Pedagojik Bir Model]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1896
Bu çalışmanın amacı, bugüne kadar önerilen sosyobilimsel konuların öğretim modellerini inceleyerek sosyobilimsel konuların öğretimi için daha kapsayıcı ve bütünsel bir pedagojik model ortaya konulmasıdır. Bu doğrultuda öncelikle sosyobilimsel konuların doğası, fen eğitimindeki yeri, literatürde yer alan öğretim modelleri ve sosyobilimsel konuların öğretimini etkileyen faktörler incelenerek öğretim için kullanılabilecek pedagojik bir model önerisi sunulmuştur. Ortaya konulan bu model, etkili bir sosyobilimsel konular öğretim sürecine dair öğretmenin sahip olması gereken bilgi alanlarını ve bu alanlara dair yeterlilikleri tanımlamaktadır. Bu model ve bileşenleri, bu alanda öğretmen yeterliliklerini ortaya koymayı amaçlayan araştırmalarda, bu alana dair enstrüman geliştirme çalışmalarında, öğretmenlerin sosyobilimsel konulardaki yeterliliklerinin zamanla nasıl değiştiğini gözlemleme süreçlerinde kullanılabilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 401 2019-12-01 384 Review Article
<![CDATA[Human and Technological Investments within the Economic Development of Turkey: Research and Development Expenditure, and Higher Education Spending for Students and Graduates | Türkiye’nin Ekonomik Gelişiminde Beşeri ve Teknolojik Yatırımlar: Araştırma ve Geliştirme Harcamaları, Öğrenci Bazında Yükseköğretim Harcamaları ve Mezun Kitlesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1897
Bu araştırmanın amacı, Türkiye’nin ekonomik gelişimi ile beşeri ve teknolojik yatırımlar arasındaki ilişkileri incelemektir. Ekonomik gelişim Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) üzerinden değerlendirilirken, teknolojik yatırımlar Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) harcamaları, beşeri sermaye unsurları ise yükseköğretimde öğrenci başına harcama miktarları ile mezun sayıları olarak ele alınmıştır. Bu değişkenler arasındaki yordayıcı ilişkileri incelemek için araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın veri setine, GSMH ve Ar- Ge harcamaları için Türkiye İstatistik Kurumu, yükseköğretimde öğrenci başına harcamalar için Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve yükseköğretim mezun sayıları için yine YÖK tarafından sağlanan 1997-2018 arası veriler dâhil edilmiştir. Veri seti üzerinde ise, GSMH ile Ar-Ge harcamaları, yükseköğretimde öğrenci başı harcama ve mezun sayıları arasındaki yordayıcı ilişkileri belirlemek için regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, GSMH’nın en önemli yordayıcısının Ar-Ge harcamaları olduğunu ve yükseköğretimde öğrenci başına harcama miktarlarının da anlamlı bir yordayıcı olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan, yükseköğretim mezun sayısının GSMH’ye önemli bir katkısı olmamakla birlikte, genel olarak ekonomik gelişime olumsuz şekilde yansımaktadır. Elde edilen sonuçlar, ekonomik gelişim için teknolojik üretime yönelik yatırımların önemini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, yükseköğretim sürecinde öğrencilerin nitelik gelişimi için daha iyi imkânlar oluşturma adına, öğrenci başı harcamaların artırılmasının ekonomik gelişim için yükseköğretim mezun sayısından daha önemli olduğu görülmektedir. Son olarak, teknolojik üretime yön verecek işgücüne kaynaklık eden yükseköğretim programlarına kaydedilecek öğrenci sayısını artırmak için atılan adımların genişletilmesi gerektiği söylenebilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 412 2019-12-01 402 Original Article
<![CDATA[Does Social Capital Level of University Students Vary Based on Demographic Factors? | Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Sermaye Düzeyleri Demografik Faktörlere Göre Değişiyor mu?]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1898
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal sermaye düzeylerinin demografik faktörlere göre değişip değişmediğini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda, öğrencilerin sosyal sermaye düzeyleri ile demografik faktörler arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 akademik dönemi Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji ve İnşaat Mühendisliği (1., 2., 3. ve 4. sınıf) bölümlerinde öğrenim gören 400 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Bu bölümlerde tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen lisans öğrencilerine anket uygulanmış ve 388 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Güvenilirlik analizinde ölçeğin (0.60≤α<0.80) oldukça güvenilir olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda psikoloji bölümü öğrencilerinin inşaat bölümü öğrencilerinden kadın öğrencilerin, erkek öğrencilerden daha fazla (2.80>2.71) komşuluk ilişkilerine önem verdiği, derslerde başarılı olmanın sosyal sermaye düzeyini artırdığı, geliri düşük olan öğrencilerin geliri yüksek olanlardan daha fazla komşuluk ilişkilerine önem verdiği ve aylık hane geliri 7501-10500 TL arası olan öğrencilerin, 10501 TL üzerinde hane gelirine sahip olan öğrencilerden daha fazla sosyal sermayeye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin sosyal sermaye düzeylerinin anne-babanın eğitim seviyesine bağlı olmadığı bulgusuna da ulaşılmıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 429 2019-12-01 413 Original Article
<![CDATA[A Content Analysis of the Theses and Dissertations Published in Distance Education Department of Anadolu University | Anadolu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Bölümünde Yayınlanmış Yüksek Lisans ve Doktora Tezlerinin İçerik Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1899
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uzaktan eğitim, araştırmalara konu olmakta ve yüksek lisans ve doktora çalışmalarında ele alınmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uzaktan Eğitim Anabilim Dalı Uzaktan Eğitim programında yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerine ilişkin bir içerik analizi yapmaktır. Bu çalışmada tezler sırasıyla; yıllara göre dağılımı, dayandırdığı kuram ve ele aldığı konular, araştırmada kullanılan teknoloji, araştırma yöntemi, kullanılan desen, veri toplama teknikleri, araştırmanın katılımcıları değişkenleri açısından incelenmiştir. Çalışma kapsamında toplam 81 tezin içerik analizi yapılmıştır. Yapılan çalışmada ilk olarak yüksek lisans ve doktora tezlerinin hangi yıllarda yoğunluk kazandığı değerlendirilmiştir. İkinci olarak tezlerin hangi kuramsal temele dayandığına bakılmış ve öğrenme kuramlarının ağırlıklı olarak çalışıldığı görülmüştür. Üçüncü olarak tezler ele alınan konular açısından değerlendirilmiş, ağırlıklı olarak kullanılan teknolojilerin öğrenme süreçleri üzerindeki etkilerinin ne olduğunun belirlenmeye çalışıldığı görülmüştür. Sonrasında tezlerde hangi teknolojilerin kullanıldığına bakılmış ve teknoloji bağlamında en çok çevrimiçi öğrenme ortamlarının kullanıldığı dikkati çekmiştir. Bunun yanında tezlerde ağırlıklı olarak nicel araştırma yönteminin ve tarama deseninin kullanıldığı görülmüştür. Son olarak da uygulamaların daha çok öğrencilerle yapıldığı, bunu öğretim üyesi ve uzmanların izlediği görülmüştür.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 441 2019-12-01 430 Original Article
<![CDATA[The Opinions of the Graduate Students on their Academic Self Efficacy in Entrance Exams to Graduate Programs: Case of Kırklareli University, Institute of Health Sciences | Yüksek Lisans Öğrencilerinin Lisansüstü Programları Giriş Sınavlarındaki Akademik Öz Yeterliklerine İlişkin Görüşleri: Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1900
Lisansüstü öğrencilerin akademik öz yeterlik inançlarını, lisansüstüne giriş için yapılan birtakım değerlendirmeler başka bir deyişle sınavlarla başlayan; bilimsel araştırma, veri toplama, çözümleme, akademik yazma, akademik çalışmalarda bulunma gibi farklı bileşenlerden oluşan uzun bir değişkenler zincirinin etkilediği söylenebilir. Bu çalışmada lisansüstünün ilk basamağı olan yüksek lisans öğrencileri için akademik öz yeterlik inançlarını etkileyen değişkenler sürecinin en başında gelen lisansüstüne giriş sınavları ele alınmıştır. Bu çalışmada lisansüstü öğrencilerin lisansüstü programlara giriş sınavı olan ALES, dil sınavları, bilim sınavı ve mülakat üzerine akademik öz yeterliklerine yönelik görüşleri incelenmiştir. Bu araştırma Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde 2016-2017 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, dördü Çocuk Gelişimi, ikisi Hemşirelik ve üçü Halk Sağlığı Bölümü’nün yüksek lisans programlarında öğrenim gören, 23-30 yaş arası, sekiz kadın ve bir erkek toplam dokuz yüksek lisans öğrencisiyle yürütülmüştür. Çalışmada, bulgular durum çalışmasıyla nitel olarak sunulmuştur. Veri analizi için içerik analizi adımları kullanılmıştır. Veriler, kırk dakika içerisinde dört açık uçlu araştırma sorusu ile yazılı olarak toplanmıştır ve zihin haritaları ile sunulmuştur. Öğrencilerin ALES sınavında zaman yönetiminde, yabancı dil sınavlarında çeşitli soru türlerini yapabilmede, bilim sınavı ve mülakat konuları hakkında yeterli bilgiye sahip olmada akademik öz yeterlik inançlarının yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 450 2019-12-01 442 Original Article
<![CDATA[Problems of University Students and Suggestions for Solutions | Üniversite Öğrencilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1901
Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin sorunlarının onların bakış açıları ile ortaya konulması ve çözüm önerilerinin ayrıntılı olarak saptanmasıdır. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni çerçevesinde tasarlanan araştırmanın katılımcılarını, Ankara’nın çeşitli üniversitelerinde okumakta olan 17 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcılar üniversitede ekonomik, akademik, uyum sağlama ve sosyal konularda sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların sorunların yarattığı sonuçlar olarak ‘psikolojik sonuçları’, ‘akademik başarıda düşüşü’ ve ‘okul terkini’ ifade ettikleri görülmektedir. Katılımcıların çözüm önerileri arasında üst yönetimin, öğretim üyelerinin ve ailenin desteğinin önemli olduğuna ilişkin görüşler yer almaktadır. Araştırma sonuçları ilgili literatür ile ilişkili olarak tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 459 2019-12-01 451 Original Article
<![CDATA[A Research on the Socio-Economic Status of Students Enrolled at State Universities: Sample of Şırnak University | Kamu Üniversitelerinde Kayıtlı Öğrencilerin Sosyo-Ekonomik Statüsü Üzerine Bir Araştırma: Şırnak Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1902
Bu araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde Şırnak Üniversitesi’nde kayıtlı öğrencilerin sosyo-ekonomik statüsünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, kayıtlı 2696 öğrenciden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 597 öğrenciye, sosyal ve ekonomik durumu tespit etmek için iki kısımdan oluşan anket uygulanmış ve tamamı değerlendirilmiştir. Ekonomik duruma ait gelir ve harcama verileri, 2017 yılı fiyatlarına göre Türk Lirası ( ) cinsinden ifade edilmiş, verilerin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Sosyal verilere göre öğrencilerin çoğunluğunu, meslek yüksekokullarında kayıtlı (1388 öğrenci), 21 yaşından büyük (%40.9) erkek öğrenciler (%51.6) oluşturmuştur. Bu öğrenciler, okuyan kardeş sayısı 7 veya 8 (%26.5) olan çok çocuklu ailelerden gelmiş, anne-babanın eğitim seviyesi 2017 yılındaki Türkiye geneline göre çok düşük, babaları serbest meslek sahibi (%22.4), anneleri ev hanımı (%90), baba veya kardeşlerden biri olmak üzere ailelerinde bir veya iki kişi çalışmış ve evin harcamalarını karşılamıştır. Bunların çoğunluğu, kamu ortaöğretim kurumlarından mezun olmuş (%97), iyi bir gelir ve gelecek için üniversite okumak istemiş (%60.5), bunun için eğitimöğretmenlik (%26.8) ve mühendislik (%26.1) alanlarını tercih etmiş, sınava ilk kez girmiş (%49.7) ve 6. ve daha sonraki tercihlerine yerleştirilmiştir (%40). Ekonomik verilere göre, çoğunluğunun aileleri (%46), 2017 yılındaki asgari ücret (1404 ) ve altında geliri olan, çocukları için hazırlık harcamalarına katlanmış (%88,1) ve dershane (%15.9) için en fazla harcamayı yapmıştır (yıllık toplam 1000-2000 ). Yükseköğretim sürecinde de öğrencilerin çoğunluğu, özel harcamalar için yılda asgari ücretten biraz fazla (1800 = 300 x 6 ay) harcamıştır. Bu veriler, düşük sosyo-ekonomik statünün teorik özelliklerini taşıdığını açıkça gösterirken, öğrencilerin çoğunluğunun Şırnak ilinde ikamet etmesi (%76), bu ilin 2016 yılı Yükseköğretime Geçiş Sınavı başarı sıralamasında 81. il olmasını da açıklamaktadır. Buna göre, Şırnak Üniversitesi’nde kayıtlı öğrencilerin düşük sosyo-ekonomik statülü ailelerden geldiği söylenebilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 473 2019-12-01 460 Original Article
<![CDATA[Prospective Teachers’ Views on the Physical Environment of an Education Faculty | Öğretmen Adaylarının Eğitim Fakültesinin Fiziksel Ortamı Hakkında Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1903
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının eğitim gördükleri binanın fiziksel koşulları hakkında görüşlerini belirlemek ve bir öğretmen yetiştirme kurumunun fiziksel ortamının değerlendirmesini yapmaktır. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama aracı ile toplanmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır: Katılımcı bilgileri formu, “Fiziksel Ortam Değerlendirme Ölçeği” ve “Fiziksel Ortam- Öğrenci Duygu ve Değer Ölçeği”. Çalışmaya Ankara’da bulunan bir devlet üniversitesindeki eğitim fakültesinden 127’si kadın, 78’i erkek olmak üzere toplam 205 öğretmen adayı katılmıştır. Bulgular verilerin betimsel analizi ile elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının eğitim fakültesi binası ve fiziksel olanakları hakkındaki görüşleri çoğunlukla olumsuzdur. Katılımcıların en olumlu görüşe sahip oldukları fiziksel koşullar; ısı, ışık, düzen ile ilgiliyken, en olumsuz görüşe sahip oldukları hususlar sosyal, kültürel etkinliklere elverişli ortamların ve çalışma mekânlarının yetersizliği ile ilgilidir. Eğitim fakültesi binasında sınıf-dışı etkinliklerin gerçekleşmesine olanak sağlayacak mekânlar bulunmadığı için öğretmen adayları fiziksel ortamın çalışmaya, araştırmaya ve sosyal aktivitelere katılmaya teşvik etmediğini düşünmektedirler. Ayrıca fiziksel olanakların yetersizliği, öğretmen adaylarının duygularını olumsuz etkilemekte ve eğitim alanına az önem verildiğini hissetmelerine sebep olmaktadır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 487 2019-12-01 474 Original Article
<![CDATA[The Effect of “Communication Skills Course” Given to Faculty of Medicine on Face Recognition Test | Tıp Fakültesi Öğrencilerine Verilen İletişim Becerileri Dersinin Yüz Tanıma Testine Etkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1904
Başarılı doktor-hasta iletişimi tanı ve tedavide çok önemlidir. Duyguların yüzdeki yansımalarının anlaşılması bu iletişime olumlu yönde katkı sağlayacaktır. Doktor-hasta iletişimini iyi yönetebilmek ve iyi bir sağlık hizmeti sunabilmek için tıp fakültesi öğrencilerine ve sağlık alanındaki diğer bölüm öğrencilerine eğitim hayatlarında iletişim becerileri eğitimi verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu düşünce çerçevesinde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki 211 ikinci sınıf öğrencisine iletişim becerileri dersi öncesi ve sonrasında Yüz Duygusu Tanıma Testi uygulandı. Testten önce yedi farklı duygusal yüz ifadesi (mutlu, şaşırmış, korkmuş, üzgün, kızgın, iğrenmiş ve nötr) tanıtıldı ve her katılımcıya farklı insanlara ait yüz ifadeleri olan 49 fotoğraf gösterildi. Katılımcılardan yüzlerdeki duyguları tanımaları istendi. Ders öncesi tanınan duygulardan ortalama doğruluk oranı en yüksek olan “mutlu” iken en düşük olan “korkmuş” idi. Katılımcılar dersten sonra ise “üzgün” ve “korkmuş” duyguları daha doğru tanıdı. “Üzgün” ve “korkmuş” ifadeler, hastanın bazı duyguları hakkında bilgi vericidir ve bu duyguların doktorlar tarafından anlaşılabilmesi, iyi bir doktor-hasta iletişimine zemin hazırlar. İşte bu yüzden sağlık hizmeti verilen alanlarda iletişim becerileri eğitimi almak önemlidir. Bu eğitimi öğrenciyken almak oldukça etkili olabilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 491 2019-12-01 488 Original Article
<![CDATA[The Corrosion of Character Scale Development: A Validity and Reliability Study | Karakter Aşınması Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenilirlik Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1905 2 /df=2.6, RMSEA=.06, GFI=.90, CFI=.92, TLI=.91). The results obtained prove that the “Corrosion of Character Scale” as a measurement tool is valid and reliable.

Bu çalışmanın amacı, araştırma görevlilerinin “Karakter Aşınması” düzeylerini belirlemeye yarayan bir ölçek geliştirmektir. Ölçeğin geliştirilme sürecinde, taslak form oluşturularak uzman görüşüne sunulmuştur. Lawshe analizi ile yapılan kapsam geçerliği süreçleri sonucunda, taslak formdan yedi madde atılıp, dört madde eklenmiştir. Oluşturulan 50 maddelik taslak form İstanbul’da bulunan vakıf ve devlet üniversitelerinde çalışan 312 araştırma görevlisine uygulanarak, elde edilen veriler analiz edilmiştir. KMO değerinin .88 olduğu ve veri setinin faktörlenmeye uygun olduğu gözlenmiştir. Karakter Aşınması Ölçeği’nin, özdeğeri 1.00’in üzerinde olan dört faktörlü yapı sergilediği görülmüştür. Bu dört faktör aidiyet, güvencesizlik, sürüklenme ve bireysellik olarak isimlendirilmiştir. Ölçeğin tamamı için bulunan Cronbach alfa değeri .90’dır. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda dört boyutlu modelin kabul edilebilir uyum verdiği görülmüştür (x2/df=2.6, RMSEA=.06, GFI=.90, CFI=.92, TLI=.91). Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, geliştirilen Karakter Aşınması Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 501 2019-12-01 492 Original Article
<![CDATA[Mapping out Teacher Educators’ Conceptions of Teaching: Composing Phenomenographic Argument | Öğretmen Eğitimcilerinin Öğretme Kavramlarının Haritalandırılması: Fenomenografik Argüman Oluşturmak]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1906
Bu çalışma öğretmen eğitimcilerinin öğretime yönelik kavramlarını betimlemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın araştırma deseni fenomenografidir. Katılımcılar 37 öğretmen eğitimcisidir. Öğretmen eğitimcilerinin öğretim olgusuna yönelik kavramları beş kategori altında toplanmıştır. Bunlar şu şekildedir: “öğretim bilginin transferidir”, “öğretmenin ya da öğrenenin sistemden keyfi olarak elemine edilmesi olarak öğretim”, “öğretim diğerlerinin argümanlarını eleştirmek ve değerlendirmektir”, “öğretim kolektif bir araştırma sürecidir”, “öğretim bir pedagojik alan bilgisi yaratma sürecidir”. Bu bağlamda öne çıkan en önemli nokta öğretmen eğitimcilerinin öğretim kavramlarına yönelik farkındalıklarının ne düzeyde olduğudur. Bu anlamda en somut öneri öğretmen eğitimcilerinin profesyonel mesleki gelişim programlarına dahil olarak öğretim kavramlarını genişletmeleridir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 518 2019-12-01 502 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Critical Success Factors in Mobile Education Applications in Higher Education with Fuzzy DEMATEL | Yükseköğretimde Mobil Eğitim Uygulamalarında Kritik Başarı Faktörlerinin Bulanık DEMATEL ile Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1909
Son dönemde, gelişen teknoloji ve akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla, mobil yazılımlar bütün alanlarda geliştirilmeye başlanmış olup, yoğun bir şekilde kullanılır hale gelmiştir. Yükseköğretimde eğitimi destekleme hedefi ile üretilen mobil uygulamaların etkin bir şekilde geliştirilmesi, amaçlanan başarıya ulaşmak için çok önemlidir. Mobil eğitim uygulamalarının kullanıcılarına sağladığı en önemli faydalar ulaşılabilirlik, hareket özgürlüğü ve sürekli eğitim olarak ifade edilmektedir. Mobil eğitim uygulamalarının başarılı ve kaliteli olabilmesi için önem arz eden kritik başarı faktörlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi son derece gerekli bir husustur. Bu kapsamda kritik başarı faktörleri iki boyut halinde değerlendirilebilmektedir. Boyutlardan ilki öğrenci ihtiyaçları ikincisi ise kalite bileşenleri olarak ifade edilebilmektedir. Çalışmada, birbirleriyle etkileşimleri olan kritik başarı faktörleri, Bulanık DEMATEL yöntemi ile incelenmiş ve sonuçlar açısından önemli çıkarımlar sağlanmıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 528 2019-12-01 519 Original Article
<![CDATA[Private University Students’ Views on the Role of University Education | Üniversite Eğitiminin Rolüne İlişkin Özel Üniversite Öğrencilerinin Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1910
Eğitimin toplumsal rolü farklı bakış açıları tarafından birbiriyle uyum veya zıtlık gösteren şekillerde tanımlanmaktadır. Uzlaşmacı ve çatışmacı yaklaşımların bu anlamda iki ucu temsil ettiği söylenebilir. Bu çalışmada, eğitimin en önemli aktörleri olan öğrencilerin bakış açısıyla üniversite eğitiminin üstlendiği rolün açığa çıkarılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda özel üniversite öğrencilerinin üniversite eğitiminin misyonu ve işlevine yönelik görüşleri nitel olarak incelenmiştir. Olgubilim olarak tasarlanan araştırmada, yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yedi öğrenci ile bireysel görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bulgular, ‘üniversite eğitiminin misyonu’, ‘üniversitede sosyalleşme’, ‘kariyer yapılandırma ve kişisel gelişim’ adlı dört kategori ve bunların altındaki çeşitli alt kategorilerde toplanmıştır. Sonuçta ortaya çıkan iki ana tema, ‘öğrencilerin üniversite eğitiminin misyonu ve işlevine ilişkin ifadelerindeki sınırlı örtüşme’ ve ‘kariyer odağındaki artış ile üniversite eğitiminin anlamının azalması’ şeklindedir. Öğrencilerin üniversite eğitiminin misyonuna yönelik görüşleri, uzlaşmacı yaklaşımın eğitim tasviri ile uyumlu görünmektedir. Öte yandan, öğrencilerin diğer üç kategori altında toplanan üniversite eğitiminin işlevine yönelik görüşleri ise üniversite eğitiminde çatışmacı yaklaşımın tanımladığı türdeki bir kaymaya yönelik örnekler içermektedir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 541 2019-12-01 529 Original Article
<![CDATA[Academicians’ Views on Academic Performance Evaluation in Higher Education Institutions | Yükseköğretim Kurumlarında Akademik Performans Değerlendirmeye İlişkin Akademisyen Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1911
Bu çalışmanın amacı öğretim elemanlarının akademik performans değerlendirmeyle ilgili olarak görüşlerini inceleyip değerlendirmektir. Araştırmanın modeli nitel araştırma modellerinden olan olgubilim (fenomenoloji) modelindedir. Verilerin toplama sürecinde; öğretim elemanlarının akademik performans değerlendirme hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amacıyla araştırmacı tarafından bir görüşme formu oluşturulmuştur ve görüşme formunda akademik performans değerlendirmeye ilişkin beş nitel soru yer almaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Batı Karadeniz Bölgesindeki bir devlet üniversitesinde görevli, amaçlı örneklem yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilmiş 21 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Akademik performans değerlendirmenin gelişimine ilişkin olarak niteliğin geri planda kaldığı ve şaibeli yayınların akademide oluşturduğu sorun vurgulanırken aynı zamanda akademik performans değerlendirme sistemlerinin kaliteye sağladığı katkı ifade edilmiştir. Nicelik açısından bakıldığında ise akademik performansın değerlendirilmesinde daha çok ölçülebilir performansın ön planda tutulduğu, ayrıca daha çok yayın yapmaya özendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yükseköğretim kurumlarındaki akademik performans değerlendirme ölçütlerinde yer alan unsurlara ilişkin olarak bilimsel faaliyetler, öğretim faaliyetleri ve diğer faaliyetlerin ön olduğu belirlenmiştir. Akademik performans değerlendirme sistemlerinde öğretim faaliyetlerinin değerlendirilmesine ilişkin olarak öğretim boyutuna ve öğrenci boyutuna vurgu yapılmıştır. Akademik performans değerlendirmede akademik yayınların değerlendirilmede değerlendirme süreci ile kalitenin ön planda olduğu görülmektedir. Akademik performans değerlendirmenin öğretim elemanlarına yönelik motivasyonda maddi kazanç ile dışsal motivasyon sağladığı ve kaliteli yayın yapmayı teşvik ettiği belirlenmiş, ayrıca alana özgü farklılıklar dikkate alınmadığı ve yeterince motive edici olmadığı vurgulanmıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 554 2019-12-01 542 Original Article
<![CDATA[Metaphorical Reasoning of the Preservice Teachers Affiliated in Different Programs of the Faculty of Education on the Concept of University | Eğitim Fakültesinin Çeşitli Öğretim Programlarındaki Öğretmen Adaylarının Üniversite Kavramına İlişkin Metaforik Akıl Yürütmeleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1912
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının üniversite olgusunu nasıl algıladıklarını nitel bir perspektifle betimlemektir. Bu araştırmada öğrencilerin üniversite olgusu ile ilgili kavramsal, algısal veya metaforik akıl yürütmelerinin eğilimleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma temel nitel araştırma yaklaşımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmanın katılımcıları İstanbul’da yer alan bir vakıf üniversitesine bağlı eğitim fakültesinin dokuz farklı programında öğrenim gören, 1984 öğretmen adayı içerisinden seçkisiz tabakalı örnekleme yöntemi aracılığıyla seçilen 689 öğretmen adayıdır. Katılımcılardan metafor oluşturma taslağı aracılığıyla nitel veriler toplanmıştır. Katılımcıların uygun metaforları analiz edilmiş, 14 ana temaya ve bunlara ait 25 alt temaya ulaşılmıştır. Genel itibariyle, katılımcılar üniversiteyi entelektüel açıdan hem tüketim hem de üretim birimi olarak algılamışlardır. Türkiye yükseköğretimi adına çeşitli önerilerde bulunulmuştur.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 572 2019-12-01 555 Original Article
<![CDATA[Non-handicapped Students’ Point of View towards Physical Disabled Students in Higher Education: Case of Marmara University | Yükseköğretimdeki Engelsiz Öğrencilerin Fiziksel Engelli Öğrencilere İlişkin Bakış Açıları: Marmara Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1913
Araştırmanın amacı, yükseköğretimdeki engelsiz öğrencilerin fiziksel engelli öğrencilere ilişkin bakış açılarını incelemektir. Bu temel amaç doğrultusunda araştırma, tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 2015-16 eğitim-öğretim yılında Marmara Üniversitesinde öğrenim gören engelsiz öğrenciler, örneklemini ise bu evrenden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş 661 engelsiz öğrenci oluşturmuştur. Bu öğrencilerden 423’ü kadın, 238’i ise erkektir. Veriler, çoktan seçmeli yedi soru ile 25 ifadeden oluşan anket formuyla toplanmıştır. 25 ifadeden oluşan ankete verilen cevaplamalarda kesinlikle katılmıyorum, katılmıyorum, katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum olmak üzere dörtlü Likert tipi skala kullanılmıştır. Verilerin analizinde ankette yer alan her bir ifadeye ilişkin yüzde ve frekans değerleri verilmiştir. Elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde; araştırmaya katılan engelsiz öğrencilerin engelliliğe karşı duyarlı olmadıkları, engellilikle ilgili bir rehberlik hizmeti almaya istek duymadıkları, buna karşılık engelliliğe ilişkin bakış açılarına yönelik sorulara verdikleri yanıtlarda çoğunlukla olumlu ifadelere katıldıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlarla ilgili olarak yükseköğretimde duyarlılığı artırmak için engelli birimlerinin daha işlevsel hale getirilmesi, her fakültede konuyla ilgili zorunlu dersler konulması, özellikle Topluma Hizmet Uygulamaları derslerinde bir öğrencinin bir dönemde en az konuyla ilgili bir ya da iki sempozyum, kulüp, dernek, çalıştay, proje vb. faaliyetlere katılması, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmalar yapmalarının sağlanmasının engelliliğe ilişkin bilgilenmeyi sağlayacağı düşünülmektedir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 580 2019-12-01 573 Original Article
<![CDATA[Analyzing Learning Outcomes in a Materials Science & Nano Engineering Curriculum | Malzeme Bilimi ve Nano Mühendislik Programının Öğrenme Çıktılarının Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1907
Açık ve ölçülebilir öğrenme çıktıları eğitim programlarının temelini oluşturmaktadır. Mühendislik eğitiminde öğretim sürecinin başarı ile sonuçlandırılması büyük ölçüde iyi yapılandırılmış öğrenme çıktılarına (kazanımlara) bağlıdır. Bu çalışmada Türkiye’deki özel bir üniversitenin mühendislik fakültesi malzeme bilimi ve nano mühendislik bölümü programındaki 41 derse ait 324 kazanım yapı bakımından incelendi ve iyi yapılandırılmış kazanımlar revize edilmiş Bloom taksonomisine göre sınıflandırıldı. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanıldı. Kazanımların çoğunluğunun (%54) zayıf yapılandırılmış kazanımlardan oluştuğu belirlendi. İyi yapılandırılmış kazanımlar analiz edildiğinde ise kazanımların en çok hatırlamak ve uygulamak alt boyutlarında toplandığı belirlendi. Çalışma sonuçları, Türkiye’de yapılacak mühendislik eğitimi programları için kaynak ve rehber niteliğindedir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 586 2019-12-01 581 Original Article
<![CDATA[Evaluation of the Department of Management Information Systems Curriculums from the Perspective of Information Management | Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Programlarının Bilgi Yönetimi Açısından Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1914
Bu çalışmada, Türkiye’deki üniversitelerde sayısı her yıl katlanarak artan Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS) bölümlerinin öğretim programı içeriklerinin değerlendirilmesi ve elde edilen bulgular ışığında YBS alanı üzerinden yeni disiplinlerin bilgi yönetim süreçlerine etkilerinin tartışmaya açılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, çalışmada bilişim odaklı disiplinler arasındaki kuvvetli bağı ve farklılıkları ortaya koyan bir literatür incelemesi yapılmıştır. YBS bilim alanın öncüsü olan, ilgili bölümlerin ilk olarak açıldığı ve bu bölümlerin tüm dünyada yaygınlaşmasına öncülük eden Amerikan üniversitelerinin öğretim programları da içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve Türkiye’de merkezi yerleştirme sınavı ile öğrenci alan 43 üniversitenin öğretim programları ile çalışmanın gerekli görülen bölümlerinde karşılaştırma yapılmıştır. YBS bilim alanına ilişkin elde edilen veriler, bu alanda yapılan çalışmaların diğer bilgi ve bilişim odaklı disiplinlerden farklı olmadığını göstermektedir. Bilişim odaklı diğer bilim alanlarına göre YBS’nin, daha fazla unsuru (donanım, yazılım, organizasyon, insan ve prosedürler) içinde barındıran, teknik ve sosyal yönü dengeli bir bilim alanı olduğu görülmektedir. Çalışmadan elde edilen verilere bağlı olarak, Türkiye’deki YBS bölümlerinin öğretim programı içeriklerinin amaçları ve yeterliğine ilişkin çıkarımlara ulaşılabilmektedir. Çalışma sonucunda, nispeten daha köklü Amerikan üniversitelerinin YBS programlarının amaçları ile ders programları arasındaki uyumun, Türkiye’deki YBS bölümlerinde bulunmadığı görülmüş ve bu konudaki eksikliklere yönelik atılması gereken adımlar hakkında önerilerde bulunulmuştur.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 602 2019-12-01 587 Original Article
<![CDATA[Characteristics of Good University Teacher According to University Students and Educators of the Year Awardees | Üniversite Öğrencilerine ve Yılın Eğitimcisi Ödüllü Öğretim Üyelerine Göre İyi Üniversite Öğretmeninin Özellikleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1915
Yükseköğretim politikalarına bakıldığında araştırma ve inovasyon yoğun olarak dikkat çekerken, eğitim ve öğretim sorumlulukları bu politikalarda kendine nadiren yer bulabilmektedir. İyi üniversite öğretmeni, üniversitenin temel görevlerinden olan eğitim konusunda ele alınması gereken öncelikli bir konudur. Karma araştırma yöntemi ile yapılan bu çalışma, Ankara’da bir devlet üniversitesinde öğrenciler ve öğretim üyelerininin etkili üniversite öğretmeni ve özellikleri açısından görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Devlet üniversitesinde yeralan beş fakülteden toplam 512 üniversite öğrencisinden anket yoluyla ve Yılın Eğitimcisi Ödülü’nü alan 10 öğretim üyesi ile yüzyüze görüşmeler aracılığıya veri toplanmıştır. Diskriminant fonksiyon analizi ile elde edilen öğrenci verisi bulguları, etkili ve etkili olmayan üniversite öğretmenlerini ayırteden altı temel faktör olduğunu göstermektedir: İyi organize edilmiş ders, rahat bir öğrenme ortamı, öğrencinin öğrenme sürecini göz önünde bulundurma, alana ilgiyi artıran, etkili iletişim ve dersin öğrenciler tarafından değerli bulunması. Ödüllü öğretim üyeleri ile yapılan yüzyüze görüşme transkriptleri içinse endüktif içerik analizi yapılmış ve etkili üniversite öğretmeni profiline dair beş özellik belirlenmiştir: Öğretim pratikleri, öğrenci merkezlilik, öğrencilerle iletişim, etkili öğretimi destekleyici kişilik özellikleri ve öğretim üyesinin alan bilgisi. Araştırma sonucunda iyi üniversite öğretmeni özellikleri dört ana başlık altında toplanmıştır: Kaliteli öğretim aktivitesi ve öğrenme deneyimi, öğretim üyesi-öğrenci ilişkisi, etkili öğretimi destekleyen kişilik özellikleri ve alan bilgisi.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 613 2019-12-01 603 Original Article
<![CDATA[Working Environment Perceptions of Nurses Working in Hospital: The Case of Thrace | Hastanede Çalışan Hemşirelerin Çalışma Ortamı Algısı: Trakya Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1916
Araştırma Trakya bölgesindeki hastanelerde çalışan hemşirelerin çalışma ortamı algısını belirlemek amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı tipteki bu araştırma Trakya bölgesinde bulunan en büyük üç devlet hastanesinde çalışan gönüllü 382 hemşire ile Temmuz-Ağustos 2017 tarihleri arasında yapıldı. Veriler hemşirelerin tanımlayıcı özellikleri için bilgi formu ve Lake (2002) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışması 2011 yılında Türkmen, Badır, Balcı ve Akkuş-Topçu tarafından yapılan “Hemşirelik İş İndeksi- Hemşirelik Çalışma Ortamını Değerlendirme Ölçeği (Hİİ-HÇODÖ)” ile toplandı. Veri analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans analizi, bağımsız gruplarda t testi ve korelasyon analizi kullanıldı. Hemşirelerin yaş ortalaması 33.63±7.98, birimde çalışma yılı ortalaması 4.5±5.16 yıl, kurumda çalışma yılı ortalaması 8.5±7.91 yıl idi. Hemşirelerin çalışma ortamını değerlendirme ölçeği puan ortalaması 72.21±13.769’du. Çalışılan birime göre yapılan incelemede hemşirelerin yönetime katılma ve kaliteli bakım için gerekli hemşirelik kaynakları alt boyutlarında ameliyathane ve yoğun bakım hemşirelerinin puan ortalamasının düşük olduğu, çalışma ortamını en çok hemşirelerin yönetime katılması ve temsil gücü alt boyutunun etkilediği ve ölçekten alınan puan arttıkça birim ve kurum memnuniyetinin de arttığı belirlendi. Araştırma sonuçları ameliyathane ve yoğun bakımda çalışan hemşirelerin çalışma ortamlarını daha kötü olarak değerlendirdiklerini, hemşirelerin yönetime katılmasının çalışanlar açısından önemli olduğunu ve memnuniyeti artırdığını gösterdi.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 621 2019-12-01 614 Original Article
<![CDATA[Analysis of Student Loan Mechanism Needs in Turkish Higher Education System | Türk Yükseköğretim Sisteminde Öğrenci Kredi Mekanizması İhtiyacının Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1917
Bu çalışma, Türkiye’deki yükseköğretim öğrencilerinin öğrenim maliyetlerini azaltmak ve/veya ortadan kaldırmak için onlara ek bir finansman sağlayacak bir kredi mekanizmasına ihtiyaç duyup duymadıklarını analiz etmektedir. Türkiye’de, üniversite sınavından en iyi vakıf üniversitelerinde kısmi burslu ya da burssuz olarak eğitim almak için yeterli puanı almış, ancak finansal kısıtları nedeniyle bu üniversitelerde ücretli olarak eğitim almayı tercih edememiş bazı öğrencilerin bulunduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışma; bu gözlemin geçerliliğini analiz etmek için, Ankara Yıldırım Beyazıt, Çukurova, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisat ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümlerinde eğitim alan 253 öğrenciye uygulanan alan araştırmasının sonuçlarını göstermektedir. Çalışma sonucunda, saha araştırmasına katılan öğrencilerin yaklaşık yarısı böyle bir kredi mekanizmasının gerekli olmadığını düşünürken, yaklaşık %30’u kredi sistemine ihtiyaç duyduklarını, yaklaşık %20’si ise kararsız olduğunu belirtmiştir. Bunun temel nedeninin ise öğrencilerin gelecekteki gelirlerine ilişkin bir öngörüde bulunamamaları ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte öğrencilerin üniversite tercihi yaparken iş bulma fırsatlarına fazla önem atfetmesi, onların gelire ve istihdama ilişkin kaygılarını göz önüne sermektedir. Borçlanma mekanizmasının gerekliliği konusunda negatif ve kararsız yaklaşıma sahip olan öğrencilerin, bu tutumlarının arkasındaki temel nedenlerin bu iki kriterden kaynakladığı düşünülmektedir. Fakat iş bulduktan sonra geri ödemelere başlanmasını ve mevcut gelirin belli bir yüzdesinde geri ödeme yapmayı içeren gelir-şartlı bir kredi sisteminin inşa edilmesiyle borçlanma sistemine negatif yaklaşan ve kararsız kalan öğrencilerin bir kısmının da sisteme dâhil olmak isteyeceği düşünülmektedir.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 639 2019-12-01 622 Original Article
<![CDATA[Anxiety and Sources of Anxiety in Chinese Doctoral Students | Çinli Doktora Öğrencilerinde Anksiyete ve Anksiyete Kaynakları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1908
Anksiyete’nin, tüm eğitim seviyelerinde öğrenenler için karmaşık, ama ciddi bir sorun olduğu kanıtlanmıştır. Bundan dolayı, bununla nasıl başa çıkılacağı konusunda bireylere ve topluma verilecek eğitimin üzerinde durulması önemli olmaktadır. Bu çalışmada Çinli doktora öğrencilerinde anksiyete ve anksiyete kaynakları incelenmiştir. Çin’deki çeşitli üniversitelerden 322 öğrenci Zung Öz Değerlendirme Anksiyete Ölçeğini, Öğrenci Stres Envanteri, arka plan anketini ve iki açık uçlu soruyu yanıtlamıştır. Verilerin analizleri şu temel bulguları ortaya çıkarmıştır: (1) Katılımcılar hem fiziksel, hem de mental olarak büyük ölçüde anksiyeteli ve çeşitli durumlarda (yüksek) strese sahiplerdi, (2) öğrenci anksiyetesi için bir dizi neden tespit edildi ve (3) öğrenci anksiyetesi ve stres birbirleriyle oldukça ilişkiliydi. Bu bulgulara dayanarak, öğrenci anksiyetesinin nasıl azaltılacağına dair öneriler tartışılmıştır.]]>
2019-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 9 650 2019-12-01 640 Original Article