The Journal of Higher Education and Science - 2020; 10(3) - Current Issue http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of Current Issue 1300-0705 December 2020 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[An Analysis of Current Trends in Higher Education: The Place and Importance of Students’ Learning Experiences in Quality Assurance | Yükseköğretimdeki Güncel Yönelimlerin Analizi: Kalite Güvence Uygulamalarında Öğrenci Deneyimlerinin Yeri ve Önemi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1957
Öğrencilerden öğrenme süreçlerine ilişkin geribildirim talep etmek, günümüz yükseköğretiminde önemli kalite göstergelerinden biri olarak görülmektedir. Yükseköğretimin uluslararasılaşması, kalite güvence ve çeşitli şekillerdeki kalite uygulamalarının önemini artırmıştır. Bu çalışmada, yükseköğretim kurumlarında küreselleşme ve uluslararasılaşma ile birlikte ortaya çıkan güncel yönelimler incelenmiştir. Bir kalite güvence mekanizması olarak gün geçtikçe yaygınlaşan akreditasyon ve akreditasyon sürecinin önemli bileşenlerinden olan öğrenci değerlendirmelerine yapılan vurgunun arkasındaki unsurlar ele alınmıştır. Yükseköğretimde müşteri odaklılık, kalite, akreditasyon, öğrenci deneyimleri ve öğrenci değerlendirmelerinin yeri ve önemi kapsamlı bir literatür taraması aracılığıyla sunulmuştur. Durum, Türkiye bağlamında özel olarak irdelenmiştir. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) düzenlemeleri gereğince ulusal ve/veya uluslararası akreditasyon almış olan bazı programların öğrenci değerlendirmelerine odaklı standartlarının incelenmesi, birçok üniversitede öğrenci değerlendirmelerinin akreditasyon kuruluşları tarafından öngörülen standartlara göre uygulandığını ve halihazırda önemli bir kalite güvence unsuru olduğunu göstermektedir. Bu sebeple, Türk üniversitelerinde öğrenci değerlendirmelerinin farklı boyutlarına ilişkin potansiyel düzensizlikleri ortadan kaldırmak hem genel olarak üniversitede öğretim kalitesini güvence altına almak hem de yükseköğretimin eğitim yoluyla öğrenciyi dönüştürme gücünü artırmak için büyük önem arz etmektedir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 390 2020-12-01 381 Review Article
<![CDATA[Health Sciences Students’ Knowledge, Attitudes and Behaviors About COVID-19: A Review Study | Sağlık Bilimleri Öğrencilerinin COVID-19 Hakkındaki Bilgi, Tutum ve Davranışları: Derleme Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1958
COVID-19 pandemisinde sağlık profesyonelleri en riskli gruplar arasında yer almaktadır. Gelecek dönemlerde sağlık hizmetlerinin sunumundan sorumlu olacak olan sağlık bilimleri öğrencilerinin COVID-19’a yönelik bilgi, tutum ve davranışları oldukça önem taşımaktadır. Çalışmanın amacı; sağlık bilimleri öğrencilerinin COVID-19’a karşı bilgi, tutum ve davranışlarını ölçen 2019-2020 yılları arasında yayınlanmış çalışmaların genel olarak incelenmesidir. Taramalar Haziran 2020 tarihinde bilgisayar destekli arama motorları olan Google Scholar, PubMed, ProQuest, Wiley Online Library, MedRvix’de İngilizce “COVID-19, coronavirus, novel coronavirus, SARSCOV- 2, knowledge, attitude, practice” ve Türkçe “COVID-19, koronavirüs, yeni koronavirüs, SARS-COV-2, bilgi, tutum, davranış” anahtar kelimeleri kullanılarak yapılmıştır. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle Çin, Hindistan, Pakistan gibi Asya ülkelerinde yapılmasına rağmen Türkiye’de yapılan bir çalışma bulunmaktadır ve araştırmalar kesitsel araştırma türündedir. Araştırmalar incelendiğinde aynı alt başlıklar altında birbirine çok zıt sonuçların çıktığı gözlemlenmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 403 2020-12-01 391 Review Article
<![CDATA[Education Abroad and Post-graduation Location Choices: An Inquiry on Turkish Republic Citizens studying in the United States of America | Yurt Dışı Eğitim ve Mezuniyet Sonrası Yerleşim Tercihleri: Amerika Birleşik Devletleri’de Eğitim Alan T.C. Vatandaşlarının bir Analizi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1959
Makalemizde Türkiye’den yurt dışına üniversite eğitimi almak için giden öğrencilerin eğitim ve mezuniyet sonrası yerleşim tercihleri incelenmiştir. Türkiye’den yurt dışına çıkan uluslararası öğrencilerin ülke tercihlerini incelemek için UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) verisi kullanılmıştır. Öğrencilerin çoğunluğunun üniversite sistemleri gelişmiş ve akademik yayın kalitesi Türkiye’den daha iyi olan ülkeleri tercih ettiği saptanmıştır. En çok tercih edilen ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim alan öğrenciler incelendiğinde ise çoğunluğun yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim aldığı görülmüştür. Ayrıca, Amerikan üniversitelerinde eğitim alan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin Türkiye’de benzer seviye eğitim alan üniversite öğrencilerine kıyasla daha yüksek bir oranının mühendislik ve bilişim gibi teknik alanlarda eğitim almayı tercih ettiği gözlemlenmiştir. Türkiye’den Amerikan üniversitelerine eğitim almaya giden öğrencilerin %21 gibi azımsanmayacak bir oranının dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında kabul edilen kurumlarda eğitim aldıkları bulunmuştur. Her ne kadar yurt dışındaki kaliteli kurumlarda eğitim alan Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) vatandaşlarının fazlalığı bir zenginlik olarak düşünülse de bu zenginliğin Türkiye ekonomisi için katkıya dönüşmesi bu öğrencilerin Türkiye’ye geri dönme oranına bağlıdır. Geri dönme oranını anlamak için Amerikan üniversitelerinde 2005-2015 yılları arasında eğitim almaya başlayıp mezun olan bütün T.C. vatandaşlarının ilk yerleşim tercihinin Amerika Birleşik Devletleri olup olmadığı incelenmiştir. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun, örneğin yüksek lisans ve doktora programı mezunlarının %70’i gibi, mezuniyetten sonra Amerika’da kalmaya devam ettiği görülmüştür. Son olarak, üç farklı Amerikan üniversitesinden mezun olan öğrencilerin daha uzun dönemli yerleşim tercihleri analiz edilmiş ve mezuniyetten 10 yıl sonra Türkiye’ye dönenlerin oranının %40 gibi düşük bir seviyede kaldığı gözlemlenmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 413 2020-12-01 404 Original Article
<![CDATA[Students’ Opinions on the Peer Education Approach in Nursing Skill Training | Hemşirelik Beceri Eğitiminde Akran Eğitimi Yaklaşımına İlişkin Öğrencilerin Görüşleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1960
Eğitimdeki gelişmeler öğrenme ortamlarını öğreten merkezli yaklaşımdan öğrenen merkezli uygulamalara doğru değiştirmiştir. Yetişkin eğitiminde eğitimcinin rolü, öğretmekten ziyade öğrenmeyi kolaylaştırmak olmalıdır. Bu çalışmanın amacı, birinci ve ikinci sınıf hemşirelik öğrencilerinin beceri eğitiminde akran eğitimi yönteminin kullanımı hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, bir üniversitenin hemşirelik bölümü birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, tanıtıcı özellikler formu ve akran eğitimine ilişkin öğrenci görüş formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistikler ve kikare testi kullanılmıştır. Akran eğitimcileri ile yapılan beceri eğitiminde; öğrencilerin çoğu kendilerini daha rahat hissettiklerini (%81.0), beceri eğitimine istekli katıldıklarını (%82.6) ve becerileri eğitimleri sırasında streslerinin azaldığını (%82.6) belirtmişlerdir. Öğrencilerin %78.9’u akran eğitimcileri ile iyi ilişkiler kurduklarını, %77.8’i akran eğitimcilerine rahatça soru sorabildiklerini söylemişlerdir. Öğrenciler bu yöntemden memnun oldukları için klinik uygulamada da akran eğitimcileri istediklerini belirtmişlerdir (%83.7). Ayrıca öğrencilerin akran eğitimi ile ilgili görüşlerinin cinsiyet, sınıf, aile gelir durumu ve üniversite eğitimi sırasında kalınan yer bakımından benzer olduğu belirlenmiştir (p>0.05). Öğrencilerin büyük çoğunluğunun akran eğiticileri ile yapılan beceri eğitimlerinden memnun olduğu görülmektedir. Beceri eğitimlerinde akran eğitimi yönteminin kullanılması ve klinik uygulamalarda standart bir akran eğitimi yönteminin geliştirilmesi önerilmektedir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 422 2020-12-01 414 Original Article
<![CDATA[The Effect of Preparing for Birth and Parenting Course on Childbirth Fear and Traumatic Childbirth Perception in Nursing Students | Hemşirelik Öğrencilerinde Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık Dersinin Doğum Korkusu ve Travmatik Doğum Algısına Etkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1961
Araştırma hemşirelik son sınıf öğrencilerinde “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersinin doğum korkusu ve travmatik doğum algısına etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Araştırma ön test son test desenli tek gruplu bir müdahale araştırmasıdır. Araştırmanın örneklemini İzmir’de bir üniversitenin hemşirelik bölümü 4. sınıfında öğrenim gören ve “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersini alan 62 kız öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri ‘Demografik Bilgi Formu, Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Öğrencilere, dönem başında dersin ilk haftası veri toplama formları ile ön test uygulanmıştır. Bir dönem süresince araştırmacı tarafından haftada 2 saat, 16 hafta öğrencilerle ilgili ders işlenmiştir. Dönem sonunda öğrencilere veri toplama formları son test olarak tekrar uygulanmıştır.

Araştırma sonucunda öğrencilerin yaş ortalaması 22,3±0,7 olarak saptanmıştır. Öğrencilere kendi doğumlarını hangi yöntem ile yapmak istedikleri sorulduğunda % 67,7’si normal doğum, %21,1’i epidural anestezi ile normal doğum yapmak istediklerini belirtmiştir. Eğitim öncesi öğrencilerin “Gebelik Öncesi Doğum Korkusu” ölçek puan ortalaması 41,7±8,3, eğitim sonrası ise 37,7±9,4 olarak hesaplanmış ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Eğitim öncesi “Travmatik Doğum Algısı Ölçeği” puan ortalaması 70,2±22,6, eğitim sonrası ise 61,7±25,9 olarak hesaplanmış ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.

Araştırma doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersinin öğrencilerin doğum korkularını travmatik doğum algılarını azalttığını ortaya koymuştur.]]> 2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 428 2020-12-01 423 Original Article <![CDATA[Perceptions of Freshmen Students on the Industrial Engineering Profession | Birinci Sınıf Öğrencilerinin Endüstri Mühendisliği Mesleğine Yönelik Algıları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1962
Bu çalışmada, üniversiteyi yeni kazanmış olan endüstri mühendisliği (EM) bölümü öğrencilerinin endüstri mühendisliği mesleği ile ilgili algılarını belirlemeye yönelik bir araştırmanın sonuçları sunulmaktadır. Araştırma, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde gerçekleştirilmiştir. Veriler, 2015-2016 ve 2019-2020 akademik yılları arasında, beş yıl boyunca, Endüstri Mühendisliğine Giriş (EMG) dersini alan öğrencilerden toplanmıştır. Öğrencilerin EM ile ilişkilendirdiği ilk kavram, EM ile en yakın gördüğü meslekler ve EM mezunlarının nerelerde çalıştığını düşündükleri sorulmuş, bulguların yıllar içindeki değişimi ve daha önce EM dersi alan ve almayan öğrencilerin algılarındaki farklılıklar gösterilmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 437 2020-12-01 429 Original Article
<![CDATA[Examining the Middle School Preservice Mathematics Teachers’ Verbal- Algebraic Representation Transformations and Errors | Ortaokul Matematik Öğretmen Adaylarının Sözel-Sembolik Temsil Dönüşümlerinin ve Süreçte Yaptıkları Hataların İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1963
Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmen adaylarının sözel ve sembolik temsillerin dönüşümlerinde ortaya koydukları hata türlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarının bu dönüşümlerini inceleyebilmek amacıyla 12 farklı açık uçlu soru içeren bir veri toplama aracı hazırlanmış ve 69 ortaokul matematik öğretmen adayına uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları öğretmen adaylarının yaptıkları dönüşümlerde ve sembolleri yorumlamalarında çeşitli hatalar yaptıklarını göstermektedir. Öğretmen adaylarının cebirsel-sembolik temsil dönüşümünde yaptıkları hataları çoklu tanımlama, değişen anlam (a. Yanlış atama ve b. Sayı atama) ve keyfi hata olarak sınıflandırılmıştır. Adaylar sözel temsil oluştururken eksik anlam, değişen anlam ve hatalı anlam olmak üzere üç farklı türde hata ortaya koymuşlardır. Ayrıca, bulgular öğretmen adaylarının yaklaşık yarısının bir sözel durum için yazılan cebirsel ifadenin içerdiği sembollerin anlamını bilmediğini ortaya koymuştur. Araştırmanın sonuçları matematik öğretmen yetiştirme programlarında öğretmen adaylarına kazandırılması gereken bilgiler konusunda fikir verdiğinden, programların ve ders içeriklerinin geliştirilmesi bakımından önemli öneriler sunmaktadır.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 450 2020-12-01 438 Original Article
<![CDATA[Ranking of Universities Ranking Indicators by Fuzzy Analytical Hierarchy Process (AHP) | Üniversite Sıralama Göstergelerinin Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ile Sıralanması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1964
Üniversitelerin akademik performanslarına göre sıralanması tüm dünyada ilgiyle takip edilen bir konudur. Sıralamaların amacı belirli göstergelere göre üniversiteleri sıralamak ve bu sıralama aracılığıyla üniversitelerin potansiyel ilerleme alanlarını belirlemelerine yardımcı olmaktır. Dünyada üniversite sıralamasında farklı kurumlar tarafından farklı göstergeler kullanılmaktadır. Bu kurumlardan biri olan University Ranking by Academic Performance (URAP)’ın kullandığı beş temel gösterge makale sayısı, atıf sayısı, toplam bilimsel doküman sayısı, doktora öğrenci oranı ve öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısıdır. Bu göstergelerden hangisinin daha önemli görüldüğü ve göstergelerin önem derecelerine göre sıralamasının nasıl olacağı bu çalışmanın ana problemi olmuştur. Birden çok göstergenin birbiri ile kıyaslanarak önem sıralamasını belirlemede çok kriterli karar verme yöntemlerinden yararlanılabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bu beş temel göstergenin önem sıralamasını bulanık analitik hiyerarşi prosesi (AHP) ile belirlemektir. Çalışmanın karar vericileri öğretim üyeleridir. Değerlendirmeler, bulanık AHP’ ye uygun karşılaştırma matrisini içeren bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Bulanık AHP’den elde edilen sonuçlara göre karar vericiler açısından en önemli gösterge toplam bilimsel doküman sayısı olmuştur. Sıralama sonuçlarının önemi üniversite sıralamalarını gerçekleştiren kurumlar ve üniversiteler açısından tartışılmıştır.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 460 2020-12-01 451 Original Article
<![CDATA[Investigation of Work-Related Factors Affecting Academics’ Life Satisfaction and Job Satisfaction | Akademisyenlerin Yaşam Doyumları ve İş Doyumlarını Etkileyen İş Kaynaklı Faktörlerin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1965
Araştırmanın amacı, akademisyenlerde aşırı iş yükü, iş amaçlı akıllı telefon kullanımı ve iş-aile çatışmasının yaşam doyumu ve iş doyumuna etkisinin tespit edilmesidir. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde yükseköğretim kurumlarında görevli olan 413 akademik personel oluşturmaktadır. Araştırmada veri elde edebilmek için anket tekniği kullanılmıştır. Veriler SPSS 25 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde faktör analizi, güvenilirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, akademisyenlerde iş arkadaşlarının desteği yaşam doyumunu artırmakta, iş aile çatışması ise yaşam doyumunu azaltmaktadır. İş-aile çatışması, işin genel yapısından kaynaklı doyumu azaltırken, iş amaçlı akıllı telefon kullanımı ve iş arkadaşı desteği, işin genel yapısından kaynaklı olarak elde edilen doyumu artırmaktadır. İş-aile çatışması bireyin işindeki roller ve kişisel değerlerden dolayı elde ettiği doyumu azaltırken, iş arkadaşlarının desteği ise söz konusu doyumu artırmaktadır. İş-aile çatışması iş yerindeki amir/çalışan ilişkilerinden elde edilen doyumu azaltırken, iş arkadaşlarının desteği amir/çalışan ilişkilerinden elde edilen doyumu artırmaktadır. İşaile çatışması işin doğasından kaynaklı doyum düzeyini azaltırken, iş amaçlı akıllı telefon kullanımı işin doğasından kaynaklı doyumu artırmaktadır. Araştırma Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarındaki akademik personellerle gerçekleştirilmiştir. Örneklemin sadece akademik personeli kapsaması yönünden araştırma sınırlıdır. Ayrıca kolayda örneklem yöntemi kullanımı araştırmanın sonuçları açısından diğer bir kısıttır.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 473 2020-12-01 461 Original Article
<![CDATA[Analysis and Planning of the Higher Education Oriented Human Resources in Organisation of Islamic Cooperation (OIC) Countries | İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkelerinde Yükseköğretime Dayalı İnsan Kaynaklarının Analizi ve Planlanması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1966
Bu çalışmada, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinde yükseköğretime dayalı insan kaynaklarının analizi ve planlamasının yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Model Tabanlı Sistem Mühendisliği’ ve ‘(2n+1) Geometrik Oran’ teknikleri birlikte kullanılmıştır. İlk aşamada İİT ülkelerindeki üniversitelerin ve nitelikli insan kaynağının mevcut durumdaki yetersizliği somut veriler ile ortaya konulmuştur. Daha sonra bu ülkelerinin 2050 yılı için üniversite sayıları ve insan kaynağı planlamasına yönelik projeksiyonlar yapılmıştır. İİT üyesi ülkelerinde 1.827 milyar olan nüfus büyüklüğüne karşılık gelen toplam üniversite sayısının 2913, medyan değerin ise 27 olduğu tespit edilmiştir. İİT ülkelerinde 627189 kişiye bir üniversite düşerken, bu sayılar Türkiye için 464000, Hindistan için 148000 ve ABD için ise 55000 olmaktadır. Bu duruma göre İİT ülkelerindeki toplam üniversite sayısının; ABD ölçeğine göre 29871, Hindistan ölçeğine göre 12167 ve Türkiye ölçeğine göre 4016 olması gerekmektedir. Türkiye ölçeğine göre İİT ülkelerinde toplam öğretim üyesi sayısının 2716749 olması gerekmektedir. Diğer taraftan İİT ülkelerinin 2050 yılındaki tahmini nüfusu 2.4 milyar olarak hesaplanmıştır. Bu duruma göre 2050 yılındaki toplam üniversite sayısının; ABD ölçeğinde 36500, Hindistan ölçeğinde 16216 ve Türkiye ölçeğinde 5073 olması gerekmektedir. Bu çalışmada kullanılan analitik modelden elde edilen sonuçlara göre ise; 2050 yılı için İİT ülkelerindeki toplam üniversite sayısının 16041, öğretim üyesi sayısının ise 6016000 olarak planlanması önerilmektedir. 2050 yılında üniversitelerdeki öğrenci sayısının, toplam nüfusun %11.11’lik kısmına karşılık geleceği, ortalama üniversite mezunu oranının ise %25’e ulaşacağı hesaplanmıştır. Önerilen sayı ve yetkinlikteki öğretim üyelerinin yetiştirilebilmesi için 2020 yılından başlayacak şekilde 30 yıllık düzenli programların planlanmasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 487 2020-12-01 474 Original Article
<![CDATA[Emotional Jealousy Levels and Coping Methods in Romantic Relationships of Health Sciences Students | Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Romantik İlişkilerindeki Duygusal Kıskançlık Düzeyleri ve Baş Etme Yöntemleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1967
Bu çalışmada, sağlık bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin cinsiyetlere göre romantik ilişkilerindeki duygusal kıskançlık düzeyleri ve baş etme yöntemlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı olan bu çalışma, bir devlet üniversitesinin sağlık bilimleri fakültesinde öğrenim gören, 677 öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler “Bilgi Formu” ve “Duygusal Kıskançlık Ölçeği-Üniversite Öğrencileri Formu” ile toplanmış, verilerin değerlendirilmesinde ise yüzdelik dağılımlar, ortalamalar, standart sapma, medyan değerleri ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Öğrencilerin yaş ortalaması 19,64±1,54, %80,9’unun kadın, %62,2’sinin hemşirelik öğrencisi, %43,4’ünün 1. sınıfa gittiği, %53,9’unun şehirde doğduğu saptanmıştır. Kadın öğrencilerin ölçek toplam puan ortalaması 42,42±7,56, erkek öğrencilerin 38,75±8,63 olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin baş etme yöntemleri içinden en fazla akılcı tartışma yöntemini tercih ettiği saptanmıştır. Öğrencilerin duygusal kıskançlık seviyesinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilere duygusal kıskançlıkla baş edebilmelerinde duygu farkındalığı ve duygu yönetimi eğitimlerinin planlanması önerilmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 493 2020-12-01 488 Original Article
<![CDATA[Between Exclusion and Hope: Syrian Higher Education Students’ Experiences | Dışlanma ve Umut Arasında: Suriyeli Yükseköğretim Öğrencilerinin Deneyimleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1968
Bu çalışmanın amacı, Suriyeli yükseköğretim öğrencilerinin yükseköğretime erişim ile eriştikten sonraki deneyimlerini incelemektir. Buna ilaveten, bu çalışmada, Suriyeli öğrencilerin diğer öğrenciler, akademik ve idari personel ile ilişkileri ele alınacaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada, yarı yapılandırılmış soru formları ile derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Maksimum çeşitlilik örneklem tekniği ile katılımcılar belirlenmiş ve Ankara’da farklı üniversite ve fakültelerde öğrenim gören Suriyeli 14 lisans öğrencisiyle görüşülmüştür. Suriyeli öğrencilerin TÖMER sürecinde Türkçeyi yeterli düzeyde öğrenememeleri üniversitede ve sosyal yaşamda birçok güçlüğe neden olmaktadır. Suriyeli öğrenciler üniversite başvurularında, üniversite kayıt sürecinde, derslerde, sınavlarda ve ders sonrası akademik ve idari personelle etkili bir iletişim kurma konusunda güçlükler yaşamışlardır. Suriyeli öğrencilerin sosyal ilişkilerinde, yerli öğrenciler, akademik ve idari personeller tarafından maruz kaldıkları önyargılı tutumlar öğrencilerin akademik başarılarını ve üniversiteye uyum süreçlerini olumsuz yönde etkilemektedir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 503 2020-12-01 494 Original Article
<![CDATA[Adaptation Scale of International Students to Higher Education: Validity and Reliability Study Adaptation Scale of Higher Education | Uluslararası Öğrencilerin Yükseköğretime Uyum Yeterlikleri Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1969
Yapılan bu çalışmanın amacı, uluslararası öğrencilerin yükseköğretime uyum yeterliklerini belirlemek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu doğrultuda taslak ölçek, bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 458 uluslararası öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen veriler ile madde toplam korelasyonu, açımlayıcı faktör analizi (AFA), doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ve Cronbach-alfa güvenirlik analizi yapılmıştır. Madde ve faktör analizleri sonucunda 4 faktörlü 21 maddeden oluşan bir ölçek ortaya çıkmıştır. Ölçek faktörlerinin açıkladığı toplam varyans %62,875 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda (DFA) modelin veri ile uyumlu olduğu ve ölçeğin geçerli bir yapıda olduğu görülmüştür. Ölçeğin Cronbach-alfa iç tutarlılık katsayısı ise .88 olarak tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda 4 faktörlü 21 maddeden oluşan beşli likert tipinde ‘uluslararası öğrencilerin yükseköğretime uyum yeterlikleri ölçeği’ geliştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 515 2020-12-01 504 Original Article
<![CDATA[Effect of the Family Institution on Socialization from the Perspectives of Preservice Teachers | Öğretmen Adaylarının Bakış Açılarıyla Ailenin Sosyalleşme Sürecindeki Yeri ve Etkisi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1970
Bu çalışma ile sosyalleşme süreçlerinden en önemlisi olan ailenin sosyalleşme sürecindeki yeri ve etkisinin öğretmen adaylarının bakış açılarıyla ortaya konulması amaçlanmıştır. Ayrıca eğitimin aile ve sosyalleşme süreçleriyle etkileşimi incelenmiştir. Bu çalışma Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eğitim fakültesinin farklı bölüm ve sınıflarında okumakta olan 12 öğretmen adayıyla, 2014-2015 eğitim öğretim yılında yürütülmüştür. Örneklemin seçilmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri nitel veri toplama araçlarından olan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Görüşme soruları uzman ve öğretmen adaylarının görüşleri alınarak oluşturulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla öğretmen adaylarına dört açık uçlu soru yöneltilerek veriler toplanmıştır. Öğretmen adaylarından yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmen adaylarının; sosyalleşme sürecinde ailenin rolü, modern dünyada ailenin konumu, aile yapısının nereye doğru gittiği, boşanmalar, aile eğitimi ve eğitim fakültelerinin aile eğitimi ile ilişkisi başlıkları altında görüşleri incelenmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 523 2020-12-01 516 Original Article
<![CDATA[Teacher Candidates’ Attitudes Towards the Teaching Profession: The Example of Hacettepe University | Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutumları: Hacettepe Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1971
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının algılarına göre öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını belirlemektir. Bu araştırma, öğretmen adaylarının algılarına göre öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını belirlemeye yönelik kesitsel tarama modeli biçimindedir. Araştırmanın örneklemini, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğrenimlerini sürdüren toplam 489 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğretmen adaylarının algılarına göre öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla Tanel, Şengören ve Tanel (2007) geliştirilen “Öğretmenlik mesleğine bakış açısı tutum ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı, 2019-2020 öğretim yılı Mart ayı içerisinde, öğretmen adaylarına araştırmacı tarafından gerekli ön açıklama yapılmak suretiyle uygulanarak veriler toplanmıştır. Öğretmenlik mesleğine ilişkin tutuma yönelik algıların “kararsızım” düzeyinde olduğu görülmüştür. Öğretmenlik mesleğine ilişkin tutuma yönelik algılar arasında sınıf değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Öğretmenlik mesleğine ilişkin tutuma yönelik algılar cinsiyet, yetiştiği mekân ve ekonomik durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumun olumlu olmasını sağlamak amacıyla öğretmenlik meslek seçiminin etkin bir rehberlikle daha bilinçli seçimi sağlanabilir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 530 2020-12-01 524 Original Article
<![CDATA[The Relationship Between Nursing Students’ Emotional Intelligence and Thoughts on the Profession | Hemşirelik Öğrencilerinin Mesleği ile İlgili Düşünceleri ve Duygusal Zekâ Arasındaki İlişki]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1972
Çalışma, öğrencilerin meslekleri ile ilgili düşünceleri ile duygusal zekâ arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini, Sağlık Bilimleri Fakültesi hemşirelik bölümünde okuyan 375 öğrenci oluşturdu. Araştırmada örneklem seçimine gidilmedi. Gönüllü olarak çalışmaya katılmayı kabul eden öğrenciler örneklemi oluşturdu. Veri toplama aracı olarak sosyo-demografik özellikleri ve meslekle ilgili düşüncelerini kapsayan “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği” kullanıldı. Veriler SPSS 20 paket programında değerlendirildi. Verilerin analizinde frekans, yüzdelik, Pearson Korelasyon, Mann Whitney, Kruskal Wallis H testi kullanıldı. Öğrencilerin Duygusal Zekâ Ölçeği toplam puan ortalamaları 145±18.2’dir (min=93, max=190). Alt ölçek puanları; İyimser (ruh hâlinin düzenlenmesi) 24.06±8.35, Duyguların Değerlendirilmesi 20.50±6.20, Duyguların Kullanımı 18.50±7.00 olarak bulundu. Dördüncü sınıf öğrencileri duygusal zekâ için en yüksek puanlara sahipti (M = 154.62, SD = 12,32). Hemşirelik mesleğini seçtiği için kendini mutlu hisseden öğrencilerin iyimserlik puanları arasında anlamlı pozitif güçlü bir ilişki bulundu (p<0.01, r=0.070). Mesleğini bir başkasına öneren öğrencilerin iyimserlik durumları arasında anlamlı pozitif yönde güçlü ve duygularını kullanımı arasında anlamlı ancak zayıf bir ilişki bulunmuştur (p<0.01,r=0.64; p<0.01 r=0.022). Öğrencilerin duygusal zekâ ölçeği toplam puan ortalamaları düşüktür. Öğrencilerin duygusal zekâlarının geliştirilmeye ihtiyaç olduğu sonucunu düşündürdü. Hemşirelik müfredat programında duygusal zekâyı geliştirmek için yeni adımlar atılmasına ve teorik ya da uygulamalara yönelik olarak yeni derslerin eklenmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 538 2020-12-01 531 Original Article
<![CDATA[Investigation of the Relationship Between Teachers’ Opinions Concerning Culturally Responsive Pedagogy and Their Cultural Intelligences | Öğretmenlerin Kültürel Değerlere Duyarlı Pedagojiye İlişkin Görüşleri İle Kültürel Zekâları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1973
Bu araştırmada, öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye ilişkin görüşleri ile kültürel zekâ düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlenen araştırma, 341 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak “Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitime İlişkin Öğretmen Görüşleri Ölçeği” ve “Kültürel Zekâ Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA, Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı ve basamaklı regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye ilişkin oldukça olumlu görüşlere sahip oldukları ve kültürel zekâ düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye ilişkin görüşleri ile kültürel zekâ düzeylerinin cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Mesleğe yeni başlayan ve Doğu-Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye yönelik görüşlerinin daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye yönelik görüşleri ve kültürel zekâ düzeyleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin kültürel zekâlarının öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı pedagojiye ilişkin görüşlerindeki varyansın yaklaşık olarak beşte birini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 548 2020-12-01 539 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Nursing Students’ Hand Hygiene Beliefs and Practices: A Descriptive Study | Hemşirelik Öğrencilerinin El Hijyenine İlişkin İnanç ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi: Tanımlayıcı Bir Çalışma]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1974
El hijyeni, hemşirelik eğitimimin kritik bir bileşeni olmakla birlikte, hastalıklara neden olan mikroorganizmaların bulaşmasını önlemede ve sağlık personeli kaynaklı enfeksiyon görülme sıklığını azaltmada bilinen en etkili ve en basit enfeksiyon kontrol yöntemidir. Bu çalışmada, hemşirelik öğrencilerinin el hijyenine ilişkin inanç ve uygulamaları ile bunları etkileyen bazı faktörleri belirlemek, temel hemşirelik eğitiminde el hijyeninin öğretiminde odaklanılması gereken alanları ortaya koymak amaçlandı. Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma 15 Aralık 2019-15 Şubat 2020 tarihleri arasında 801 hemşirelik öğrencisi ile yürütüldü. Veriler Öğrenci Bilgi Formu, El Hijyeni Uygulama Envanteri ve El Hijyeni İnanç Skalası ile toplandı. Bulgulara göre; öğrencilerin öz bildirimlerine dayalı El Hijyeni Uygulama Envanteri puan ortalamasının 65.26±5.29, El Hijyeni İnanç Skalası puan ortalamasının 86.01±9.08 olduğu belirlendi. Öğrencilerin El Hijyeni Uygulama Envanteri puan ortalamaları cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterirken (p= 0.006), El Hijyeni İnanç Skalası puan ortalamalarının, cinsiyet ve eğitim yılı bakımından anlamlı farklılık gösterdiği saptandı (sırasıyla p<0.001; p= 0.001). Öğrencilerin klinik uygulamaya çıktıkları gün sayısı ile El Hijyeni İnanç Skalası puan ortalamaları arasında negatif yönde anlamlı bir korelasyon bulundu (r= -0.120; p<0.001). Hemşirelik öğrencilerinin el hijyeni konusunda pozitif inanca sahip olduğu ve öz bildirimlerine dayalı el hijyeni uygulamalarının iyi düzeyde olduğu saptandı.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 558 2020-12-01 549 Original Article
<![CDATA[Student Evaluation of the Course and the Lecturer’s Teaching Performance in Higher Education: A Case of Pedagogic Formation Certificate Program | Yükseköğretimde Öğrencinin Dersi ve Öğretim Elemanının Öğretim Performansını Değerlendirmesi: Pedagojik Formasyon Sertifika Eğitimi Örneklemi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1975
Yükseköğretimde öğretimi değerlendirme yöntemlerinin en yaygın olarak kullanılanı Öğrenci Ders Değerlendirmeleridir. Ülkemizde çok sıklıkla kullanılmayan ve literatürde ülkemize ait fazla çalışma bulunmayan bu yaklaşımla İç Anadolu’da bir devlet üniversitesinde 2018 Güz dönemi 9. dönem birinci yarıyıl Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı’na devam eden 44 kadın, 127 erkek toplamda 171 öğrenciden seçmeli olarak aldıkları Öğretmenlik Meslek Etiği (2 grup) ve Bireyselleştirilmiş Öğretim (3 grup) derslerini ve bu dersleri veren öğretim elemanının derslerdeki öğretim performansını değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırmada, araştırmacı tarafından daha önce de kullanılan ve aşina olunan Webster Üniversitesine ait ve Kuzey Amerika’da pek çok üniversitede benzeri kullanılan bir ders değerlendirme aygıtı Türkçeye çevrilerek veri toplama aracı olarak kullanılmıştır.

Katılımcıların çok büyük kısmı (%93.6) “evet dersler faydalıydı, (%95.9)’u bu dersleri arkadaşlarıma tavsiye ederim derken çok daha büyük bir oranda (%96.5)’i de bu derslerle ilgili memnuniyetlerini beyan etmişlerdir. Bireyselleştirilmiş Öğretim dersini alan öğrencilerin, Öğretmenlik Meslek Etiği dersini alan öğrencilere nazaran daha yüksek oranda memnuniyet gösterdikleri gözlemlenmesine rağmen Mann-Whitney U testi kullanılarak yapılan analizlerde yirmi yedi yargıdan sadece dokuzunda anlamlı bir fark tespit edilmiştir.

Çalışma sonuçlarına bakıldığında her iki dersin de amaçlarına ulaştığı ve öğrencilerde istenen farkındalığın sağlandığı anlaşılmaktadır.]]> 2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 572 2020-12-01 559 Original Article <![CDATA[The Role of Childhood Abuse and Neglect Experiences in Predicting Satisfaction with Life Among University Students: Comparisons Based on Gender and Psychological Problems | Üniversite Öğrencilerinde Çocukluk Dönemi İhmal ve İstismar Yaşantılarının Yaşam Doyumunu Yordamadaki Rolü: Cinsiyet ve Ruhsal Problemlere Dayalı Karşılaştırmalar]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1976
Bu araştırmanın amacı çocukluk çağı ihmal ve istismar yaşantılarının bireylerin yaşam doyumlarını yordamadaki rollerini incelemektir. Bu yaşantıları cinsiyet ve ruhsal problemler açısından karşılaştırmak çalışmanın diğer amacıdır. İlişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma yöntemine dayalı olarak gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubu 439 gönüllü üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcıların çocukluk dönemi istismar oranları incelendiğinde; %30.1’inin duygusal istismar, %24.1’inin fiziksel ihmal, %18.9’unun cinsel istismar, %18.7’sinin duygusal ihmal ve %16.6’sının fiziksel istismar öyküsüne sahip olduğu görülmüştür. Bir veya daha fazla çocukluk dönemi istismar veya ihmal öyküsüne sahip olanların oranı ise %53.5’tir. Yaşam doyumunun bağımlı değişken olarak seçildiği regresyon modelinde bağımsız değişkenlerden duygusal ihmal (β=-.45, p<.001) ile fiziksel istismarın (β=.19, p=.001) özgün katkıları anlamlı bulunurken, duygusal istismar (β=-.04, p>.05), fiziksel ihmal (β=-.09, p>.05) ve cinsel istismar (β=-.07, p>.05) değişkenlerinin özgün katkısı anlamlı bulunmamıştır. Çocukluk dönemi istismar/ihmal öyküsü bulunan katılımcıların yaşam doyumları, bu tür bir öyküsü bulunmayan katılımcılara oranla anlamlı derece düşük çıkmıştır (t= 6.028, p<.001). Kadın ve erkeklerin yaşam doyumları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (t= 1.290, p>.05). Çocukluk dönemi istismar/ihmal öyküsü bulunan katılımcıların psikolojik destek alma oranı (χ2= 8.10, sd= 1, p<.01), ruhsal rahatsızlığa sahip olma durumu (χ2= 14.81, sd= 1, p<.01) ve psikiyatrik ilaç kullanma oranı (χ2= 4.40, sd= 1, p<.05) bu tür yaşantısı olmayan katılımcılara oranla anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular çocukluk çağı ruhsal travma yaşantılarının bireyin yaşam doyumu ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Klinik olmayan bir örneklemde yapılan bu çalışma, bireylerin çocukluk dönemi ihmal ve istismar oranlarına ilişkin bulgular sunması ve çocukluk dönemi ihmal/istismar öyküsüne sahip bireylerle bu tür bir öyküsü bulunmayan bireyleri çeşitli değişkenler açısından karşılaştırması açısından önemlidir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 583 2020-12-01 573 Original Article
<![CDATA[The Perceptions of Teacher Candidates About Rural Schools: Practicum and Student Teaching Programs | Öğretmen Adaylarının Kırsal Kesimdeki Okullara İlişkin Algıları: Uygulama ve Okul Deneyimi Programları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1977
Kentsel yaşam standartları ile kırsal yaşam standartları arasında önemli farklılıklar vardır. Farklı yaşam standartları öğretmen dağılımını etkilemektedir. Öğretmen işgücünün eşitsiz dağılımı Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) eğitim sistemindeki en büyük sorunlardan biri olmuştur. Bu durumun öğrenci başarısı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Özellikle kırsal kesimdeki kötü yaşam standartları nedeniyle buradaki okullarda kaliteli öğretmenlere sahip olmak oldukça zordur. Kırsal okullarda görev yapan öğretmenler genellikle derslerin içeriği konusunda daha az pedagojik eğitim ve deneyime sahiptirler. Bu nitel çalışmada araştırmacılar, öğretmen adaylarının kırsal okullarla ilgili öğretmen adaylarının uygulama ve okul deneyimine ilişkin algılarını incelemeyi amaçlamışlardır. Çalışmada, uygulama ve kurum deneyimi için 30’ar öğretmen adayı yer almıştır. Bu programlar, kırsal okullara daha kaliteli öğretmenler çekmek için ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Kooperatif Eğitim Hizmetleri Birimi (CESA 8) tarafından yürütülmüştür. Çalışmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre hem uygulama hem de okul deneyimi programında bulunan katılımcıların kırsal kesimde bulunan okullarla ilgili problemleri ve olumlu yönleri benzer şekilde algıladıkları görülmüştür.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 595 2020-12-01 584 Original Article
<![CDATA[Evaluation of Postgraduate Education for the Teachers ‘Career Development | Öğretmenlerin Kariyer Gelişimi Açısından Lisansüstü Eğitimin Değerlendirilmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1978
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin lisansüstü eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile lisansüstü eğitime dayalı kariyer gelişimi ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel durum desenlerinden iç içe geçmiş tek durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu otuz iki öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler pilot uygulama ile geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin lisansüstü eğitimi kişisel ve mesleki gelişim sağlama, akademik kariyer ve araştırma becerilerini öğrenme amaçlarıyla tercih ettikleri belirlenmiştir. Lisansüstü eğitimin bilimsel araştırma, kişisel gelişim, bilim okuryazarlığı, alanda uzmanlaşma konusunda öğretmen beklentilerini karşıladığı belirlenmiştir. Derslerin farklı günlerde olması, yeterli zaman ayıramama, ulaşımda zorluklar, izin alma ve bilimsel kongrelere katılım konusunda problemler yaşadıkları; Milli Eğitim Bakanlığı yapısı içinde lisansüstü eğitimin kariyer gelişimi açısından öğretmene ekonomik katkılarının sınırlı olduğu ve lisansüstü eğitimin yeterli değeri görmediği belirlenmiştir. Yaşanan sorunlara çözüm önerileri olarak ilgili mevzuatta öğretmenlerin kişisel gelişimlerini destekleyen bir dilin kullanılması, öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla bilimsel çalışmaların teşvik edilerek desteklenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bununla birlikte katılımcı öğretmenler tarafından, tez hazırlama dönemlerinde aylıklı izin verilmesi, öğretmenlerin belli sürelerle araştırma amacıyla yurt dışına gönderilmesi, okul, ilçe, il müdürlüğü ve diğer üst yönetim kadrosu görev tercihlerinde lisansüstü yapmış kişilere öncelik verilmesi gibi öneriler geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda lisansüstü eğitimle ilgili mevzuatın öğretmenlerin mesleki gelişimleri lehine güncellenmesi, öğretmenlerin lisansüstü eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla bazı teşvikler sunulması, öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini geliştirmeye yönelik bir performans ve kariyer sisteminin oluşturulması gibi öneriler sunulmuştur.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 607 2020-12-01 596 Original Article
<![CDATA[Academic Success of the Nursing Postgraduate Students and the Affecting Factors | Hemşirelik Alanında Lisansüstü Eğitim Alan Öğrencilerin Akademik Başarı Durumları ve Etkileyen Faktörler]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1979
Bu araştırma, hemşirelik alanında lisansüstü eğitim gören öğrencilerin akademik motivasyonlarını ve araştırmaya yönelik kaygı durumlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

Araştırma verileri, bir sağlık bilimleri enstitüsünde 1-15 Mart 2017 tarihleri arasında “Veri Toplama Formu”, “Akademik Güdülenme Ölçeği” ve “Araştırmaya Yönelik Kaygı Ölçeği” kullanılarak uygulanmıştır. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.

Öğrencilerin yaş ortalaması 26.58±4.07 yıl, %94.7’si kadın, %91.2’si çekirdek aile yapısında, %93’ü orta düzey gelir durumuna sahip, %86’sı mesleğini isteyerek seçmiş ve %43.9’u üniversite ve devlet hastanesi dışında bir kurumda çalışmaktadır. Öğrencilerin %82.5’i yüksek lisans eğitimi almakta ve tüm öğrencilerin %75.4’ü ders dönemindedir. Öğrencilerin yaş ve çalışma süreleri arttıkça araştırmaya yönelik kaygı düzeylerinin azaldığı saptanmıştır. Ders döneminde olan lisansüstü öğrencilerin kaygı düzeylerinin tez döneminde olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Akademik Güdülenme Ölçeği ve Araştırmaya Yönelik Kaygı Ölçeği arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur.

Lisansüstü öğrencilerin akademik güdülenmeleri arttıkça araştırma yapmaya yönelik kaygı düzeyleri azalmaktadır. Öğrencilerin akademik güdülenmelerini artırmak ve kaygı düzeylerini azaltmak için bireysel danışmanlık sürelerinin artırılması yararlı olacaktır.]]> 2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 614 2020-12-01 608 Original Article <![CDATA[The Metaphoric Perceptions of Pre-Service Science Teachers to the Concept of “Biology Laboratory” | Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının “Biyoloji Laboratuvarı” Kavramına Yönelik Metaforik Algıları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1980
Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının “Biyoloji laboratuvarı” kavramına yönelik sahip oldukları metaforik algılarını belirlemektir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ilindeki bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 61 fen bilgisi öğretmen adayı oluşmaktadır. Verileri, nitel araştırma yöntemi ile elde edilen bu araştırmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarından, biyoloji laboratuvarına ilişkin fikirlerini belirleyebilmek için “Biyoloji laboratuvarı …… gibidir; çünkü ……” cümlesini tamamlamaları istenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmadan sağlanan verilere göre; fen bilgisi öğretmen adaylarının “biyoloji laboratuvarı” kavramı ile ilgili olarak geçerli 52 farklı metafor ürettikleri ve bu metaforların taşıdıkları ortak özellikler açısından 7 kavramsal kategori başlığı altında toplandığı görülmüştür. Veriler; bilgi edinme ve öğrenme ortamı, keşif ortamı, üretim ortamı, araç-gereç ortamı, inceleme ortamı, eğlenceli olan ortam ve kalıcı etki yaratan ortam şeklinde sıralanan 7 kategori altında analiz edilmiştir. Kategorilerin toplamına bakıldığında, öğretmen adaylarının biyoloji laboratuvarı ile ilgili olarak olumlu algılardan oluşan metaforlar ürettikleri ve en çok “Mutfak” metaforunu (n=5) kullandıkları belirlenmiştir.]]>
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 624 2020-12-01 615 Original Article
<![CDATA[A Study on Determining the Relationship Between Psychological Capital and Job Satisfaction: A Case of Hakkari University in Turkey | Psikolojik Sermaye ve İş Tatmini Arasındaki İlişkinin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma: Hakkari Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1981
Psikolojik Sermaye, her bir bileşeni oldukça köklü bir geçmişe sahip olan yeni bir kavramdır. Bu ifade örgütsel alanda ve işgören davranışlarını anlama noktasında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kabul görmüştür. Çalışmamızda, akademisyenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ile iş tatmini seviyeleri arasındaki ilişkinin demografik değişkenler aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 2008 yılında kurulmuş genç bir üniversite olan Hakkari Üniversitesinde görevli Profesör, Doçent, Doktor Öğretim Üyesi,Öğretim Görevlisi ve Araştırma Görevlisi 205 akademik personele basit tesadüfi örneklem yöntemi ile ulaşılmış, ancak 176 akademik personel anket doldurmuştur. Bu anketlerden ise 151 tanesi değerlendirilmeye uygun bulunmuştur. Çalışmanın verileri araştırmaya gönüllülük esasıyla katılan akademik personelle gerçekleştirilen anketlerden elde edilmiş ve bu veriler SPSS 23.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. p
2020-12-01 The Journal of Higher Education and Science 3 10 637 2020-12-01 625 Original Article