The Journal of Higher Education and Science - 2013; 3(2) http://higheredu-sci.beun.edu.tr The Journal of Higher Education and Science - RSS feed of 2013; 3(2) 1300-0705 August 2013 The Journal of Higher Education and Science 1300-0705 <![CDATA[Shake in the Basic Sciences in Turkey: The Country's Shake | Türkiye'de Temel Bilimlerde Sarsılış: Ülkenin Sarsılışı]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1608
Bu çalışmada öncelikle Türkiye'deki biyoloji, fizik, kimya, matematik ve moleküler biyoloji ve genetik bölümlerinin 2007 yılından günümüze gösterdikleri niceliksel gelişmeler gösterilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla her bir bölüm için yıllara göre doluluk oranları, program sayıları, öğrenci sayıları ve öğretim elemanı sayıları hesaplanmış ve bu göstergelerin yıllara göre değişimleri ortaya konulmuştur. Böylelikle incelenen bütün bölümlerde bu dört sayısal göstergedeki değişimin birbiriyle paralellik gösterdiği gözlemlenmiş ve son yıllarda biyoloji, fizik, kimya, matematik ve moleküler biyoloji ve genetik bölümlerindeki bu değişimlerin nedenleri belirlenmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca sadece niceliksel değil mezunların niteliklerini, dolayısıyla istihdamını arttırıcı yeni politikaların geliştirilmesinin önemi vurgulanmıştır.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 096 2013-08-01 085 Original Article
<![CDATA[Autonomy of the University: A Financial, Academic and Administrational Approach | Üniversite Özerkliği: Mali, Akademik ve Yönetsel Açıdan Yaklaşım]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1609
Özerklik kavramı, genellikle kurumsal düzeyde ele alınan bir kavramdır. Kelime anlamı olarak özerklik “bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendini yönetme hakkı”dır. Özerklik, akademik dünyada çok fazla tartışılan ve konuşulan, üzerinde tam bir uzlaşmanın sağlanamadığı ve herkesin kendisine göre yorumladığı bir kavram olmuştur. Üniversitelerin üstlendikleri görevleri en iyi bir biçimde yerine getirebilmeleri için mutlaka özerk bir yapıya sahip olmaları gerekmektedir. Üniversite özerkliği, mali, akademik ve yönetsel olmak üzere üç özerkliğin bir arada olması ve bu bir aradalığın uyumlu bir şekilde sürdürülmesine bağlıdır. Günümüzde tamamen özerk üniversite yoktur; özerkliğin derecesi (bağıl özerklik) vardır. Mali özerklik, bir kamu tüzel kişisinin kendi kaynaklarından serbestçe yararlanarak kendi harcamalarını yönetmesi durumudur. Mali özerklik üç boyutludur: kendi bütçesini hazırlama, kendi mali kaynaklarını oluşturma ve kendi mali kaynaklarını kullanma. Dünyanın herhangi bir ülkesinde tam anlamıyla “mali özerkliğe” sahip üniversite bulunmamaktadır. Çünkü üniversiteler yaşamları için gerekli olan parayı kendileri karşılayamamaktadır. “Akademik özerklik”, üniversitede akademik ünvana sahip tüm insanların baskı ve yönlendirme olmaksızın özgürce eğitim ve araştırma yapmaları anlamına gelmektedir. Anayasamıza göre akademik özerkliğin sınırı ulusal savunma, güvenlik ve kamu düzenidir. Dokuzuncu Kalkınma Planı “Yüksek Öğretim İhtisas Komisyonu Raporu” na göre üniversitelerimizde tam anlamıyla bir akademik özerklik gerçekleştirilememiştir. Üniversitelerin yönetsel özerkliği denince, bu kurumların kendi üyelerinin demokratik usulle oluşturdukları organlar eliyle yönetilmesi ve denetlenmesi anlaşılmaktadır. Dokuzuncu Kalkınma Planı “Yüksek Öğretim İhtisas Komisyonu Raporu” na göre yükseköğretim politikalarının “hükümet politikaları” ile yönlendirilmeye çalışılması önemli bir zafiyet olarak karşımıza çıkmaktadır.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 107 2013-08-01 097 Original Article
<![CDATA[Problems of Newly-Founded Universities and Solution Offers | Yeni Kurulan Üniversitelerin Sorunları ve Çözüm Önerileri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1610
Ülkemizde son dönemlerde ekonomik, sosyal ve kültürel gerekçelerle pek çok yeni üniversite kurulmuştur. Bu üniversiteler gerek kuruldukları bölgelerden gerekse örgütsel yapılarından kaynaklanan çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. Yeni kurulan üniversitelerde yaşanan sorunları ortaya çıkarmak ve bu sorunlara olası çözüm önerileri geliştirmek, kalifiye insan gücünün yetiştirildiği en önemli kurumlardan biri olan yükseköğretimin sağladığı hizmet kalitesini artırabilme açısından önemlidir. Bu araştırmada 2006 yılından sonra kurulan üniversitelerin sorunları hem idari personelin hem de akademisyenlerin bakış açılarıyla ortaya konmuş ve bu sorunlara ortak bir görüş ile çözüm önerileri geliştirilmiştir. Nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılan bu çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan Akademisyenlerin Sorunları Ölçeği 150 akademisyene uygulanmıştır. Ölçekten elde edilen bilgilerin derinlemesine incelenmesi amacıyla iki idari personel ile görüşme yapılmış ve sekiz akademisyen ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırma verilerine göre; yeni kurulan üniversitelerin en önemli sorunu kurumsallaşmanın olmamasıdır. Bu sorunu fiziksel yetersizlikler ve nitelikli öğretim elemanı yetersizliği gibi sorunlar takip etmektedir. Etkin yönetim ile etkin bir örgüt yapısı oluşturmak bu problemlere önerilen çözüm önerilerinden bazılarıdır.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 116 2013-08-01 108 Original Article
<![CDATA[Opinions of Academic Staff about 2013 Higher Education Law Draft: The Case of Ahi Evran University | 2013 Yükseköğretim Yasa Taslağına İlişkin Öğretim Elemanlarının Görüşleri: Ahi Evran Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1611
Bu araştırmanın amacı yükseköğretim yasa taslağına ilişkin öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmış olup çalışma, Ahi Evran Üniversitesi'nde görev yapan 61 öğretim elemanı ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak “YÖK Yasa Tasarısına İlişkin Görüşler Anketi” kullanılmış ve ölçme aracının iç tutarlılık güvenirliği için Cronbach alfa katsayısı hesaplanmış ve bu değer ,723 olarak bulunmuştur. Araştırma sonucunda, öğretim üyelerine ücretli araştırma izni verilmesinin öğretim elemanlarının en olumlu değerlendirdikleri madde olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretim elemanları, akademik performans ölçütlerinin neler olduğunun yasada açıkça ifade edilmesini gerekli görmektedirler.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 127 2013-08-01 117 Original Article
<![CDATA[Performance Based Supplementary Payment Systems in Istanbul Public Hospitals | İstanbul'da Kamu Hastanelerinde Performans Esaslı Geri Ödeme Sistemleri]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1612
Türkiye'de 2003 yılından itibaren yeni sağlık reformları yürürlüğe konmuştur. Geçtiğimiz yıllarda, sağlık sistemi birçok değişime uğramasına rağmen bu değişimin etkilerini gösterecek şekilde yapılmış araştırmalar kısıtlıdır. Bu çalışma, Türkiye'deki sağlık sisteminin son değişikliklerinden biri olan performansa dayalı ek ödeme sistemleri üzerinde yapılmıştır. Ek ödeme sistemlerinde performans esası konusundaki literatür bilgileri eşliğinde ikinci ve üçüncü basamak hastanelerde ek ödeme sistemleri üzerine bir araştırma dizaynı yapılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Kamu hastanesinde performansa dayalı ek ödeme sistemi hekimler, hemşireler vb. gibi sağlık çalışanlarına mükâfat tarzı ikramiye vermeyi amaçlayan bir ödeme sistemidir. Mükâfat tarzı ek ödeme sağlık kurumunun bütünün değerlendirmesi esasına dayanır. Kayıtlar gözden geçirilir. Nitelikli ve nicelikli sağlık hizmeti üreten profesyonellere verilir. Türkiye'de genel sağlık sigortasının hastanelere ödediği ücretlerden performans sistemi ödemeleri karşılanır. Bu nedenle, hastanenin gelirleri son derece hassas bir şekilde takip edilmelidir. Bu çalışmaya göre hekimin sağlık hizmeti üretimi artmış, fakat hekim başına düşen hasta sayısı azalmıştır. Ayrıca, uzmanlık alanına göre hekime verilen performans ek ödemesi dengesi azalmıştır. Kardiyologlar ek ödeme esaslı performans sisteminden iç hastalıkları uzmanına göre daha yüksek ücret almaktadır, çünkü kardiyologların ek ödeme katsayısı yüksektir. Uzmanlığa göre ek ödeme düşüktür. İkinci basamak hastanelerin hekimleri, üçüncü basamağa göre daha fazla ek ücret almaktadır çünkü komplike hastalar üçüncü basamağa gönderilmektedir. Reformlar ile sağlık performansı üzerinde tatmin edici ve çok başarılı bir düzelme sağlanmıştır. Temel sağlık göstergeleri dönüşüm periyodunun başına göre şu anda daha iyi durumdadır. Reform süreçlerinin sürdürülebilirliği, yakın gelecekte performansa dayalı ek ödemelerin daha da geliştirilmesi ile olacaktır. Hasta sayısı değil, hasta başına yapılan işlem artmıştır. Bu durum sağlık hizmetlerinde kışkırtılmış talebe yol açabilir. İkinci basamak hizmet hastanelerinde rahatlıkla takip edilebilecek komplikasyon durumlarında bile üçüncü basamak hastanelere hasta sevki yapılmasını önlemek için denetim yapılması esastır. Komplike hasta demek, hastanelerde çalışan hekimin döner sermaye havuzunda biriken performans ek ödemelerinin harcanması ve bu hastanelerdeki sağlık personelinin daha az ücret alması demektir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 132 2013-08-01 128 Original Article
<![CDATA[Views of Academic Staff on Erasmus Teaching Staff Mobility: The Case of Akdeniz University | Öğretim Elemanlarının Erasmus Personel Ders Verme Hareketliliğine İlişkin Görüşleri: Akdeniz Üniversitesi Örneği]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1613
Bu araştırmanın amacı, Akdeniz üniversitesinde çalışan öğretim elemanlarının Erasmus personel ders verme hareketliliği programı hakkında görüşlerini betimlemektir. Bu çalışma nitel bir araştırmadır. Bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışmanın verileri bu programdan daha önce yararlanmış gönüllü yedi öğretim elemanından sağlanmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış form ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, nitel araştırmalarda betimsel analiz içerisinde yer alan frekans analizi tekniği ile çözümlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcılar ortak proje geliştirme ve yurtdışı deneyimi kazanma amacıyla programa katıldıkları; ev sahibi üniversite ile ilişkileri güçlendirme beklentilerinin olduğu; yabancı dil gelişimi, farklı bir ülke, üniversite, kültür, öğretim elemanı, öğrenci, eğitim sistemi tanıma yararı sağladığı; program süresi, ulaşım, yabancı dil, beslenme, bürokratik sıkıntılar ve iklim, bilgi paylaşımı alanlarında çeşitli problemlerle karşılaştıkları; programın süresinin uzatılması, hibe artırılması ve yararlanıcıların artırılması önerilerinde bulunmuşlardır.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 141 2013-08-01 133 Original Article
<![CDATA[The Investigation of the Opinions of Teacher Candidates about Current Ethical Issues in Terms of Various Variables | Öğretmen Adaylarının Güncel Etik Konular Hakkındaki Görüşlerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1614
Bu araştırma öğretmen adaylarının etik ikilemler içeren bazı biyoetik konular hakkında görüşlerini belirlemek amacıyla planlanmıştır. Nicel araştırma tekniklerinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 yılında Gazi Üniversitesinde öğrenim gören 8 farklı bölümden toplam 238 öğretmen adayı oluşturmuştur. Genetik tarama testi, üreme teknolojileri ve ötanazi gibi etik tartışmaların odağında yer alan konular hakkında senaryolar içeren Biyoetik Değer Envanteri ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının tercihleri cinsiyet ve bölüm gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının bu etik konular hakkında karar verirken göz önünde bulundurdukları etik yaklaşımlar incelenmiştir. Öğretmen adaylarının her bir senaryo için karar verme sürecinde göz önünde bulundurdukları etik yaklaşımların farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının genel kararlarının ve etik yaklaşım tercihlerinin bölümlere ve cinsiyete göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Sadece genetik tarama testi konulu senaryoda cinsiyete bağlı farklılık tespit edilmiştir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 152 2013-08-01 142 Original Article
<![CDATA[Preservice Teachers’ Metaphors about University Teacher and Metaphor as an Evaluation Tool | Öğretmen Adaylarının Üniversite Hocası Hakkındaki Metaforları ve Bir Değerlendirme Aracı Olarak Metafor]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1615
Bu çalışmanın amacı eğitim fakültesindeki öğretmen adaylarının üniversite hocaları hakkındaki metaforlarını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye’deki üç eğitim fakültesinde 2011-2012 öğretim yılında öğrenim gören 347 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının ‘’Üniversite hocası … gibidir, çünkü …’’ cümlesini tamamlamalarıyla veriler elde edilmiştir. Verilerin analizinde nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonunda, Üniversite Hocası hakkında 16 kategoride, 183 farklı metafor belirlenmiştir. En fazla metafor üretilen kategoriler sırasıyla; bilgi kaynağı ve aktarıcısı olarak üniversite hocası (42 metafor), yol buldurucuyönlendirici olarak üniversite hocası (38 metafor), değişen-farklılaşan biri olarak üniversite hocası (24 metafor), uzaklaştırıcı-korkutucu biri olarak üniversite hocası (21 metafor), çok yönlü biri olarak üniversite hocası (17 metafor) belirlenmiştir. Ayrıca yükseköğretimde kalite artırma çalışmalarında, öğretim üyelerinin performanslarının belirlenmesinde metaforlar bir değerlendirme aracı olarak kullanılabilir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 160 2013-08-01 153 Original Article
<![CDATA[Analysis of Anxiety Levels of Nursing Students While Preparing Their Thesis | Tez Hazırlayan Hemşirelik Öğrencilerinin Kaygı Düzeylerinin İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1616
Araştırma Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu tez hazırlayan 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin kaygı düzeylerini ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla tanımlayıcı bir çalışma olarak yapılmıştır. Araştırma Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan 142 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan soru formu ve Durumluluk –Sürekli Kaygı Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %52,1’i 23 yaş üzerinde, %53,5’i 4. sınıfta okumakta, %44,4’ü yurtta kalmaktadır. Öğrencilerin %61,3’ü tez konusu belirlerken kaygı yaşadıklarını, %38,7’si tez danışmanlarından yeterli yardım aldıklarını belirtmiştir. Öğrencilerin durumluluk kaygı ortalaması 49,11±12,23, sürekli kaygı ortalaması 45.14±7,8 olarak saptanmıştır. Öğrencilerin yaşları, okudukları sınıf, yaşadıkları yer ve danışmandan yardım alma durumları ile durumluluk-sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır Öğretim elemanlarının yol gösterici ve destekleyici tutumlarının gençler üzerindeki kaygıyı azaltarak özgüvenlerinin artmasında faydalı olacağı düşünülmektedir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 165 2013-08-01 161 Original Article
<![CDATA[Perceptions of Undergraduate University Students about Working Conditions of Women Academic Staff | Lisans Eğitimi Alan Öğrencilerin, Kadın Akademisyenlerin Çalışma Yaşamındaki Durumlarına Yönelik Algıları]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1617
Ülkemizdeki akademisyenlerin yaklaşık %41’ini kadınlar oluşturmaktadır. Kadın öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarının içindeki payı çevre üniversitelerinden merkez üniversitelere doğru gidildikçe artmaktadır. Bu çalışma lisans eğitimi alan öğrencilerin, kadın akademisyenlerin çalışma yaşamındaki durumlarına yönelik algılarını ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Sahip olunan süre ve olanaklar dâhilinde bir üniversitenin araştırma evreni olarak alındığı çalışmada, öğrencilerin kadın akademisyenlerin durumlarıyla ilgili bireysel algılarının ortaya konulması amaçlandığından, araştırma kapsamındaki üniversitenin akademik birimlerinin hangisi olacağı değil, öğrencilerin lisans düzeyinde öğrenim görmeleri ön planda tutulmuştur. Araştırma kapsamına alınan üniversitede fakültelerde ve yüksekokullarda 1. sınıf haricindeki lisans öğrenimi gören 157 kız öğrenciye ve 104 erkek öğrenciye (N=261) veri formu uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı testler kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre ulaşmayı hedefledikleri eğitim derecesi ve akademisyen olma isteklerine ilişkin bulgular x² testi ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamındaki öğrencilerin %54’ü kadın akademisyenlerden “kısmen” memnun olduğunu belirtmişlerdir. “Kadınlar akademisyen olarak çalışmalı mıdır?” sorusunda öğrencilerin %74,3’ü çalışması gerektiği yönünde fikir belirtirken, sadece %2,2’i kadınların akademisyen olarak çalışmaması gerektiğini belirtmiştir. %47,8’i akademik hayatta kısmen kadın-erkek ayırımının olduğunu düşünmektedir. %47,1’i ise akademisyen olmanın iyi bir anne ya da iyi bir eş olmaya kısmen engel olduğunu belirtmiştir ve %69,7’i akademisyenliğin kadın için zor olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin %23,7’i akademisyen olmanın kadına en fazla kişisel gelişim açısından yararlı olduğunu düşünmektedir. %79,6’ı kadın akademisyenlerin en büyük zorluğunun anne ve eş olarak iş yaşamını sürdürmek olduğunu belirtmektedir. Kadın akademisyen olmanın en önemli avantajının eşi, ailesi ve çevresinin gözünde saygınlığının artması olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, öğrencilerin, genel anlamda kadın akademisyenlerin çalışma yaşamındaki sorunlarından haberdar oldukları, bu konuda belirli düzeyde duyarlılık geliştirdikleri sonucuna varılabilir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 172 2013-08-01 166 Original Article
<![CDATA[Review of the Effects of Housing Place on Individual and Social Development and Academic Success of University Students by Focus Group Discussion | Barınma Yerinin Üniversite Öğrencilerinin Kişisel ve Sosyal Gelişim ve Akademik Başarı Üzerindeki Etkilerinin Odak Grup Görüşmesi İle İncelenmesi]]> http://higheredu-sci.beun.edu.tr/text.php3?id=1618
Ülkemizde üniversiteyi kazanan öğrenciler çoğunlukla ailelerinin yanında kalmaktadırlar. Ancak gidip gelme olanağının bulunmadığı ya da güç olduğu uzaklıktaki bir üniversiteyi kazandığında kendisinin ve ailesinin çözmek zorunda olduğu konulardan biri de barınmadır. Barınma yeri alternatifleri devlet yurdu, özel yurt ya da kiralık bir ev olabilmektedir. O yaşına kadar ailesinin yanında yaşayan genç, farklı bir ortamın içerisinde kendini bulmaktadır. Bu yaşam gence sosyalleşme, sorumluluk ve paylaşma bilinci, topluluk içerisinde hayatını yönetebilme, iyiyi- kötüyü ayırt edebilme gibi özellikler de kazandırabilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, barınma yerinin kişisel sosyal gelişim üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırma Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören yurtta/evde kalan öğrencilere uygulanmıştır. Araştırma için, her biri 8’er katılımcı ve bir yardımcıdan oluşan beş odak grup görüşmesi yapılmıştır. Soru ve yanıta dayalı olarak yapılan çalışmada genelden özele 3 adet soru yöneltilmiştir. Grup üyeleri yurt ve evde kalan öğrenciler ile kendi ailesinin yanında kalan öğrencilerden oluşturulmuştur. Maksimum çeşitlilik örneklemesi yapılmıştır. Sonuçlara göre, yurtta/evde kalmanın öğrencilere kazandırdığı en önemli katkıların başlıca bilgi paylaşımı, olgunlaşma, insanları tanımayı öğrenme, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilme, güvenmeyi öğrenme, daha ölçülü harcama yapabilme, geniş arkadaş çevresine sahip olma, paylaşmayı öğrenme, kararlarını özgürce alabilme olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra katılımcılar gerek devlet yurdunda gerekse ev ortamında ders çalışma için her türlü ortamın mevcut olduğunu, grup halinde çalışmanın başarılarını arttırdığını ifade etmişlerdir.]]>
2013-08-01 The Journal of Higher Education and Science 2 3 178 2013-08-01 173 Original Article