Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2011, Cilt 1, Sayı 3, Sayfa(lar) 156-160
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2011.023
Maden Mühendisliği Eğitiminde Eğilimler ve Sorunlar
Gülhan ÖZBAYOĞLU
Atılım Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, ANKARA, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Maden mühendisliği bölümleri, Maden mühendisliği eğitimi, ABET, MÜDEK, Türkiye
Öz
Türkiye'de maden mühendisliği, diğer mühendislik alanları içinde en kötü konuma sahiptir. Bunun nedenleri arasında sebep olarak işsizlik, maden endüstrisindeki istikrarsızlık, yatırımların azlığı, maden çalışma koşullarının zorluğu, kazaların ürkütücü etkileri ve çevrecilerin madencilere olumsuz bakışları sayılabilir. Diğer taraftan, maden mühendisliği eğitimi dünyada büyük değişim içerisindedir. Tanınmış birçok bölüm kapanmış veya bölgesel birleşmelere gidilmiştir. Üniversiteler endüstri ve toplumun beklentilerini karşılamak için eğitim programlarını gözden geçirmekte, hatta yeniden yapılandırmaktadır. Bu makalede, Türkiye'deki maden mühendisliği eğitiminin tarihçesi verilmiş, mevcut bölüm ve program sayıları, akademik personeli ve mezun sayıları verilmiştir. Program değişiklikleri dünyada ve Avrupa özelinde incelenmiş, Türkiye için ise O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği programı çerçevesinde verilmiştir. Türkiye'de “Accreditation Board for Engineering and Technology” (ABET) akreditasyonundan geçen iki bölüm, “Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği” (MÜDEK) akreditasyonunu alan ise üç program bulunmaktadır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Mühendislik mesleğinin en önemli dallarından birisi olan Maden Mühendisliği eğitiminde eskiden, temel bilim ve mühendislik bilgilerinin yanında uzmanlık dalının gerektirdiği bilgi ve deneyimi kazanmış, bilim ve teknolojiyi madenciliğin gelişimi ve kalkınmasına dönüştürebilen mühendisler yetiştirmek amaçlanmıştı. Diğer bir deyişle, geçmişte maden mühendisliği eğitiminden beklenen, bilimsel altyapı ve mühendislik bilgilerini kullanarak mevcut teknolojilerle doğal kaynakların en verimli ve karlı biçimde işletilmesini sağlayacak, nitelikli mühendis yetiştirmektir. Günümüzde ise küresel mineral endüstrisi geçmişe göre yapısal, teknolojik, çevresel duyarlılık, işçi ve sendika bilinci ve küresel rekabet yönünden farklılıklar göstermekte, maden mühendisliği eğitimi de bundan etkilenmektedir. Madencilik sektörü sadece kendi konusunda uzman mühendis almak yerine, hem mühendis, hem de yönetici özelliklerine sahip, ilgili meslek dallarıyla olduğu kadar toplum ve medya ile iletişim kurabilen, çevre ve emniyet konularına duyarlı eleman kullanmak istemektedir. Kısaca sektör, üniversitelerden, bütün bu özelliklere sahip mühendis yetiştirmesini beklemektedir.

    Dünyadaki maden mühendisliği eğitimi son yarım yüzyıldır değişim içerisindedir. Dünyadaki birçok tanınmış maden mühendisliği bölümleri kapanmıştır; bazıları ise baskı ve izleme altında varlıklarını sürdürmektedirler. Genel olarak dünyada mühendislik eğitiminden bir kaçış bulunmaktadır. Tıp, hukuk ve psikoloji meslek dalları popüler olmuştur. Dünyada maden mühendisliği eğitimi en fazla etkilenen mesleklerden birisi olmuştur. Maden endüstrisindeki istikrarsızlık, yatırımların azlığı, maden çalışma koşullarının zorluğu, kazaların ürkütücü etkileri ve çevrecilerin madencilere olumsuz bakışları da bunda etkili olmaktadır. Yapılan bir araştırmada Avustralya, Kanada, Güney Afrika Cumhuriyeti, İngiltere ve A.B.D.'de 2000–2004 yılları arasında 53 bölüm faaliyette iken son 20 yılda bu ülkelerdeki 20 maden mühendisliği bölümünün kapatıldığı belirtilmiştir; bu sayı toplamın % 30'unu kapsamaktadır (Davison, 2004). Kapanan bölümlerin 11'i A.B.D.'de, 5'i İngiltere'de, 2'si Kanada ve 2'si Avustralya'da olmuştur. A.B.D.'de 1984 ile 2007 yılları arasında maden mühendisliği bölümlerinin sayısı 25'den 15'e düşmüştür. İngiltere'de de maden mühendisliği bölümlerinin büyük kısmı ya tamamen kapatılmış veya isimlerini ve programlarını Minerals and Environmental Engineering olarak değiştirmişlerdir. Halen İngiltere'de faaliyetini sürdüren iki maden mühendisliği bölümünden birisi Leeds Üniversitesi, diğeri ise “Camborn School of Mines”dır.

    Dünyadaki eğilimin tersine yurdumuzda maden mühendisi eğitimi veren programların sayısı devamlı artmaktadır. Bu makalede, yurdumuzdaki maden mühendisliği bölümleri hakkında bilgi verilmiş, maden mühendisliği eğitimindeki değişimler dünya genelinde ve Türkiye özelinde irdelenmiş ve programlardaki beklentiler ve değişimler incelenmiştir.

    TÜRKİYE'DEKİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ
    Türkiye'deki ilk Maden Mühendisi Okulu Osmanlı'nın ilk maden mühendisi olan İbrahim Edhem Paşa tarafından 1872 yılında kurulan Orman ve Maadin Mektebidir. Yedi dönem faaliyette bulunan okul, 49 Orman ve Maden Mühendisi yetiştirdikten sonra kapanmıştır. 1924 yılına kadar bu konuda başka okul açılmamış, gençler eğitim için yurt dışına (Avrupa'ya) gönderilmiştir. 1924 yılında Zonguldak'ta kurulan Yüksek Maadin Mühendisi Mekteb-Ali'si ilk mezunlarını 1928'de vermiş, fakat okul 1931'de kapanmıştır. 1941 yılında Zonguldak'ta Maden Teknisyeni yetiştirmek için Zonguldak Maden Teknisyeni Mektebi kurulmuştur. 1950'de Zonguldak Maden Teknik Okulu adını alan okul Maden Mühendisi diploması vermeye başlamıştır. Okul 1961'de kapatılarak öğrencileri İ.T.Ü. bünyesine katılmışlardır (Tamzok ve Erdoğan, 2003).

    Türkiye'de üniversite kökenli ilk Maden Mühendisliği eğitimi 1953 yılında İ.T.Ü.' de başlamıştır. Bunu takiben Ankara'da 1960 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve 1968 yılında Hacettepe Üniversitesinde Maden Mühendisliği Bölümleri açılmıştır. 1987 yılına kadar bölüm sayısı 8'e çıkmış, sonraki beş sene içerisinde sayı 15'e ulaşmıştır. 2011 ÖSS Kitapçığı'na giren Maden Mühendisliği Bölümlerinin sayısı 21'dir; bu bölümlerden 9 tanesinde halen ikinci eğitim mevcuttur. Erzurum Oltu'da Atatürk Üniversitesi'ne bağlı olarak açılan ve 2011'de Fırat Üniversitesi'nde açılan yeni bölümlerle birlikte toplam maden mühendisliği programının sayısı 30'a ulaşmıştır. Gerek yeni bölümlerin açılmasında, gerekse ikinci eğitim uygulanmasında yurdumuzun maden mühendisine olan gereksinimine bakılmamıştır.

    O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü Türkiye'de ilk defa İngilizce dilinde eğitim vermek üzere kurulmuştur. O.D.T.Ü.'nin eğitim sistemi ve programları Amerikan sistemine dayandığı için yurdumuzda mühendislik eğitiminde birçok yeniliğe imza atmıştır. Öncelikle kürsü sistemi yerine “Bölüm” kavramını getirmiştir. Ayrıca yurdumuzda eskiden beri uygulanmakta olan Alman sistemindeki beş yıllık Yüksek Mühendis eğitiminin sona erdirilmesini ve dört yıllık lisans eğitiminin başlatılmasını sağlamıştır. Böylece maden mühendisliği mesleğinde de dört yıllık lisans eğitimini alan “Mühendis” unvanlı madenciler sektörde çalışmaya başlamışlardır. Lisans eğitiminden sonra 1–2 yıl süreyle verilen ileri düzeydeki eğitimde mühendislerin araştırma yetenekleri geliştirilerek Yüksek Lisans derecelerini kazanmalarına imkân tanınmıştır. Tablo 1'de yurdumuzdaki Maden Mühendisliği Bölümlerinin isimleri ve bazı bilgileri verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: 2010 Yılı İtibariyle Yurdumuzdaki Maden Mühendisliği Bölümleri

    TÜRKİYE'DE MADEN MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN DİĞER MÜHENDİSLİK PROGRAMLARINA GÖRE YERİ
    Dünyada mühendislik mesleği eski popülaritesini kaybetmiştir. Ayrıca mühendislik eğitimi zor ve pahalıdır. Yurdumuzda da durum benzerdir. 2010 yılında ÖSS seçmelerinde sınava girenlerin sadece % 9'u mühendisliği seçmişlerdir. Mühendis sayısının ihtiyaçtan fazla oluşu işsizlik oranını arttırmış ve mesleğe olan ilgiyi azaltmıştır. Buna rağmen yurdumuzda devamlı olarak yeni maden mühendisliği bölümleri açılmaktadır. Yeni bölümlerin açılmasında ve ikinci eğitim uygulanmasında maden mühendisine olan gereksinimine bakılmamaktadır. Bunların sonucunda maden mühendisliği mesleği ÖSS tercihlerinde gençlerin en alt sıralara yazdıkları bir meslek konumuna düşmüştür.

    Bölümlerin öğrenci kapasiteleri 31 ile 72 arasında değişmektedir. Öğrenci kontenjanlarının yüksek oluşu düşük puanlı öğrencilerin bölümlere kabul edilmelerine neden olmaktadır. ÖSYM verilerine göre O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü eskiden beri en yüksek puanlı öğrencilerin girdiği bir bölümdür. 2011 ÖSYS Maden Mühendisliği Programı listesinde O.D.T.Ü.'de en küçük puan 417.137, İ.T.Ü.'de 385.118, Hacettepe'de 323.830, Dokuz Eylül'de 278.980, Zonguldak Karaelmas'ta 221.884 ve Cumhuriyet Üniversitesi'nde 203.323 olup en düşük puanlı öğrenci kabul eden bölüm 196.194 puanla Niğde Üniversitesi olmuştur. 2010 yılı ÖSYM verilerine göre O.D.T.Ü. Elektrik Mühendisliği Bölümü'nün taban puanı 539,358, Makine Mühendisliği'nin 521,049, İnşaat Mühendisliği'nin 506,032, Kimya Mühendisliği'nin 493,475 iken Maden Mühendisliği'nin 422,653'tür. Mühendislik bölümlerinin sıralamasında maden mühendisliği en alt sırada yer almaktadır.

    MADEN MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMLARINDAKİ DEĞİŞİMLER
    Dünyada yapılan değişiklikler: Madencilik mesleğine öğrencileri çekebilmek, lisans eğitiminde bölümde tutabilmek ve endüstrinin gereksinimlerini karşılamak için maden mühendisliği eğitiminin yeniden yapılandırılması gerekliliği görülmüş ve programlar endüstri danışma kurullarının da görüşleri doğrultusunda girişimciliği, ömür boyu öğrenimi, proje bazlı çözümü ve ekip çalışmasını teşvik edecek yönde geliştirilmiştir. Tablo 2'de maden mühendisliği programlarında göz önüne alınması gerekli önemli konular verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Maden Mühendisliği Programlarının Kapsaması Gereken Önemli Konuları

    Güncelleme kapsamında, dünyada maden mühendisliği programlarında yapılan değişiklikler yıllara göre şöyle özetlenmiştir. (Karmis et al., 2009):

    1. 1960'lardan önceki devrede madencilik eğitimi jeoloji, mineraloji, mühendislik bilimleri, havalandırma, sondaj, patlatma, işçi sağlığı ve güvenliği ve elektromekanik konularının hâkim olduğu, ilimden ziyade uygulamanın etkin olduğu bir eğitim uygulanmıştır.

    2. 1960'lı yıllardaki eğitimde ekonomi, yönetim, kaya mekaniği, yöneylem araştırması, rezerv saptanması ve arama yöntemleri ağırlık kazanmıştır.

    3. 1970'li yıllarda bilgisayar bazlı uygulamalar, izleyici sistemler ve teknikler, instrumentasyon, bakım, çevre bilimleri ve atık yönetimi konuları ağırlık kazanmıştır.

    4. 1980'li yıllarda jeomekanik, bilgisayarlı simülasyon, yöntem kontrolü, ekonomik değerlendirmeler ve hukuksal konular eğitimde önemini arttırmıştır.

    5. 1990'larda çevresel değerlendirme, toplumdaki imaj, yönetim ve iş perspektifi, otomasyon ve robotik ve risk analizleri eğitimde göz önüne alınmıştır.

    6. 21. yüzyılda etik, sosyal sorumluluk paylaşımı, sürdürülebilirlik, CO2 ve küresel ısınma, su ve enerji kaynaklarının korunması, girişimcilik ve yaratıcılık konularının hâkim olduğu bir dönem olmuştur. Bunları eğitim ve araştırmada iletişim ve kuvvetli işbirliği takip etmektedir. Ayrıca modern eğitim-öğretimde proje tasarımı, problem bazlı öğrenme, internet, sözlü ve yazılı iletişim becerisi, telekonferans ve ömür boyu öğrenim gibi konular da yer almaktadır.

    Avustralya, maden mühendisliği programlarındaki değişimleri sadece 3. ve 4. sınıf programlarına odaklamıştır.

    Amerika'nın tanınmış üniversitelerinden “Colorado School of Mines” (CSM) lisans seviyesinde, dört ülkedeki üniversiteler (CSM/A.B.D., University of Witwatersrand /G. Afrika, PUCC/Şili, PUCP/Peru) için “network” (etkileşimli ağ) üzerinden öğrencilere global çalışma olanağı sunan lisans programı vermektedir.

    Sandvik Uluslararası Maden Okulu ve altı üniversitenin maden bölümleri (Leoben/Avusturya, South Wales/Avustralya, Helsinki /Finlandiya, “Camborn School of Mines”/İngiltere, CSM/ABD, Witwatersrand/G. Afrika) işbirliğine giderek alanında tek olan ve endüstrinin parasal destek vererek içeriğini tamamen kendilerinin tasarlattığı derslerle bir program başlatmışlardır (Houlding, 2008).

    Dünyada birçok üniversite çevrimiçi Maden Mühendisi Derecesi vermekte ve mezunlarına geniş bir kariyer fırsatı sunmaktadır. Bunlar arasında “University of British Columbia”, “University of Missouri”/Rolla, “University of New South Wales”/ Avustralya sayılabilir (Houlding, 2008).

    Maden mühendisliği programları, günümüz koşullarına göre öğrenme ve öğretme yöntemlerini geliştirmek zorundadırlar. Dünyada Avustralya ve Kanada, modern eğitim ve öğretim yöntemlerini ve teknolojilerini uygulayan öncü ülkelerdendir (Lind ve Andrews, 2008) .

    Avrupa Birliğinde Maden Mühendisliği Eğitimindeki Gelişmeler: 1980'lerin sonunda Avrupa'da yüksek kaliteli madencilik derslerinin sunulabilmesi için yenilik yapılmasının zorunluluğu hissedilmiş ve ilk olarak 1990'da Hollanda'da eğitimin kalitesini arttırmak için maden son sınıf öğrencilerinin Londra'daki Imperial College Royal School of Mines'a gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Bu başlangıç 1996'da RWTH Aachen, TU Delft, Helsinki Teknoloji Üniversitesi ve Imperial College tarafından organize edilen son sınıf ortak programı “European Mining Course-EMC” (Avrupa Maden Dersi'nin oluşumunu sağlamıştır. Bu ortak dersin başarısı 1998'de cevher hazırlama, metalürji ve geri kazanmayı içeren “European Mineral Engineering Course-EMEC” (Avrupa Mineral Mühendisliği Dersi)'in oluşumuna öncülük etmiştir. 2003'de, jeoteknik ve çevre konularını içeren ve ismi “European Geotechnical and Environmental Course-EGEC” (Avrupa Jeoteknik ve Çevre Dersi) olan üçüncü bir program ortaya çıkmıştır. Halen bu üç ders tek bir program altında, “European Mining, Minerals and Environmental Program-EMMEP” (Avrupa Maden, Mineral ve Çevre Mühendisliği Programı) olarak üç opsiyon halinde sunulmaktadır. Bugün Avrupa'nın altı üniversitesi EMMEP programına dahildir; bunlar: RWTH Aachen (Almanya), Delft Teknoloji Üniversitesi (Hollanda), Exeter Üniversitesi (İngiltere), TKK Helsinki (Finlandiya), Miskolc Teknoloji Üniversitesi (Macaristan) ve Wroclaw Teknoloji Üniversitesi (Polonya).

    1999'da EMC ve EMEC'nin olumlu sonuçları endüstrinin dikkatini çekmiş ve üniversiteler ile sanayinin ilişkisini kuvvetlendirmek için Delft'de “Federation of European Mineral Program- FEMP” (Avrupa Mineral Programları Federasyonu) kurulmuştur (Karmis et al., 2009).

    Erasmus Mundus Programı iki yıllık yüksek lisans programı olup Mineral ve Çevre Mühendisliği (EMMEP) alanında çift diploma veren ve geleceğin mineral endüstrisinin yöneticilerini ve liderlerini eğitmeyi amaçlamaktadır. Programa 40 civarında Avrupa Birliği ülkesi ve 15–20 kadar birlik dışı ülke öğrencisi kabul edilmektedir. Programın ilk iki sömestrsi ortak olup EMMEP'e dâhil olan 4 ülkenin üniversitesinde yürütülmektedir. Diğer 2 sömestre ise kalan 2 ülkenin üniversitesinde yapılarak çift derece kazanılmaktadır. Resmi olarak 2007'de başlatılan bu programa ilk yıl Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden 18 öğrenci katılmış ve hepsi iki yıl için bursla (2x21000 Euro) desteklenmiştir.

    Yurdumuzdaki maden mühendisliği programlarındaki değişimler: Yurdumuzdaki maden mühendisliği eğitimi programları genelde YÖK'ün önerdiği çekirdek programı kapsayacak şekilde ayarlanmakta ise de özelde büyük farklılıklar göstermektedir. Örneğin Hacettepe Üniversitesi'nin Maden Mühendisliği eğitim programı başlangıçtan beri cevher hazırlama ağırlıklıdır. O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü ise uzun süre kaya mekaniği konusundaki ağırlığını korumuştur. İ.T.Ü.'de 2007 yılında Cevher Hazırlama Anabilim Dalı Maden Mühendisliği Bölümü'nden ayrılarak ayrı bir bölüm olmuştur; bu nedenle eğitim programındaki cevher hazırlama dersleri azalmıştır.

    Bölümlerde çoğunlukla gereksinime göre değil, öğretim üyesine göre ders açılmaktadır. Programların çoğunda günün koşullarına ve endüstrinin gereksinimine göre güncelleme yapılmamakta ve yeni eğitim yöntemleri ve teknolojileri uygulanmamaktadır. Eğitim tamamen ders-bazlı sisteme, yani pasif öğrenme sistemine dayanmaktadır; programda problem bazlı öğrenmeye yönelik ders sayısı kısıtlıdır. Üniversitelerin birçoğunda havalandırma, sondaj, maden değerlendirme ve mekanizasyon gibi madenciliğin ana konularının hocası bulunmamaktadır. Dünyada da bu konularda akademisyen yetiştirmeye yönelik doktora çalışmaları yok denecek kadar azdır.

    Yurdumuzda maden mühendisliği eğitiminde en radikal değişim Dokuz Eylül Üniversitesi'nde gerçekleştirilmiştir. Maden Mühendisliği Bölümü 2003 yılından itibaren öğretici merkezli eğitim, yani bilgi aktarımı yerine problem bazlı, aktif öğrenim sistemine geçmiştir. Öğrenci odaklı bu sistemde girişimci, yaratıcı, problem çözebilen, teknolojiyi ve tekniği rahat kullanabilen, kendi kendine öğrenebilen, yeni bilgiye kolayca ulaşabilen, grup çalışması yapabilen lider bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Aktif eğitimde öğrencilerin bilgiye ulaşabilmeleri, problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesi ve beyin fırtınası yoluyla yapılmıştır. Bu uygulama Maden Mühendisliği Bölümü'nde 2009 yılına kadar sürmüş, 2010'dan itibaren çeşitli nedenlerle aktif eğitim sistemi terk edilerek bölüme alınan yeni öğrencilerle eski sisteme dönülmüştür.

    Yurdumuzdaki maden mühendisliği programlarının içerdikleri derslerdeki değişim O.D.T.Ü. özelinde incelenmiştir (Özbayoğlu, 2010; Özbayoğlu, 2011).

    O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği eğitiminin kuruluş yıllarındaki ve halen uygulanmakta olan programları karşılaştırıldığında bazı zorunlu derslerin tamamen ortadan kalktığı (örneğin elektrik, jeofizik, ekonomik jeoloji, jeolojik haritalama, paleontoloji, medeniyet tarihi), bazılarının sayılarının azaltıldığı (“surveying”, jeoloji), bazılarının birleştirildiği (statik-dinamik, mineraloji- petrografi) görülmektedir. Bazı dersler daha ilk yıllarda programa alınmış (kaya mekaniği, sondaj, bilgisayara giriş ve programlama, maden sistem analizi, cevher hazırlama proses tasarımı), bazılarının sonradan kapsamları genişletilmiş (cevher hazırlama I-II, kaya mekaniği I-II), bazı dersler de son yıllarda ilave edilmiştir (mineral endüstrisine giriş, mühendislikte etik). Bazı derslerin kapları devamlı güncellenmektedir (bilgisayara giriş ve programlama dersi sonradan bilgisayara giriş ve ileri Fortran programlama olmuş, daha sonra bilgisayara giriş ve Pascal programlama olarak yenilenmiş, son zamanlarda da bilgisayara giriş ve C-programlama olarak güncellenmiştir). Bölümde verilen maden işletme ve cevher hazırlama konularındaki teknik seçimli ders sayısı artırılmış ve öğrencilerin bu iki anabilim dalında uzmanlaşması amaçlanmıştır.

    O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü, 1994 ve 2003 yıllarında iki kere “Accreditation Board for Engineering and Technology- ABET” değerlendirmesinden geçmiş ve Amerikan Üniversiteleri ile eşdeğer eğitim programına sahip olduğunu ispatlamıştır. 2009 yılında ise ABET tarafından tam akredite olmuştur. O.D.T.Ü.'nün ardından İ.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü de 2011 yılında ABET tarafından akredite edilmiştir.

    Yurdumuzda 2007 yılında YÖK tarafından resmen ulusal bir akreditasyon kuruluşu olarak tanınan MÜDEK (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) 2009 yılından itibaren mühendislik programlarını akredite etmeye başlamış ve 2011 itibariyle Dokuz Eylül Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Maden Mühendisliği Programları MÜDEK tarafından akredite edilmişlerdir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    1. Yurdumuzda mevcut 20 maden mühendisliği bölümü ve 30 eğitim programından yılda yaklaşık 700 maden mühendisi mezun olmaktadır. Bu sayı ihtiyacın çok üstünde olup mesleğin değerini düşürmekte ve gençler tarafından daha az tercih edilen bir konuma getirmektedir. Bundan sonra yeni maden mühendisliği bölümleri açılmamalı, işsiz mühendis sayısını artıran 2. eğitim programları kaldırılmalı ve örgün eğitimde kontenjanlar azaltılmalıdır.

    2. Üniversitelerimizde çoğunlukla ezbere dayalı, ders-bazlı öğrenme sistemi uygulanmaktadır. Programların araştırıcı, analitik düşünceye sahip, çözüm üretebilen, öğrenmeyi öğrenmiş, toplum ve çevreye duyarlı, sözlü ve yazılı yabancı dilde iletişim kurabilen nitelikli mühendislerin yetiştirilmesine yönelik güncellenmesi çağımızın gereğidir.

    3. Üniversitelerimizin eğitim programlarının kapsam, nitelik ve nicelik açısından tarafsız değerlendirme kurulları tarafından incelenmesinde büyük yarar bulunmaktadır.

    4. Dünyadaki eğilime paralel, yurdumuzda da eğitimde kalitenin sağlanması ve korunması için bölgesel programların birleştirilmesine gidilmelidir. Özellikle hocası bulunmayan yeni bölümlerde örgün eğitim yerine, gelişmiş üniversitelerden online yoluyla eğitim verilmesi düşünülmelidir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Davison, J. (2004). Global Survey of Minerals Industry Universities- Mining Engineering.

    2) Houlding, S. (2008). Education, s.10-13, Mining.com. February.

    3) Karmis, M. Hebblewhite, B., Ruiter, H., Scoble, M., Cedron, M., & Phillips, H. Global Mining Engineering Education: Past, Present and Future. Erişim: 11. 09.2011 http://www.femp.org/info/ presentations/KARMIS.

    4) Lind, G., & Andrews, T. (2007). The Development of the Mining Education Australia (MEA) Program. [Proceedings of the 16th International Symposium on Mine Planning and Equipment Selection (MPES, 2007), 10th. International Symposium on Environmental Issues and Waste Management in Energy and Mineral Production (SWEMP, 2007)]. Erişim: http://www. infomine.com/publications/docs/Lind2007.pdf.

    5) Özbayoğlu, G. (2010). 1960'dan Günümüze ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü. 50. Yıl Sempozyumu, s. 25–32.

    6) Özbayoğlu, G. (2011). Maden Mühendisliği Eğitiminde Dünyadaki ve Türkiye'deki Değişimler. İstanbul: Uluslararası Yüksek Öğretim Kongresi (UYK–2011): Yeni Yönelişler ve Sorunlar, 27–29 Mayıs 2011.

    7) Tamzok, N., & Erdoğan, E. (2003). 50. Yılında TMMOB Maden Mühendisleri Odası Üye Profili.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 25154175 defa ziyaret edilmiştir.