Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2013, Cilt 3, Sayı 1, Sayfa(lar) 065-069
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2013.060
Hemşirelik Öğrencilerinin Uygulama Alanlarında Karşılaştıkları Şiddet
Şule ERGÖL, Meltem KÜRTÜNCÜ
Bülent Ecevit Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu, Zonguldak, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, Klinik ortam, Şiddet, Sözel şiddet, Cinsiyet ayrımcılığı
Öz
Çalışma, öğrencilerin uygulama alanlarında karşılaştıkları şiddeti belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Haziran 2010 tarihinde bir haftalık sürede bir üniversitenin sağlık yüksekokulu hemşirelik öğrencilerine uygulanmıştır. Okulda toplam 360 öğrenci bulunmakta olup; 53'ü dördüncü sınıf, 60'ı üçüncü sınıf, 114'ü ikinci sınıf, 79'u birinci sınıf ve 102'si hazırlık sınıfında eğitim görmektedir. Hazırlık sınıfındaki öğrenciler uygulama dersleri bulunmadığından araştırmaya dahil edilmemiştir. Öğrencilerin %70,58'ne ulaşılmıştır. Öğrencilerin uygulama alanlarında çoğunlukla maruz kaldığı şiddet türü sözel şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı olup şiddet uygulayanların kendi meslektaşları olduğu belirlenmiştir.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Hemşirelik eğitiminin temel amacı öğrenciye profesyonel hemşirelik özelliklerini kazandırmak, bireysel gelişimini desteklemek ve gelecekteki meslek yaşamına hazırlamaktır. Hemşirelik eğitiminde geliştirilmek istenen profesyonel hemşirelik davranışlarıdır. Bu nedenle eğitim süreci, öğrencilerin kendi disiplinlerine ilişkin bilgi, beceri, tutum ve etik standartları içselleştirmesine ve bunları davranışlarının bir parçası haline getirmesine katkı sağlamalıdır. Bu durum hemşirelik eğitimin de teori ve uygulamalı eğitimin bir arada uygulanmasını gerektirir (Görgülü, 2001; Karaöz, 2003; Sharif & Masoumi, 2005).

    Klinikte uygulamalı eğitim hemşirelik ve tüm sağlık programlarında eğitimin temel parçasıdır. Öğrenci hemşirelerin kliniklere ilişkin bilgi, beceri, tutum ve değerlerin uygulanılmasında yeterlilik geliştirmeleri gerekir. Klinik uygulama alanları, öğrencilerin bilişsel, psikomotor ve duygulanım becerilerini birleştirmelerine olanak sağlayarak bu yeterliliğin geliştirilmesine katkıda bulunur (Chan, 2002). Klinik eğitimin beklenilen katkıları sağlayabilmesi, klinik uygulama alanlarının öğrencinin yararına düzenlenmesi ile ilişkilidir. Çünkü hemşirelik eğitimi yetişkin eğitimidir ve yetişkin eğitiminin ilkeleri geçerlidir (Ay, 2007).

    Yetişkinler kendileri öğrenmeye istekli olmalıdır. Öğrenme aktiviteleri sırasında özgüvenleri zedelenmemelidir. Yetişkinlerin kişisel kaygıları vardır ve güvenli bir ortama gereksinim duyarlar (Gökkoca, 2001). Oysa bireylerde özgüven ve öz saygının yitirilmesi, bıkkınlık, yılgınlık, dikkati toplayamama gibi psikolojik sorunlara neden olan iş yerinde şiddet hemşirelik öğrencilerinin uygulama alanı olan sağlık sektörünün önemli bir sorunudur (ILO, 2002).

    Şiddet, bir kişiye ya da bir gruba karşı yapılan; fiziksel, cinsel veya psikolojik zararla sonuçlanan güç kullanımıdır. Ancak son yıllarda işyeri şiddetinin, fiziksel şiddet kadar psikolojik şiddeti de içerdiği görülmüştür (Çöl, 2008). Psikolojik şiddet, mağdurların kendilerine olan güvenine ve özsaygısına sürekli bir saldırıdır (Cassitto, Fattorini, Gilioli & Rengo, 2003). Bireylere üstleri, eşit düzeydeki çalışanlar veya astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışları ifade eden anlamlar içerir (Tınaz, 2006). Hemşirelerin iş yerinde karşılaştıkları şiddet, hastalardan, hasta yakınlarından, hekimlerden ve hemşire arkadaşlarından kaynaklanır (Jackson, Clare & Mannix, 2002; St-Pierre & Holmes, 2008; Woelfle & McCaffrey, 2007). Hemşirelerin hemşirelere uyguladığı şiddet oldukça yaygındır. Hiyerarşik bir sistemde benzer seviyedeki hemşireler arasında görülen şiddet horizontal ya da lateral şiddet olarak adlandırılırken üst pozisyondaki hemşirelerin alt pozisyondakilere uyguladığı şiddet ise vertikal şiddet olarak adlandırılır (Center for American Nurses, 2008; Woelfle & Mc Caffrey, 2007). Ülkemizde yapılan çalışmalarda hemşire öğrencilerin uygulama alanında daha çok sözel şiddete maruz kaldığı bulunmuştur (Çelik & Bayraktar, 2004; Lash, Kulakaç, Buldukoğlu & Kukulu, 2006).

    Bir öğrenci ya da yeni hemşire bir birime girdiğinde, farkında olmadan şiddet davranışları için ana hedef durumuna gelebilir. Öğrenciler bu davranışlara maruz kalabilir ve standart hemşirelik olarak kabul edilen bu davranışlar sorgulanmaz. Bu durum, yatay şiddetin sürekliliğini sağlar (Longo & Sherman, 2007).

    Bireylerin öğrenme isteklerini olumsuz etkileyen uygulama alanları eğitimin kalitesini de etkiler. Bu nedenle öğrencilerin uygulama alanlarında karşılaştıkları şiddeti belirlemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Örneklem ve Evren: Çalışma Haziran 2010 tarihinde bir haftalık sürede bir üniversitenin Sağlık Yüksekokulu öğrencilerine uygulanmıştır. Okulda toplam 306 öğrenci bulunmakta olup; 53'ü dördüncü sınıf, 60'ı üçüncü sınıf, 114'ü ikinci sınıf, 79'u birinci sınıf ve 102'si hazırlık sınıfında eğitim görmektedir. Hazırlık sınıfındaki öğrenciler uygulama alanlarına çıkmadığı için araştırmaya dahil edilmemiştir. Öğrencilerin %70.58'ne ulaşılmıştır. Benzer uygulama alanlarında çalışan farklı bir bölümün 10 öğrencisine ön uygulama yapılmış ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır.

    Veri toplama araçları: Çalışmada veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.

    Kişisel Bilgi Formu: Çalışmaya katılan öğrencileri tanıtıcı bilgi formu, güncel literatürden yararlanarak araştırmacılar tarafından hazırlanmış olup (Purpora, 2005; Simons, 2008; WHO, 2002), öğrencilerin demografik özelliklerini, uygulama alanları ile ilgili bilgileri içeren 26 sorudan oluşmaktadır.

    Etik Yaklaşım
    Araştırmanın yürütüleceği bir üniversitenin Sağlık Yüksekokulu Müdürlüğü'nden uygulama izni alındıktan sonra öğrencilere araştırmanın amacı ve izlenecek yöntem konusunda bilgi verilerek işbirliği sağlanmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda araştırmaya katılmayı kabul eden öğrencilere onam formu imzalatılarak uygulamaya başlanmıştır.

    Verilerin Analizi: Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde, Windows için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 11.5 programı kullanılmıştır. Sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılık p≤0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışma sonucunda elde edilen bulgular beş kategoride incelenmiştir.

    Öğrencilerin demografik özellikleri
    Çalışma kapsamında yer alan öğrencilerin yaş ortalamalarının 21,9±1,57 olduğu belirlenmiştir.

    Öğrencilerin %71,8'nin kız, %28,2'sinin erkek öğrencilerden oluştuğu belirlenmiştir. Yaş dağılımlarına bakıldığında, öğrencilerin 22-24 yaş (%57,5) grubunda yoğunlaştığı görülmektedir. Öğrencilerin %21,8'nin ise sağlıkla ilgili herhangi bir işte çalışmadığı saptanmıştır.

    Öğrencilerin %5,1'nin fiziksel şiddete, %31,0'nin sözel şiddete, %13,4'nün zorbalığa, %3,7'sinin cinsel saldırıya ve %32,4'nün cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldığı görülmektedir.

    Cinsiyet ayrımcılığına maruz kalan öğrenciler cinsiyetler açısından karşılaştırıldığında; kız öğrencilerin % 23,2'si, erkek öğrencileri %55,7'sinin ayrımcılığı yaşadığı ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05).

    Sözel şiddet (%44,8) ve zorbalıkğa (%55,2) maruz kaldıklarını ifade eden öğrencilerin çoğunluğunun ikinci sınıfta olup cinsiyet ayrımcılığı (%34,3) yaşadığını ifade eden öğrencilerin çoğunluğunun dördüncü sınıfta olduğu belirlenmiştir. Sınıflar arasında sözel şiddet, zorbalık ve cinsiyet ayrımcılığı yaşama durumu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05).

    Öğrencilerin çoğunluğu (%80,6) şiddetin engellenebileceğini düşünmektedir. Şiddetin engellenebileceğini düşünen öğrencilerin çoğunluğu yöneticilerin (%34,6) ve hastane çalışanı ile öğretim elemanlarının (%23,4) engelleyecek kişiler olduğunu ifade etmişlerdir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Öğrencilerin Tanıtıcı Özelliklerinin Dağılımı (n: 216)


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Öğrencilerin Maruz Kaldığı Şiddet Türünün Dağılımı (n: 216)


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Öğrencilerin Maruz Kaldığı Şiddet Türünün Sınıflara Göre Karşılaştırılması (n: 216)


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Öğrencilerin Uygulama Alanlarında Maruz Kaldıkları Şiddetin Engellenme Durumunun Dağılımı (n: 216)

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Şiddet; kendine ya da bir başkasına, grup ya da topluluğa yönelik olarak ölüm, yaralama, ruhsal zedelenme, gelişimsel bozukluğa yol açabilecek fiziksel zorlama, güç kullanımı ya da tehdidin amaçlı olarak uygulanmasıdır (WHO, 2002). Sağlık kurumunda şiddet ise; hasta, hasta yakınları ya da diğer başka bir bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan sözel ya da davranışsal tehdit, fiziksel saldırı veya cinsel saldırıdır (Saines, 1999). Amerika'da hemşire öğrencilerle yapılan bir çalışmada, öğrencilerin çoğunlukla çalışan hemşireler tarafından kendilerine baskı uygulandığını ifade ettikleri belirlenmiştir. Çoğunluğun “hemşireler kendi gençlerini yer” düşüncesine katıldıkları bulunmuştur (Longo, 2007).

    Çalışmada öğrencilerin çoğunlukla sözel şiddete (%31,0) ve cinsiyet ayrımcılığına (%32,4) maruz kaldığı belirlenmiştir. Öğrencilere sözel şiddet uygulayanların çoğunluğu (%29,9) hemşire ve sağlık memuru, cinsiyet ayrımcılığı uygulayanların çoğunluğu (%42,9) ise hasta ve hasta yakınıdır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda hemşirelik öğrencilerinin sıklıkla sözel şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir (Çelebioğlu, Akpinar, Küçükoğlu & Engin, 2010; Çelik & Bayraktar, 2004). İngiltere'de yapılan bir çalışmada da, öğrencilerin %44,7'si sözel şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir (Ferns & Meerabeau, 2009). Bu sonuçlara bakılarak hemşirelik öğrencilerinin sözel şiddete daha fazla maruz kaldığı söylenebilir.

    Cinsiyet ayrımcılığının göstergelerinden biri; işlerin kadın işi ve erkek işi olarak ayrılmasıdır. Ülkemizde sağlık sektöründe hemşirelik daha çok kadınların yoğun olarak çalıştığı bir alandır (KSGM, 2005). Çalışmada erkek öğrencilerin (%55,7) daha fazla cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldığı bulunmuş olup gruplar arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Yapılan çalışmalarda hemşirelik mesleğinin kadın mesleği olduğu, toplumun erkek hemşirelere tepki gösterdiği ve erkek hemşirelerin hastalarla iletişim güçlüğü yaşadığı, hastaların erkek hemşirenin kendisine bakım vermesinden rahatsızlık duyduğu saptanmıştır (Ahmad & Alasad, 2007; Beydağ, 2007; Kocaer, Öztop, Usta, Gökçek, Bahçecik, Öztürk, & Paslı, 2004). Ülkemizde hemşirelik okullarına ilk yıllarda erkek öğrenciler alınmıştır. Erkek hemşirelik öğrencilerinin bir kadın mesleğinin üyesi olmaktan duydukları rahatsızlık nedeni ile üniversitenin başka bölümlerine aktarıldıkları ve zamanla hemşirelik okullarına erkek öğrenci alınmasına son verildiği bilinmektedir (Vural, 1997). Geleneksel olarak hemşireliğin ağırlıklı olarak kadınlara ait olması onun kadın mesleği olarak görülmesine neden olmuş olabilir.

    Çalışmada cinsiyet ayrımcılığı yaşadığını ifade eden öğrencilerin çoğunluğunun (%34,3) dördüncü sınıfta, sözel şiddet (% 44,8) ve zorbalığa (%55,2) maruz kaldıklarını ifade eden öğrencilerin ise ikinci sınıfta olduğu belirlenmiştir. Daha fazla oranda cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldığını ifade eden dördüncü sınıf öğrencilerinin çoğunluğu (%90) erkektir. Sınıflar arasında sözel şiddet, zorbalık ve cinsiyet ayrımcılığı yaşama durumu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Aynı zamanda öğrencilere zorbalık uygulayanların çoğunluğunu da (%41,4) hemşireler oluşturmaktadır.

    Çelik ve Bayraktar'ın (2004) hemşirelik öğrencileri ile yaptıkları çalışmada, maruz kalınan şiddet türü ile sınıflar arasındaki ilişkiye bakılmış; fiziksel, sözel ve cinsel şiddet açısından fark bulamamıştır. Çalışmada diğer sınıflar ile ikinci sınıflar arasında sözel şiddet ve zorbalık açısından anlamlı fark belirlenmiştir. Ancak ikinci sınıflardaki bu algının nedeninin aldıkları eğitimle ilişkili olmadığı düşünülmektedir. Çünkü diğer sınıflarla aynı eğitim programı uygulanmaktadır. Bu nedenle ikinci sınıftaki öğrencilerle bu farklılığı yaratan nedenleri belirlemek amacıyla niteliksel bir çalışma yapılması önerilebilir.

    Şiddet önlenebilir ve etkileri azaltılabilir bir halk sağlığı sorundur (WHO, 2002). Çalışmada öğrencilerin çoğunluğu (%80,6) şiddetin engellenebileceğini düşünmektedir. Şiddetin engellenebileceğini düşünen öğrencilerin çoğunluğu yöneticilerin (%34,6) ve hastane çalışanı ile öğretim elemanlarının (%23,4) engelleyecek kişiler olduğunu ifade etmişlerdir. Lash ve arkadaşlarının (2006) yaptıkları çalışmada, öğrenciler şiddeti engellemek için eğitimcilerin eğitilmesini ve yasalarda uygun düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Çalışma sonuçları literatürle paralellik göstermektedir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Öğrencilerin çoğunlukla maruz kaldığı şiddet türü sözel şiddet olup şiddet uygulayanlar kendi meslektaşlarıdır. Henüz eğitim aşamasında olan öğrenci hemşireler meslektaşlarının kendilerine uyguladıkları bu şiddet nedeniyle mesleği sevmeme, meslekten ayrılma gibi sorunlar yaşayabilir. Öğrenme aktiviteleri sırasında öğrencilerin özgüvenleri zedelenmemelidir ve güvenli bir ortama gereksinim vardır. Uygulama alanlarında karşılaşılan şiddet özgüveni sarsar. Bu nedenle eğitimin kalitesi olumsuz etkilenir.

    2007 yılında itibaren hemşirelik okullarına tekrar erkek öğrenci alınmaya başlanmıştır. Kadın mesleği olarak bilinen hemşirelikte erkeklerin varlığı toplumun henüz benimsemediği bir durumdur. Bu nedenle erkek öğrencilerin hasta ve hasta yakınları tarafından ayrımcılığa uğradığı görülmektedir. Bu durumun erkek hemşirelerin uygulama alanlarında artması ile zaman içerisinde benimseneceği düşünülmektedir.

    Öğrenci hemşirelere uygulanan şiddetin önlenmesi için eğitim kurumları ile uygulama alanlarının işbirliği içerisinde bulunması, uygulama alanındaki çalışanlara konuya ilişkin eğitimlerin verilmesi, yönetimsel anlamda tedbirlerin alınması önerilmektedir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Ahmad, M.M. & Alasad, J.A. (2007). Patients' preferences for nurses' gender in Jordan. Int J Nurs Pract, 13(4), 237-242.

    2) Ay, F. (2007). Hemşirelik eğitiminde yeterliliğin sağlanması için yeni bir yaklaşım: Rehber hemşire (koçluk) sistemi. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 2(5), 52-65.

    3) Beydağ, K.D. (2007). Kadın doğum servislerinde yatan hastaların erkek hemşireler hakkındaki düşünceleri. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 10(2), 12-19.

    4) Cassitto M.G., Fattorini, E., Gilioli, R., & Rengo, C. (2003). Raising awareness of psychological harassment at work. Geneva:World Health Organization. Erişim: http://www.who. int/occupational_health/publications/en/pwh4e.pdf

    5) Center for American Nurses. (2008). Lateral Violence and Bullying in the Workplace. Erişim: http://www.centerforamericannurses. org/associations/9102/files/Conflict_BULLYING%20FACT%20 SHEET.pdf

    6) Chan, D.S.K. (2002). Association between student learning outcomes from their clinical placement and their perceptions of the social climate of the clinical learning enviroment. International Journal of Nursing Studies, 39(5), 517-524.

    7) Çelebioğlu, A., Akpinar, R.B., Küçükoğlu, S., & Engin, R. (2010). Violence experienced by Turkish nursing students in clinical settings: Their emotions and behaviors. Nurse Education Today, 30(7), 687–691.

    8) Çelik, S.S. & Bayraktar, N. (2004). A study of nursing student abuse in Turkey. Journal of Nurse Education, 43(7), 331–336.

    9) Çöl, S.Ö. (2008). İşyerinde psikolojik şiddet: Hastane çalışanları üzerine bir araştırma. Çalışma ve Toplum, 4(19), 107-134.

    10) Ferns, T. & Meerabeau, E. (2009). Reporting behaviours of nursing students who have experienced verbal abuse. Journal of Advanced Nursing, 65(12), 2678–2688.

    11) Gökkoca, F.Z.U. (2001). Sağlık eğitimi açısından yetişkin eğitimi. STED, 10(11), 412-414.

    12) Görgülü, S. (2001). Klinik uygulamalarda öğrencilerin öğretim elemanlarından beklentileri. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 8(1), 1-13.

    13) International Labour Office Branch Office Ankara-Uluslararası Çalışma Ofisi Ankara. (2002). News From ILO Geneva. Newsletter. Erişim: http://www.ilo.org/public/english/region/ eurpro/ankara/newsletr/2001_3.htm.

    14) Jackson, D., Clare, J., & Mannix, J. (2002). Who would want to be a nurse? Violence in the workplace-a factor in recruiment and retention. Journal of Nursing Management, 10(1), 13-20.

    15) Karaöz, S. (2003). Hemşirelikte klinik öğretime genel bir bakış ve etkin klinik öğretim için öneriler. HEMAR-G, 5(1), 15-21.

    16) Kocaer, Ü., Öztop, T., Usta, N., Gökçek, D., Bahçecik, N., Öztürk, H., & Paslı, E. (2004). Hemşirelik mesleğinde erkek üyelerin yeri. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 7(2), 23-29.

    17) KSGM (2005). Toplumsal Cinsiyete Dayalı Bütçeleme ve Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü’nün Rolü. Erişim: http://www.ksgm. gov.tr/Pdf/butceleme.pdf.

    18) Lash, A.A., Kulakaç, Ö., Buldukoğlu, K., & Kukulu, K. (2006). Verbal Abuse of Nursing and Midwifery students in clinical settings in Turkey. Journal of Nursing Education , 45(10), 396-403.

    19) Longo, J. (2007). Horizontal violence among nursing students. Arch Psychiatr Nurs, 21(3), 177-8.

    20) Longo, J. & Sherman, R.O. (2007). Leveling horizontal violence. Nursing Management, 38(3), 34-37,50-51.

    21) Purpora, C. (2005). Nurse vs. Nurse: Understanding Horizontal Violence. LPN2005, 1(6), 32-36.

    22) Saines, J.C. (1999). Violence and aggression in A&E: recommendations for action. Accid Emerg Nurs, 7(1), 8-12.

    23) Sharif, F. & Masoumi, S.A. (2005). A qualitative study of nursing student experiences of clinical practice. BMC Nursing, 4(6), 1-7.

    24) Simons, S. (2008). Workplace Bullying Experienced by Massachusetts Registered Nurses and the Relationship to Intention to Leave the Organization. Advances in Nursing Science, 31(2),E48-E59.

    25) St Pierre, I. & Holmes, D. (2008). Managing nurses through disciplinary power: a Foucauldian analysis of workplace violence. Journal of Nursing Management, 16(3), 352–359.

    26) Tınaz, P. (2006). İşyerinde psikolojik taciz (mobbıng). Çalışma ve Toplum, 4(11),13-28.

    27) Vural, G. (1997). Liderlik ve Hemşirelik. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 1(1), 15-22.

    28) Woelfle, C.Y. & Mc Caffrey, R. (2007). Nurse on nurse. Nursing Forum, 42(3), 123-131.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 19199472 defa ziyaret edilmiştir.