Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2013, Cilt 3, Sayı 1, Sayfa(lar) 070-079
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2013.061
Meslek Yüksekokulu Sosyal Programlar Öğrencilerinin Bilgi Teknolojileri Kullanımlarına Yönelik Tutumları
Emel BAHAR1, Ferudun KAYA2
1Mersin Üniversitesi, Tarsus Meslek Yüksekokulu, Mersin, Türkiye
2Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Gerede Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Bolu, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bilgi teknolojileri, Meslek yüksekokulu öğrencileri, Tutum
Öz
Bilim ve teknolojideki yeniliklerin, eğitim sistemine ve iş süreçlerine kolayca adapte edilmesi ve benimsenmesi, bireylerin tutumlarına bağlıdır. Çalışmada, meslek yüksekokullarının sosyal programlarına kayıtlı öğrencilerin sınıf, üniversite, bölüm, cinsiyet, bilgisayar kullanma ve internet erişim olanakları gibi bağımsız değişkenler ile öğrencilerin bilgi teknolojisine yönelik tutumları arasında ilişki olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Veriler, Çukurova, Mersin, Kırıkkale ve Abant İzzet Baysal Üniversite'lerine bağlı işletme, lojistik, pazarlama, turizm, muhasebe, büro yönetimi ve yönetici asistanlığı programlarına kayıtlı 884 öğrenciye anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, sosyal bilimler bölümlerinde okuyan öğrencilerin cinsiyetleri, okumakta oldukları program ve üniversite ile öğrencilerin bilgi teknolojilerine yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Bilgi ve teknolojilerindeki hızlı değişim, iş dünyasındaki mevcut uygulamaların kısa sürede yetersiz kalmasına veya geçerliliğini yitirmesine neden olmaktadır. Her geçen gün yeni yöntem ve araçların iş süreçlerine dâhil edilmesi; işletme yönetimlerini insan kaynakları profilini buna göre belirlemeye zorlamaktadır. Dolayısıyla, geleceğin nitelikli insan gücü kuşağını oluşturmayı amaçlayan üniversiteler de, bilgi ve teknolojilerini kolaylıkla kullanabilecek ve özümseyebilecek yeterlilikte öğrenciler yetiştirmek durumunda kalmaktadırlar. Eğitilerek bir mesleğe sahip olmanın ön koşulu öğrenim süresince akademik başarı göstermek, mesleği başarılı bir şekilde sürdürmenin koşulu ise mesleki becerileri, ilgi, bilgi ve nitelikleri kazanmak ve sürekli yenilemek için kendi kendine öğrenme ve değerlendirme yeteneklerini geliştirmektir. Bu durum da, bilgi teknolojilerini kullanma yetkinliğine sahip olmak ve bunun için pozitif tutum geliştirmekle doğrudan ilişkili hale gelmiştir.

    İçinde bulunduğumuz çağın en önemli özelliklerinden biri ‘değişimdir'. Var olan bilgi ve teknolojiler, meslekler, iş tanımları, gereksinim duyulan beceriler, dolayısıyla gereksinim duyulan insan gücünün nitelikleri sürekli olarak değişmektedir. Ayrıca, günümüzde, değişimin sürekliliği ve hızı, eğitim kurumlarında kazandırılan bilgi ve becerilerin zaman içinde yetersiz kalmasına neden olmakta, bir başka deyişle yaşam boyu öğrenmeyi gerekli kılmaktadır (Akkoyunlu, 2008). Bireylere bilgi ve teknolojilerini kullanım konusunda beceriler kazandırılması ve yenilikleri benimsemek konusunda pozitif tutum geliştirilebilmesi yaşam boyu öğrenmenin gelişimini sağlayacaktır.

    Türkiye'de ve tüm dünyada meslek yüksekokulları (MYO), çeşitli iş kollarına nitelikli insan gücü yetiştiren yükseköğretim kurumlarıdır. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin kalkınma süreçlerini hızlandıracak en etkili unsurlardan biri de mesleki ara elemanlardır. Ekonomideki bu tür insan kaynağı ihtiyacı her yıl artan sayıları ile meslek yüksekokullarınca karşılanmaktadır. Mesleki ara elemanlar; üst düzeyde alınmış stratejik yönetim kararlarının gerek üretim gerekse hizmet sektöründe gerçekleştirilirken, çıktılara en yakın uygulama rolü olan ekonomik faktörlerdir. Değişen şartlara uyum sağlayabilen, teknolojik uygulamaları kavrayabilen, üretken, çevresiyle iletişim kurabilen, ekip çalışması yapabilen mesleki bilgi ve beceriye sahip insan gücü bir ülkenin ilerlemesinde temel gücü oluşturmaktadır. İşte meslek yüksekokulları bu amaca hizmet edecek insan gücünü yetiştirmek için kurulmuş olan yükseköğretim kurumlarıdır. Günümüzde tüm dünyada yaşanmakta olan küresel rekabette Türkiye açısından sıklıkla dile getirilen sorunlardan birisi de mesleki alanda iyi eğitilmiş kalifiye işgücü ihtiyacıdır. Kalkınmakta olan ülkelerde, yetişmiş insan gücü yanında ara elemanlara da ihtiyaç duyulmakta olup, Türkiye'de bu görevi MYO'ları üstlenmiş bulunmaktadır. Bu bakımdan Türkiye'nin küresel rekabette yerini almasında MYO'larına önemli görevler düşmektedir (Erdem, 1999; Akyurt, 2009; İçli, 2007).

    İnsana yatırım yapmanın yolu, son teknoloji ve eğitim tekniklerini kullanmaktan geçmektedir. Ancak, son yıllarda bilgi iletme ve bilgiye erişme teknolojisinin çok hızlı gelişme göstermesine karşılık, teknolojik gelişmelere en çabuk uyum sağlaması ve bu gelişimi yoğun şekilde günlük hayatta kullanması beklenen, eğitimin en üst noktası olarak kabul ettiğimiz üniversite öğrencilerinin bu teknolojiden yeterli derecede yararlanamadığı görülmektedir (Keskin & Ertuğrul, 2010). Diğer taraftan, kişilere bilgi teknolojilerine (BT) erişim olanakları sunmak, onların bu teknolojileri kullanmalarının tek başına garantisi olmayacaktır. Ayrıca, bireylerin bu teknolojileri kullanma yönünde bir eğilimlerinin de olması çağdaş yeniliklerin eğitim sisteminde kullanılmasına yönelik en önemli engeller arasında, öğretmen öğrenci gibi kullanıcıların ya da karar verme işlevi gören yöneticilerin olumsuz tutumları yer almaktadır (Bindak & Çelik, 2006; Deniz, 2005).

    Bilgisayar destekli eğitimle ilgili makaleler incelendiğinde genel olarak; bilgisayar destekli öğretimin öğrencilerin başarılarını artırdığı, kavram yanılgılarını giderdiği ve bilgisayar kullanımına yönelik olumlu tutum geliştirdiği sonuçları çıkarılabilir (Keskin & Ertuğrul, 2010). Doğrudan gözlenemeyen bir değişken olan tutum, insan davranışlarını belirlemede etkilidir. Bu bakımdan tutumların ölçülmesi ya da tutum derecesinin bilinmesi birçok alanda istenen bir durumdur (Tezbaşaran, 1997).

    Myers ve Halpin (2002), bilgisayar tutumunun kişinin bilgisayarları öğrenme ve onları kullanma konusundaki genel tavrı olarak tanımlamakta ve tutumun bilgisayarların benimsenmesinde önemli bir belirleyici olduğunu ifade etmektedir. Çünkü tutumlar, hem öğrencilerin bilgi teknolojilerini kabullenmelerini, hem de gelecekte iş yaşamlarında bilgisayar konusunda benimseyecekleri davranış tarzını etkileyen önemli bir unsurdur (Selwyn, 1997). Nitekim yapılan çalışmalar, BT'ne karşı pozitif tutuma sahip öğrencilerin BT ile ilgili becerileri daha çabuk edindiğini, aksine bilgisayarla ilgili tecrübeleri konusunda olumsuz düşüncelere sahip olan ve kaygı duyan öğrencilerin ise gerekli becerileri edinmelerinin daha zor olduğunu ortaya koymaktadır (Meelissen & Drent, 2008).

    İlgili literatür incelendiğinde, öğrencilerin bilgisayar ve internet kullanımına yönelik olumlu tutumları olduğunu gösteren araştırma bulguları mevcuttur. Seyrek (2010), yaptığı çalışmada BT tutumu ile ilgili olarak en çok ele alınan konuların; kaygı, fayda, kontrol, davranış, cinsiyet ve BT erişim düzeyi boyutunda olduğunu vurgulamıştır. Gerçek ve ark. (2006), Köse & Gezer (2006), Harmandar & Samancı'nın (2000) yaptıkları çalışmalarda, öğrencilerin bilgisayar ve internet kullanımına yönelik olumlu tutumlarının olduğu ve cinsiyete göre farklı olmadığını gösteren bulgular mevcuttur. İnternet kullanımına yönelik olarak yapılan bir başka çalışmada (Zhang, 2007), kız ve erkek öğrencilerin internete yönelik tutumları bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır.

    Frantom, Green & Hoffman (2002), çocukların teknolojiye karşı tutumlarını incelendikleri çalışmalarında, ilgi, yetenek ve alternatif özellikler olmak üzere iki faktörlü ölçek elde etmişlerdir. İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin ölçekten aldıkları puanları karşılaştırıldığında, aralarında anlamlı farklar ortaya çıkarmıştır. Ayrıca tutum, cinsiyete göre de değişmektedir. Becker & Maunsaiyat (2002) yaptıkları çalışmada, Taylandlı öğrencilerin teknoloji kavramlarını ve tutumlarını inceleyerek; Amerikalı öğrencilerle kıyaslamış ve aralarında anlamlı farklılıklar tespit etmişlerdir. Bu farkların, eğitim sistemi ve kültürün farklılığından kaynaklandığını ileri sürmüşlerdir. Tsai, Lin & Tsai (2001) lise öğrencilerinin internete karşı tutumlarını ölçümledikleri çalışmalarında, öğrencilerin cinsiyetleri ve farklı internet deneyim sürelerinin, onların tutumları üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını bulmuşlardır. McCoy ve ark. (2001) aynı kampüsteki öğrencilerin bilgisayar kullanımı ve tutumu üzerinde cinsiyet farklılığının etkisini inceledikleri bir çalışmalarında, bütün öğrencilere dizüstü bilgisayar vererek bir teknoloji programı gerçekleştirmiştir. Tutumlar incelendiğinde, %73'ünün bilgisayarı sevdiği, %83'ünün bilgisayarın kampüs yaşamına bir etkisi olduğunu, %75'inin eğitim yaşamına yardımcı olduğunu ve %48'inin ise sosyal yaşamlarına yardımcı olduğunu düşündüklerini bulmuşlardır.

    Köse, Gencer & Gezer (2007) tarafından meslek yüksekokulu öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada ise, öğrencilerin bilgisayar ve internet kullanımına yönelik olumlu tutuma sahip oldukları, ancak erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre bilgisayar ve internet kullanımına yönelik daha olumlu tutum gösterdikleri sonucuna varmışlardır. Bilgisayara ve internet erişim olanağına sahip öğrenciler bilgisayar ve internet kullanımına yönelik daha olumlu tutum gösterirken, bu olanaklara sahip olmayanların tutumlarının olumsuz olduğu ve istatistiksel olarak da aralarında anlamlı bir farklılık bulunduğu tespit edilmiştir. Literatürde benzer sonuçların elde edildiği (İşman, Çağlar, Dabaj, Altınay, & Altınay, 2003a; İşman, Çağlar, Dabaj, Altınay, & Altınay, 2003b; Kahraman, Köse, & Kara, 2005) çalışmalar da mevcuttur.

    Türkiye'deki MYO öğrencilerinin BT'ne yönelik tutumları konusunda yapılmış yeterince çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı meslek yüksekokulu öğrencilerinden elde edilen verilere dayalı olarak, sosyal bilimler bölümlerine kayıtlı öğrencilerin BT'ne yönelik tutumlarının ne olduğunu ve bu tutumlarla ilişkili olabilecek bazı faktörleri ortaya koymaktır. Mezun olduktan sonra farklı sektörlerde ve pozisyonlarda çalışacak olan MYO öğrencilerinin bilgisayar teknolojilerine yönelik tutumlarının öğrenilmesi, öğretim programlarının yapılandırılmasına katkı sağlayacaktır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Bu çalışma ile meslek yüksekokullarının sosyal programlarına kayıtlı öğrencilerin cinsiyeti, sınıfı, barınma yeri, kayıtlı oldukları üniversite ve bölüm gibi bağımsız değişkenler ile bilgisayar teknolojisine yönelik tutumları arasında ilişki olup olmadığının test edilmesi amaçlanmıştır.

    Veriler, öğrenciler ile yüz yüze görüşmek suretiyle yapılan anket uygulaması ile elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kapalı uçlu soruların yer aldığı anket formu kullanılmıştır. Anket sonucu elde edilen veriler; SPSS istatistik programında araştırmanın amaçlarına göre oluşturulan dosyaya kodlanmıştır. Veriler, 2011 yılının ocak ayında tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 1.020 kayıtlı (ana kütlenin yüzde 15’i) öğrenciye anket uygulanarak elde edilmiş, anketlerin 174’ü ön değerlendirme aşamasında yanıtlarının eksik ve hatalı olması nedeniyle değerlendirme dışı bırakılmıştır. Ön değerlendirme sonrası kalan anketlerden 884’ü (ana kütlenin yüzde 13’ü) ise analize uygun bulunmuştur.

    Araştırma kapsamında; Çukurova, Mersin, Kırıkkale ve Abant İzzet Baysal Üniversite’lerine bağlı sekiz meslek yüksekokulunun işletme, lojistik, pazarlama, turizm, muhasebe, büro yönetimi ve yönetici asistanlığı programlarına kayıtlı 884 öğrenci yer almıştır. Ölçek, öğrencilerin BT’ne yönelik kendi görüş, düşünce, fikir ve yapılarına dayanan ve tutumları ile ilişkili olan duyuşsal, bilişsel ve davranışsal durumlarını derecelendirerek ölçmeyi amaçlamaktadır. Anketin ilk bölümü öğrenci profilini ortaya çıkarmak amacıyla kendileri ve BT ile ilişkileri hakkında birtakım demografik sorular içermektedir. Demografik sorular arasında öğrencinin yaşı, cinsiyeti, sınıfı, kayıtlı olduğu üniversite ve bölümü gibi sorular bulunmaktadır. Ayrıca anket yapılan öğrencinin bilgisayarının olup olmadığı, kaldığı yerde internet erişimi bulunup bulunmadığı, haftada kaç saat bilgisayar kullandığı ve bilgisayarı hangi amaçlar için ne kadar süreyle kullandığı gibi sorular da bulunmaktadır. Anketin ikinci bölümünde ise öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlarını ölçmek üzere Selwyn (1997) tarafından kullanılan ve Seyrek (2010) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Ölçme aracı, Likert tipi derecelendirme ölçeği olarak hazırlanmış ve beşli derecelendirme ile düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) kesinlikle katılmıyorum, (2) katılmıyorum, (3) kararsızım, (4) katılıyorum ve (5) kesinlikle katılıyorum” seçeneklerinden oluşmaktadır. Veriler, istatistiksel yöntemler ile yüzde 95 anlamlılık seviyesinde değerlendirilerek açıklanmıştır.

    Bulguların sayısal gösterimle özetlenmesi için betimleyici analiz, hazırlanan ölçeğin geçerlilik ve güvenilirliğini ölçmek için faktör analizi yapılmıştır. BT’ne karşı öğrencilerin tutum puanları; cinsiyet, sınıf, kayıtlı olunan üniversitenin ve bölümünün adı gibi çeşitli açılardan incelenmiştir. Bu amaçla öğrencilerin BT kullanımına yönelik tutumlarının puanı ile alt ölçek puanlarının cinsiyete göre değişip değişmediğini tespit etmek için t-testi yapılmıştır. Kayıtlı olunan üniversiteye, bölüme ve sınıfa göre öğrencilerin ölçek ve alt ölçeklerden almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını tespit etmek için ANOVA testi uygulanmıştır. Öğrencilerin bilgisayar sahipliğinin ve internete erişim olanağının, BT’ne yönelik tutumları üzerindeki etkilerini görmek üzere regresyon analizi yapılmıştır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Betimsel Analiz
    Araştırma kapsamında anket uygulanan öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bulguların frekans ve yüzde dağılımları Tablo 1’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Öğrencilerin Demografik Özellikleri ve Öğretim Durumları

    Araştırma kapsamında anket uygulanan öğrencilerin bilgisayar sahipliği ve internet kullanımına ilişkin bulguların frekans ve yüzde dağılımları Tablo 2’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Öğrencilerin Bilgisayar Sahipliği ve İnternet Kullanımına İlişkin Bulgular

    Bilgi Teknolojilerine Yönelik Tutumların Faktör Analizi
    Değişkenler arasındaki ileri sürülen hipotezlerin varyans analizleri ile test edilmesinden önce, öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlarını etkileyen faktörler ölçeğinin yapı geçerliliği ve maddelerin faktör yapısını tespit etmek amacıyla faktör analizinde, temel bileşenlere ayırma yöntemi ve verimax dönüştürmesi uygulanmıştır. Yapılan faktör analizi ile maddelerin yüklenme değerleri 0,50’nin ve öz değeri 1’den fazla olan toplam varyansın % 56,616’sını açıklayan anlamlı 4 boyut (faktör) elde edilmiştir. Barlett Küresellik testi ve KMO (Kaiser-Mayer-Olkin) uygunluk ölçütü sonuçları Tablo 3’te verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Barlett Küresellik ve KMO Uygunluk Testi Sonuçları

    KMO uygunluk ölçütü (0,804), Barlett ve KMO testleri sonucunda verilerin faktör analizine uygun olduğunu göstermektedir (Sipahi, Yurtkoru & Çinko, 2006).

    Faktör analizi sonucunda oluşan faktörler; BT Faydası, BT Kontrolü, BT Kaygısı ve BT’ne Yönelik Davranış olarak adlandırılmıştır. Verimax dönüşümü sonuçlarına göre gruplanan sorular, alınan cevaplara göre birleştirilerek güvenilirlik analizine tabi tutulmuştur. Güvenilirlik hesaplamaları yapılmış ve Cronbach α değerleri bulunmuştur. Hesaplamalar sonucunda sırasıyla alfa değeri 0,76, 0,75, 0,54 ve 0,48 olarak hesaplanmış ve yeterli güvenirliğe sahip oldukları görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında, her faktöre yüklenen soruların ortalamaları alınarak, her bir faktörü temsil edecek ve daha sonraki analizlerde kullanılmak üzere dört yeni faktör (değişken) oluşturulmuştur. Elde edilen faktörlerin faktör yükleri, öz değerleri, varyans yüzdeleri ve Cronbach’s Alpha katsayıları Tablo 4’te verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Öğrencilerin Bilgi Teknolojilerine Yönelik Tutumlarının Faktör Yükleri

    Faktör analizi sonucu ortaya çıkan boyutlar ve bunların içerdiği alt değişkenler incelendiğinde; öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlarda 4 faktörün etkisinde kaldığı gözlenmektedir. Birinci faktör ‘BT’nin Faydası’dır. Kendi içinde 0,763 güvenilirliğe sahip olan bu faktör, toplam varyansın %17,699’unu açıklayan dört değişkenden meydana gelmektedir. Faktöre en büyük katkıyı ‘bilgisayar daha verimli çalışmamıza yardımcı oluyor’ değişkeni sağlamaktadır. İkinci faktör, ‘BT’nin Kontrolü’dür. Kendi içinde 0,750 güvenilirliğe sahip olan bu faktör, toplam varyansın %16,335’ini açıklayan dört değişkenden meydana gelmektedir. Faktöre en büyük katkıyı, ‘Sanırım bilgisayar hakkında bilmem gereken şeylerin çoğunu kendi kendime öğrenebilirim’ değişkeni sağlamaktadır.

    Üçüncü faktör ‘BT’den yönelik Kaygı’dır. Kendi içinde 0,546 güvenilirliğe sahip olan üç değişkenden oluşan bu faktör, toplam varyansın %11,891’ini açıklamaktadır. Faktöre en yüksek katkıyı ‘Bilgisayar kullanmamı gerektiren bir şey olduğunda, bilgisayara bir şekilde zarar verebilirim diye korkarım’ değişkeni sağlamaktadır. Dördüncü faktör, ‘BT’ne Yönelik Davranış’tır. Kendi içinde 0,488 güvenilirliğe sahip üç değişkenden oluşan bu faktör, toplam varyansın %10,692’ini açıklamaktadır. Faktöre en büyük katkıyı ‘Okulda elimden geldiğince bilgisayar kullanmaktan kaçınırım’ değişkeni sağlamaktadır.

    Cinsiyet ile Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutumlar Arasında İlişkinin Analizi
    Öğrencilerin cinsiyeti ile bilgi teknolojisine yönelik tutumları arasında bir ilişki olup olmadığını tespit edebilmek amacıyla, cinsiyet bağımsız değişken ve dört farklı bilgi teknolojisine yönelik tutumların boyutları da bağımlı değişken olacak şekilde t-testi uygulanmış ve sonuçlar Tablo 5’te verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Cinsiyet ile Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutumlar Arasındaki İlişki

    Analiz sonucunda bayan öğrencilerle erkek öğrenciler arasında BT’ne yönelik Kaygı bağımlı değişkeni açısından anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ortalama skorlardan görüleceği gibi bayan öğrenciler kendilerini erkek öğrencilere göre BT konusunda daha çok kaygı duydukları bulgusuna ulaşılmıştır.

    Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutumlar ile Öğrencilerin Okuduğu Bölüm, Üniversite ve Sınıf Arasındaki İlişkinin Analizi
    Farklı bölümlerde, üniversitelerde ve sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını test etmek amacıyla bölümün, sınıfın ve üniversitenin bağımsız değişken, farklı bilgi teknolojileri yeterlik boyutlarının ise bağımlı değişken olduğu koşullarda ANOVA testi yapılmıştır. Farklı üniversitelerdeki ve MYO’lardaki öğrencilerin ‘BT’nin Faydası’, ‘BT’nin Kontrolü’, ‘BT’ne Yönelik Kaygı’ ve ‘BT’ne Yönelik Davranış’ bağlamında algıladıkları bilgi teknolojine yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olduğu yapılan ANOVA testi sonucunda tespit edilmiştir. Öğrencilerin okuduğu sınıf ile bilgi teknolojisine yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Analiz bulguları Tablo 6’da gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Öğrencilerin Okuduğu Programlar, Sınıflar, Üniversiteler ile Öğrencilerin Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutumları Arasındaki İlişki

    Bilgi Teknolojisi Yeterlik Boyutları ile Öğrencilerin Bilgisayar Sahipliği ve İnternet Kullanımı Arasındaki İlişkinin Analizi
    Bilgi teknolojisi yeterlik boyutları ile öğrencilerin bilgisayar sahipliği ve internet erişim olanağı, bilgisayar kullanım süresi (yıl), haftalık bilgisayar kullanım süresi ve ikamet edilen yerde internet erişimi bağımsız değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığını görmek amacıyla ANOVA testi yapılmıştır. Analiz bulguları Tablo 7’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 7: Öğrencilerin Bilgisayar Sahipliği ve Bilgisayar Kullanımı ile Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutumları Arasındaki İlişki

    Tablo 7’ye göre öğrencilerin bilgisayar sahipliği ve internet erişim olanağı, bilgisayar kullanım süresi (yıl), haftalık bilgisayar kullanım süresi ve ikamet edilen yerde internet erişimi bağımsız değişkenleri ile BT’ne yönelik tutumları arasındaki ilişki ANOVA testi sonucunda tespit edilmiştir. Bilgisayar sahipliği, internet erişim olanağı, bilgisayar kullanım süresi ve haftalık bilgisayar kullanma süresi ile ‘BT’nin Faydası’, ‘BT’nin Kontrolü’ ve ‘BT’ne Yönelik Kaygı’ tutum boyutlarında ANOVA testi sonucunda anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin interneti kullandığı mekânlar ve öğrencinin ikamet yerindeki internet erişimi ile ‘BT’nin Kontrolü’ ne yönelik tutum boyutunda ANOVA testi sonucunda anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Ortalama fark değerlerinden anlaşılacağı üzere öğrencilerin bilgisayar sahipliği, internet erişim olanağı, bilgisayar kullanım süresi, haftalık bilgisayar kullanma süresi arttıkça, BT’ne yönelik tutumlarında da pozitif yönde artış gözlenmektedir.

    Bilgisayara Erişim Olanağı ile Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutum Arasındaki İlişkisi
    Öğrencilerin bilgisayara erişim olanağının, bilgi teknolojisine yönelik tutumları üzerindeki etkilerini görmek üzere BT ile ilgili tutumların bağımsız değişken, bilgisayara erişim olanağının ise bağımlı değişken olarak alındığı bir regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçları Tablo 8’de gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 8: Regresyon Analizi

    Tablo 8’de göre regresyon analizi anlamlı çıkmış ve belirlilik katsayısı R2 0,13 olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla bilgisayara erişim olanağı değişkeninin, BT’ne yönelik tutumdaki, tutum değişimin %13’ünü açıkladığı görülmektedir. Tutum değişkenlerinden kontrol ve kaygının anlamlı olduğu görülmektedir. Tutum değişkenlerine ait β katsayılarından anlaşılacağı üzere bilgisayara erişim olanağı değişkeni artarken, kaygı değişkeninin negatif yönde arttığı, diğer yandan bilgisayara erişim oranı artarken, BT’ne yönelik kontrol düzeyinin de arttığı görülmektedir. Ayrıca bilgisayara erişim olanağının bağımlı değişken olarak alındığı bu regresyon analizinde kaygı ve kontrol değişkenlerinin etkilerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

    Bilgisayar Sahibi Olma ile Bilgi Teknolojisine Yönelik Tutum Arasındaki İlişkisi
    Öğrencilerin bilgisayar sahibi olmasının, BT’ne yönelik tutumları üzerindeki etkilerini görmek üzere BT ile ilgili tutumların bağımsız değişkenler, bilgisayar sahipliği durumunun ise bağımlı değişken olarak alındığı bir regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçları Tablo 9’da gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 9: Regresyon Analizi

    Tablo 9’da görüleceği üzere regresyon analizi anlamlı çıkmış ve belirlilik katsayısı R2 0,05 olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla öğrencinin bilgisayar sahibi olması bağımlı değişkeninin, öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlarının değişiminde %5’ini açıkladığı görülmektedir. Analiz sonucunda tutum değişkenlerinden kontrol ve kaygının anlamlı çıktığı bulgusuna ulaşılmıştır. Tutum değişkenlerine ait β katsayılarından anlaşılacağı üzere öğrencinin bilgisayar sahipliği değişkeni azalırken, kaygı değişkeninin negatif yönde arttığı, diğer taraftan bilgisayar sahipliği artarken, BT’ne yönelik kontrol düzeyinin de arttığı görülmektedir. Ayrıca öğrencinin bilgisayar sahibi olması bağımlı değişken olarak alındığı bu regresyon analizinde kaygı ve kontrol değişkenlerinin etkilerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Bilgi toplumunda yaşayan bireyler öğrendiklerini yaşama uygulama yanında, öğrenmeyi öğrenme becerisi ile yaşam boyu devam eden bir öğrenme süreci içindedirler. Bilgi toplumunu nitelemek için kullanılan ‘öğrenen toplum’ (“learning society”) kavramı da bu gerçeğin bir yansımasıdır. Daha açık bir deyişle bilgi toplumu ‘kendini geliştiren’ ve ‘yaşam boyu öğrenme’ becerilerine sahip bireylere gereksinim duymaktadır (Polat & Odabaş, 2008). Bilgi çağının öğrenen toplumunda, yaşam boyu öğrenme, yaşamın belli bir dönemine sıkıştırılmış eğitim ve öğrenme becerilerinin aksine, sürekli değişen koşullara uyum sağlama amacıyla her yerde ve bütün yaşam boyunca sürecek bir öğrenme sürecine işaret etmektedir. Yaşam boyu öğrenme aynı zamanda temel becerilerin güncellenmesi yoluyla kişilere yeni fırsatlar yaratabilme ve daha ileri düzeyde öğrenim olanakları sunma anlamına da gelmektedir (Soran, Akkoyunlu & Kavak, 2006).

    İçinde bulunduğumuz zamanda işgücü piyasası ile meslek yüksekokulları arasında istihdam amaçlı birlikteliğin sağlanması, mesleki eğitimin modernizasyonu ve kalitesinin artırılması ve bu sayede de insan kaynaklarının gelişimine katkıda bulunmayı hedefleyen çalışmalara ağırlık verilmektedir. Ancak, iş dünyasının ve ülke ekonomisinin değişen ihtiyaçlarına paralel mesleki eğitim programları oluşturarak nitelikli insan gücü gelişimine katkıda bulunmaya yönelik çalışmaların sadece eğitim dünyası içinde başarılabilmesi mümkün değildir. Meslek yüksekokulu öğrencilerine; uluslararası düzeyde ve özellikle Avrupa Birliği içinde benimsenmiş yaşam boyu öğrenme alışkanlığı kazandırmak ve girişimci yönlerini ortaya çıkarabilecek tutumlar geliştirmelerine katkıda bulunmak özel önem arz etmektedir. Bunun başarılabilmesi için de, bilgi ve teknolojilerini kullanabilme konusunda yetkinliğe ve olumlu tutuma sahip bireyler yetiştirmek, mesleki ve teknik eğitimin temel amacı olmalıdır.

    Meslek yüksekokullarının sosyal programlarına kayıtlı öğrencilerin bilgisayar teknolojilerine yönelik tutumlarının tespit edilmesi amacı doğrultusunda, değişkenler arasındaki ileri sürülen hipotezlerin varyans analizleri ile test edilmesinden önce, öğrencilerin BT’ne yönelik tutum ölçeğinin yapı geçerliliği ve maddelerin faktör yapısını tespit etmek amacıyla faktör analizinde, temel bileşenlere ayırma yöntemi ve verimax dönüştürmesi uygulanmıştır. Faktör analizi sonucu ortaya çıkan boyutlar ve bunların içerdiği alt değişkenler incelendiğinde; öğrencilerin BT’ne yönelik tutumlar hakkında dört faktörün etkisinde kaldığı gözlenmektedir. Bu faktörler; BT’nin Faydası, BT Kontrolü, BT Kaygısı ve BT’ne Yönelik Davranış’tır.

    Öğrencinin cinsiyeti ile BT’ne yönelik tutum arasında bir ilişki olup olmadığını test edebilmek amacıyla cinsiyet bağımsız değişkeni ve dört farklı BT’ne yönelik tutumların da bağımlı değişken olacak şekilde t-testleri yapılmıştır. Analiz sonucunda bayan öğrencilerle erkek öğrenciler arasında BT’de Kaygı bağımlı değişkeni açısından anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ortalama skorlardan görüleceği gibi bayan öğrenciler kendilerini erkek öğrencilere göre BT konusunda daha çok kaygı duydukları bulgusuna ulaşılmıştır.

    Farklı bölümlerdeki, üniversitelerdeki ve sınıflardaki öğrencilerin algıladıkları BT’ne yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını test etmek amacıyla sınıfın, bölümün ve üniversitenin bağımsız değişken, farklı BT’ne yönelik tutumların ise bağımlı değişken olduğu koşullarda ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda öğrencilerin; kayıtlı oldukları üniversite ve bölüm ile BT’ne yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu bulgusu tespit edilmiştir.

    Öğrencilerin cinsiyetleri, okumakta oldukları program ve internete bağlanma sıklıkları ile BT’ne yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Bayan öğrencilerin erkeklere göre, bilgisayarı olmayan öğrencilerin bilgisayar sahibi olanlara göre, BT’ne erişim olanakları düşük olan öğrencilerin erişim olanakları çok daha iyi olanlara göre, bilgisayar teknolojileri konusunda daha yüksek düzeyde kaygı taşıdıkları, BT ile ilgi sorunları çözmede kendilerini daha zayıf hissettikleri ve algılanan BT’ne yönelik tutumlarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Farklı sınıflardaki öğrencilerin bilgisayar teknolojilerine karşı tutumları açısından ilişki olmadığı bulgusu tespit edilmiştir.

    Sonuç olarak, meslek yüksekokullarına bağlı sosyal bilimler bölümleri öğrencilerinin eğitim ve mesleki gelişim amaçlı bilgi teknolojilerine yönelik tutumlarının günümüz iş dünyasının beklentilerini karşılayacak düzeyde olmadığı tespit edilmiştir. Oysa, içinde bulunduğumuz çağda işletmelerin rekabet avantajı sağlayabilmeleri açısından bilginin yaratılması ve hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde aktarılması eskiye nazaran çok daha önem kazanmıştır. İş süreçleri mecrasının artık bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı sanal ofislerde gerçekleşmesinin yaygınlaşması, hemen hemen tüm sektörlerde istihdam edilecek çalışanlardan BT konusunda yetkinliğe sahip olmaları beklentisini doğurmaktadır. Bu nedenle, çoğunlukla ofis ortamında görev alacak MYO’larının sosyal bilimler bölümleri öğrencilerinin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda beklenen yetkinliğe sahip olması gerekmektedir. Bilgisayar teknolojisinde yaşanan sürekli değişimleri de göz önüne alarak, bu okullarda bilgisayar teknolojisi altyapısının sağlanmasında, internet erişimli bilgisayar salonları veya odaları kurularak öğrencilerin kullanımına sunulmasında ve derslerin içeriklerinin değişim ve gelişmelere bağlı olarak güncelleştirmesinde büyük yarar görülmektedir. Ayrıca, öğretim elemanlarının, öğrencilerin (özellikle düşük BT erişim olanaklarına ve yüksek kaygı düzeyine sahip olan) bilgisayar teknolojisi deneyimlerini artıracak seminer, proje vb çalışmalara ağırlık vermesi birincil çözümler arasında görülmektedir. Öğrencilerin bilgisayar tecrübeleri arttıkça BT’ne yönelik tutumları değişecek, dolayısıyla BT konusunda endişeleri azalıp bu teknolojileri kullanma konusunda kendilerine daha çok güven duydukça, BT’ne yönelik tutumları da olumlu yönde değişecektir. Bu bağlamda; öğrencilere derslerde ve ders dışı zamanlarda ne kadar çok uygulamalı çalışmalar yaptırılırsa, öğrencilerin BT’ne yönelik olumlu tutumlarında o derece artış gözlemlenecektir. Bu nedenle öğrencilerin BT üzerinden bilgiye erişimleri teşvik edilmeli, yönlendirilmelidir. Meslek yüksekokullarının yeniden yapılanmaya gidildiği şu günlerde, oluşturulacak ders programları ve içerikleri, öğrencilerin iş dünyasına entegrasyonunu sağlayacak öğrenme çıktılarını elde edecek şekilde dizayn edilebilmesi için uygun zaman ve zemini oluşturmaktadır.

    Çalışma, anket yapılan üniversite ve bölümlerdeki öğrencileri temsil etmekle birlikte, diğer üniversitelerdeki sosyal program öğrencileri için yapılacak benzer araştırmalardan elde edilecek sonuçları bu çalışmanın bulguları ile kıyaslama faydası sağlayacaktır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Akkoyunlu, B. (2008). Bilgi Okuryazarlığı ve Yaşam Boyu Öğrenme. Erişim: 10.03.2011, http://ietc2008.home.anadolu.edu.tr/ ietc2008/1b.doc

    2) Akyurt, N. (2009). Meslek Yüksekokulları ve Marmara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Genel Profili. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 4(11).

    3) Becker, K.H. & Maunsaiyat, S. (2002). Thai students’ Attitudes and Concepts of Technology. Journal of Technology Education, 13(2), 6-19.

    4) Bindak, R. & Çelik, C. (2006). Öğretmenler İçin Bilgisayar Tutum Ölçeğinin Güvenirlik ve Geçerlik Çalışması. Eğitim Araştırmaları, 6 (22), 38–47.

    5) Deniz, L. (2005). İlköğretim Okullarında Görev Yapan Sınıf ve Alan Öğretmenlerinin Bilgisayar Tutumları. The Turkish Online Journal of Educational Technology-TOJET, 4(4), Article 22.

    6) Erdem, A. (1999). Meslek Yüksekokullarındaki Eğitimin Yeterliliği ve Kalite Güvencesi. Mevzuat Dergisi, (23).

    7) Frantom, C.G., Green, K.E. & Hoffman, E.R. (2002). Measure Development: The Children’s Attitudes Toward Technology Scale (CATS). Journal of Educational Computing Research, 26(3), 249-263.

    8) Gerçek, C., Köseoğlu, P., Yılmaz, M. & Soran, H. (2006). Öğretmen Adaylarının Bilgisayar Kullanımına Yönelik Tutumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (30), 130-139.

    9) Harmandar, M. & Samancı, O. (2000). Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Bölümü Öğrencilerinin Bilgisayara Yönelik Tutumları. IV. Ulusal Fen Bilimleri Kongresi Kongre Kitabı (ss.686-688). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi.

    10) İçli, G. (2007). İşletmelerin Meslek Yüksekokulu Mezunları İle İlgili Görüşleri ve Beklentileri. Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, XXIII(2), 264.

    11) İşman, A., Çağlar, M., Dabaj, F., Altınay, Z. & Altınay, F. (2003a). Attitudes of Students Toward Computers. Proceedings of Third International Educational Technologies Symposium. 28-30 May, Eastern Mediterranean University Gazimağusa- Turkish Republic of Northern Cyprus.

    12) İşman, A., Çağlar, M., Dabaj, F., Altınay, Z. & Altınay, F. (2003b). Attitudes of Students Toward Internet. Proceedings of Third International Educational Technologies Symposium. 28-30 May, Eastern Mediterranean University Gazimağusa- Turkish Republic of Northern Cyprus.

    13) Kahraman, Ö., Köse, S. & Kara, İ. (2005). İlköğretim Okullarında Görev Yapan Branş Öğretmenlerin Bilgisayar Okuryazarlığı, Bilgisayara Karşı ve Bilgisayar Destekli Öğretime Karşı Tutum Araştırması. XIV. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi Kongre Kitabı (ss. 828-832). Denizli: Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi.

    14) Keskin, N. & Ertuğrul, İ. (2010). Buldan MYO Büro Yönetimi Öğrencilerinin Bilgisayar Kullanımına Yönelik Tutumlarının Belirlenmesine İlişkin Alan Çalışması. Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, 3(59), 1-20.

    15) Köse, S. & Gezer, K. (2006). Buldan (Denizli) İlçesi Lise Öğrencilerinin Bilgisayara Yönelik Tutumları. Buldan Sempozyumunda sunulmuş sözlü bildiri. Pamukkale Üniversitesi, T.C. Buldan Kaymakamlığı, Buldan Belediyesi, Denizli.

    16) Köse, S., Gencer, A.S. & Gezer, K. (2007). Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Bilgisayar ve İnternet Kullanımına Yönelik Tutumları. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (21), 44-54.

    17) McCoy, L.P., Heafner, T.L., Burdick, M.G. & Nagle, L.M. (2001). Gender Differences in Computer Use and Attitudes on Aubiquitous Computing Campus. Paper presented in April 10- 14, 2001, at the Annual Meeting of the American Educational Research Association, Seattle, WA.

    18) Meelissen, M.R. M. & Drent, M. (2008). Gender Differences in Computer Attitudes: Does the School Matter? Computers in Human Behavior, 24(3), 969-985.

    19) Myers, J.M., & Halpin, R. (2002). Teachers’ Attitudes and Use of Multimedia Technology in the Classroom: Constructivist-based Professional Development Training for School Districts. Journal of Computing in Teacher Education, 18(4), 133-140.

    20) Polat, C. & Odabaş, H. (2008). Bilgi Toplumunda Yaşam Boyu Öğrenmenin Anahtarı: Bilgi Okuryazarlığı. Küreselleşme, Demokratikleşme ve Türkiye Uluslararası Sempozyumu Bildiri Kitabı, 27-30 March 2008, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.

    21) Selwyn, N. (1997). Students’ Attitudes Toward Computers: Validation of a Computer Attitude Scale for 16-19 Education. Computers & Education, 28(1), 35-41.

    22) Seyrek, İ.H. (2010). İşletme Bölümü Öğrencilerinin Bilgi Teknolojilerine Yönelik Tutumları ve Yeterlik Düzeyleri. Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9(2), 387-406.

    23) Sipahi, B., Yurtkoru, E. S., & Çinko, M. (2006). Sosyal Bilimlerde SPSS’le Veri. İstanbul: Beta Yayıncılık.

    24) Soran, H., Akkoyunlu, B. & Kavak, Y. (2006). Yaşam Boyu Öğrenme Becerileri ve Eğiticilerin Eğitimi Programı: Hacettepe Üniversitesi Örneği. H.Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi, (30), 201- 210.

    25) Tsai, C.C., Lin, S.S.J. & Tsai, M.J. (2001). Developing an Internet Attitude Scale for High School Students. Computers and Education, 37(1), 41-51.

    26) Tezbaşaran, A. (1997). Likert Tipi Ölçek Geliştirme Kılavuzu. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayını.

    27) Zhang, Y. (2007). Development and Validation of an Internet Use Attitude Scale. Computers & Education, 49(2), 243–253.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 19199472 defa ziyaret edilmiştir.