Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2015, Cilt 5, Sayı 1, Sayfa(lar) 068-079
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2015.110
Akademisyenlerin Yurt Dışı Burs ve Destek Programları Hakkındaki Görüşleri
M. Ertaç ATİLA1, Ö. Faruk ÖZEKEN2, Mustafa SÖZBİLİR3
1Erzincan Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Erzincan, Türkiye
2Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, Ağrı, Türkiye
3Atatürk Üniversitesi, Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Eğitimi Bölümü, Erzurum, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Yurt dışı burs, Yurt dışı eğitim, Akademik personel
Öz
Bu çalışmanın amacı, Yükseköğretim Kurulu veya Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu yurt dışı burs ve destek programlarından biri ile Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan akademisyenlerin bu programlar hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden bütüncül çoklu durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Veriler, 10 akademisyen ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarını tercihlerini sürece, zamana ve maddi olanaklara bağlı nedenlerin etkilediği ortaya çıkmıştır. Akademisyenler yurt dışı burs ve destek programlarına akademik, sosyal-kültürel ve dil gelişimi gibi amaçlar için katılmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri'nde bilimin ileri olduğu düşüncesi ve arkadaş tavsiyesi bu ülkenin tercih edilmesinde önemli faktörlerdir. Araştırmacılar araştırma süresi için altı ay ile bir yıl arasındaki bir zaman dilimini yeterli görmektedirler. Bu sürenin dil becerisine, araştırma alanına, çalışılan konuya ve yapılacak projeye göre değişebileceği belirlenmiştir. Vize sürecinin uzun olması, sağlık sigortasının yapılmaması, vize ücretinin ödenmemesi, dil yetersizliği ve ilk birkaç ayın Amerika Birleşik Devletleri'ne uyum sağlama ile geçmesi araştırmacılar tarafından dile getirilen bazı önemli sorunlardır. Kurumlara sağlık sigortası yapmaları, daha fazla akademisyene yurt dışı burs ve destek programlarından yararlanma fırsatı vermeleri ve programlardan yararlanan akademisyenlerin deneyimlerini diğer araştırmacılarla paylaşma olanağı oluşturmaları; akademisyenlere yurt dışına çıkmadan önce yapacakları araştırmayı netleştirmeleri ve İngilizce konuşma ve dinleme pratiği yapmaları önerilerinde bulunulmuştur.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    İnsanlık geçmişten günümüze avcılık ve toplayıcılıktan tarım toplumuna, tarım toplumundan sanayi toplumuna, sanayi toplumundan bilgi toplumuna doğru üç önemli devrim geçirmiş ve dönüşüme uğramıştır (Kocacık, 2003). İnsanların toprağa bağlandıkları ve yerleşik yaşam şeklini benimsedikleri toplumsal yapılanma olan tarım toplumu oldukça uzun sürmüş, tarıma dayalı medeniyetler kurulmuş ve toprak sahibi olmak için savaşlar yapılmıştır (Göksel & Baytekin, 2008). 18. yüzyılda buhar makinesinin icat edilmesi ve enerji kaynağı olarak kullanılması ile sanayi devrimi başlamış, böylece insanlık en önemli değişim ve dönüşüm aşamalarından birine girmiştir. Yeni teknolojilerin üretildiği, insanların yaşam şeklinin değiştiği, yeni sosyal yapıların ortaya çıktığı ve üretim alanlarının farklılaştığı bu toplumsal yapı sanayi toplumu olarak isimlendirilmiştir (Çalık & Çınar, 2009). Teknoloji üretimindeki ilerlemenin sanayi toplumunun sınırlarını zorlaması, bilgi sektörü denilen yeni bir sektörü doğurmuş ve bu durum bilgi toplumunu gündeme getirmiştir (Numanoğlu, 1999a). Günümüzde artık bilginin toplumun odağında olduğu bilgi toplumu gerçeği ile karşı karşıya bulunmaktayız (Meder, 2001).

    Bir gelişim göstergesi olan bilgi toplumu, dünyanın kuruluşundan günümüze kadar insanlığın eriştiği önemli aşamalardan biridir (Parlar, 2012). Göksel ve Baytekin (2008: 82-83) bilgi toplumunu “bilginin çok önemli bir güç, rekabet aracı ve stratejik bir kaynak haline geldiği, öğrenme kavramına her zamankinden daha fazla değer verilen, ciddi teknolojik değişimlerin yaşandığı, büyük dönüşüm ve değişimleri içine alan bir toplumsal yapılanma” olarak tanımlamaktadırlar. Bilgi toplumunda, öğrenmeye verilen önemin artması, öğrenme-öğretme döngüsünde ağırlığın öğrenmeden yana kaymasına sebep olmuştur (Parlar, 2012). Çağımızda artık bilgiyi bireye doğrudan aktarmak yerine, ihtiyaç duyduğu bilgiye nasıl ulaşacağının öğretilmesi üzerinde durulmaktadır. Birey, nasıl ve ne şekilde öğreneceğini bilirse, ihtiyaç duyduğu bilgiye en uygun yöntemleri kullanarak ulaşabilecektir (Çalık & Sezgin, 2005).

    Bireylerin bilgi toplumunun ihtiyaçlarına göre yetiştirilmesinde öğretim kurumlarına önemli görevler düşmektedir (Numanoğlu, 1999b). Öğretim kurumları, bilgi toplumunun özelliklerine uygun olarak bireylere analiz, sentez ve değerlendirme yapabilme gibi beceriler kazandırmalı; bunun yansıra eleştiren, sorgulayan, bilimsel düşünen bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olmalıdır (Parlar, 2012). Bilgi toplumuna dönüşüm ve bilgi ekonomisine geçiş sürecinde, bilginin üretildiği ve paylaşıldığı yerler olmaları sebebiyle yükseköğretim kurumları bütün ülkelerde çok önemli hale gelmiş ve bu kurumlardan beklentiler artmıştır. Artan bu beklentiler yükseköğretim sistemlerinin genişlemesini ve gelişmesini zorunlu kılmıştır (Tanrıkulu, 2011). Başka bir deyişle demografik, toplumsal, ekonomik baskılar ve talepler, üniversite eğitiminin toplumun belirli bir kesimi ile sınırlı kalmasına engel olmuş, yükseköğretim daha geniş kitlelere açılmıştır. Ülkeler yükseköğretime olan talebi karşılamak için yükseköğretimde genişletme, çeşitlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yapmaktadırlar (Küçükcan & Gür, 2009).

    Ülkemizde de yükseköğretime olan talebi karşılamak ve yükseköğretimdeki okullaşma oranını istenilen düzeye getirmek amacıyla hem mevcut üniversitelerin kontenjanları hem de üniversite sayısı artırılmaya çalışılmaktadır. Bu çabaların sonucu olarak son yıllarda kurulan devlet ve vakıf üniversitesi sayısında önemli artışlar olmuştur (Özer, 2011). 2006 ile 2011 yılları arasında yükseköğretimde 50'si devlet 38'i vakıf üniversitesi olmak üzere 88 yeni üniversite kurulmuş, mevcut üniversitelerle birlikte toplam üniversite sayısı 165'e ulaşmıştır (Günay & Günay, 2011). 2014 yılı itibarı ile üniversite sayısı 184 olmuştur1. Üniversite sayısındaki bu artış iki önemli sorunu beraberinde getirmiştir. Bunlardan biri akademisyen sayısındaki yetersizlik (Gümüş & Gökbel, 2012), diğeri ve en önemlisi yeterli sayıda ve uluslararası niteliklere sahip öğretim üyesi eksikliğidir (Günay, 2011). Bu ihtiyaçların büyük bir bölümü yurt içindeki lisansüstü eğitim programları ile karşılanmaktadır. Ayrıca akademisyen ihtiyacını karşılamak için 2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından önemli bir adım atılmış lisansüstü eğitim amacıyla beş yılda 5.000 öğrencinin yurt dışına gönderilmesi çalışması başlatılmıştır (Gümüş & Gökbel, 2012). Yurt içinde lisansüstü eğitim yapan akademisyenlerin niteliklerinin artırılması amacıyla da 2009 yılından itibaren Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından ‘yüksek lisans araştırma desteği', ‘yurt dışı doktora bursu', ‘doktora sonrası araştırma desteği', ‘öğretim üyelerine verilen destekler' gibi çeşitli düzeylerde araştırma bursu ve destekler sağlanmıştır2. YÖK ve MEB'in yanı sıra, bilim insanı ve araştırmacı yetiştirilmesi amacıyla Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından da araştırmacılara ‘lisansüstü araştırma bursu' ve ‘doktora sonrası araştırma bursu' programları gibi burs ve destekler sunulmaktadır3. Ülkemizde yurt dışı burs ve destek programları ile ilgili son yıllarda önemli adımlar atılmıştır. Atılan bu adımların gerek ülkemiz, gerekse yükseköğretim kurumları ve gerekse akademisyenler için önemi yadsınamaz. Bu durum, programların amacına ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Programları değerlendirme yollarından biri, bu uygulamalardan yararlanan akademisyenlerin uygulamalar hakkındaki düşüncelerini belirlemektir. Böylece hem mevcut durum değerlendirilebilir, hem de gelecekteki uygulamalara ışık tutulabilir. Bu çalışmada, YÖK veya TÜBİTAK yurt dışı burs ve destek programlarından birisi ile Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) bulunan akademisyenlerin bu programlar hakkındaki görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki alt problemlere cevap aranmıştır:

    1. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarını tercihlerini etkileyen sebeplere ilişkin görüşleri nelerdir?

    2. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarına katılma amaçları ve bu amaçları gerçekleştirme durumlarına ilişkin görüşleri nelerdir?

    3. Akademisyenlerin programların sağladığı yararlara ilişkin görüşleri nelerdir?

    4. Akademisyenlerin ABD'yi tercih nedenleri, kalma süresinin uygunluğu ve bu süreyi etkileyen faktörlere ilişkin görüşleri nelerdir?

    5. Akademisyenlerin süreç boyunca yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşleri nelerdir?

    6. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarının işlevselliğinin artırılmasına ilişkin görüşleri nelerdir?

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Araştırmanın Modeli
    Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Durum çalışması, sınırları belirli bir veya birkaç durum hakkında derinlemesine ve ayrıntılı bilgi elde etmek için yararlanılan nitel araştırma yöntemidir (Creswell, 2007). Bu yöntem, YÖK ve TÜBİTAK tarafından sağlanan yurt dışı burs ve destek programları ile ABD'de bulunan akademisyenlerin bu programlar hakkındaki görüşlerinin detaylı olarak ortaya konulabilmesi açısından tercih edilmiştir. Araştırmada, durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum çalışması deseni benimsenmiştir. Bu desende durumlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları anlamak için birkaç durum birlikte incelenir (Baxter & Jack, 2008). Çalışmada, her bir yurt dışı burs ve destek programı (YÖK ve TÜBİTAK) kendi içerisinde bütüncül olarak ele alınmış ve daha sonra birbiriyle karşılaştırılmıştır.

    Katılımcılar
    Çalışma grubu, YÖK ya da TÜBİTAK yurt dışı burs ve destek programlarından birinden yararlanarak ABD'de bulunan akademisyenlerden oluşmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak çeşitlilik gösteren durumlar arasındaki ortaklıklar ve benzerlikler (Yıldırım & Şimşek, 2006) tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda altı farklı üniversiteden on akademisyen çalışma grubuna dâhil edilmiştir. Böylece farklı alanlarda araştırma yapan araştırmacılardan daha kapsamlı veriler elde edileceği düşünülmüştür. YÖK yurt dışı burs ve destek programından yararlanan katılımcılar Y1, Y2, Y3, Y4, Y5 ve Y6; TÜBİTAK Yurt dışı burs ve destek programından yararlanan katılımcılar T1, T2, T3 ve T4 şeklinde kodlanmıştır. Katılımcıların demografik özellikleri Tablo 1'de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Katılımcıların Demografik Özellikleri

    Veri Toplama Aracı
    Çalışmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu katılımcıların yurt dışı burs ve destek programlarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Görüşme formunun geliştirilmesi sürecinde ilk olarak ilgili alan yazın taranmıştır. Literatür taraması sonucunda Gümüş ve Gökbel (2012) ve Kasalak (2013)'ın çalışmaları ile YÖK ve TÜBİTAK'ın web siteleri incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda oluşturulan taslak form, ikisi nitel araştırma yöntemleri konusunda biri de daha önce YÖK tarafından sağlanan yurt dışı burs ve destek ile yurt dışında bir yıl süre ile bulunmuş üç uzmanın görüşleri alınarak yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemenin ardından gerçekleştirilen ‘pilot' uygulamadan sonra görüşme formuna son şekli verilmiştir. Görüşme formu akademisyenlerin demografik özellikleri ile yurt dışı burs ve destek programı hakkındaki görüşleri ile ilgili soruları içeren iki bölümden oluşmaktadır.

    Verilerin Toplanması
    Çalışmanın verileri YÖK ya da TÜBİTAK yurt dışı burs ve destek programından yararlanan araştırmacılardan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Her bir görüşmenin başlangıcında katılımcılara araştırmanın amacı ve elde edilecek verilerin gizliliği konusunda bilgi verilmiştir. Görüşmeler ortalama 20 ile 30 dakika sürmüştür.

    Verilerin Analizi
    Nitel araştırmalarda en çok tercih edilen yol verilerin toplanması ve analiz edilmesi sürecinin birlikte yürütülmesidir (Merriam, 2013). Bu bağlamda çalışmada katılımcılarla yapılan görüşmeler ile bu görüşmelerin analizi eş zamanlı olarak yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Veri kaybını önlemek amacıyla her bir görüşme ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Kaydedilen veriler daha sonra yazıya dökülmüştür. Veri analizi sürecinde, verilerin kodlanması, temaların oluşturulması, tematik kodlamaya bağlı olarak verilerin düzenlenmesi ve bulguların yorumlanma sırası takip edilmiştir (Yıldırım & Şimşek, 2006). Veri analiz süreci aşağıdaki gibi yürütülmüştür:

    • Katılımcı görüşlerini içeren veri setleri tekrar tekrar okunup incelenerek detaylı bir analize tabi tutulmuş ve kodlanmıştır,
    • Birbiriyle ilişkili olan kodlar belirli kategoriler altında toplanarak temalar oluşturulmuştur. Birinci araştırmacı tarafından oluşturulan kod ve temaların geçerliği konusunda diğer araştırmacıların görüşlerine başvurulmuştur,
    • Tematik kodlamaya bağlı olarak veriler düzenlenerek tablolar halinde sunulmuştur,
    • Ulaşılan bulgularla ilgili açıklamalar ve yorumlamalar yapılmıştır.

    Geçerlik ve Güvenirlik
    Çalışmanın inandırıcılığını sağlamak amacıyla çalışma süresince iki uzman ile değerlendirme toplantıları yapılmış araştırma ile ilgili düşünceleri alınmıştır. Ayrıca verilerin toplanmasının ardından katılımcılarla teyit toplantısı yapılarak ulaşılan sonuçların geçerliği hakkında düşüncelerini belirtmeleri istenmiştir. Araştırmanın aktarılabilirliği amaçlı örnekleme yöntemi ve doğrudan alıntılara sıklıkla yer verilerek sağlanmıştır. Çalışmanın teyit edilebilirliği için yazıya aktarılan tüm dokümanlar saklanmış ve çalışma dışındaki bir araştırmacı tarafından incelenmiştir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Bu bölümde analizler sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir. Bulgular akademisyenlerin;

    • Yurt dışı burs ve destek programlarını tercih nedenleri,

    • Yurt dışı burs ve destek programlarına katılma amaçları, bu amaçları gerçekleştirme durumları ve programın sağladığı yararlar,

    • ABD'yi tercih nedenleri, kalma süresinin uygunluğu ve bu süreyi etkileyen faktörler ile ilgili düşünceleri,

    • Süreç boyunca karşılaştıkları sorunlar, sorun yaşamadıkları durumlar ve kurumlara ve akademisyenlere öneriler başlıkları altında sunulmuştur.

    Akademisyenlerin Yurt Dışı Burs ve Destek Programlarını Tercih Nedenleri
    Bu kısımda akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarından hangisini tercih ettikleri ve tercihlerini etkileyen nedenler sunulmuştur. Bu nedenlere ilişkin bulgular Tablo 2'de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Akademisyenlerin Yurt Dışı Burs ve Destek Programlarını Tercih Nedenleri

    Tablo 2'den de görüldüğü gibi akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarını tercihlerini sürece, zamana ve maddi olanaklara bağlı nedenler etkilemektedir. Akademisyenlerin YÖK bursunu tercih etmelerinde prosedürün az olması ve başvuruların kolay kabul edilmesi gibi etkenler ön plana çıkmaktadır. Araştırmacıların tercih nedenleri ile ilgili düşüncelerini yansıtan bazı ifadeler şunlardır:

    Y2: “Prosedürleri çok az. Yani birkaç prosedürle bunu tamamlıyorsunuz.”

    Y1: “Hemen hemen benim başvurduğum sırada başvuran herkese burs temin edildiği için başvurdum.”

    Y6: “Çünkü yapmış olduğumuz projenin başlama tarihi Eylül ayı idi. Ben kabul yazısını Şubat ayının sonunda aldım. TÜBİTAK'a müracaat 26 Şubat'ta sondu. Tek bir gün ile müracaat edemiyordum. Evrakları yetiştiremedim. Dolayısıyla yapabileceğim müracaat yeri sadece YÖK'tü.”

    T1: “Aslında YÖK ile gelmeyi planlıyordum. Fakat YÖK üç aylık destek veriyordu. Üniversitenin BAP'ını da kullanamadım. Çünkü ben Yeni Zelanda'ya giderken BAP'ı kullanmıştım. Bir defa kullanabiliyorsunuz. Öyle olunca altı ay kullanma esnekliğini verdiği için TÜBİTAK'ı tercih ettim.”

    T4: “TÜBİTAK bursu, YÖK bursundan haberdar değildim işin doğrusu.”

    Akademisyenlerin Yurt Dışı Burs ve Destek Programlarına Katılma Amaçları, Bu Amaçları Gerçekleştirme Durumları ve Yararlar
    Bu kısımda akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarına katılma amaçları, amaçlarını gerçekleştirme durumları ve programın sağladığı yararlar sunulmuştur. Bu durumlara ilişkin bulgular Tablo 3 ve Tablo 4'de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Akademisyenlerin Yurt Dışı Burs ve Destek Programlarına Katılma Amaçları


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Yurt Dışı Burs ve Destek Programlarının Akademisyenlere Sağladığı Yararlar

    Tablo 3'deki bulgulara göre, akademisyenler yurt dışı burs ve destek programlarına akademik, sosyal-kültürel ve dil gelişimi amaçları için katılmaktadırlar. Araştırmacılar akademik amaçlarını yeni araştırma alanlarına girme, bilgi paylaşımı ve ikili ilişkiler kurma, akademik yaşamı görme; sosyal ve kültürel amaçlarını farklı kültürleri bir arada görme, Amerikan kültürünü tanıma ve ABD'deki sosyal yaşamı görme şeklinde ifade etmişlerdir. İngilizce'yi geliştirme de akademisyenler tarafından önemli bir amaç olarak belirtilmektedir. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarına katılma amaçları ile ilgili düşüncelerini içeren bazı ifadeler şunlardır:

    T3: “Yeni bir konuya girmek. Ben çalışmalarımı şu anda özellikle yoğunlaştırdığım konu yurt dışında çalıştığım konu doğal ürün kimyası; yani çalışma alanımı genişletmiş oldum.”

    T1: “Başka amacım; aslında yeni irtibatlar kurabilirim ümidiyle gelmiştim.”

    Y3: “Farklı kültürleri görüp, kendi hayatımda bundan faydalanmak.”

    Y4: “Bunların dışında en önemli amaç dil gelişimi. Türkiye'de insanlar sınavdan yüksek puan alabiliyor. Fakat bir uluslararası sempozyumda ya da kongrede konuşma konusunda sıkıntı yaşıyorlar. En iyi öğrenme o dilin konuşulduğu yerde yaşamakla oluyor.”

    Bütün katılımcılar amaçlarını önemli oranda gerçekleştirdiklerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte katılımcılardan bazıları bir kısım amaçlarını gerçekleştiremediklerini söylemişlerdir; katılımcıların ulaşamadıkları amaçlar şunlardır:

    Katılımcılardan Y1 ve T3 dil becerisinin gelişimi için daha fazla zamana ihtiyaç olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca katılımcı Y1 bulunduğu üniversitede kendi çalışma alanıyla ilgili akademisyen olmaması sebebiyle akademik anlamda herhangi bir şey yapamadığını dile getirmiştir. Katılımcılardan Y2 ABD'deki bilim insanlarının kendi işlerine odaklanmaları sebebiyle bölümdeki hocalarla yeterince bir araya gelip fikir alış verişinde bulunamadığını, katılımcı T1 ortak çalışmalar planlama amacını gerçekleştiremediğini belirtmiştir. Katılımcılardan Y3 ve T4 amaçlarının her birinin kendi içerisinde daha iyi olabileceğini, katılımcı Y6 Türkiye ile ABD arasında ortak bir proje yapmak istediğini buna karşın zaman ve maddi destek yetersizliğinden dolayı bu amacına ulaşamadığını ifade etmiştir. Akademisyenlerin amaçlarına ulaşma durumları ile ilgili görüşlerini yansıtan bazı ifadeler şunlardır:

    Y1: “Bilgisayar destekli kimya eğitimi ile ilgili burada çok fazla muhatap bulamadım. Bunu gerçekleştiremedim maalesef; yani kendi çalıştığım alanlardan bir tanesi de buydu, bununla ilgili herhangi bir şey yapamadım.”

    Y2: “Burada bölümde bulunduğum kişilerle daha fazla bir araya gelme, toplantılar yapma ve tartışma ortamı olmasını beklerdim; bu olmadı.”

    Y6: “Amaçlarımı gerçekleştirdim; iki tane makale yaptım orada. Birisi etki faktörü 4.5 olan bir dergide yayınlandı. Bir tane de sempozyuma katıldık ve çalışmam en iyi poster oldu. Türkiye ile ABD arasında ortak bir proje yapmayı düşünüyordum. Fakat süremiz yeterli olmadı; artı ben o projeyi yaptığım zaman oranın da desteğinin alınması gerekiyor. Bu tür organizasyonlar için de belirli bir süreye ihtiyacınız var.”

    T1: “Yeni ilişkiler kurma ile ilgili amacımı gerçekleştiremedim; fakat uygulama yapmayı planlıyordum; uygulamayı zaten tamamladım.”

    Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarının sağladığı yararlara ilişkin görüşleri Tablo 4'de verilmiştir.

    Tablo 4'de görüldüğü gibi akademisyenlerin önemli bir kısmı programın farklı bir bakış açısı kazanma, mesai saatlerinin verimli kullanılmasını tecrübe etme ve kütüphane hizmetlerinden yararlanma gibi yararlar sağladığını dile getirmişlerdir. Ayrıca akademisyenler çocuklarının İngilizce öğrenmelerini programın sağladığı diğer yararlar arasında ifade etmişlerdir. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarının sağladığı yararlar hakkındaki düşünceleri ile ilgili bazı ifadeler şunlardır:

    Y5: “Aslında vizyon işte burada. Çalıştığınız laboratuvarın nasıl olması gerektiğinden tutun da bir başka bilim insanı bir deneysel prosedürü nasıl yürütüyor; onu bile görmek, farklı deneysel teknikler görmek, farklı bilimsel yaklaşımlar görmek insanın vizyonunu ciddi manada genişletiyor. Bunlar ancak görerek öğrenebileceğiniz şeyler. Hiç kimse bilime ya da bilimsel bir çalışmaya yaklaşımını bir makalede yazmaz; ancak görerek öğrenebilirsiniz.”

    Y1: “Burada çevrimiçi ve kütüphane hizmetlerinden ciddi şekilde faydalandım; çünkü gerçekten çok ulaşılabilir ve bütün kaynaklara ulaşım açısından çok rahat.”

    T3: “Özellikle mesai saatini verimli kullanıyorlar. Mesela benim orada gördüğüm güzel bir şey, benim çalıştığım hocanın küçük bir odası ve orada sadece iki tane sandalyesi vardı. O sandalyelerin üzeri hep dosyalarla dolu olurdu. Kim gelirse gelsin ayakta söyleyeceğini söyler, hocadan ayakta cevabını alıp giderdi. Eğer hoca uzun konuşacaksa o dosyaları kaldırır, kendisi kenara koyar, bir saat konuşurdu.”

    T2: “Büyük oğlum da okulda İngilizcesini öğrendi, aynı zamanda.”

    Akademisyenlerin ABD'yi Tercih Nedenleri, Kalma Süresinin Yeterliliği ve Bu Süreyi Etkileyen Faktörler
    Bu kısımda akademisyenlerin ABD'yi tercih nedenleri, kalma süresinin uygunluğu ve bu süreyi etkileyen faktörlere ilişkin bulgular sunulmuştur. Bu durumlara ilişkin bulgular Tablo 5 ve Tablo 6'da verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: ABD’yi Tercih Nedenleri


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Araştırma Süresinin Yeterliliği ve Bu Süreyi Etkileyen Faktörler

    Tablo 5'deki bulgulara göre akademisyenlerin ABD'yi tercih nedenleri arasında bu ülkede bilimin ileri olduğu düşüncesi ve arkadaş tavsiyesi yer almaktadır. Çalışma alanıyla ilgili akademisyenin bu ülkede bulunması, konuşma dilinin İngilizce olması ve ABD'lilerin hoşgörülü olması da diğer bazı sebeplerdir. Akademisyenlerin ABD'yi tercih etme sebepleri ile ilgili düşüncelerini yansıtan bazı ifadeler şunlardır:

    T2: “Elektrikli araçlar noktasından çok ileri noktada olduğunu bildiğim için burada araştırma yapmak istedim. O anlamda ABD'yi tercih etmiş olduk.”

    Y1: “Bilimsel çalışmaların en önde giden ülkelerinden birisi olması. Çünkü akademik hayatın ABD'de iyi olduğu ile ilgili çok ciddi bilgilerim vardı zaten; takip ediyordum, Amerika'yı. Yeni yapılan çalışmalarda ABD'nin özellikle ilk yüzde çok fazla sayıda üniversitesinin olması bu kanaatimi iyice pekiştirmişti.”

    Y3: “En kaliteli üniversiteler burada, çalışma alanımla ilgili buradaki hoca iyi bir hocaydı.”

    Y4: “Burada doktora yapan arkadaşlarımızın tavsiyeleri; buradaki üniversitelerin daha uluslararası anlayışa sahip oldukları, yurt dışından gelenlere daha anlayışlı ve yardımsever bir biçimde yaklaştıkları ve buradaki sosyal hayatın da rahat, özgür, kimsenin kimseye karışmadığı, rahat bir ortam olduğu konusunda tavsiyeler bunda etkili oldu.”

    Akademisyenlerin araştırma sürecini etkileyen faktörlere ilişkin görüşleri Tablo 6'da verilmiştir.

    Tablo 6 incelendiğinde akademisyenler, altı ay ile bir yıl arasındaki bir zaman dilimini yapılacak araştırma için yeterli görmektedirler. Araştırmacılar bu sürenin dil becerisine, araştırma alanına, çalışılan konuya ve yapılacak projeye göre değişebileceğini vurgulamışlardır. Akademisyenlerin, araştırma süresinin yeterliliğini ve bu durumu etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerini yansıtan bazı ifadeler şunlardır:

    Y2: “Yani bir kişi ABD'de yeterli bir şekilde araştırma yapmak istiyorsa, bir makaleyi baştan alıp sona kadar götürmek istiyorsa, bir yıllık süreye ihtiyacı olduğunu burada rahatlıkla söyleyebilirim.”

    Y4: “Özellikle konuşma ve yazma konusunda yeterli değilseniz, diğer üç-beş ayda bunu sağlamakla geçiyor. Sekiz-dokuz ayın sonunda bir şeyler yavaş yavaş oluşmaya başlıyor.”

    Y6: “Dil becerisine bağlı olarak zaman daha kısa olabilirdi. Yani benim orada bir yıl sürdü bir makale çıkarmam. Onu sekiz aya indirebilirdim.”

    Y3: “Mesela benim branşım olan matematikte bir yerden sonra sayıların dili kullanılıyor. Bir şekilde metne bakarak, yapılan işleme bakarak anlayabiliyorsunuz. O yönüyle bende konuşma ve anlama etkisi belki biraz daha azalıyor. Branş itibarı ile konuşmaya çok ihtiyaç olan bir bölümde iseniz, çok sıkıntı çekebilirsiniz diye düşünüyorum.”

    T2: “Seçtiğiniz konuya da bağlı bu, ama benim konum için bir yıl yeterliydi. Biz hazır geldiğimiz için hiç dil problemi yaşamadık. O anlamda sıkıntımız yoktu. Gelen arkadaşların dili zayıf olursa, zaten bu sürenin belli bir kısmı özellikle ben abartmadan söylemek istiyorum en az altı ayı ancak topluma uyum ve İngilizcesini işte çat pat belli bir noktaya getirmeyle geçebiliyordu.”

    Akademisyenlerin Süreç Boyunca Karşılaştıkları Sorunlar ile Kurumlara ve Akademisyenlere Öneriler
    Bu kısımda akademisyenlerin süreç boyunca karşılaştıkları sorunlar ve sorun yaşamadıkları durumlar ile ilgili kurumlara ve akademisyenlere önerilerine ilişkin bulgular sunulmuştur. Bu durumlara ilişkin bulgular Tablo 7 ve Tablo 8'de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 7: Süreçte Karşılaşılan Sorunlar ve Sorun Yaşanmayan Durumlar


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 8: Kurumlara ve Akademisyenlere Öneriler

    Tablo 7 incelendiğinde akademisyenlerin vize sürecinin uzun olmasını, sağlık sigortasının yapılmamasını, vize ücretinin ödenmemesini, dil yetersizliğini ve ilk birkaç ayın ABD'ye uyum sağlama ile geçmesini önemli sorunlar olarak ifade ettikleri görülmektedir. Desteğin hesaba Türk lirası olarak yatırılması YÖK bursiyerleri tarafından bir diğer sorun olarak belirtilmektedir. Akademisyenler kabul yazısı almada, ABD'deki akademik ortama uyum sağlamada ve Türkiye'deki kurumlar arası yazışmalarda sorun yaşamadıklarını ifade etmişlerdir. Y1, Y2, Y4, T1 ve T3 katılımcıları tanıdıkları hocadan kabul yazısı aldıklarını, Y5 ve T2 katılımcıları ileti gönderdikleri birinci hocadan olumlu yanıt aldıklarını, Y3 katılımcısı iletişime geçtiği üçüncü hocadan cevap aldığını, katılımcı Y6 40 hoca ile yazışıp dört hocadan dönüt aldığını, katılımcı T4 arkadaşları aracılığı ile kabul yazısı aldığını dile getirmişlerdir. Akademisyenlerin sorun yaşadıkları ve yaşamadıkları durumlar hakkındaki düşüncelerini içeren bazı ifadeler şunlardır:

    T2: “ABD'ye gelene kadar hiçbir sorunla karşılaşmadık; ama vize alınması kendi başlı başına bir problem; yani bu vize işi ABD ile nasıl aşılır bilmiyorum. Gidiyorsunuz Ankara ya da İstanbul'da oralarda birkaç gününüz geçiyor.”

    Y2: “Bir sorun da parasal desteğin Türk lirası olarak verilmesiydi; bizde ciddi bir sorun oldu. Çünkü dolar üzerinden para hesaplanıyor; ama size Türk lirası veriliyor. Siz de bunu dolara çevirmek zorunda kalıyorsunuz. Burada maddi bir kayıp yaşıyorsunuz.”

    Y3: “Dil açısından ilk önce problem yaşıyorsunuz; geldiğinizde programa başvurabilmek için UDS ya da KPDS'den geçip geliyorsunuz. Konuşma ve dinleme yok; öyle olunca geldiğinizde iletişim kurmakta, dersleri takip etmekte, hocayla konuşmakta zorlanıyorsunuz. Birçok insanın bunu yaşadığı kanaatindeyim.”

    Y6: “Oraya yerleşme süreniz oluyor. Bazen on beş yirmi gün de sürebiliyor. Çünkü kiralık daire bulmak eğer buradan gitmeden evvel kiralamadıysanız daha pahalıya mal olabiliyor. Uygun bir yer bulmak için ikinci hafta uğraşıp duruyorsunuz. Yani bir aylık bir süre işlerinizi halledip laboratuvarda projenize başlamanız için yeterli oluyor. Ondan sonra herhangi bir sıkıntı olmuyor.”

    T1: “Bir sorun yaşamadım. Çünkü ABD'li hoca zaten Türkiye'ye gelmişti. Benim de misafirim olmuştu. Ona gelmek istiyorum demiştim. Talebimi gönderdiğim gün kabul yazısını aldım. Hiç bir sıkıntı olmadı.”

    Y4: “Aslında ben çok ciddi bir sorunla karşılaştığımı söyleyemem; sadece vize alma süreci biraz yorucu ve masraflıydı. Onun dışında gerek bölümüm, gerek üniversitem, gerekse YÖK'ten yana sıkıntı yaşamadım.”

    Y6: “Orada benim hocam olan kişi ile birlikte gittik. Kayıt işlemlerini birlikte yaptık. Bana çok ilgi gösterdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum buradan. Öğrenci işlerindeki kişiler çok yardımcı oldu; artı okulun başlangıcında tüm laboratuvarları açan anahtarlardan bir tane veriyorlar. Karşılıklı laboratuvarda çalışan arkadaşlarınız ile diyalog içerisinde oluyorsunuz. Birlikte yemeğe gidebiliyorsunuz. Sosyal imkânlar sağlanıyor. O sosyal imkânlardan yararlanabiliyorsunuz.”

    T3: “ABD'deki üniversitelerde sorun olmuyor. Çünkü adamların “ICC” diye bir merkezleri var. Oradaki insanlar sürekli olarak yeni gelenlerle uğraşıyorlar. Onlar da işi özümsemiş.”

    T4: “TÜBİTAK'da bir sorun yaşamadım. Oradaki programdan sorumlu prosedürü gayet iyi bilen, hızlı cevap veren bir bayan; bir sıkıntı yaşamadım.”

    Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarının işlevselliğinin artırılmasına ilişkin önerileri Tablo 8'de verilmiştir. Akademisyenlerin çoğu (Y1, Y2, Y3, Y5, Y6, T1, T2, T4) programların işlevselliğinin artırılmasıyla ilgili önerilerinden önce uygulamayla ilgili memnuniyetlerini dile getirmişlerdir. Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programları ile ilgili memnuniyetlerini gösteren bazı ifadeler şunlardır:

    Y1: “YÖK, bence çok güzel bir uygulama yapıyor.”

    Y5: “Bu program Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bana harcadığı en verimli paraydı. Ben bu kadar olacağını düşünmüyordum açıkçası.”

    T1: “Bu maddi destek olmasaydı, ben gelip burada kolay kolay ders anlatamazdım.”

    Tablo 8'deki bulgulara göre akademisyenler sağlık sigortasının yapılması ile yurt dışı burs ve desteklerden daha fazla akademisyenin yararlanmasının sağlanması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Programlardan yararlanan akademisyenlerin deneyimlerini diğer araştırmacılarla paylaşma olanağı oluşturulması ve destek miktarının artırılabileceği de katılımcılar tarafından ifade edilen diğer önemli noktalardan bazılarıdır. Akademisyenler, araştırmacılara gelmeden önce yapılacak araştırmanın netleştirilmesi ve İngilizce konuşma ve dinleme pratiği yapılması önerisinde bulunmuşlardır. Ayrıca Türkiye'yi tanıyan akademisyenlerden kabul yazısı alınabileceği de araştırmacılar tarafından önerilmektedir. Araştırmacıların yurt dışı burs ve destek programlarının işlevselliğinin artırılmasına ilişkin düşüncelerini yansıtan bazı ifadeler şunlardır:

    T1: “Belki de en çok sigorta olayının yapılması gerekiyor. Çünkü yurt dışı sigortasını kendi cebimizden yaptırmamız gerekiyor. Eğer çok ucuz bir şey yaptırayım derseniz, çoğu şeyi kapsamıyor. Öyle olunca da biraz sıkıntı oluyor.”

    Y5: “Akademik unvanı olan herkesin bu programdan faydalanması lazım. İster üç ay ister bir ay; ben şunun bile faydalı olacağını düşünüyorum: Yani buradan kalkıp oraya gidip merhaba ben geldim deyip dönmesi bir hafta bile sürse bu gerçekten insana çok şey katıyor.”

    Y6: “Gitmeden önce özellikle konuşmaya dayalı İngilizce öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Pratik çok önemli, pratik İngilizce öğrenmelerini kişisel olarak tavsiye ediyorum.”

    T2: “ABD'de bulunanlar ve Avrupa'da bulunanlar için tartışma ortamının oluşabileceği bir web sitesi oluşturulabilirse, insanlar oraya gitmeden önce de oralara girip bu üniversitede durum nedir, bu hocayla çalışmak istiyorum, daha önce çalıştınız mı gibi geri beslemeler alabileceği bir ortam oluşturmak lazım. Her ne kadar bazen hocaların yayınlarını filan görüyorsunuz; işte son zamanlardaki çalışmaları odur gibi gelse de, bazen insanlar çalışma alanlarını değiştirmiş oluyor. O yayınları iki yıl önce göndermiş oluyor. Artık başka bir alana girmiş oluyor.”

    T3: “Altı yıl şartı bir problem, altı yıl üniversitede çalışıyor olması şartı anlamsız. Mantıklı olmayan bir şey, ben gittiğimde doçent olmuştum. Kadromu da almıştım; ama üniversitedeki geçmişim üç yıldı. En azından şöyle bir şey olabilir bu şart; yardımcı doçent doktor olarak atanmış, ya da doçent olarak atanmış kimseler için bu şart kesinlikle uygulanmayabilir.”

    Y4: “İnsanların biraz motive edilmesi lazım; çok büyük kaygılar yaşıyorlar. Şöyle ki yurt dışına çıkma bizde büyük bir şey olarak algılanıyor. Özellikle Anadolu üniversitelerinde bu düşüncenin daha yaygın olduğunu düşünüyorum.”

    T3: “Gitmeden önce İngilizce anlamında ne kadar hazır olurlarsa, o kadar rahat ederler. Özellikle konuşma noktasında.”

    T4: “Özellikle şehirden şehire maliyetler çok değişebiliyor. Boston ile kontak kurup, Boston'a gitsek diye düşündük. Fakat araştırdık ki, apartman kiraları falan 2000 dolardan başlıyor; yani gidilecek yerin ekonomik şartları da önemli.”

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Bu çalışma, YÖK veya TÜBİTAK yurt dışı burs ve destek programlarından biri ile ABD'de bulunan akademisyenlerin bu programlar hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, altı farklı üniversiteden on akademisyenle gerçekleştirilen görüşmeler ile sınırlıdır.

    Çalışmada akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarını tercih etmelerinde başvuru sürecinin, zamanın ve maddi olanakların önemli nedenler olduğu tespit edilmiştir. YÖK yurt dışı bursu ve desteğinin tercih edilmesinde sürece bağlı nedenler arasında prosedürün az olması ve başvuruların kolay kabul edilmesi önemli etkenler olarak yer almaktadır. TÜBİTAK burs ve destek programından yararlanan akademisyenler açısından verilen sürenin araştırma yapmak için yeterli olması önemliyken, YÖK bursundan yararlanan akademisyenler açısından desteğin doktora sonrası araştırma için 5 yıl süreyle sınırlı olması, bu programa sene içerisinde herhangi bir zaman diliminde başvuru yapılabilmesi, kısa süreli katılım imkânı olması ön plana çıkmaktadır.

    Elde edilen bulgular ışığında, araştırmacıların yurt dışı burs ve destek programlarına akademik, sosyal-kültürel ve dil gelişimi gibi amaçlar için katıldıkları tespit edilmiştir. Akademisyenler akademik amaçlarını yeni araştırma alanlarına girme, bilgi paylaşımı ve ikili ilişkiler kurma ve akademik yaşamı görme ile açıklarken; sosyal ve kültürel amaçlarını farklı kültürleri bir arada görme, Amerikan kültürünü tanıma ve ABD'deki sosyal yaşamı görme olarak ifade etmektedirler. Bununla birlikte akademisyenler için İngilizce dil becerilerini geliştirme de önemli bir amaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Gümüş ve Gökbel (2012) yaptıkları çalışmada YÖK bursiyerlerinin birçoğunun ciddi dil sorunu yaşadıklarını, hatta bazılarının bu bursları sırf dil öğrenmek amacı ile kullandıklarını ifade etmişlerdir. Mevcut çalışmada ulaşılan sonuçlar arasında da İngilizce dil becerilerini geliştirmek yer almaktadır. Bununla birlikte yurt dışı burs ve destek programlarına katılmaları doğal bir düşünce olarak görülmelidir. Geleceğin dünyasında başarılı olmak için yeterli düzeyde yabancı dil bilgisine sahip olmak gerekmekte ve bir akademisyenden bir ya da birden fazla yabancı dili iyi düzeyde bilmesi beklenmektedir (YÖK, 2007). Çalışmada, bütün katılımcıların amaçlarını önemli oranda gerçekleştirdikleri çok az bir kısmını ise gerçekleştiremedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu amaçların dışında yurt dışı burs ve destek programlarının araştırmacılara akademik açıdan farklı bir bakış açısı kazanma, mesai saatlerinin verimli kullanılmasını tecrübe etme, kütüphane hizmetlerinden yararlanma ve çocukların İngilizce öğrenmesi gibi yararlar sağladığı anlaşılmıştır.

    Akademisyenlerin ABD'yi tercih etmelerinde bu ülkede bilimin ileri olduğu düşüncesi ve arkadaş tavsiyesinin önemli etkenler olduğu tespit edilmiştir. Dünyadaki ilk 500 üniversite içerisinde ABD'den 146 üniversitenin yer alması4 akademisyenlerin bu düşüncelerini destekler niteliktedir. Araştırmacıların altı ay ile bir yıl arasındaki bir zaman dilimini yapılacak araştırma için yeterli gördükleri belirlenmiştir. Bu sürenin dil becerisine, araştırma alanına, çalışılan konuya ve yapılacak projeye göre değişebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    Ulaşılan bulgulara bağlı olarak, vize sürecinin uzun olması, sağlık sigortasının yapılmaması, vize ücretinin ödenmemesi, dil yetersizliği ve ilk birkaç ayın ABD'ye uyum sağlama ile geçmesi önemli bazı sorunlar olarak belirlenmiştir. YÖK bursiyerlerinin desteğin hesaba Türk Lirası olarak yatırılmasını sorun olarak gördükleri tespit edilmiştir. Bu sorunlara karşın araştırmacıların ABD'den kabul yazısı almada, akademik ortama uyum sağlamada ve Türkiye'deki kurumlar arası yazışmalarda sorun yaşamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmacılar yurt dışı burs ve destek sağlayan kurumlara sağlık sigortası yapılması, yurt dışı burs ve desteklerden daha fazla akademisyenin yararlanmasının sağlanması, programdan yararlanan akademisyenlere deneyimlerini aktarma olanağı verilmesi ve destek miktarının artırılması gibi önerilerde bulunmuşlardır. Akademisyenlere ise gelmeden önce yapılacak araştırmayı netleştirmeleri, İngilizce konuşma ve dinleme pratiği yapmaları, Türkiye'yi tanıyan akademisyenlerden kabul yazısı alınabileceği önerilerini sunmuşlardır.

    Bu çalışmanın sonuçlarından yola çıkarak ülkemiz için oldukça önemli olan yurt dışı burs ve destek programları hakkında şu önerilerde bulunulabilir:

    • YÖK yurt dışı burs ve destek programının TÜBİTAK'a göre daha esnek olduğu akademisyenlerin ifadelerinden ve tercihlerinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla araştırmacıların öncelikli olarak bu programı kullanarak yurt dışına çıkmaları ve deneyim sahibi olmaları yurt dışına ilk defa çıkacak araştırmacılar için yararlı olabilir.

    • Akademisyenler programlara akademik, sosyal-kültürel ve dil gelişimi gibi amaçlar için katılmaktadırlar. Araştırmacıların akademik amaçlarına ulaşmaları bilgi toplumuna ulaşma hedefi açısından önemli yararlar sağlayacaktır. Sosyal-kültürel yönden oradaki araştırmacılarla ve diğer insanlarla ikili ilişkilerini geliştirmeleri ülke tanıtımı açısından da önemli sonuçlar doğuracaktır. Ayrıca akademisyenlerin yurt dışındaki öğretim elemanları ile ikili ilişkilerini sürdürmeleri gerek daha sonra birlikte yapacakları araştırmalar için gerekse daha sonra gidecek akademisyenler için iyi bir referans olacaktır. Diğer yandan yurt dışına çıkmadan önce İngilizce konuşma ve anlama becerilerinin geliştirilmesi son derece önemlidir.

    • YÖK tarafından öğretim üyelerine sağlanan yurt dışı burs ve destekler, günümüz itibariyle durdurulmuştur. Bununla birlikte akademisyenler bu programlar ile ilgili memnuniyetlerini dile getirmişlerdir. Önemli oranda amaçlarına ulaşmalarının yanı sıra birçok kazanım elde ettiklerini belirtmişlerdir. Dolayısıyla bu programların sürdürülmesi gerektiği düşünülmektedir.

    • Yurt dışı burs ve destekler araştırma amaçlı ve sosyal-kültürel amaçlı olarak ikiye ayrılabilir. Araştırma amaçlı yurt dışı burs ve destekler daha uzun süreli ve kapsamlı; sosyal-kültürel amaçlı yurt dışı burs ve destekler ise daha kısa süreli olabilir.

    • Akademisyenlerin yurt dışı burs ve destek programlarına başvururken İngilizce konuşma ve anlama gibi dil becerilerini, araştırma alanlarını, çalıştıkları konuyu ve yapacakları projeyi dikkate almaları ve iyi bir planlama yapmaları gerekmektedir. Böylece yurt dışında bulundukları süreyi daha verimli kullanabilirler.

    • Akademisyenlerin bilimsel araştırma yapmak için altı ay ile bir yıl arasında bir süre gerektiğini ifade etmeleri YÖK tarafından sağlanan üç aylık burs ve desteğin bilimsel araştırma yapmak için yetersiz olduğunu göstermektedir. Bazı araştırmacıların sürenin ilk birkaç ayının uyum sağlama ile geçirildiği yönündeki ifadeleri bu görüşü destekler niteliktedir. Dolayısıyla isteyen akademisyenlere aynı miktar maddi destekle daha uzun süre kalma imkânı verilebilir.

    • Araştırmacıların özellikle sağlık sigortası sorunu ile karşılaştıkları dikkat çekmektedir. Dolayısıyla burs ve destek sağlayan kurumların bu sorunun çözümüne yönelik çalışmalar yapmaları yararlı olacaktır. Ayrıca akademisyenler için vize sürecinin kısaltılmasına yönelik çalışmalar yapılabilir.

    • Akademisyenlerin yurt dışına çıkmaya teşvik edilmesi için bu burslardan yararlanan araştırmacılardan edinmiş oldukları deneyimler hakkında seminer vermeleri ve deneyimlerini diğer araştırmacılara aktarmaları istenebilir. Bununla birlikte burs ve desteği sağlayan kurumların web sayfalarında akademisyenlerin düşüncelerini ve tecrübelerini paylaşmalarına olanak sağlayan linkler açılabilir. Bu sayede bu programlara başvuracak akademisyenler hem uyum sürecini daha kısa sürede atlatabilir hem de gitmek istedikleri üniversitenin olanakları hakkında bilgi sahibi olabilirler. Bu sayfalara daha önce bu burslardan yararlanan araştırmacıların adresleri de eklenebilir. Böylece programlara başvuracak araştırmacılar yurt dışı burs ve desteklerden daha önce yararlanan akademisyenler ile iletişime geçebilirler. Bu aynı zamanda daha kolay kabul yazısı almalarına yardımcı olabilir.

    Yapılacak araştırmalarla ilgili öneriler:

    • Bu araştırmada farklı üniversitelerden ve farklı alanlardan sınırlı sayıdaki akademisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Daha sonraki araştırmalarda aynı alandan (fen bilimleri veya sosyal bilimler gibi) araştırmacılarla çalışmalar yürütülebilir. Böylece alanların ihtiyaçları ile ilgili daha detaylı bilgiler elde edilebilir.

    • Daha kapsamlı sonuçlar elde etmek amacıyla daha büyük örneklemler üzerinde araştırmalar yapılabilir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Baxter, P. & Jack, S. (2008). Qualitative case study methodology: Study design and implementation for novice researchers. The Qualitative Report, 13(4), 544-559.

    2) Creswell, J. W. (2007). Qualitative inquiry & research design: choosing among five approaches. London: Sage.

    3) Çalık, D. & Çınar, Ö.P. (2009). Geçmişten günümüze bilgi yaklaşımları bilgi toplumu ve internet. XIV. Türkiye'de İnternet Konferansı, Bilgi Üniversitesi, İstanbul, 12-13 Aralık 2009.

    4) Çalık, T. & Sezgin, F. (2005). Küreselleşme, bilgi toplumu ve eğitim. Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Dergisi, 13(1), 55- 66.

    5) Göksel, A. B. & Baytekin, E. P. (2008). Bilgi toplumunda işletmeler açısından önemli bir zenginlik: Entelektüel sermaye - halkla ilişkiler perspektifinden bir değerlendirme - İstanbul Üniversitesi İletişim Dergisi, 31, 81-98.

    6) Günay, D. (2011). Türk yükseköğretiminin yeniden yapılandırılması bağlamında sorunlar, eğilimler, ilkeler ve öneriler – I. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 1(3), 113-121.

    7) Günay, D. & Günay, A. (2011). 1933'den günümüze Türk yükseköğretiminde niceliksel gelişmeler. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 1(1), 1-22.

    8) Gümüş, S. & Gökbel, V. (2012). 2023 için akademisyen yetiştirme çabaları: MEB ve YÖK yurt dışı lisansüstü bursları. Ankara: Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı.

    9) Kasalak, G. (2013). Öğretim elemanlarının Erasmus personel ders verme hareketliliğine ilişkin görüşleri: Akdeniz Üniversitesi örneği. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 3(2), 133-141.

    10) Kocacık, F. (2003). Bilgi toplumu ve Türkiye. Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 27(1), 1-10.

    11) Küçükcan, T. & Gür, B. S. (2009). Türkiye'de yükseköğretim. Karşılaştırmalı bir analiz. Ankara: Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı.

    12) Meder, M. (2001). Bilgi toplumu ve toplumsal değişim. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9, 72-81.

    13) Merriam, S. B. (2013). Nitel araştırma: Desen ve uygulama için bir rehber (3. Baskıdan Çeviri) (Çeviri Editörü: S. Turan). Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

    14) Numanoğlu, G. (1999a). Bilgi toplumu – eğitim - yeni kimlikler - I: Bilgi toplumu ve eğitime yansımalar. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 32(1), 331–339.

    15) Numanoğlu, G. (1999b). Bilgi toplumu – eğitim - yeni kimlikler - II: Bilgi toplumu ve eğitimde yeni kimlikler. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 32(1), 341–350.

    16) Özer, M. (2011). Türkiye'de yükseköğretimde büyüme ve öğretim üyesi arzı. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 1(1), 23-26.

    17) Parlar, H. (2012). Bilgi toplumu, değişim ve yeni eğitim paradigması. Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, 4, 193-209.

    18) Tanrıkulu, D. (2011). Türkiye'de yükseköğretime erişim: 2025 yılında yükseköğretim talebi karşılanabilecek mi? Ankara: Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı.

    19) Yıldırım, A. & Şimşek, H. (2006). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri. (6. baskı) Ankara: Seçkin Yayıncılık.

    20) Yükseköğretim Kurulu (2007). Türkiye'nin yükseköğretim stratejisi. Ankara: YÖK.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 19199465 defa ziyaret edilmiştir.