Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2015, Cilt 5, Sayı 3, Sayfa(lar) 255-262
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2015.127
Türkiye’de Hemşirelik Eğitiminin Durum Analizi: Sayılarla Hemşirelik Eğitimi (1996-2015)
Gülseren KOCAMAN1, Havva ARSLAN YÜRÜMEZOĞLU2
1Dokuz Eylül Üniversitesi, Hemşirelik Fakültesi, İzmir, Türkiye
2İzmir Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu, Hemşirelik Bölümü, İzmir, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hemşirelik eğitimi, Lisans eğitimi, Lisansüstü eğitim
Öz
Türkiye’de yıllardır, öğrenci sayılarının plansız olarak arttırılması hemşirelik eğitiminin niteliğini olumsuz olarak etkilemektedir. Hemşirelik lisans ve lisansüstü programlarında mevcut durumun değerlendirilmesi, ileriye dönük planlamalara ışık tutacak veriler sağlayacaktır. Bu çalışmada, 1996-2015 yılları arasındaki lisans ve lisansüstü öğrenci ve eğitici profilinin tanımlanması ve eğitimci ihtiyacının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı türdeki araştırmanın verileri, hemşirelik eğitiminin durumu ile ilgili hazırlanmış üç ana rapor, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin kontenjan kılavuzları ve istatistik yıllıkları ile üniversitelerin web sayfalarından elde edilmiştir. Ülkemizde Haziran 2015 itibariyle 92’si devlet, 41’i vakıf olmak üzere toplam 133 hemşirelik lisans programı vardır. Toplam hemşire öğretim elemanı sayısı 1894’dür (öğretim üyesi: 772; diğer öğretim elemanları: 1122). Hemşire öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 1996-1997 öğretim yılında 58 iken 2015-2016 öğretim yılında 74’dür. Tüm öğretim elemanları dâhil edildiğinde bu oranlar sırasıyla 25 ve 30’dur. Lisans kontenjanları son 20 yılda 21.8 kat, toplam öğrenci sayısı 19.7 kat artarken öğretim üyesi sayısındaki artış 8 kat; öğretim elemanı sayısındaki artış ise 8.7 kat olmuştur. Hemşirelik lisansüstü programlarından 2000-2001 öğretim yılından bu yana yüksek lisans ve doktora derecesi alanların sayısı sırasıyla 2788 ve 650’dir. 2014-2015 öğretim yılında yüksek lisans programı sayısı 57’ye, doktora programı sayısı ise 30’a ulaşmıştır. Son 20 yılda, lisans öğrenci sayısı hızla artmasına karşın eğitici sayısı artışları bunun gerisinde kalmaya devam etmiştir. Bu bilgiler ışığında önerilerimiz, nitelikli hemşire eğitimi için alanında hemşire eğitici sayısı yeterli olmayan programlara öğrenci alınmaması, öğretim üyesi ihtiyacının ivedi ve planlı bir şekilde karşılanması ve yükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi dengesizliklerini giderecek özendirici önlemler alınmasıdır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Dünya Sağlık Örgütü (2006), üye ülkelerin büyük bölümünde hemşire ve hemşire öğretim üyesi yetersizliği olduğunu bildirmektedir. Bir yandan, hemşire yetersizliği sorununun çözümlenmesi için daha fazla mezuna gereksinim vardır; öte yandan, öğretim üyesi yetersizliği nedeniyle öğrenci sayısının sınırlandırılması gerekmektedir. Bu kısır döngü nedeniyle, Hinshaw (2001), hemşire öğretim üyesi ve hemşire yetersizliğini iç içe bir sorun olarak tanımlamıştır. Konu bu bağlamda ele alınmalı ve eğitici yetersizliği için etkin çözümler geliştirilmez ise hemşire yetersizliğinin gelecek yıllarda daha ciddi şekilde sorun olmaya devam edeceği unutulmamalıdır (Allen, 2008).

    Amerika Birleşik Devletleri’nde, hemşirelik okullarının yaklaşık %74’ünde, öğretim üyesi yetersizliği nedeni ile başvuran öğrencilerin kaydı yapılamamaktadır (Potempa et al., 2009). Amerikan Hemşirelik Okulları Derneği’nin 2013-2014 raporuna göre 2013 yılında lisans ve lisansüstü hemşirelik programlarına, öğretim üyesi yetersizliği, uygulama ortamı, sınıf, klinik rehber ve bütçe yetersizliği nedeniyle kabul edilemeyen öğrenci sayısı 78089’dur (AACN, 2014).

    Ülkemizde yükseköğretim kurumlarında bölüm açma ve öğretimi sürdürmek için gerekli standartlar açık bir şekilde tanımlanmamıştır. Hatta çok sayıda öğrenci, üniversiteler ya da bölümler için bir başarı ölçüsü olabilmektedir. Sonuç olarak, yükseköğretim kurumları mevcut kaynakları ile orantılı olmayan sayıda öğrenci almaya zorlanmaktadır. Hemşirelik gibi alanlarda, mezunlarının güvenli bakım verecek nitelikte yetiştirilmemesi, halkın sağlığı açısından ciddi bir tehdittir. Öte yandan, ülkemizde mezunların çalışmak için yeterliliğini belirleyen, mesleki bilgiyi ölçen sınavların ya da eğitim programlarının kalitesini değerlendirmek üzere akredite edilme zorunluluğunun olmaması bu tehdidi arttıran diğer eksikliklerdir.

    Ülkemizde Hemşirelik Lisans Programları ve Hemşire Eğitici Durumu
    Ülkemizde 1995 yılına kadar hemşirelik lisans programı sayısı 11’dir. Bu dönemde, okullara alınan öğrenci sayıları, ilgili yükseköğretim kurumlarının eğitici ve diğer alt yapı olanaklarına göre belirlenmiştir. Ancak 1996 yılında sağlık meslek liselerinin hemşirelik bölümlerinin kapatılması ve o dönemde Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan hemşirelik liselerinin üniversitelere devredilmesi ile birlikte hemşirelik lisans programı sayısı, bir gecede 11’den 70’e çıkmıştır (Kocaman, 2004). Son 20 yılda ise okul ve öğrenci sayıları, okulların alt yapıları ve eğitici sayıları ile uyumlu olmayacak şekilde arttırılmaya devam edilmiştir.

    Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı için ulaşılmasını hedeflediği hemşire sayısı 315000’dir (SB, 2011). Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Sağlık Meslek Liseleri Hemşirelik Bölümleri’ne alınan öğrenci sayılarının fazla olması ve özel hemşirelik liselerinde yapılan kontrolsüz artışlar nedeniyle; Sağlık Bakanlığının 2023 hedefi zaten 2014 yılında aşılmıştır. Bu nedenle, Sağlık Bakanı 2014 yılında; meslek liselerinin hemşirelik bölümlerinden mezun olanlara 2014-2015 öğretim yılından itibaren ‘hemşire’ unvanı verilmeyeceğini, bu okullardan ‘hemşire yardımcısı’ unvanı ile mezun olunacağını açıklamıştır. Konu ile ilgili ‘torba yasa’ 18 Ocak 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece, 2007 yılında revize edilen hemşirelik yasasında da belirtildiği gibi hemşire unvanı almak için ‘lisans mezunu’ olma ölçütü, 2014-2015 öğretim yılından itibaren hayata geçirilmiştir (Hemşirelik Kanunu, 2007). Sağlık meslek liselerinin hemşirelik bölümlerine öğrenci alımı, hemşire enflasyonunu önlemek üzere durdurulmasına rağmen daha önceki yıllarda yüksek oranda arttırılmış olan hemşirelik lisans programlarındaki öğrenci kontenjanları çok sınırlı sayıda azaltılmıştır. Bu gelişmeler, hemşirelik eğitiminin niteliğini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir.

    Yükseköğretim kurumları, diğer üniversitelerden ya da sağlık kuruluşlarından ders ücretli ya da yarı zamanlı eğitici görevlendirerek hemşire eğitici yetersizliği sorununu çözmeye çalışmaktadırlar. Vakıf üniversitelerinde açılan hemşirelik lisans programı sayısının artması ile birlikte; öğretim üyelerinin devlet üniversitelerinden vakıflara geçişi de artmıştır. Ayrıca, vakıf üniversitelerinin, devlet üniversitelerinde çalışan öğretim üyelerinden ders görevlendirmeli olarak destek alması, ders yükü çok fazla olan devlet üniversitesindeki eğiticilerin zamanlarını öğrenci sayısı daha az olan vakıflarda harcamaları şeklinde paradoksal bir uygulamaya neden olmaktadır. Öğretim üyesi yetersizliği nedeniyle, lisansüstü programlara alınan öğrenci sayısının sınırlılığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversiteler tarafından hemşireliğe ayrılan öğretim üyesi ve öğretim elemanı kadrolarının az olması hemşire eğitici yetersizliğinin diğer önemli nedenleri arasındadır.

    Öğretim Üyesi-Öğrenci Oranları için Standartlar
    Avrupa Birliği normlarını (Directive 2005/36/EC) esas alarak bir Dünya Sağlık Örgütü uzman grubu tarafından hazırlanan hemşirelik eğitim stratejileri raporunda, hemşirelik eğitiminde görev alacak hemşire eğiticiler için benimsenen temel ilkeler şunlardır (WHO, 2000): Hemşirelik eğitimi (teorik ve uygulamalı) uzman hemşireler tarafından yürütülmelidir. Hemşire eğiticiler, üniversitede öğretmenlik yapmak için gerekli diploma derecesine sahip olmalıdır; araştırmaya dayalı eğitim yapabilecek, öğrenim ve değişim stratejilerini (teorik/uygulama) yerine getirebilecek becerilerle donanmış olmalıdır.

    Ülkemizde, hemşirelik doçentlik alanlarına esas olan dokuz anabilim dalı vardır. Lisans ve lisansüstü eğitim programlarının içerikleri de bu anabilim dallarına temellendirilmiştir. Hemşirelik lisans programlarının kadrolarının oluşturulmasında da bu anabilim dalları esas alınmaktadır. Bu yaklaşıma göre, okullar için gerekli öğretim üyesi gereksinimi en az dokuz olmaktadır. YÖK’ün son düzenlemesine göre yüksek lisans programları için üç, doktora programları için altı öğretim üyesi şartı vardır (YÖK, 2015).

    Ülkemizde hemşirelik eğitimi, süre ve içerik açısından Avrupa Birliği’ne uyumlu olacak şekilde düzenlenmiştir (YÖK, 2008). Buna göre 4600 saatlik eğitimin yarısı uygulama alanlarında sürdürülmektedir. Bu nedenle, hemşirelik eğitiminde eğitici ihtiyacını belirlerken uygulama için gerekli olan eğitici sayılarının da göz önüne alınması gerekmektedir. Uygulamada bir eğiticiye düşen öğrenci sayısı için dünya örnekleri incelendiğinde eğitimin niteliği yanı sıra hasta güvenliğinin de esas alındığı görülmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde öğrenciler sadece öğretim elemanı ile çalıştıklarında bir eğitici en fazla 10 öğrenciden sorumlu olmaktadır. Eğer alanda çalışan klinik rehberler (preseptör) de öğrenci eğitiminde sorumluluk alıyorlarsa, bir eğiticinin 24 öğrencinin klinik/alan eğitimini koordine etmesi beklenmektedir. Bir rehber hemşire, en fazla bir ya da iki öğrencinin eğitiminden sorumludur (Texas BON, 2013). Kanada’da ise rehber hemşire yoksa 1:8 olan eğitici-öğrenci oranı; rehber ile (1:1) çalışan öğrenci gruplarında 1:16’dır (NEPAB, 2013). Ülkemizde de, eğitici yetersizliği nedeni ile klinik eğitimde rehber hemşirelik uygulaması yaygınlaşmaktadır. Ancak, diğer ülke örneklerinden farklı olarak rehber hemşireler, çoğunlukla ders ücreti karşılığı klinik uygulamalarda görevlendirilmekte, eğiticinin yerini almakta ve eğitici gibi çok sayıda öğrenciden sorumlu olmaktadırlar. Hemşire eğitici yetersizliğine bir çözüm olarak yapılan bu uygulama, klinik rehberler, dersin teorik bölümünde yer almadıkları için teori ve uygulama arasında boşluk yaratan bir düzenleme olarak değerlendirilebilir.

    Ülkemizde, YÖK’ün bir lisans programının açılmasında eğitimciler için belirlediği minimum ölçüt ‘alanında üç öğretim üyesi’ olmasıdır. Hemşirelik eğitiminin niteliği açısından uygun olmayan bu ölçüt sürekli olarak tartışılmakta ve gözden geçirilmekte, hatta aynı eğitimi veren farklı yükseköğretim kurumlarında farklı şekilde uygulanabilmektedir. Örneğin, hemşirelik fakültesi açılması için her anabilim dalında üçer öğretim üyesi istihdam edilmesi beklenmektedir. YÖK Hemşirelik Komisyonu (2013), hemşirelik lisans eğitimi asgari öğretim elemanı sayısının ‘hemşireliğin farklı alanlarından, üç öğretim üyesi ve iki öğretim görevlisi’ olmasını önermiş; bu öneri, YÖK Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Belirlenen bu minimum standart, mevcut yetişmiş öğretim üye sayısının sınırlı olması nedeniyle pek çok lisans programı tarafından karşılanamamaktadır.

    Başta yeni kurulan üniversiteler olmak üzere öğretim üyesi ve öğretim elemanı yetersizliği ve eğitimi destekleyecek altyapı ve uygulama olanaklarının olmaması sadece hemşirelik mesleği değil tüm alanların sorunudur (Özer, 2011; Acar, 2012; Doğan, 2013). Günay ve Günay’ın (2011) çalışmasında, yükseköğretim kurumları ve öğrenci sayıları artarken, eğitici sayıları aynı oranda artmadığı için eğitici başına düşen öğrenci sayısı açısından OECD ülkelerinin gerisinde kalındığı vurgulanmıştır.

    Hızlı okullaşmayla ilgili bu sorunlara kısa ve uzun vadeli çözümler üretmek için mevcut durumun değerlendirilmesine ve ileriye dönük planlamalara ışık tutacak verilere gereksinim vardır. Bu çalışmanın amacı, hemşirelik lisans ve lisansüstü programlarında eğitim alan öğrenci, mezun ve eğitimci sayılarının son 20 yıldaki değişimlerini incelemek, öğretim üyesi ihtiyacını ve olası çözümleri tartışmaktır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Hemşirelik eğitici ve öğrencileri açısından, 1996-2015 yılları için bir durum değerlendirmesi yapmak üzere tanımlayıcı türde gerçekleştirilen bu araştırmanın veri kaynakları şunlardır:

    ● Hemşirelik eğitimini ve hemşire gereksinimini değerlendirmek üzere değişik zamanlarda hazırlanmış üç rapor:

    - Türkiye’de Hemşirelik: Temel Mesleki Eğitim ile İnsan gücüne İlişkin Sorunlar ve Çözüm Önerileri, 2001 (Ülker, et al., 2001);

    - Türkiye’de Hemşirelik Eğitimi ve İnsan gücü Planlaması: Mevcut Durum ve 2013 Yılı Vizyonu, 2008 (Kocaman et al., 2008);

    - Türkiye’de Hemşirelik Eğitimi ve İnsan gücü Planlaması, Hemşirelik Eğitimi İzleme Komisyonu Raporu, 2011 (Geçkil & Hacıhasanoğlu, 2011).

    ● Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) kontenjan kılavuzları (1996- 2015 yılları arası).

    ● ÖSYM istatistik yıllıkları (1996-2013 yılları arası).

    ● Üniversitelerin web sayfaları: 2015 yılı eğitici sayılarını değerlendirmek üzere, Ocak-Haziran 2015 tarihleri arasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversiteler de dâhil olmak üzere hemşirelik lisans programı web sayfalarında yayınlanan bilgiler kullanılmıştır. Web sayfalarından öğretim elemanı bilgisine ulaşılamayan üniversite sayısı sekizdir (8). Bunlardan üçü KKTC’de bulunan vakıf üniversitesi, ikisi Akdeniz Bölgesi, ikisi Doğu Anadolu Bölgesi ve biri de Marmara Bölgesi’nde olmak üzere beş kamu üniversitesidir. Bu kurumlara ilişkin bilgiler kurumlarda çalışan hemşire eğiticilere ulaşarak tamamlanmıştır.

    ● Toplam öğrenci sayıları ÖSYM istatistik yıllıklarından alınmış; sadece 2015-2016 öğretim yılı toplam öğrenci sayısı son dört yılın kayıtlanan öğrenci sayıları toplanarak tahmini bir sayı olarak hesaplanmıştır.

    Araştırmanın Sınırlılıkları
    Verilerin bir kısmı ilgili yükseköğretim kurumlarının web sayfalarından alınmıştır. Bazı kurumların web sayfalarında bilgi olmaması ya da güncellenmemiş olması 2015 yılı verilerinin güvenirliği açısından çalışmanın sınırlılığıdır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışmada elde edilen veriler üç ana başlıkta incelenmiştir:

    • Hemşirelik lisans eğitimi: Lisans programı sayıları, öğrenci kontenjanı, eğitici sayıları ile eğitici/öğrenci oranları.

    • Hemşirelik lisansüstü eğitimi: Lisansüstü program sayıları, yeni kayıtlanan ve mezun sayıları.

    • Öğretim üyesi ihtiyacının değerlendirilmesi.

    Hemşirelik Lisans Eğitimi
    Hemşirelik lisans programlarında 1996-2015 yılları arasında açılan hemşirelik bölümleri ve öğrenci kontenjan artışları Tablo 1’de gösterilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın 1995 yılında sağlık meslek liselerini kapatması ve 72 sağlık meslek lisesinin üniversitelere devredilmesi ile birlikte 1997’de 10, 1998’de 54, 1999 ve 2000 yıllarında yedi olmak üzere dört yıl içinde toplam 71 yeni sağlık yüksekokulunun hemşirelik ve hemşireliğe eşdeğer sağlık memurluğu programına öğrenci alınmaya başlanmıştır. Sayıları 1995 yılında 11 olan hemşirelik yüksekokulları sabit kalmış; açılan yeni sağlık yüksekokulları ile birlikte lisans programı çalışmaktasayısı beş yılda (1997-2001) 92’ye ulaşmıştır. Bu süreçte, Sağlık Bakanlığı, sadece lise binalarını sağlık yüksekokulu yapmak üzere üniversitelere devretmiş; eğitici açısından herhangi bir ön hazırlık yapılmamıştır (Ülker et al., 2001). Böylece 1996 yılında başlayan eğitici yetersizliği sorunu, her yıl kontenjanların da arttırılması nedeni ile katlanarak büyümüştür.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde Hemşirelik Lisans Programı ve Öğrenci Kontenjanlarındaki Değişim: 1996-2015

    Devlet üniversitelerinde hemşirelik eğitimi veren program sayısı 2000-2001 öğretim yılında 88 iken, 2007-2008’de 76’ya düşmüştür (ÖSYM, 2007). Bu azalmanın nedeni 2007 yılında, Hemşirelik Yasasında yapılan revizyon ile birlikte erkeklerin de hemşire olmasının önünün açılması ve hemşireliğe eşdeğer sağlık memurluğu programlarının hemşirelik programları ile birleştirilmesidir. Hemşirelik lisans programı sayısı 2015-2016 öğretim yılında 92’si devlet, 41’i vakıf üniversitelerinde olmak üzere 133’e çıkmıştır. Lisans programlarının beşi, devlet üniversitelerinde açılan ikinci öğretim programıdır. Vakıf üniversitelerinden birisinde de biri fakülte biri yüksekokul altında açılan iki lisans programı vardır. Aynı üniversitede, birden fazla hemşirelik programı bulunması nedeniyle lisans programı olan üniversite sayısı 87’si devlet, 40’ı vakıf olmak üzere toplam 127’dir. Devlet üniversitelerinde dikkat çekilmesi gereken diğer bir konu da, özellikle klinik uygulama olanakları sınırlı olan ilçelerde de beş lisans programı açılmasıdır.

    Lisans öğrenci kontenjanları 1996-1997 öğretim yılında 644 iken, 2015-2016 öğretim yılında 14.048’e ulaşmıştır. Son 20 yılda hemşirelik öğrenci kontenjanı 21.8 kat artmıştır. 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla yaklaşık 4000 ve 5000 kontenjan artışı olmuştur. İki yıl içinde, 10000’e yaklaşan kontenjan artışları pek çok okulda sadece eğitici değil derslik, laboratuvar ve uygulama alanı açısından büyük sıkıntılara yola açmıştır. Lisans programlarında, 2014’den itibaren her yıl yaklaşık 1000 öğrenci azaltılmasına rağmen 2012 ve 2013 yılında yaşanan çöküntünün etkileri hâlâ devam etmektedir.

    Toplam öğrenci sayıları ile öğretim üyesi ve öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayılarının 1997-2015 yıllarında gerçekleşen artışları Tablo 2’de gösterilmiştir. Öğretim üyesi sayısı, 97’den 772’ye çıkmıştır. Son 20 yılda toplam öğrenci sayısı 19.7 kat, hemşirelik öğretim üyesi sayısı 8 kat, öğretim elemanı sayısı ise 8.7 kat artmıştır. Buna göre toplam öğrenci sayısındaki artış oranı öğretim üyesi artış oranının yaklaşık 2.5 katı, öğretim elemanı sayısındaki artış oranının ise 2.3 katıdır. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 1996-1997 öğretim yılında 58 iken, bu oran 2015 yılında 74’e yükselmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Hemşire Eğitici, Toplam Öğrenci ve Eğitici Başına Düşen Öğrenci Sayıları: 1997-2015

    Öğretim üyelerinin hareketliliği nedeniyle güncel verilere ulaşmak oldukça zordur. Tablo 3’de sunulan devlet ve vakıf üniversitelerindeki hemşire öğretim elemanı sayıları, öğrenci kontenjanlarını belirlemek için hazırlanan raporlardaki (Hemşirelik Lisans Programları Kontenjan Planı: 2014-2015) verilerin, 2015 yılında üniversitelerin web sayfalarından güncellenmesi ile elde edilmiştir. 2014-2015 öğretim yılında devlet ve vakıf üniversitelerinde toplam 772 öğretim üyesinden 112’si profesör unvanlıdır. Profesör unvanlı öğretim üyelerinin %39’u, toplam öğretim üyesinin ise %21’i vakıf üniversitelerinde çalışmaktadır. Öğrenci kontenjanlarının ise (2015-2016) %80.9’u devlet, %19.1’i vakıf üniversitelerindedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde 2015-2016 Öğretim Yılı Hemşirelik Öğrenci Kontenjanları ve Görev Yapan Hemşire Eğiticiler

    Devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim üyesi sayıları gruplandırılmış olarak Tablo 4’de verilmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi, bu sonuçların, eğitici hareketliliği nedeniyle temkinli değerlendirilmesi gerekmektedir. YÖK’ün öğrenci alma kriteri olan alanında üç öğretim üyesi koşulunu karşılamayanların oranları devlet ve vakıf üniversitelerinde benzer düzeyde (%27.5) bulunmuştur. Okulların büyük çoğunluğunda 3-5 öğretim üyesi istihdam edilmektedir. On ve üzerinde hemşire öğretim üyesi bulunan okulların oranı devlet üniversitelerinde (%20.7) vakıflara göre (%5) daha yüksektir. Bu sonuçlar, öğretim elemanlarının kurumlar arası dağılım dengesizliğini göstermesi açısından önemlidir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Devlet ve Vakıf Üniversiteleri’nde Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Sayıları: 2015

    Hemşirelik Lisansüstü Eğitimi
    Mevcut 57 yüksek lisans ve 30 doktora programının yaklaşık üçte biri vakıf üniversitelerinde açılmıştır. Devlet üniversitelerinin 22’sinde (22/87; %25), vakıf üniversitelerinin 8’inde (8/40; %20) doktora programı vardır (Tablo 5).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Devlet ve Vakıf Üniversitelerinde Hemşirelik Yüksek Lisans ve Doktora Programı Sayıları: 2015

    Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sayısı, 1994-2002 yıllarında sırasıyla 880 ve 238; mezunlarının sayısı 583 ve 106’dır; 2003-2012 yıllarında öğrenci sayıları 4661 ve 1194, mezun sayıları 2205 ve 544’dür. Sekiz ve 10 yıllık bu iki zaman diliminde yüksek lisans ve doktora öğrenci ve mezun sayılarında 4-5 kat artış olmuştur. 2012-2013 öğretim yılında yeni kayıt olan doktora öğrencisi sayısı 198’e ulaşmıştır (Tablo 6).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Hemşirelik Yüksek Lisans ve Doktora Programı Öğrenci ve Mezun Sayıları: 1994-2012*

    Öğretim Elemanı İhtiyacının Değerlendirilmesi
    Bu bölümde, mevcut öğrenci sayısına göre öğretim üyesi ve öğretim elemanı açığı ve ihtiyacı, klinik eğitimde eğitici-öğrenci oranları ile lisansüstü program sayısına göre öğretim üyesi ihtiyacına göre yapılandırılan iki senaryo üzerinden tahmin edilecektir.

    Bir öğretim elemanına düşen öğrenci sayısına göre öğretim elemanı ihtiyacı: Bu tahmin yaklaşımımızda, klinik eğitimde bir eğiticiye düşen öğrenci sayısı esas alınmıştır. Toplam hemşirelik lisans öğrenci sayısı 2014-2015 öğretim yılında yaklaşık 57000’dir. Dünya standartlarına göre öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı 10-15 olmakla birlikte; ülkemizin günümüz gerçekleri açısından, uygulamada klinik rehberlerin de görevlendirildiğini varsayıp, bu oranı bir eğiticiye 20 öğrenci olarak planlarsak; eğitici ihtiyacı, 2850 hemşirelik öğretim elemanıdır. 2015 yılı için öğretim görevlisi sayısı 650 ve araştırma görevlisi ise 416’dır. Araştırma görevlilerinin kendileri de öğrenci oldukları için klinik eğitimde bağımsız olarak görev almamaları gerekir. Öğretim üye ve görevlisi toplam sayısı 2015 yılı için 772+650=1422’dir. Uygulama esas alınarak yapılan bu hesaba göre, 2015-2016 öğretim yılı itibariyle öğretim elemanı açığı yaklaşık 1428’dir.

    Lisansüstü program sayısına göre öğretim üyesi ihtiyacı: Yüksek lisans ve doktora programı olan toplam 57 okulun ‘her anabilim dalında üçer öğretim üyesi’ istihdam edilirse (3x9); lisans üstü eğitim yapan okullar için ihtiyaç (57x27) yaklaşık 1539’dur. Kalan 70 okulun her anabilim dalına (9) birer öğretim üyesi istihdamı ile sadece lisans eğitimi yapan okullar için ihtiyaç (70x9) 630’dur. Toplam öğretim üyesi ihtiyacı: 1539+630=2169’dur. Bu tahmin yaklaşımına göre 2015 yılı itibariyle öğretim üye sayısı 772; öğretim üye açığı 1397’dir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Son 20 yılda hemşirelik okullarının öğrenci ve eğitici sayıları ile lisansüstü öğrenci ve mezun sayılarının değerlendirildiği bu çalışmada, öğrenci sayılarındaki plansız artışlara ve eğitici yetersizliğine dikkat çekilmiştir. Bu konuda öne çıkan diğer sorunlar; mevcut sınıfların ve laboratuvar kapasitelerinin yetersizliği, uygulama yapılacak kurum/alan bulunamamasıdır. Öğretim üyesi ve görevlisi başına düşen öğrenci sayısı ortalama 50’dir ve uygulamalı bir meslek olan hemşirelik eğitimi için belirlenen evrensel standartların (NEPAB, 2013; Texas BON, 2013) (asgari, 10-20 öğrenciye 1 öğretim üyesi) çok üzerindedir. Bazı hemşirelik lisans programlarında, YÖK’ün lisans programı açma ve eğitimi sürdürme kriteri olan ‘alanında üç öğretim üyesi’ koşulu bile yerine getirilememektedir. Yetersiz öğretim üyesi sorunu, bazı vakıf üniversiteleri için de geçerlidir. Açılışta karşılanan bu kriter, öğretim üyelerinin ayrılması nedeniyle sonradan karşılanamaz hale gelmektedir.

    Eğitici yetersizliği yaşanan kimi okullarda hemşirelik bölümlerine hemşire olmayan öğretim elemanları istihdam edilmekte ve başka disiplinlerden gelen bu eğiticiler hemşirelik dersleri vermektedir (Geçkil & Hacıhasanoğlu, 2011). Bu nedenle hemşirelik lisans programlarına alan dışı eğitimci atanmaması konusunda titizlik gösterilmelidir.

    Hemşire ihtiyacına göre lisans öğrenci kontenjanlarının belirlenmesine ilişkin ilk çalışma Ülker ve arkadaşları tarafından 2001 yılında YÖK’ün kurduğu bir çalışma grubu tarafından gerçekleştirilmiş ve bu rapor tüm üniversitelere dağıtılmıştır. Bu tarihte, hemşirelikte işsizlik sorunu yaşandığı için öğrenci sayısının dondurulması, eğitici eğitimine odaklanılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu öneriler, YÖK ve ilgili yükseköğretim kuruluşları tarafından yerine getirilmemiştir. Bu sorunlara çözüm üretmek üzere, Türk Hemşireler Derneği ve Hemşirelik Eğitimi Derneği’nin çağrısı ile hemşirelik okulları yöneticileri ile toplantılar düzenlenmiş, raporlar hazırlanmış, YÖK ve Sağlık Bakanlığı ile sayısız görüşmeler yapılmıştır. Son 20 yıl içinde eğitici yetersizliği sorunu azalmadığı gibi kontrolsüz ve plansız kontenjan artışı nedeniyle daha da büyümüştür.

    Öğrenci kontenjanları, 2015-2016 öğretim yılında (ek kontenjanlar hariç) yaklaşık 14000’dir. Bu çalışmanın amaçları arasında olmadığı için değinilmemekle birlikte; bu konuda yapılan tahmin çalışmalarında, Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı hedefine göre (315000) bu sayının 12000’e kadar indirilebileceği gösterilmiştir (Hemşirelik Lisans Programları Kontenjan Planı, 2013). Bu nedenle, öğrenci kontenjanları, alt yapısı eksik olan okullarda daha fazla olmak üzere önümüzdeki yıllarda da azaltılmaya devam edilmelidir.

    Hemşirelik lisans program sayıları açısından vurgulanması gereken diğer bir konu vakıf üniversitelerinde hemşirelik programı sayısının 20 yıl içinde (1996-2016) 4’den 41’e; devlet üniversitelerinde ise 76’dan 92’ye çıkmasıdır. Diğer bir deyişle 20 yıllık süreçte devlet üniversitelerinde 16 hemşirelik bölümü açılırken, vakıf üniversitelerinde 40 yeni bölüm (10 kat) açılmıştır. Vakıf üniversitelerinde bu hızlı okullaşma, yetersiz sayıda ve daha çok öğrenciye eğitim vermek durumunda olan devlet üniversitelerinin öğretim üyesi kaybetmesine neden olmaktadır. Devlet-vakıf ya da devlet üniversiteleri arasında hemşire akademisyenlerin sayısal dağılım dengesizliği de üzerinde önemle durulması gereken bir sorundur. Vakıf üniversitelerinin çoğunluğu son beş yılda açılmış olmasına karşın neredeyse lisans mezunu bile vermeden lisansüstü hemşirelik eğitimine de başlamışlardır. Bu durum, öğretim üyesi yetiştirmeye katkı vermesi açısından olumlu olmakla birlikte, öğretim üyelerinin devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine geçişleri ya da devlet üniversitelerinde sınırlı sayıda olan öğretim üyelerinin işgüçlerinin vakıflarda kullanılması gibi sakıncalar taşımaktadır.

    Yüksek lisans (2152) ve doktora (595) öğrenci sayısı, 2012-2013 öğretim yılında toplam 2800 dolayındadır. Aynı yıl için öğretim üyesi sayısı yaklaşık 550’dir. Bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı 5-6 dolayındadır ve bu oran genellikle Sağlık Bilimleri Enstitülerinin benimsediği üst sınırdır. YÖK’ün 2015 yılında lisansüstü yönetmeliklerde yaptığı değişikliklerden birisi de bir öğretim üyesinin danışmanlık yapacağı öğrenci sayısının 12’ye çıkarılmasıdır (YÖK, 2015). Bu düzenleme ile birlikte lisansüstü öğrenci sayılarındaki artışın önümüzdeki yıllarda daha fazla olacağını söyleyebiliriz. Son 10 yılda doktora mezunları bir önceki sekiz yıla göre dört kat artış göstermiştir. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde doktora mezunlarında daha fazla artış olması ile eğitici yetersizliği sorununun çözüleceğini, hatta ihtiyacı aşacağını söyleyebiliriz. Lisans öğrenci sayısının sabit kalacağı varsayımına göre yapılan bu tahmin gerçekleşirse, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim üye kadrolarının dolması ile doktoralı hemşirelerin uygulama alanında çalışmaları gibi olumlu bir gelişme beklenebilir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Son 20 yılda, hemşirelik lisans öğrenci sayısı hızla artmasına karşın öğretim üyesi ve öğretim elemanı artışları bunun gerisinde kalmaya devam etmiştir. Lisansüstü program ve öğrenci sayılarındaki artışlar da, hızlı okullaşma ve lisans kontenjanlarının yüksekliği nedeniyle öğretim üyesi gereksinimini karşılamaktan uzaktır. Bu makalede sadece eğitici yetersizliği konusu ele alınmıştır. Ancak, sınıf, uygulama alanı, laboratuvar, kütüphane vb. diğer alt yapı olanakları açısından yaşanan sorunlarla birlikte düşünüldüğünde hemşirelik lisans programlarının büyük bölümünün güvenli ve nitelikli bakım veren hemşire yetiştirmelerinin zor olduğu açıkça görülmektedir.

    Çalışmamızdan elde edilen sonuçlara göre hemşirelikte eğitici yetersizliği ile ilgili sorunları çözmek için alınması gereken önlemler aşağıda özetlenmiştir:

    • Hemşirelik lisans öğrenci sayılarının yeterince azaltılmaması nedeniyle, yakın bir gelecekte hemşire enflasyonu ve işsizlik sorunlarının yaşanacağı unutulmamalı ve her yıl ihtiyaca uygun kontenjan planlaması yapılmalıdır.

    • Alanında üç öğretim üyesi olmayan hemşirelik lisans programlarına öğrenci alınması durdurulmalıdır.

    • Hemşirelik programlarındaki akademik kadrolara alan dışı öğretim üyesi ataması yapılmamalıdır.

    • Yıllardır YÖK’e önerilen bir çözüm olan “akademik kadrosu güçlü olan bazı okulların daha az lisans öğrencisi alarak lisansüstü öğrenci sayısının arttırılması ve öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkı sağlaması” önerisi ivedilikle hayata geçirilmelidir.

    • Yükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi dengesizliklerinin giderilmesi için özendirici önlemler alınmalıdır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Acar, M. (2012). Üniversitelerde yeniden yapılanmanın aciliyeti ve üniversitelerin sorunları. Eğitime Bakış Dergisi, 8(23), 21-27.

    2) Allen, L. (2008). The nursing shortage continues as faculty shortage grows. Nursing Economics, 26(1), 35-40.

    3) American Association of Colleges of Nursing (AACN). (2014). Nursing faculty shortage fact sheet. Retrieved from http:// www.aacn.nche.edu/mediarelations/FacultyShortageFS.pdf

    4) Directive 2005/36/EC of the European Parliament and of the Council of 7 September 2005 on the recognition of professional qualifications. (2005). Official Journal of the European Union, L 255/22–142. Retrieved from http: //eur-lex. europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex: 32005L0036

    5) Doğan, D. (2013). Yeni kurulan üniversitelerin sorunları ve çözüm önerileri. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 3(2), 108-116.

    6) Geçkil, E. & Hacıhasanoğlu, R. (2011). Türkiye’de hemşirelik eğitimi ve insan gücü planlaması. Hemşirelik eğitimi izleme komisyonu raporu.

    7) Günay, D. & Günay, A. (2011). 1993’ten günümüze Türk Yükseköğretiminde niceliksel gelişmeler. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 1(1), 1-22. Hemşirelik Lisans Programları Kontenjan Planı: 2014-2015. (2013).

    8) Hemşirelik eğitimi yöneticileri toplantısı, 18 Aralık, İstanbul.

    9) Hemşirelik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. (2007). T.C. Resmi Gazete, 26510, 2 Mayıs 2007. Retrieved from http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http: //www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/05/20070502. htm&main= http: //www. resmigazete.gov. tr / eskiler/2007/05/20070502.htm

    10) Hinshaw, A. S. (2001). A continuing challenge: The shortage of educationally prepared nursing faculty. Online Journal of Issues in Nursing, 6(1). Retrieved from www. nursingworld.org/MainMenuCategories/ANAMarketplace/ ANAPeriodicals/OJIN/TableofContents/Volume62001/No1Jan01/ ShortageofEducationalFaculty.aspx

    11) Kocaman, G. (2004). Türkiye’de hemşirelik eğitim sorunları. Hemşirelikte Araştırma Dergisi, Özel Baskı, 119-150.

    12) Kocaman, G., Seviğ, Ü., & Kubilay, G. (2008). Türkiye’de hemşirelik eğitimi ve insan gücü Planlaması: Mevcut Durum ve 2013 Yılı Vizyonu. In: Bayındır, Ü., Durak, H. İ. (Eds), Türkiye’de tıp-sağlık bilimleri alanında eğitim ve insan gücü planlaması. Retrieved from http://www.tead.med.ege.edu.tr/Dosyalar/5/tpsalk%20 bilimleri%20eitim%20konseyi%20SGP%20rapor.pdf

    13) Nursing Education Program Approval Board (NEPAB). (2013). Standards for Alberta nursing education program leading to initial entry to practice as a registered nurse. Retrieved from http:// www.nurses.ab.ca/content/dam/carna/pdfs/DocumentList/ Standards/RN_InitialEntry_NEPAB_Standards_Jan2013.pdf

    14) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi. (1996-2015). Kontenjan Kılavuzları. Retrieved from http://www.osym.gov.tr/belge/ 1-128/sureli-yayinlar.html

    15) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi. (1996-2013). İstatistik Yıllıkları. Retrieved from http://www.osym.gov.tr/belge/1-6304/ arastirma-yayin-ve-istatistikler.html

    16) Özer, M. (2011). Türkiye’de yükseköğretimde büyüme ve öğretim üyesi arzı. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 1(1), 23-26.

    17) Potempa, K.M., Redman, R.W., & Landstrom, G. (2009). Human resources in nursing education: a worldwide crisis. Collegian, 16(1),19-23.

    18) Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. (2014). T.C. Resmi Gazete, 28886, 2 Ocak 2014. Retrieved from http: //www.resmigazete. gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov. tr/eskiler/2014/01/20140118.htm&main=http://www. resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/01/20140118.htm

    19) Sağlık Bakanlığı. (2011). Sağlıkta insan kaynakları 2023 vizyonu. Retrieved from http://ekutuphane.tusak.gov.tr/kitaplar/saglikta_ insan_kaynaklari_2023_vizyonu.pdf

    20) Texas Board of Nursing (BON). (2013). Education guideline, ratio of faculty to students in clinical learning experiences. Retrieved from https://www.bon.texas.gov/pdfs/education_ pdfs/education_nursing_guidelines/3.8Clinical_Learning_ Experiences/3-8-2-a.pdf

    21) Ülker, S. Buldukoğlu, K., Aksayan, S., Atalay, M., Kocaman, G., Oktay, S., Pektekin, Ç. (2001). Türkiye’de hemşirelik: Temel mesleki eğitim ile insan gücüne ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri, Ankara.

    22) World Health Organization (WHO). (2006). The world health report 2006: Working together for health. Retrieved from http: //www.who.int/whr/2006/en/

    23) World Health Organization (WHO). (2000). Nurses and midwives for health: WHO European strategy for nursing and midwifery education. EUR/00/5019309/15- 0053. Retrieved from http: //www.euro.who.int/__data/assets/pdf_file/0005/125744/ E72918.pdf?ua=1

    24) “YÖK Hemşirelik Komisyonu” Toplantı Tutanağı, 28 Mayıs 2013, Ankara.

    25) Doktorluk, hemşirelik, ebelik, diş hekimliği, veterinerlik, eczacılık ve mimarlık eğitim programlarının asgari eğitim koşullarının belirlenmesine dair yönetmelik. (2008). T.C. Resmi Gazete, 26775, 2 Şubat 2008. Retrieved from http: //www.yok. gov.tr/web/guest/icerik//journal_content/56_INSTANCE_ rEHF8BIsfYRx/10279/18093

    26) Yüksek Öğretim Kurulu. (2015). Lisansüstü eğitim-öğretim programı açılması ve yürütülmesine dair ilkeler. Retrieved from http://www.yok.gov.tr/web/guest/icerik/-/journal_ content/56_INSTANCE_rEHF8BIsfYRx/10279/13282424

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 26129507 defa ziyaret edilmiştir.