Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2015, Cilt 5, Sayı 3, Sayfa(lar) 335-346
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2015.135
Web 2.0 Uygulamalarının Eğitim Süreçlerine Etkisi: Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Örneği
Dilek KEKEÇ MORKOÇ, Cumhur ERDÖNMEZ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü, Çanakkale, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal ağ, Eğitim, Meslek yüksekokulları
Öz
Öğretim alanında kullanılan metodolojilerin çağımızın vazgeçilmez bir tutkusu haline gelen teknolojinin hızına paralel gelişimi ile birlikte tek yönlü iletişim süreci olan Web 1.0 yerine, içeriğin değiştirilebildiği, geliştirilebildiği Web 2.0 kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde birçok sosyal ağ sitesi ortaya çıkmış ve bu sosyal ağların kullanımı özellikle genç kullanıcılar arasında hızla artış göstermeye başlamıştır. Web 2.0 uygulamaları her türlü bilgiyi ve öğretim içeriğini kolay ve hızlı ulaşılabilir bir platforma taşıyabilmektedir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu 2013–2014 eğitim-öğretim yılı (bahar) II. yarıyılında, tüm programlarda 1. ve 2. sınıfı okumakta olan 1140 öğrenci çalışmaya alınmıştır. Bu ana kitleden ulaşılabilen 651 kişilik bir örneklem (%57) oluşturulmuş ve araştırmaya katılımları sağlanmıştır. Çalışmada Akıncı-Vural ve Bat'ın ‘sosyal medya kullanım bilgileri detaylandırılarak hangi sosyal ağları kullandıkları ve kullanım alışkanlıklarını' saptanmaya yönelik anket çalışmaları ile Onyebuchi tarafından hazırlanan ‘sosyal medyanın öğrenim ve öğretim süreçlerine etkisini belirleme anketi' referans alınmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerinin bilgi iletişim teknolojilerinden internet ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını, sosyal medya bilgi düzeylerinin saptanması ve üniversite düzeyindeki eğitim süreçlerinde sosyal medyanın kullanımının etkinliği ve faydalanılabilirliğinin tespiti amaçlanmıştır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Sosyal medya kavramı; medya, kullanıcı ve teknoloji gibi boyutları olan bir kavramdır. Sadece bir boyut ile sosyal medyayı değerlendirmek eksik ve yanlış olacaktır. Sosyal medya tüm bu boyutlarının bütünleşik bir şekilde ele alınması ile anlaşılacaktır. Sosyal medyanın medya boyutu, geleneksel medyadan farklı özelliklere sahip yeni medya ile açıklanırken, kullanıcı boyutu kullanıcı tabanlı içerik ve teknoloji boyutu Web 2.0 ile açıklanmaktadır (İşlek, 2012: 5). Sosyal medya, en basit tanımıyla; Web 2.0 teknolojilerinin kullanıldığı iletişim ortamlarıdır. Konuşmalar, bağlantılar ve katılımlardan kaynaklanan Web 2.0 durakları, iletişim araçları, siteleri ve çevrimiçi yayınlar (Gunelius, 2011: 10; akt: İşlek, 2012: 12) olarak da tanımlanan sosyal medya; insanların sosyalleşmek için kullandıkları medya türüdür.

    Sosyal medyanın ortaya çıkışı, herşeyden önce Web teknolojilerindeki değişime dayanmaktadır. İnternet 1960’lı yıllarda gelişmeye başlasa da, “world wide web” (dünyayı saran ağ) 1989-91 yılları arasında Dr. Tim Berners-Lee tarafından geliştirilmiştir. Internet’in gelişimi sonrasında bazı yazarlar kullanıcıların serbestçe bilgiyi tarayabilecekleri, birbiriyle bağlantılı sayfaların oluşturulabileceği fikrini ortaya atmışlardı. Bu fikirlerden hareketle Berners-Lee ve ekibi tarafından web’in en temel dört unsuru olan ‘html’, ‘http’, bir ‘web server’ ve bir tarayıcının (“browser”) ilk versiyonu oluşturulmuştur. Oluşturulan ilk web sayfaları, siyah-beyaz olup, tamamen metne dayalı bir yapıdadır. Bu dönemde ortaya çıkan web siteleri de temelde bilgi verme amaçlıdır. Web 1.0 olarak adlandırılan bu dönemde oluşturulan web siteleri, statik bir yapıya sahip olan ve sadece okumaya elverişli sayfalardır. Okuyucuların bu sayfalar üzerinden web sitesinin sahibiyle ya da birbirleriyle etkileşime girmesi mümkün değildir. Web 1.0 dönemi etkileşimin olmadığı, dolayısıyla kullanıcının söz hakkının bulunmadığı ve tek taraflı bilgi aktarımının olduğu bir ortamı ifade etmektedir. 1 Web 1.0 ile gelişimine başlayan web; web 2.0 ile internet kullanıcılarının tek taraflı iletişimi bırakıp, içeriği değiştirebildikleri konuma geldikleri nokta olup (Bozkurt,2013); Web 2.0 kavramı ‘world wide web (www)’in ikinci kuşağını tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu kavram ilk kuşak web araçlarından farklı özelliklere sahip araçları tanımlamada kullanılmaktadır (Horzum, 2010: 605). Web 2.0 tabanlı ortamlar, sunucularda barındırılan ve internet aracılığı ile tarayıcılarda görüntülenen bireysel sistemlerdir. Bu yüzden bu ortamlar Web 2.0 sistemleri, Web 2.0 servisleri ya da Web 2.0 uygulamaları olarak da adlandırılmaktadır. Bu adlandırmaların hepsi, bu ortamların grup çalışmalarına olan yatkınlığından dolayı sosyal yazılımlar etiketi altında toplanmaktaysa da, son zamanlarda sosyal yazılım kavramı yerini ‘sosyal medya kavramına’ bırakmaktadır (Duffy, 2008; akt: Mıcık, 2011: 19). Yapılan çalışmalarda web 2.0 kavramının sosyal medya kavramıyla eşanlamlı olarak kullanıldığı görülmektedir (Lenhart et al., 2010; akt: Baran & Ata, 2013: 195).

    Web 2.0 kavramı ilk olarak 2004 yılında, Dougherty ve O’Reilly ile MediaLive International şirketi tarafından organize edilen, Google, Yahoo, msn, Amazon, Ebay gibi Web dünyasının önde gelen şirketlerinin de katıldığı web konferansında, web alanında yaşanan gelişmeler ve web dünyasının geleceği tartışılırken ortaya çıkmıştır.2 Web 2.0 uygulamalarıyla birlikte ortaya çıkan araçlardan en önemlilerinden birisi de çevrimiçi sosyal ağlardır (Boyd ve Ellison, 2007, akt: Uçak & Çakmak, 2010: 44). Sosyal ağ (“social network”) bireylerin birbirlerine çeşitli ilişkilerle bağlı olduğu bir yapıyı temsil eder. İlk sosyal site 1997’de kurulan “Sixdegrees.com” dur ve kullanıcılarına ilk kez profil oluşturabilme ve mesaj gönderme olanağı sağlamıştır. 2001’den itibaren ortaya çıkan “Asianavenue”, “Blackplanet”, “Migente” ve “Cyworld” de etkili bir politika ile arkadaşlık ilişkilerine daha farklı boyutlar eklemişlerdir. 2004 ve sonrasında ise internet kullanıcıları “Myspace”, “Facebook” ve “Bebo” ile tanışmışlardır.3 Sosyal ağlar, herkes tarafından erişilebilen veya belirli bir kullanıcı kitlesi ile sınırlandırılmış bir sistem içinde kullanıcı profili oluşturma, diğer kullanıcıların belirttiği bağlantıları görebilme ve paylaşım olanağı sağlayan web tabanlı hizmetler olarak tanımlanmaktadır (Boyd & Ellison, 2007, akt: Uçak-Çakmak, 2010: 44). Web 2.0 sisteminin web hizmetini iyileştirmek amacıyla ziyaretçilerin siteye katılımını sağlamak ve ziyaretçilerle işbirliği yapmak fikrine dayanan bir akım olduğu da söylenebilir. Web 2.0 teknolojisinin sosyal ağlar ve güçlü işbirliği bakımından klasik hale gelmiş bir örneği, kullanıcıların etkileşimli oldukları ve içeriği birlikte yarattıkları “online” ansiklopedi olan “Wikipedia”dır (Gross & Leslie, 2008: 791; akt: Akıncı-Vural & Bat: 2010 3354) ). Web 2.0 teknolojileri içinde genel olarak birçok farklı uygulama da mevcuttur. En çok kullanılan uygulamalardan bazıları olarak “Facebook”, “YouTube”, “MySpace”, “Linkedin”, “Twitter”, “Google” uygulamaları, “Wikipedia” ve “blog” sayfaları sayılabilir. Sosyal medya araçları olarak adlandırılan web 2.0 teknolojileri zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın paylaşımın, etkileşimin ve tartışmanın esas olduğu bir iletişim şeklidir (Erkul, 2009: 3). Web 2.0 teknolojileri sayesinde kullanıcılar bilgilerini metin olarak paylaşmanın yanı sıra fotoğraflarını, videolarını ve ses dosyalarını da paylaşma imkanına erişmektedirler. Ses ve görüntüleme aygıtlarının ucuzlamasıyla milyonlarca insan kendi medyasını yaratıp yayınlamaktadır. Multimedya paylaşımının artmasıyla sadece paylaşım için özelleşmiş sitelerin sayısı da artmaya başlamış olup, bunlar içinde en bilinenleri “YouTube” (video), “Flickr” (fotoğraf) ve “Odeo” (“podcast”) siteleridir (Durusoy, 2011: 23). Web 2.0 standartlarını kullanarak üretilen teknolojiler arasında paylaşımın ve etkileşimin en önemli etkinlik olduğu ortamlar sosyal ağlardır. Halen dünya üzerinde en çok ziyaretçi çeken sitelere bakıldığında sosyal ağların üst sıralarda yer aldığı görülmektedir. “Sixdegrees.com” ardından “Livejournal”, “Friendster”, “Myspace” gibi popüler sosyal ağlar geliştirilmiş, son olarak 2004 yılında kurulan “Facebook” da çok kısa zamanda büyük bir kullanıcı popülasyonuna ulaşmıştır (Durusoy, 2011: 24).

    Eğitimcilerin, araştırmacıların, öğrencilerin kolaylıkla ve çoğunlukla ücretsiz ulaşabilecekleri ikinci nesil internet teknolojileri eğitimde yeni olanaklar sunmaya başlamıştır (Rhoades et al., 2009; Williams and Chinn, 2009; akt: Mıcık, 2011: 26). Web 2.0 tabanlı ortamların işbirliği ile çalışmayı, bilgiye erişimi, sosyal etkileşimi ve geri bildirimi oldukça kolay hale getirmesi, eğitim alanında kullanılmalarına yol açmıştır (McLoughlin & Lee, 2007; akt: Mıcık, 2011: 26). Bu alandaki çalışmalarda “blog”, “wiki”, “podcast”, video paylaşım siteleri ve sosyal ağlar sık kullanılmaktadır (Davies & Merchant, 2008; Griffiths & Wall, 2011; Kuzu, 2007; Meyer, 2010; Usluel & Mazman, 2009; akt: Baran & Ata, 2013: 195). Bu uygulamaların hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair örnekler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir (Grosseck, 2009: 478: akt: Durusoy, 2011: 24).

    Web 2.0 uygulamaları her türlü bilgiyi ve öğretim içeriğini kolay ve hızlı ulaşılabilir bir platforma taşıyabilmektedir. (Deperlioğlu & Köse, 2010: 338). Örneğin YouTube internet sitesinin kurmuş olduğu “youtube-edu”4 sistemi sayesinde ABD’deki üniversiteler ve eğitim kurumları ders içeriklerini ve üniversite tanıtımlarını burada kurdukları kanallar üzerinden yapmaya başlamışlardır. Bu gibi sitelerde seyredilen ders videoları ve eğitim materyalleri ile ilgili yorum yapabilme imkânı da vardır. Seyredilen bir ders ile ilgili görüş ve sorular diğer kullanıcılar ile paylaşılabilir.5 Web 2.0 araçlarıyla daha etkin bir öğrenme sağlamak için kullanılabilecek diğer bir uygulama da‚ “google jokey” uygulaması olabilir (Bonk, 2009). Öğrencilerden biri sunum yaparken başka bir öğrenciyi de “google jokey” olarak seçme mantığına dayanmaktadır, Seçilen bu öğrenci, sunumda kullanılan fakat anlaşılamayan kavramlar, fikirler ve “web” siteleri ile ilgili ek bilgiler sağlamaktadır; bu, sunum esnasında olabileceği gibi bunları öğrencinin not alıp bir sonraki derste açıklaması şeklinde de uygulanabilmektedir (Elmas & Geban, 2012: 250).

    Çalışmanın amacı, öğrencilerin bilgi iletişim teknolojilerini, internet ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını, sosyal medya bilgi düzeylerini saptamak ve üniversitedeki eğitim süreçlerinde sosyal medyanın kullanımının etkinliğini ve faydalanılabilirliğini tespit etmek, eğitim süreçlerine etkisini belirlemektir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Web 2.0 Uygulamalarının Eğitimde Kullanımı

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Genel tarama modelleri, çok sayıda elemandan oluşan bir evrende, evren hakkında genel bir yargıya varmak amacı ile evrenin tümü ya da ondan alınacak bir grup, örnek ya da örneklem üzerinde yapılan tarama düzenlemeleridir. Bu nedenle Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileri üzerinde yapılan bu çalışmada, genel tarama modeli esas alınmıştır.

    Araştırmaya katılanların ana kitlesini, 2013–2014 eğitimöğretim yılı bahar (II.) yarıyılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda halihazırda eğitim ve öğretim yapılan Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Yerel Yönetimler, Halkla İlişkiler, İşletme yönetimi, Çocuk Gelişimi, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları programlarında eğitim alan 1140 1. ve 2. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu ana kitleden ulaşılabilen 651 kişilik bir örneklem (%57) oluşturulmuş ve araştırmaya katılımları sağlanmıştır.

    Ölçme Aracı
    Çalışmada birinci bölümde öğrencilerin internet kullanım bilgilerine ulaşılmaya çalışılmış; ikinci bölümde öğrencilerin sosyal medyadan haberdar olup olmadığı araştırılmış ve eğer haberdar ise sosyal medya kullanım alışkanlıkları belirlemek istenmiş, üçüncü bölümde ise sosyal medya kullanım bilgileri detaylandırılarak hangi sosyal ağları kullandıkları ve kullanım alışkanlıklarının derecesi saptanmaya çalışılmıştır. Anket, toplam 22 sorudan (10 tanesi kapalı uçlu olarak evet ve hayır seçeneklerinden) oluşmaktadır. (Akıncı-Vural & Bat, 2010).

    Çalışmada ayrıca, Onyebuchi (2009) tarafından kullanılan ‘sosyal medyanın öğrenim ve öğretim süreçlerine etkisini belirleme amacıyla hazırlanan anket’ dikkate alınmış, bu anketin ‘sosyal medya’’ya ilişkin bölümleri kullanılmıştır. Anket, ‘sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki önemi’, ‘sosyal medyanın eğitimde kullanımını etkileyen faktörler’, ‘sosyal medyayı eğitimde kullanmaya yönelik tutumlar’, ‘eğitim süreçlerinde sosyal medyanın kullanım sıklığı’, ‘eğitim süreçlerinde kullanılan sosyal medya araçları’, ‘eğitim süreçlerinde kullanılan sosyal ağ web siteleri’, ‘sosyal ağ web sitelerinin kullanım amaçları’ başlıklarıyla yedi bölümden ve toplam 25 sorudan oluşmaktadır (Toğay et al., 2013).

    Verilerin Analizi<7b>
    Anketle toplanan verilerin güvenilirliği ve geçerliliği, veri toplamada kullanılan bu tekniğin özellikleri ile sınırlıdır. Ölçek geliştirme aşamasında taslak ölçek formuna ait verilerin analizleri SPSS 16.0 programında değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin rastlantısallığını ölçmek ve ölçeğin analiz yapmaya uygun olup olmadığını test etmek için güvenilirlik analizinden yararlanılmıştır. Kişisel bilgilerin dağılımına bakmak için frekans ve yüzde analizleri çıkarılmıştır. Ayrıca, ortalamaların normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile araştırılmıştır. Ortalamaların normal dağılmadığı belirlendiğinden farklılıklar araştırılırken non-parametrik testlerden Mann-Whitney U testi uygulanmıştır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Güvenilirlik analizinin amacı verilerin rastlantısallığını ölçmektir. Ankete verilen cevaplar rastgele dağılım gösteriyorsa anket sonuçlarının güvenilir olduğuna karar verilir. Güvenilirlik analizi seçilen örneğin güvenilirliğini, tesadüfîliğini ve tutarlılığını test etmekte kullanılır. Sonucun güvenilir olup olmadığına Cronbach Alfa (α) değerine göre karar verilir (Sağır, 2011: 91).

    - 0.00≤ α < 0.40 ise güvenilir değildir
    - 0.40≤ α < 0.60 ise düşük güvenilirliktedir.
    - 0.60 ≤ α < 0.80 ise oldukça güvenilirdir.
    - 0.80 ≤ α ≤ 1.00 ise yüksek derecede güvenilirdir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Güvenilirlik Analizi

    Hazırlanan 22 maddelik ölçeğin güvenilirliği araştırılmış, ölçekte ölçeği bozan herhangi bir soruya rastlanılmamıştır. Ölçek güvenilirdir, güvenilirlik katsayısı α=0.929 bulunmuştur. Yapılan çalışmanın anket sonuçlarına ilişkin verilere bakıldığında toplam 1140 öğrenciye anket uygulanması hedeflenmiş, ancak 651 öğrenciye (%57) uygulanabilmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin %66.2 (431) kız, %33.8’i (220) ise erkek öğrencilerdir. Öğrencilerin yaşları incelendiğinde; %64.1’i (18-20) yaş aralığında, %34.6’si (21-24) yaşa aralığında, %0.8’i (25-30) yaş aralığında iken %0.5’i de 31 yaş ve üstü olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin okudukları bölümlere göre katılım oranları Tablo 3’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Katılımcıların Okumakta Oldukları Bölümler

    toplanmasıÖğrencilerin %65.9’u (429) ÖSS sınavı ile okula kaydolmuşlar; %34.1’i (222) sınavsız geçiş sistemi ile gelmişlerdir.

    Öğrencilerin anket sorularına verdikleri cevaplar incelendiğinde; İnternet kullanıyor musunuz? sorusuna %5’i hayır cevabı verirken %99.5 öğrenci internet kullandığını ifade etmiştir. İnterneti hangi amaçla kullanıyorsunuz sorusuna alınan cevaplar ise; “resmi amaçla kullanırım” 438 kişi (%67.3); “download” 326 (%50.1), “bankacılık” 288 (%44.3), “eğlence” 202 (31.0), “sosyal ağlar” 167 (%25.7), “bilgi alışverişi” (hobi, haber, ödev, vb.) 133 (%20.4), “video izleme” 122 (%18.8) olarak tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin %79.4’ü (517) interneti her gün kullandıklarını, %19.2’si (125) haftada 3-4 gün internet kullandıklarını, %1.2’si (8) ayda bir iki gün kullandığını ve %0.2’si interneti 3-4 ayda bir kullandığını belirtmiştir. İnternette ortalama kaç saat zaman harcadıkları sorusuna, öğrencilerin %48.7’si 1-3 saat, %23.5’u (153) 3-5 saat, %14.1’i (92) 1 saatten az, %8.1’i (53) 7 saatten fazla ve %5.5’i (36) 5 ile 7 saat olarak cevap vermişlerdir.

    Çalışmaya katılan öğrencilere ‘sosyal medya’ kavramını bilip bilmedikleri de sorulmuştur. %97.4 öğrenci sosyal medyayı bildiklerini, %0.3’ü sosyal medya kavramını bilmediğini, %2.3 ise sadece duyduklarını belirtmişlerdir. Öğrencilere sosyal ağları (“facebook”, “netlog”, “myspace”, “orkut”, “yonja” vb.) kullanıp kullanmadıkları sorulduğunda katılımcıların %95.4’ü (621) sosyal ağları kullandıklarını, %4.6’sı (30) kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilere sosyal ağları kullanıyorlarsa en fazla hangisinde zaman geçirdikleri sorulduğunda %87.3’ü (568) “facebook”, %21.5’i (140) “twitter” %4.8’i (31) “msn” kullandığını belirtmiş, %6.1’i (45) diğer seçeneğini tercih etmiştir. Öğrencilerin %79’u (514) sosyal ağları her gün kullandığını, %18.3’ü (119) haftada 3-4 gün, %2.3’ü (15) ayda 1-2 gün ve %0.5’i (3) 3-4 ayda bir kullandıklarını ifade etmiştir.

    Öğrencilerin %45.3’ü (295) profillerini güncellemek için, %38.3’ü (249) interaktif olmayan oyunları oynamak için, %35.9’u (234) “online” sohbet amaçlı, %17.8’i (116) yeni arkadaşlar bulmak amacıyla %17.4’ü (113) arkadaşlarının ne yaptığına bakmak ve %16.7’si (109) interaktif oyunlar oynamak için ve %7.2’si (47) zaman geçirmek amacıyla sosyal ağları kullanmaktadır.

    Öğrencilerin %78.8’i (513) devamlı takip ettikleri en az bir blog olduğunu; %21.2’si (138) takip ettikleri blog olmadığını belirtmiştir. %36.6’sı (238) herhangi bir iş ağında (“linkedln”, “bizebiz”, “xing”, “pronected”, vb.) profillerinin olduğunu, %63.4’2ü (413) ise olmadığını ifade etmişlerdir.

    Öğrencilere sosyal ağlarda yeni kişilerle tanışılan platformlar olduğunu ve öğrencilere sanal ortamda tanışılan kişilerle yüz yüze görüşme yapıp yapmadıkları da sorulmuştur. Buna göre, %65.4’ü (426) yüz yüze görüşme yapmadıklarını, %34.6’sı (225) ise sanal ortamda tanıştıkları kişilerle yüz yüze görüştüklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin %36.6’sı (238) sosyal imleme (“social bookmark”) sitelerini kullandıklarını, %63.4’ü (413) kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Video paylaşım sitelerini takip edenler %37.6 (245) iken, takip etmeyenler %62.4 (406) olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin %67.5’i (439) video paylaştıklarını, %32.6’sı (212) ise paylaşmadığını belirtmiştir.

    Web 2.0 uygulamalarından biri olan fotoğraf paylaşım sitelerini takip eder misiniz? sorusunu öğrencilerin %48.8’i (318) evet, %51.2’si (333) hayır olarak cevaplamıştır. Fotoğraf paylaşım sitelerinde, fotoğraf paylaşan öğrencilerin oranı %67.0 (436), paylaşmayan öğrencilerin oranı ise %33 (215) olarak saptanmıştır. Anlık ileti uygulamalarından (“msn”, “gtalk”, “yahoo”, vb.) en az birini kullanan %66.4 (432), kullanmadığını ifade eden öğrenci ise %33.6’dır (219).

    Çalışmaya katılan öğrencilerin %70’i (456) sosyal medyalarda yer alan içeriklere yorumlar yazdıklarını, %30’u (195) ise yazmadıklarını belirtmişlerdir. Sosyal medyalarda markalarla ilgili içeriklere yazılan yorumlar o marka ile ilgili düşüncenizde bir farklılık yaratmakta mıdır? sorusuna öğrencilerin %51.8’i (337) evet, %32.4’ü (211) hayır ve %15.8 (103)’i bazen cevabı vermişlerdir.

    Öğrencilere ‘sosyal medyanın öğrenim ve öğretim süreçlerine etkisini belirleme’ye yönelik yapılan ankette, öğrencilerin ankete verdikleri cevaplar Tablo 4’de verilmiştir. “Sosyal medyanın eğitim amaçlı kullanımını faydalı bulmuyorum” ifadesine verilen cevapların ortalaması 2.65 olarak hesaplanmıştır. Cevapların “kararsızım” yönünde ağırlık kazandığı söylenebilir. “Sosyal medyada deneyimli bir kullanıcı haline gelmek benim için çok kolay oldu” ifadesine verilen cevapların ortalaması 3.67 olarak hesaplanmıştır. Cevaplar “katılıyorum” yönünde ağırlık kazanmıştır. Katılımcılar, sosyal medyayı kullanım şekillerinde ‘deneyimli’ olduklarını ifade etmektedirler. “Eğitimim sırasında ulaştığım internet erişim imkanları, sosyal medyayı kullanmamı kolaylaştırıyor” ifadesine verilen cevapların ortalaması 3.57’dir. Katılımcıların cevapları “katılıyorum” yönünde ağırlık kazanmıştır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğre􀆟 m Süreçlerine Etkisini Belirleme


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Devam

    Ölçekte yer alan sorulardan 1 ile 9. sorular ‘sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki önemini’, 10-16 arası sorular ‘sosyal medyanın eğitimde kullanımını etkileyen faktörleri’, 17-20 arası sorular ‘sosyal medyayı eğitimde kullanmaya yönelik tutumları’ ve 21-22. sorular ‘sosyal medyanın kullanım sıklığını’ ölçmektedir. Tablo 4 incelediğinde katılımcılar sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki önemi ile ilgili sorularda sosyal medyanın eğitim amaçlı kullanımını faydalı bulup bulmama konusunda “kararsız” görülseler de, diğer sorularda, örneğin, ödevlerini yapmada sosyal medya kullanımında deneyimli olduklarını ve eğitimde sosyal medya kullanımının verimliliği arttırdığını ifade ettiklerinden 2.65 ortalama ile “katılıyorum” cevabına yakındırlar. Sosyal medyanın eğitimde kullanımını etkileyen faktörler incelendiğinde öğretim görevlilerinin ve okul yöneticilerinin eğitim süreçlerinde sosyal medya araçlarının kullanımı konusunda katılımcıları teşvik ettikleri; bir sosyal ağın üyesi ve kullanıcısı olmanın, katılımcı açısından bir topluluğun parçası olduğu hissini uyandırdığı, katılımcının sosyal ağ topluluğu ile arasındaki arkadaşlık ilişkilerinin ve birlikteliğin katılımcı için çok şey ifade ettiği anlaşılmıştır. Sosyal medyayı eğitimde kullanmaya yönelik tutumlar için, genel olarak öğrencilerin sosyal medyayı eğitimde kullanmaya yönelik tutumlarının “olumlu” olduğu söylenebilir. Katılımcılar eğitim etkinlerinde sosyal medyayı kullanmanın öğrenmelerine yardımcı olduklarını ifade etmektedir. Sosyal medyanın kullanım sıklığı ile ilgili ifadeler incelediğinde, öğrenciler geçmiş öğretim yıllarında okullardaki eğitim etkinliklerinde sosyal medyayı sıklıkla kullandıklarını ve okuldaki eğitim süreçlerinde de sosyal medyayı bu öğretim yılında sıklıkla kullandıklarını ifade etmişlerdir.

    E-portfolyo ya da dijital portfolyo çalışmaların, sertifikaların ve kanıtların elektronik ortamda kullanıcı tarafından toplanmasıdır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %85.4’ü e-portfolyo kullanmadıklarını belirtmişlerdir. “Delicious” (sosyal imleme alanı) sık kullanılan internet sitesi bağlantılarını depolamak, paylaşmak ve yeni siteleri keşfetmek için sık kullanılan bir yoldur. “Delicious” herkese açık olup, sık kullandığınız linkleri, makaleleri, blogları müzikleri saklayabilir ve herhangi bir bilgisayardan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Katılımcıların %83.9’u bu aracı kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Sonuçlar Tablo 5’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Eğitimde Kullanılan Sosyal Medya Araçları

    Öğrencilerin eğitim süreçlerinde kullanılan sosyal medya araçlarına ilişkin veri analiz sonuçları incelendiğinde, eğitim süreçlerinde öğrenciler tarafından en fazla sosyal ağ web sitelerinin (“Facebook”, “MySpace”, “Bebo”, “LinkedIn”, “Google+”, vb.) kullanıldığı gözlenmektedir. Öğrencilerin en çok kullandıkları web sitesinin Facebook olduğu görülmektedir. “Sconex” ve “Windows of Life” kullanımının daha az olduğu görülmektedir. Sonuçlar Tablo 6’da verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Öğrencilerin Eğitimde Kullandıkları Sosyal Ağ Web Siteleri

    Öğrencilerin sosyal ağ web sitelerini “fotoğraf, müzik, video ya da diğer çalışmaları paylaşmak için” kullandıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Ardından “ders konularıyla ilgili olarak sınıf arkadaşları ile iletişim kurmak” ve “arkadaşları ile bağlantı kurmak” için sosyal ağ web sitelerini kullandıklarını belirtmişlerdir. Sonuçlar Tablo 7’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 7: Sosyal Ağ Web Sitelerinin Kullanım Amaçları

    Öğrencilerin sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki önemi ölçeğinde yer alan üç boyut kendi içerisinde toplanarak o boyuttaki soru sayısına bölünmüştür. Böylelikle her bir öğrencinin boyutlara verdikleri ortalama puanlar elde edilmiştir. Birinci boyutta güvenilirlik Cronbach Alfa 0.881, İkinci boyutta güvenilirlik Cronbach Alfa 0.814, üçüncü boyutta güvenilirlik Cronbach Alfa 0.815, dördüncü boyutta güvenilirlik Cronbach Alfa 0.693 olarak belirlenmiştir. Boyutlarla ilgili kullanılan kısaltmalar aşağıda belirtilmiştir:

    ORTEO: Sosyal Medyanın Eğitim Süreçlerinde Önemi
    ORTEF: Sosyal Medyanın Eğitimde Kullanımını Etkileyen Faktörler
    ORTT: Sosyal Medyanın Eğitimde Kullanmaya Yönelik Tutumları

    Öğrencilerin eğitim süreçlerinde sosyal medya kullanımlarının, sosyal ağ web sitelerinin kullanılması ve kullanım amaçlarına göre eğitimde kullanılan sosyal medya araçlarından farklı olup olmadığı ortalama skorlar üzerinden incelenmiştir. Bunun için ortalama skorların öncelikle normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile araştırılmış, boyutlara ait ortalama skorların normal dağılmadığı belirlenmiştir (p<0.05). Öğrencilerin cinsiyete göre sosyal medyanın öğrenim ve öğretim süreçlerine etkisini belirlemeye yönelik algılamaları arasında fark olup olmadığı her üç boyut için Mann-Whitney U testi ile araştırılmış, iki boyutta fark bulunmuştur. Buna göre; öğrencilerin sosyal ağların eğitimde önemi üzerine yönelik algılarında anlamlı fark bulunmuştur (z=-1.97; p=0.049). Buna göre kadın öğrencilerde sosyal ağların eğitimde olan önemi daha yüksek bulunmuştur.

    Öğrencilerin sosyal ağların eğitimde kullanım etkilerine yönelik algıları arasında fark olup olmadığı Mann-Whitney U testi ile araştırılmış ve iki boyutta fark bulunmuştur. Buna göre kadın öğrencilerin sosyal ağların eğitimde önemine yönelik algısı daha yüksek bulunmuştur (z=-1.966; p=0.049). Benzer şekilde kadın öğrencilerin eğitimde sosyal medyanın kullanımını etkileyen faktörler algısı daha yüksek bulunmuştur (z=-2.154; p=0.031). Ancak öğrencilerin cinsiyetine göre sosyal ağların eğitimde kullanım tutumları arasında fark yoktur (z=-1.154; p=0.079). Sonuçlar Tablo 8’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 8: Cinsiyet ve Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamaları

    Öğrencileri sosyal ağ web sitelerini kullanmalarına göre boyutlar göre fark olup olmadığı Mann-Whitney U testi ile araştırılmış ve tüm boyutlarda farklılık bulunmuştur. Buna göre, sosyal ağ web sitelerini kullanan öğrencilerde sosyal ağların eğitimde olan önemi daha yüksek bulunmuştur (z=-2.337; p=0.019). Benzer şekilde sosyal ağ web sitelerini kullanan öğrencilerin sosyal medyanın eğitimde olan faktörleri algılaması daha yüksek bulunmuştur (z=-2.668; p=0.008). Sosyal ağ web sitelerini kullanan öğrencilerin sosyal medyanın eğitimde kullanım tutumları da daha yüksek bulunmuştur (z=-2.906; p=0.004). Sonuçlar Tablo 9’da verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 9: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamalar ile Sosyal Medya Araçlarını Kullanmaya Yönelik Algılamaları

    Öğrencilerin sosyal ağlardan “Wikiler”i kullanıp kullanmamasına göre. sosyal medyaya verdikleri önemlerin üç boyut için farklılaşıp, farklılaşmadığı Mann-Whitney U testi ile araştırılmış, fark bulunmamıştır. Sonuçlar Tablo 10’da verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 10: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamalar ile Sosyal Medya Araçlarını Kullanmaya Yönelik Algılamaları

    Öğrencilerin sosyal ağ web sitesi (“Facebook”) kullanıp kullanmamasına göre, sosyal medyaya verdikleri önemlerin üç boyut için farklılaşıp, farklılaşmadığı her üç boyut için Mann-Whitney U testi ile araştırılmış, fark bulunmamıştır. Sonuçlar Tablo 11’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 11: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamalar ile Sosyal Ağ Web Sitesi (“Facebook”) Kullanımına Yönelik Algılamaları

    Sosyal medyanın öğrenim etkisi ile web siteleri kullanım amaçları arasında fark olup olmadığı her üç boyut için Mann-Whitney U testi ile araştırılmıştır. Her üç boyutta da anlamlı fark bulunmuştur. Öğrencilerin ders konuları ile ilgili olarak sınıf arkadaşları ile iletişim kurmak için sosyal ağları kullanıp kullanmamaya göre, sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki etki algılamaları arasında fark bulunmuştur. Buna göre, öğrencilerin ders konuları ile ilgili olarak sınıf arkadaşları ile iletişim kurmak için sosyal ağları kullananların ‘sosyal medyanın eğitimdeki önemi algısı’ daha yüksek bulunmuştur (z=-.3523; p=0.000).

    Öğrencilerin ders konuları ile ilgili olarak sınıf arkadaşları ile iletişim kurmak için sosyal ağları kullananların sosyal medyanın eğitimde kullanımını etkileyen faktörlere algısı daha yüksek bulunmuştur (z=-3.298; p=0.001). Öğrencilerin ders konuları ile ilgili olarak sınıf arkadaşları ile iletişim kurmak için sosyal ağları kullananların, sosyal medyanın eğitimde kullanmaya yönelik tutumları daha yüksek bulunmuştur (z=-3.959; p=0.0001). Sonuçlar Tablo 12’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 12: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamalar ile Sosyal Ağ Web Sitelerinin Kullanım Amaçlarına Yönelik Algılamaları

    Öğrencilerin sosyal ağları meslekleri ile ilgili etkinlikler için kullanıp kullanmamalarına göre sosyal medyanın eğitim süreçlerindeki etkisi her üç boyut içinde araştırılmış ve farklılıklar bulunmuştur. Buna göre, sosyal ağları meslekleri ile ilgili etkinlikler için kullanan öğrencilerin ‘sosyal medyanın eğitimdeki önemi’ algısı daha yüksek bulunmuştur (z=-.3481; p=0.0001).

    Öğrencilerin sosyal ağları meslekleri ile ilgili etkinlikler için kullanıp kullanmamaya göre, sosyal medyanın eğitimde kullanımını etkileyen faktörlere algısı daha yüksek bulunmuştur (-5.384; p=0.0001).

    Öğrencilerin sosyal ağları meslekleri ile ilgili etkinlikler için kullanıp kullanmamaya göre, sosyal medyayı eğitimde kullanmaya yönelik tutumları algısı daha yüksek bulunmuştur (z=-4.105; p=0.0001). Sonuçlar Tablo 13’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 13: Sosyal Medyanın Öğrenim ve Öğretim Süreçlerine Etkisini Belirlemeye Yönelik Algılamalar ile Sosyal Ağ Web Sitelerinin Kullanım Amaçlarına Yönelik Algılamaları

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Yapılan çalışmada ortaya çıkan sonuçlar şunlardır:

    • İnterneti resmi amaçla kullanmak %67.3; “download” %50.1, bankacılık %44.3, eğlence %31.0, sosyal ağlar %25.7, bilgi alışverişi (hobi, haber, ödev vb.) %20.4, video izleme %18.8 olarak tespit edilmiştir.

    • Katılımcıların %79.4’ü her gün interneti kullandıklarını, %19.2’si haftada 3-4 gün internet kullandıklarını, %1.2’si ayda bir iki gün kullandığını belirtmiştir. Üç ile dört ayda bir interneti kullanırım diyen katılımcı sayısı ise %0.21’dir.

    • Katılımcıların %97.4’ü sosyal medyayı bildiklerini, %3’ü bilmediklerini ve %2.3’ü ise sadece duyduklarını ifade etmişlerdir.

    • Katılımcıların %95.4’ü sosyal ağları kullandıklarını, %4.6’sı kullanmadıklarını belirtmiştir.

    • Çalışmaya katılan öğrencilerin %87.3’ü “Facebook”, %21.5 ‘i “twitter” kullanmaktadır.

    • Çalışmaya katılan öğrencilerin %79’u sosyal ağları her gün kullanmaktadır.

    • Katılımcıların %78.8’i devamlı takip ettikleri en az bir blog olduğunu belirtmiştir.

    • Çalışmaya katılan öğrencilerin %70’i sosyal medyada yer alan içeriklere yorumlar yazdıklarını ifade etmiştir.

    • Çalışmaya katılan öğrencilerin %51.8’i sosyal medyada markalar ile ilgili içeriklere yazılan yorumlar, o marka ile ilgili düşüncenizde bir farklılık yaratmakta mıdır? sorusuna “evet” demektedir.

    • Öğrenciler sosyal medyanın eğitim süreçlerinde kullanımının faydalı olduğunu, kullandıkça deneyim sahibi olduklarını, ödevlerini yapmada kolaylıklar yaşadıklarını, sosyal medya uygulamalarını basit ve anlaşılır bulduklarını, öğretim elemanlarının ve okul yönetiminin sosyal medya kullanımında teşvik edici olduklarını, geleneksel yöntemlere ilave olarak sosyal medyanın öğretim etkinliklerinde kullanımının daha etkili olduğunu ve eğitim etkinliklerinde sosyal medyayı kullanmanın daha çekici olduğunu ifade etmişlerdir.

    Yapılan anket ve buna bağlı olarak sonuçlar değerlendirildiğinde sonuç olarak, sosyal medya kavramının öğrenciler tarafından bilindikliği arttırma ve kullanımına yönelik derslerde ve ders dışı etkinliklerinde öğrencilere (seminer, çalıştay, proje, ödev, vb.) bilgi verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    Öneriler
    Sosyal medyanın sadece bir profil oluşturup, fotoğraf bakıp, beğenmenin ötesinde bir uygulama olduğu bilinci geliştirilmelidir. Öğretim elemanlarının dijital yerli (dijital çağda doğup büyüyen genç nesil) denilen dijital çağın öğrencilerine, kendilerini sürekli yenilemeleri gerektiğini öğretmelidirler. Bu araştırma da göstermektedir ki, dijital göçmenlerin (dijital dünya ile sonradan tanışanlar) verdiği geleneksel eğitim anlayışının, dijital yerliler için yeterli olmadığı görülmektedir. Ders ve bölüm kapsamında eğitim ve öğretimi sadece sınıfta sınırlandırmayıp, elektronik ortamda hazırlanan sosyal ağlarda da devam edilmelidir. Dersler kapsamında ‘bloglar’ hazırlanabilir. “Youtubeedu”, “Google-jokey”, “Google Maps”, “Prezi”, sadece eğitsel amaçlı kullanılan “Teacher Tube”, çeşitli internet sayfalarında yayınlanan haber, makale, fotoğraf, video, ses ve günlüklerden oluşan içeriğin, “RSS” adı verilen teknoloji vb. gibi Web 2.0 uygulamalarının kullanımı, paylaşımı, katılımın sağlanması ile öğreten ve öğrenenin mekansal birlikteliği gerekmeksizin, sanal dünyada buluşmaları; projeler, yeni fikirler ve farklı ortamların yaratıldığı eğitim süreçleri oluşturulmalıdır. Bu alanlarda değişim hızla ilerlemektedir. Web 2.0 uygulamaları Dünya’da yerini artık web 3.0’a bırakmaktadır. Bu değişim öğretim elemanları tarafından fark edilmeli ve hızla uyum sağlanmalıdır. Öğretim elemanları öğrencilere bu konularda da örnek olmalıdır . Böylelikle eğitimin kalitesinin yükselmesine katkı sağlanacağı ve bu katkı ile nitelikli mezun öğrenciler yetiştirilebileceği düşünülmektedir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Akıncı-Vural, Z.B. & Bat, M. (2010). Yeni bir iletişim ortamı olarak sosyal medya: ege üniversitesi iletişim Fakültesine yönelik bir araştırma. Journal of Yasar University, 20(5), 3348-3382.

    2) Baran, B. & Ata, F. (2013). Üniversite öğrencilerinin web 2.0 teknolojileri kullanma durumları, beceri düzeyleri ve eğitsel olarak faydalanma durumları. Eğitim ve Bilim, 38(169), 192-208. Retrieved from http://tasam.org/Files/Icerik/File/ yeni_bir_iletisim_ortami_olarak_sosyal_medya_45f56af6- aa86-4840-a8db-21f4bb4ab1dd.pdf

    3) Bozkurt, A. (2013). Açık ve uzaktan öğretim: web 2.0 ve sosyal ağların etkileri. Akademik Bilişim Konferansı. Akdeniz Üniversitesi, Antalya. Retrieved from http://ab.org.tr/ab13/ kitap/AB2013_Bildiri_Kitap.pdf

    4) Deperlioğlu, Ö. & Köse, U. (2010). Web 2.0 teknolojilerinin eğitim üzerindeki etkileri ve örnek bir öğrenme yaşantısı. Akademik Bilişim’10 – XII. Akademik Bilişim Konferansı, 10 - 12 Şubat 2010, Muğla Üniversitesi. Retrieved from http://ab.org.tr/ ab10/kitap/_AB10_ikincicilt.pdf

    5) Durusoy, O. (2011). Öğretmen yetiştirmede web 2.0 ve dijital video teknolojilerinin kullanılarak öğretmenlik öz-yeterlilik geliştirilmesi. Yüksek lisans Tezi, Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı. Balıkesir.

    6) Elmas, R. & Geban, Ö. (2012). 21. Yüzyıl öğretmenleri için web 2.0 araçları. International Online Journal of Education Sciences, 4(1), 243-254. Retrieved from http://www.iojes.net/userfiles/ article/iojes_795.pdf

    7) Erkul, R. E. (2009). Sosyal medya araçlarının (web 2.0) kamu hizmetleri ve uygulamalarında kullanılabilirliği. Türkiye Bilişim Derneği, 116, 96-101. Retrieved from http://www. digitaldevlet.org/web2.0.pdf

    8) Horzum, M.B. (2010), Öğretmenlerin Web 2.0 araçlarından haberdarlığı, kullanım sıklıkları ve amaçlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi, 7(1), 603-634.

    9) İşlek, M.S. (2012). Sosyal Medyanın Tüketici Davranışlarına Etkileri: Türkiye’deki Sosyal Medya Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma. Yüksek lisans tezi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İşletme Anabilim Dalı, Karaman

    10) Onyebuchi, E. E. (2009). Making Sense of Web 2.0 Technology: Do European Students Use The Social Media Applications For Educational Goals? Master’s Thesis in Communication Studies, Retrieved from http://essay.utwente.nl/59499/1/ scriptie_E_Eze.pdf.

    11) Sağır, G. (2011). Tüketicilerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamalarını Algılaması. Yüksek lisans tezi, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Bilim Dalı, Malatya

    12) Toğay, A., Akdur, T.E., Yetişken, İ.C., & Bilici, A. (2013). Eğitim Süreçlerinde Sosyal Ağların Kullanımı: Bir MYO Deneyimi. Akademik Bilişim Konferansı, 28-30 Ocak 2013, Akdeniz Üniversitesi, Antalya. Retrieved from http://ab.org.tr/ab13/ kitap/AB2013_Bildiri_Kitap.pdf

    13) Uçak-Özenç, N. & Çakmak, T. (2010). Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Öğrencilerinin Web 2.0 Araçlarını Kullanım Özellikleri. 2. Uluslararası Değişen Dünyada Bilgi Yönetimi Sempozyumu, 22-24 Eylül 2010, Ankara. Retrieved from http://www.bby.hacettepe.edu.tr/yayinlar/dosyalar/bildiri_ kitap2010.pdf

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 25154226 defa ziyaret edilmiştir.