Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2017, Cilt 7, Sayı 1, Sayfa(lar) 001-011
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2017.178
Harita (Geomatik) Mühendisliği Öğretim Üyelerinin Bölüm, Eğitim ve Öğrenci İlişkileri Hakkındaki Görüşlerinin Değerlendirilmesi
Tahsin BOZTOPRAK1, Osman DEMİR2, Yakup Emre ÇORUHLU1
1Devlet Su İşleri (DSI) 12. Bölge Müdürlüğü, Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğü, Kayseri, Türkiye
2Karadeniz Teknik Üniversitesi, Harita Mühendisliği Bölümü, Trabzon, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Öğretim üyesi, Öğretim üyesi-öğrenci ilişkisi, Harita (geomatik) mühendisliği
Öz
Bu çalışma, ülkemizde harita (geomatik) mühendisliği bölümü bulunan üniversitelerde görevli öğretim üyeleri ile öğrencilerinin bölüm, eğitim ve öğretim üyesi-öğrenci ilişkileri üzerine yapılan/yapılacak iki farklı araştırmadan ilkidir. Öğrenci sayısının, öğretim üyesi sayısından çok fazla olması nedeniyle anket çalışması daha uzun sürecektir. Bu nedenle öğretim üyelerine uygulanan anket formundan elde edilen sonuçların öncelikle sunulması düşünülmüştür. Araştırma kapsamında hazırlanan anketi harita (geomatik) mühendisliği bölümünde öğrencisi bulunan 20 üniversitenin 13’ünde görevli 39 öğretim üyesi eksiksiz doldurmuştur. Öğretim üyelerinin çoğunluğu bölüm isminin farklı olmasının karmaşaya sebep olduğunu, anlattığı dersin konularına hâkim olduğunu, dersi öğretebilme becerisini yeterli bulduğunu, ders içeriklerini güncel tuttuğunu, ders esnasındaki genel tutumunu pozitif bulduğunu düşünmektedir. Öğretim üyeleri güncel müfredat ve bilimsel ilerlemeleri takip ettiklerini, ders konularına hâkim olduklarını, uygun ölçme ve değerlendirme teknikleri kullandıklarını düşünmektedir. Öğretim üyeleri öğrenciler ile iletişim kurmaktan kaçınmadığını, öğrencilere anlayış ve yakınlık gösterdiğini, sınav sorularını, ders içeriği ile uyumlu hazırladığını düşünmektedir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğrenciler ile yapılan/yapılacak anketten elde edilecek sonuçlar ile kıyaslandığında daha anlamlı hale gelecektir.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Akademisyenlik Mesleği
    Ülkemizde ‘Vizyon 2023’ hedefleri doğrultusunda bilim ve teknolojiye hâkim bir refah toplumu yaratma düşüncesi vardır. Bu toplumu oluşturmak, ancak geleceğin nitelikli insanlarını modern bilgiyle donatmakla mümkün olacaktır. Bilimin yuvası olan üniversiteler sahip olduğu nitelikli akademisyenler aracılığı ile bu amaca hizmet eden önemli kurumlardır. Ülkemizde üniversite sayısı son yıllarda hızla artarak Mayıs 2015 itibariyle 193’e yükselmiştir (Ünal & Düger, 2015).

    18-25 yaş arasındaki gençler için üniversitedeki öğrenim süreci ve yetişkinliğe geçiş dönemindeki gelişimsel süreç arasında önemli etkileşimler vardır. Başka bir deyişle, özellikle lisans düzeyindeki öğrenciler için üniversite yaşamı, gençlerin birçok yeni akademik, kişisel ve sosyal yaşantıları deneyimledikleri önemli bir gelişim süreci olarak nitelendirilebilir (Gizir, 2005). Özellikle lisans eğitimi esnasında akademik yani mesleki gelişimlerine ne fazla etki eden unsur hiç şüphesiz akademisyenlerdir.

    Akademisyenlik, çoğu zaman yüksek düzeyde konsantrasyonu gerekli kılan görevler içeren bir meslektir. Diğer bir ifadeyle akademisyenlik; öğretim, buluş, bütünleştirme, uygulama ve açık amaçlar, yeterli derecede hazırlık, uygun yöntemler, önemli sonuçlar, etkili sunuşlar ve ayrıntılı bir şekilde eleştirilmiş özelliklere sahip uğraşlardır (CCPH, 2005).

    Geleneksel olarak akademisyenliğin araştırma, öğretim ve hizmet olmak üzere üç farklı etkinliğinden bahsetmek mümkündür (Odabaşı et al., 2010). Akademisyenlerin temel görevlerinden biri öğretmenliktir. Öğretim, öğrencilerin bilgisini, zihnini, karakterini veya yeteneğini geliştirmektir.

    Sadece bilgiyi iletmeyi değil, aynı zamanda bilgiyi transfer etmeyi ve geliştirmeyi de içermektedir. Öğretim ile aktif öğrenen, eleştirel ve yaratıcı düşünen öğrenciler yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Buradan hareketle öğretmenlik; bilginin aktarılması, etkili öğrenme gerçekleştirmeleri için öğrencilere rehberlik yapılması ve öğrencinin ahlaki ve entelektüel gelişimine katkıda bulunulması için yapılır (Verburgh et al., 2007).

    Harita Mühendisliği
    Harita mühendisliği yeryüzünün şeklini, üzerindeki yapay ve doğal objelerin konumlarını ve birbirleri ile olan ilişkilerini matematik model ve ölçme yöntemlerini kullanarak tespit ve grafiksel olarak temsil etmekle ilgilenir. Uluslararası Haritacılar Birliği’nin tanımına göre harita mühendisi akademik nitelik ve teknik tecrübe sahibi, ölçme bilimini uygulayan, arazi ve coğrafi ilişkili bilgileri toplayan ve değerlendiren, bu bilgileri planlama ve arazinin etkin yönetimi için kullanan, benzeri uygulamaların gelişimine yönelik araştırmaları yapan profesyonel kişidir (Enemark, 2005; Palancıoğlu et al., 2007).

    Haritacılık eğitimi ülkelerin gerek kendi geleneklerinden, mesleğin icra edildiği uygulama alanının gereksinimlerinden ve gerekse diğer ülkelerin üzerlerindeki etkisinden dolayı değişik yapılanmalar göstermiştir. Bu tarihten gelen farklılıklar mesleğimizin adının da farklılaşmasına neden olmuştur (Mekik, 2005).

    Harita (geomatik) mühendisliğinin ülkemizdeki tarihsel süreci incelendiğinde, 1949 yılında o zamanki adıyla “İstanbul Teknik Okulu” olan bugünün Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Harita ve Kadastro Mühendisliği” ismiyle eğitime başlanmıştır. 1968’de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde “Jeodezi Mühendisliği” ve 1969 yılında da İstanbul Teknik Üniversitesi’nde “Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği” kurulmuştur. Yükseköğretim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1981 yılından itibaren bu mühendislik alanında eğitim veren ve verecek olan tüm bölümlerin adı “Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü” olarak standartlaşmıştır (İpbüker, 2008). Görüldüğü üzere bölüm ismi olarak tarihte harita ve kadastro mühendisliği, jeodezi mühendisliği, jeodezi ve fotogrametri mühendisliği gibi isimler kullanıldığı gibi son dönemde üniversitelerde ‘harita mühendisliği’ ve ‘geomatik mühendisliği’ isimleri kullanılmaktadır (Boztoprak et al., 2016).

    Bu çalışma, harita (geomatik) mühendisliği bölümlerinde görevli öğretim üyeleri ve öğrencilerinin bölüm, ders programı, ders içeriği, öğrenci-öğretim üyesi iletişimi gibi konulardaki düşünceleri ortaya koymayı amaçlayan iki çalışmadan ilkidir. Çalışma evreni öğrencilere nazaran daha az olan öğretim üyelerinin yukarıda belirtilen konulardaki düşünceleri yapılan anket sonuçları ile izah edilecektir. İkinci çalışmada öğrenci düşünceleri ile öğretim üyeleri görüşlerini kıyaslama imkânı olacaktır. Ancak bu çalışma için anket çalışması ve istatistik çalışması uzun süreceği için, ilk etapta öğretim üyelerine uygulanan anket sonuçları bu çalışma ile ortaya konmuştur.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Araştırmanın en önemli aşamalarından biri de veri ve bilgi toplama yöntem ve aracının seçilmesidir. Sosyal konularda yapılan araştırmaların veri kaynağı insandır ve onlardan doğrudan bilgi alma yöntemlerinden biri de anket yöntemidir. Anket yönteminin temelini, bir evren ya da örneklemi oluşturan birimlerden sistematik biçimde bilgi elde edebilmek oluşturur. Bu amaçla, yazılı ya da sözlü sorular sorarak bunların yanıtlarına ulaşılmaya çalışılır (Odabaşı, 1999).

    Araştırmanın Genel ve Çalışma Evreni
    Bir araştırma sürecinde, araştırma problemine uygun araştırma yönteminin belirlenmesinden sonra, araştırma evreninin belirlenmesi ve bu evrenden örneklemin seçilmesi aşaması gelir. Araştırmanın evreni olarak da nitelenen genel evren ve çalışma evreni olmak üzere iki tür evren vardır. Genel evren tanımlaması kolay ama ulaşılması güç hatta çoğu zaman imkânsız olan evrendir. Çalışma evreni, araştırma evreninin bütün niteliklerini temsil eden ve ulaşılabilirliği olan, onun küçük bir modelidir (Özen & Gül, 2007; Karasar, 2005).

    Araştırmanın genel evrenini, Türkiye’deki Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’na bağlı üniversitelerin harita (geomatik) mühendisliği bölümlerinde görevli öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Yükseköğretim Kurulu’na göre ülkemizde 34 üniversitede harita (geomatik) mühendisliği bölümü bulunmakta ve bu bölümlerde toplam 225 öğretim üyesi görev yapmaktadır. Öğretim üyelerinin 54’ü profesör doktor (%24), 88’i doçent doktor (%39) ve 83’ü yardımcı doçent doktor (%37) unvanına sahiptir (Tablo 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Harita (Geomatik) Mühendisliği Bölümlerinde Öğretim Üyesi Dağılımı1

    Harita (geomatik) mühendisliği bölümlerinde görevli öğretim üyesi sayısının fazla olmaması ve ulaşma imkânı bulunması nedeniyle genel evrendeki bazı kısıtlamalar doğrultusunda çalışma evreni ortaya çıkmıştır. Bu kısıtlamalar şunlardır;

    1. Harita (geomatik) mühendisliği lisans eğitiminde öğrencisi olan üniversiteler seçilmiştir.

    2. Hazırlanan anket formunun dili Türkçe olduğundan dolayı, anketteki soruların kolaylıkla anlaşılarak cevap verilmesi amacıyla yabancı uyruklu akademisyenlere anket formu gönderilmemiştir.

    3. Bu açıklamalar doğrultusunda yirmi üniversitede görevli profesör doktor (PD), doçent doktor (DD) ve yardımcı doçent doktor (YDD) unvanlı Türk öğretim üyelerine anket uygulaması yapılmıştır.

    Bu kısıtlamalar doğrultusunda araştırmanın çalışma evreni; 50’si profesör doktor (%25), 80’i doçent doktor (%41), 68’i yardımcı doçent doktor (%34) unvanlı toplam 198 öğretim üyesinden oluşmaktadır (Tablo 1).

    Araştırmanın Örneklem Grubu
    Örneklem, belli kurallara göre, belli bir evrenden seçilmiş ve seçildiği evreni temsil yeterliği kabul edilen küçük kümedir. Araştırmalar çoğunlukla örneklem kümeler üzerinde yapılır ve elde edilen sonuçlar ilgili evrenlere genellenir. Örnekleme yapılırken, öncelikle araştırmanın amaçları doğrultusunda sonuçların genellenmek istendiği evrenin sınırlandırılıp çalışma evreninin tanımlanması gerekir. Araştırmaların amaçlarına göre en uygun bir çalışma evreni vardır (Karasar, 2005).

    Üzerinde çalışılan bir evrenden örneklem seçme işlemine ise örnekleme denilmektedir. Seçilen örneklemden elde edilen bilgiler kullanılarak evren konusunda doğru bilgilere ulaşılmaya çalışılır (Arıkan, 2004).

    Araştırmanın çalışma evreninin sınırlı olması nedeniyle, anket formu uygulamasına 39 öğretim üyesi katılım sağlamış ve bunlar örneklem grubu olarak isimlendirilmiştir.

    Araştırmanın örneklem grubunu anket forumunu eksiksiz dolduran 39 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu, genel evrenin %17’sini, çalışma evreninin ise %20’sini temsil etmektedir. Örneklem grubunu oluşturan öğretim üyelerinden anket uygulamasına en fazla katılım sağlayan ilk üç üniversite sırasıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (% 21), Karadeniz Teknik Üniversitesi (%18) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (%10) olmuştur (Tablo 2).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Araştırmanın Örneklem Grubunu Oluşturan Öğretim Üyelerinin Üniversitelere Göre Dağılımı

    Anket Metodu ve “Online” Anketin Hazırlanması
    Çalışmada veri toplama aracı olarak niceliksel bir yöntem olan anket yönteminden yararlanılmıştır. Özellikle kısa zamanda geniş örneklem gruplarına ulaşmada yardımcı geçerli ve güvenilir veri toplama araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araçlardan önemli birisi de anketlerdir. Anketler kısa zamanda çok fazla kişiye ulaşmak ve bilgi toplamak amacıyla kullanılan bir veri toplama yoludur. Bu veri toplama aracı ile birlikte araştırılan konu hakkında insanlara direkt bilgi sorarak konu hakkında geniş örneklem grubundan bilgi toplanır. Anketlerle birlikte kısa zamanda çok fazla kişiye ulaşılarak mevcut durumun ortaya çıkarılması sağlanabilir (Cohen & Manion, 1994; Çepni, 2010).

    Farklı illerde ve çeşitli kademelerde görevli hedef kitle olan örneklem grubuna uygulanacak anketin internet üzerinden yapılmasının daha etkin olacağı düşünülmüştür. İnternetin insanlar tarafından en hızlı benimsenen araç olduğu göz önüne alınacak olursa araştırmacıların, istatistikçilerin internet teknolojisinden faydalanmaları yakın zamanda zorunluluk kazanacaktır. “Web” ortamına taşınan anket hazırlama, basma ve yayınlama işlemi herhangi bir sayfa düzenleyici programa gerek olmadan, internet ve tarayıcının olduğu herhangi bir bilgisayardan kolaylıkla yapılabilmektedir. İnternette yayınlanan anketler hem kolay doldurulabilirlik hem de kolay dağıtılabilirlik açısından fayda sağladığı gibi kâğıt üzerindeki verilerin bilgisayar ortamına taşınması problemini de geride bırakmaktadır (Özüsağlam et al., 2009). İnternet ortamında hazırlanan “online” anketler araştırma yapan bireylere; dinamik tasarım ve ekran dizaynında esneklik, maliyeti azaltma, çok sayıda örnekleme ulaşma, kısa zamanda veriye ulaşma, verileri tesadüfî hatadan arındırma gibi birçok avantaj sunmaktadır (Çoruhlu & Demir, 2014).

    Online anket formu yedi tanesi tek seçimli, 10 tanesi çok seçimli olmak üzere toplam 17 sorudan oluşmaktadır. Tek seçimli yedi sorudan beş tanesi (1-5) kişisel bilgilere, iki tanesi (6-7) bölüm isimlerinin üniversitelerde birbirinden farklı olmasının sorun olup/olmadığı ve isminin ne olması gerekliliğine ilişkin sorulardır.

    Çok seçmeli sorulardan (8-17), sekizinci soruda görev yaptıkları bölümün fiziki ve teknik altyapılarına, dokuzuncu soruda ders içeriklerine, 10. soruda ders anlatma yöntemlerine, 11. soruda öğrencilerin dersleri anlama ve öğrenme isteğini etkileyen unsurlarına ilişkin tespitlerini, 12. soruda ders planları ve içeriklerini, 13. soruda öğrenci-öğretim üyesi ilişkilerini, 14. soruda ders müfredatına, 15. soruda sınav, ödev vb. değerlendirme araçlarına, 16. soruda staj eğitimine, 17. soruda öğrencilerin mesleki kaygılarına ilişkin ifadeler yer almaktadır. Öğretim üyelerinden sorularda geçen ifadelerden katıldıklarını/ tespit ettiklerini işaretlemesi talep edilmiştir.

    Hazırlanan Anket Formunun Uygulanması ve Verilerin Analizi
    Anket formunda yer alan tüm soru ve cevap seçenekleri bir internet sağlayıcı aracılığı ile veri tabanına yüklenmiştir. Ardından anket formuna internet aracılığı ile ulaşımı sağlayacak ‘URL’ adresi oluşturulmuştur (Çoruhlu & Demir, 2014).

    Öğretim üyelerinin bölüm web sitelerinde yer alan elektronik posta adreslerine anketin amacını kısaca anlatan bir mesaj ile birlikte oluşturulan ‘URL’ adres bilgileri gönderilmiştir. Anket formunu doldurmak isteyen öğretim üyeleri/görevlileri e-postada gönderilen anket linkini tıklayarak, anket formuna ulaşarak soruları “online” olarak yanıtlamışlardır. Anketin doldurulmasından sonra tüm veriler analiz edilmek üzere değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir.

    Anket sonucu elde edilen veriler frekans ve yüzde değerlerinin bulunduğu tablolar ve grafikler halinde sunulmuştur (Şekil 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Örneklem grubunun yaş aralığı dağılımı.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Araştırma kapsamında hazırlanan ankette, çalışma grubuna yöneltilen çok seçmeli sorularda bölüm, eğitim müfredatı, öğrenci-hoca iletişimi, ders programı ana başlıkları altında yer alan ifadelerden kendilerince uygun olanları işaretlemeleri talep edilmiştir.

    Demografik verilere ilişkin bilgilere Şekil 1-3’de, bölümlere ilişkin bilgilere Tablo 1-3’de, hazırlanan anket formunda yer alan ifadelere ilişkin bilgilere Tablo 4’de yer verilmiştir. Araştırma kapsamında hazırlanan anket formunun ilk beş sorusu kişisel bilgileri içermektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 2: Örneklem grubunun cinsiyet dağılımı.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 3: Örneklem grubunun unvanlara göre dağılımı.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Bölüm İsmi Tercihinin Unvanlara Göre Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Ankette Yer Alan İfadelere Katılım Oranlarının Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Devam


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Devam

    Örneklem grubuna ait demografik bilgiler Şekil 1 ve 2’de verilmiştir. Örneklem grubunun büyük çoğunluğu erkek öğretim üyelerinden oluşmaktadır. Örneklem grubunun yaklaşık yarısı 41-50 yaş aralığında olup, 61 ve üzeri yaş aralığında olan öğretim üyesi oranı %5’tir. Örneklem grubunun yaklaşık yarısı 21 ve üzeri yıl akademik çalışma süresine sahiptir (Şekil 4).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 4: Örneklem grubunun akademik çalışma yılı dağılımı.

    Örneklem grubunun unvanlarına göre dağılımı Şekil 3’de verilmiştir. Şekil 3 incelendiğinde örneklem grubunun homojen bir dağılım gösterdiği görülmektedir. Örneklem grubunun unvanlara göre temsil durumu incelendiğinde; çalışma evreninde yer alan PD unvanlı öğretim üyelerinin evrenin %27’sini, DD unvanlı öğretim üyelerinin %18’ini ve YDD unvanlı öğretim üyelerinin %18’ini temsil ettiği görülmektedir.

    Örneklem grubuna yöneltilen “bölümün/mesleğin farklı isimlere sahip olması karmaşaya sebep oluyor mu?” sorusuna verilen cevaplar Şekil 5’de verilmiştir. Örneklem grubunun yaklaşık yarısı bölüm/meslek isminin farklı isimlerle anılmasının karmaşaya sebep olduğunu düşünmektedir. Kısmen karmaşaya sebep olduğunu düşünen öğretim üyelerinin oranı da eklendiğinde, isim karmaşasının olduğunu düşünenlerin oranı artmaktadır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 5: Bölüm isminin farklı olmasının karmaşaya sebep olup-olmama durumunun unvanlara göre dağılımı.

    Örneklem grubuna yöneltilen “sizce bölümün/mesleğin adı ne olmalı?” sorusuna, öğretim üyeleri tarafından verilen cevaplar Tablo 3’de verilmiştir. Bölüm ismi konusunda iki seçenekte yoğunluk bulunmaktadır. Bunlar harita mühendisliği ve geomatik mühendisliğidir. Bölümün bir önceki ortak ismi olan jeodezi ve fotogrametri mühendisliği ismi ise hiçbir öğretim üyesi tarafından seçilmemiştir (Tablo 3).

    Örneklem grubuna yönelik “bölümün fiziki ve teknik altyapısı hakkındaki görüşleriniz” başlıklı çok seçmeli altı tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, Tablo 4 incelendiğinde, öğretim üyelerinin yaklaşık yarısının bölümün fiziki ve teknik altyapısını yeterli bulduğu, büyük çoğunluğunun ise araştırma görevlisi sayısının ise yeterli bulmadığı görülmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “ders içeriği hakkındaki görüşleriniz” başlıklı çok seçmeli beş tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu anlattıkları ders konularına hâkim olduklarını, ders içeriklerini güncel tuttuklarını, ders öğretme becerilerini yeterli bulduklarını ve ders esnasında pozitif tutum içerisinde olduklarını, yaklaşık yarısı ise öğrencilere karşı akademik danışmanlıklarını yeterli bulduklarını düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “ders anlatma yöntemi hakkındaki görüşleriniz” başlıklı çok seçmeli dört tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu konu anlatımlarına yeterli zaman ayırdıklarını, dersleri görsel araçlar ile işlenmesinin önemli olduğunu, ders kapsamında ödev verilmesini, yaklaşık yarısı ise konulara ilişkin yeterli sayıda örnek çözümü yaptığını düşünmektedir. Öğretim üyelerinin yaklaşık yarısı öğrencilerin derse katılımının desteklenmesi durumunda öğrencilerin motive olacağını, dersin uygulamalı olması durumunda öğrencinin konuyu anlamasının kolaylaştığını ve derste işlenen konuların mesleki hayatlarında karşılarına çıkma ihtimalinin yüksek olması durumunda öğrencilerin olumlu yönde etkilendiklerini düşünmektedir.

    Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu dersin sayısal veya sözel olmasının, ders kredisinin fazla olmasının öğrenciyi motive etmediğini, dersin teorik olmasının öğrencinin konuyu anlamasını zorlaştırmadığını, derste işlenen konuların mesleki hayatlarında karşılarına çıkma ihtimalinin düşük olmasının öğrencileri olumsuz etkilemediğini düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “öğrencinin dersi anlama ve öğrenme isteğini etkileyen unsurlar hakkındaki görüşleriniz” başlıklı çok seçmeli altı tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin yaklaşık yarısı temel derslerin, mesleki derslerin ve uygulamalı derslerine ait haftalık ders saatleri yeterli görmektedir.

    Öğretim üyelerinin çoğunluğu, mesleki bilgisayar programlarının öğretildiği derslerin, mesleki rehberlik içeren derslerin ve kişisel gelişime yönelik derslerin haftalık ders programında yer almasını düşünmemektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “öğrencilerin öğretim üyeleri ile ilgili problemleri” başlıklı çok seçmeli on tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin çoğunluğu ders konularına hakim olduklarını, güncel müfredat ve bilimsel ilerlemeleri takip ettiklerini, kişisel ve mesleki gelişim gösterdiklerini, öğrenciler arasında ayrımcılık yapmadıklarını, öğrencilerle iletişim kurmaktan kaçınmadığını, öğrencilere anlayış ve yakınlık gösterdiğini, sınavlarda uygun ölçme ve değerlendirme teknikleri kullandıklarını düşünmektedir.

    Öğretim üyelerinin yaklaşık yarısı öğrencilerin öğrenme becerisini yetersiz bulduğunu, büyük çoğunluğu ise sınıftaki öğrenci sayısının ders verimi açısında uygun olmadığını, akademik ve bilimsel kaygılardan uzaklaşamadığını düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “derslerle ilgili problemler” başlıklı çok seçmeli yedi tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu ders saatlerinin fazla olmadığını, ders saatlerine uymaya gayret ettiğini, ders programında mesleki olarak karşılaşma imkanı az olan/olmayan derslerin olmadığını, meslek dışı derslerin ders sayısının fazla olmadığını düşünmektedir. Ayrıca öğretim üyelerinin çoğunluğu derslerini yüzeysel işlemediğini, seçmeli derslerin yeterli olduğunu düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “sınav, ödev, sunum, proje vs.ölçme ve değerlendirme araçlarıyla ilgili problemler” başlıklı çok seçmeli sekiz tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu sınav sorularının ders içeriği ile uyumlu hazırlandığını, sınav sorularının ezbere dayalı olmamasına dikkat ettiğini, final sınavlarının zor olmaması gerektiğini, derslerde aynı sayıda ara sınav yapılması gerektiğini, sınav sorularının önceki yıllarda sorulan sorulara benzerlik göstermediğini düşünmektedir. Ayrıca öğretim üyelerinin çoğunluğu çok fazla ödev verilmemesi gerektiğini, açık uçlu sorular ile ödev ve projelerin değerlendirmesinde tutarlı olmadığını, sınavların üst üste gelmemesine dikkat etmediğini düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “stajların eğitime katkısı hakkındaki görüşleriniz” başlıklı çok seçmeli beş tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin çoğunluğu stajların öğrenciyi mesleğe hazırladığını, staj süresinin yeterli olduğunu ve stajların derslere olumlu yönde etki ettiğini düşünmektedir. Ayrıca öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu staj yapılan yerlerde öğrencilere yeterli ilginin gösterilmediğini ve öğrencinin de stajda devam durumuna özen göstermediğini düşünmektedir.

    Örneklem grubuna yönelik “öğrencilerin meslek ile ilgili kaygılar” başlıklı çok seçmeli dört tane ifadeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu öğrencilerinin maddi açıdan tatmin edici bir iş bulamama ve mezuniyet sonrası ne yapacağını bilememe kaygısı taşıdığını düşünmektedir. Ayrıca öğretim üyelerinin çoğunluğu öğrencilerin iş bulamama, yeterli mesleki bilgi ve beceriye sahip olmama kaygısı yaşamadığını düşünmektedir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Bu çalışma, ülkemizde harita (geomatik) mühendisliği bölümü bulunan üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin görevli oldukları bölüm, eğitim, ders içerikleri, staj ve öğretim üyesiöğrenci ilişkileri gibi konulardaki düşüncelerini öğrenmek amacıyla hazırlanmıştır.

    Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu öğretim üyelerine gönderilmiştir. Hazırlanan ankette demografik bilgiler elde etmek amacıyla beş soru ve bölüm ismi hakkındaki düşüncelerini içeren iki soru yer almıştır. Ayrıca 10 tane çoklu seçmeli konu grubu oluşturulmuştur. Bu konu grupları altında bulunan toplam 64 ifadeden öğretim üyelerinin katıldıkları ifadeleri işaretlemesi istenmiştir.

    Sonuç olarak, öğretim üyeleri bölüm isimlerinin birbirinden farklı olmasının karmaşaya sebep olduğunu düşünmektedir. Ancak bölüm tercihleri konusunda yine de bir çoğunluğa ulaşılamamış ve bölüm ismi olarak hali hazırda kullanılan ‘harita mühendisliği ve geomatik mühendisliği’ isimleri ön plana çıkmıştır. Bu hususta meslek odası (Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası) ile üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin ortak bir karara varması ve bu kararın Yükseköğretim Kurulu’na bildirilerek bölüm isminin standartlaştırılması faydalı olacaktır.

    Öğretim üyelerinin çoğunluğu görev yaptıkları bölümün fiziki ve teknik altyapısını yeterli bulmakta fakat araştırma görevlisi sayısının yetersiz olduğunu düşünmektedir. Son yıllarda bölüm sayısında artış meydana gelmiş, bu artış nedeniyle hem öğretim üyesi hem de araştırma görevlisi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından ‘Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’ (ÖYP) ile üniversitelere araştırma görevlisi alımları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca üniversitelerin değişik kadro yapısı ile araştırma görevlisi alma yetkisi düşünüldüğünde, bu ihtiyacın hızlı bir şekilde giderilmesi mümkün olabilir.

    Öğretim üyelerinin çoğunluğu akademik danışmanlıklarının yeterli olduğunu ve mesleki rehberlik derslerine ihtiyaç duyulmadığını düşünmektedir. Ancak akademik danışmanlığını yeterli gören öğretim üyelerinin yaklaşık %30’u mesleki rehberlik derslerine ihtiyaç olduğunu, %62’si de öğrencilerin mezuniyet sonrası ne yapacağını bilememe kaygısı yaşadığını düşünmektedir. Üniversiteler tarafından “Kariyer Günleri” veya farklı isimlerle organize edilen etkinliklerde, öğrenciler ile profesyoneller bir araya getirilerek öğrencilerin mesleklerini daha yakından tanımasına imkân tanınmaktadır. Ancak müfredata ders şeklinde eklenmese bile öğrenciler ile profesyonellerin bir araya getirilerek soru-cevap şeklinde yapılacak söyleşilerin öğrenciler adına daha yararlı olacağı düşünülmektedir.

    Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu öğrencinin staja devam durumuna özen göstermediğini ve staj yapılan yerlerde öğrencilere yeterli ilginin gösterilmediğini düşünmektedir. Kamu kurum ve kuruluşların yapılan işlerin standart olması nedeniyle staj yapan öğrencilerde ve staj sorumlusu personelde “sıkılma” meydana gelmektedir. Özel sektörde ise çoğunlukla mühendislik öğrencileri “arazi personeli” olarak stajını geçirmekte ve mühendislik konularından uzak kalmaktadır. Bu durum öğrencilere belli kazanımlar sağlayacaktır, ancak bu kazanımlar mühendislik öğrencileri için yeterli seviyede olmayacaktır. Mühendislik fakültelerinde genellikle iki staj dönemi bulunmaktadır. Bu staj dönemlerinin biri özel sektörde diğeri kamu sektöründe yapılmalıdır. Her ne kadar öğretim üyeleri staj süresinin yeterli olduğunu düşünse de, staj süresi hem öğrenciyi hem de staj sorumlusunu “sıkmayacak” seviyelere getirilmelidir. Bu şekilde öğrencilerin staja “devamlılığı” sağlandığı gibi, staj sorumlusunun “daha çok zaman var” düşüncesinden uzaklaşarak stajyer öğrenci ile daha fazla ilgilenmesi sağlanabilir.

    Yukarıda elde edilen sonuçlar, çalışmada kullanılan anket formunun bir benzerinin öğrencilere uygulanması ve alınacak cevapların kıyaslanması durumunda daha anlamlı hale gelecektir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Arıkan, R. (2004). Araştırma teknikleri ve rapor hazırlama. Ankara: Asil Yayın.

    2) Boztoprak, T., Demir, O., & Çoruhlu, Y. E. (2016). Türkiye’de Harita Mühendisliği Alanında Yapılmış Doktora Tezlerinin İçerik Analizi, Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 6(2), 252-260

    3) Cohen, L. & Manion, L. (1994). Research methods in education, Fourth Edition, London & Newyork: Routledge.

    4) Community-Campus Partnerships for Health (CCPH) (2005). Linking Scholarship and Communities: The Report of the Commission on Community-Engaged Scholarship in the Health Professions. Retrieved from http://depts.washington.edu/ ccph/pdf_files/Commission%20Report%20FINAL.pdf

    5) Çepni, S. (2010). Araştırma ve proje çalışmalarına giriş, Beşinci Baskı, Trabzon: Pegema Yayıncılık.

    6) Çoruhlu, Y. E. & Demir, O. (2014). Vakıf taşınmazların yönetim sorunlarının tespit edilmesine yönelik bir durum tespiti çalışması, Gümüşhane Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 4(1), 94-106

    7) Enemark S. (2005). Global Trends in Surveying Education: and the role of the FIG, Azimuth, 43(3), 19-21.

    8) Gizir, C. A. (2005). Ortadoğu Teknik Üniversitesi son sınıf öğrencilerinin problemleri üzerine bir çalışma, Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1(2), 196-213.

    9) İpbüker, C. (2008). Mesleki kimliğimizde yeni açılımlar, HKM Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi, 1(98), 43- 50.

    10) Karasar, N. (2005). Bilimsel araştırma yöntemi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

    11) Mekik, Ç. (2005). Dünyada Jeodezi ve Fotogrametri (Geomatik) Mühendisliği Eğitimi ve Sertifikasyon, Prof. Dr. Ekrem Ulusoy Anısına 50. Yıl Eğitim Sempozyumu, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul, Şubat 2005.

    12) Odabaşı, H. F., Fırat, M., İzmirli, S., Çankaya, S., & Mısırlı, Z. A. (2010). “Küreselleşen

    13) Dünyada Akademisyen Olmak”, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10(3), 127-142

    14) Odabaşı, Y. (1999). Anket Yöntemi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları, No: 1081, ss. 79-97.

    15) Özen, Y. & Gün, A. (2007). Sosyal ve eğitim bilimleri araştırmalarında evren-örneklem sorunu, Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, 15, 394-422.

    16) Özüsağlam, E., Atalay, A. & Toprak, S. (2009). Web Tabanlı Anket Hazırlama Sistemi, IX. Akademik Bilişim Konferansı, Harran Üniversitesi, Şanlıurfa.

    17) Palancıoğlu, H. M., Erkaya, G. & Hoşbaş, G. (2007). Avrupa Birliği Sürecinde Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği’nin Durumu, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 11. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, Ankara.

    18) Yükseköğretim Kurulu (YÖK) (2015). Yükseköğretim Kurulu istatistik sayfası. Retrieved from https://istatistik.yok.gov.tr

    19) Ünal, S. & Düger, Y.S. (2015). Akademik personelin finansal gönenç hâli ile finansal davranış eğilimi arasındaki ilişkiye yönelik ampirik bir araştırma, AİBÜ-İİBF Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 11(1), 213-226.

    20) Verburgh, A., Elen, J. & Lindblom-Ylanne, S. (2007). Investigating the myth of the relationship between teaching and research in higher education: A review of empirical research. Studies in Philosophy and Education, 26(5), 449-465.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 16237283 defa ziyaret edilmiştir.