Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2018, Cilt 8, Sayı 1, Sayfa(lar) 162-171
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2018.258
Akademik Teşvik Ödeneğinin Bilimsel Faaliyetlere Etkisi Hakkındaki Akademisyen Görüşleri
Eser ÜLTAY, Neslihan ÜLTAY
Giresun Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümü, Giresun, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Akademik teşvik ödeneği, Akademisyen, Bilimsel faaliyet, Yükseköğretim
Öz
Akademik teşvik ödeneğinin akademisyenlerin bilimsel faaliyetlerine ivme kazandırdığı bir gerçektir. Ancak akademik teşvik ödeneği ile birlikte bilimsel faaliyetlerin nasıl etkilendiği hakkında akademisyenlerin görüşlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan akademisyenlerin, akademik teşvik ödeneğinin yapmış oldukları akademik faaliyetlere olan etkisi hakkında görüşlerini belirlemektir. Araştırma, Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2016-2017 akademik yılı güz döneminin sonunda gerçekleştirilmiş olup, araştırmaya Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan 34 akademisyen katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak dokuz açık uçlu sorudan oluşan bir tarama formu kullanılmıştır. Akademik teşvik ödeneğinin bilimsel faaliyetlere olan olumlu katkıları yayın sayısının nicelik olarak artması, dolayısıyla atıf sayısının artması, yıllardır bilimsel faaliyette bulunmayan akademisyenlerin bile en az birkaç tebliğ yayınlamaları, proje katılımlarının artması şeklinde görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Akademisyenlerin uygulama hakkındaki olumsuz görüşleri ise; çalışma arkadaşlarının dergilerin yayınlanma sürecinin uzun olmasından dolayı, daha kısa sürede dönüş sağlayan paralı dergileri tercih etmeleri, birbirlerine karşılıklı atıf yapan akademisyenlerin varlığı ve kontrolsüzce artan uluslar arası sempozyum/kongrelere birden fazla bildiri ile katılım yapılması şeklinde belirtilebilir. Bu olumsuz durumların ortadan kaldırılması için yönergelerin her alan için daha açık ifade edilmesine ve bazı kriterlerin değiştirilmesine/geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Üniversiteler bilgi üretilen merkezler olmaları dolayısıyla ülkelerin kalkınma anlayışında önemli bir yere sahiptir. Akademisyenler ise bilgi üretme sürecine bilimsel faaliyetlerde bulunarak katkı sağlarlar. Aynı zamanda bilgi işçileri olarak da nitelendirilen akademisyenler insan kaynağının daha verimli hale getirilmesinde de kritik bir rol üstlenmiştir (Özer, 2011; Alparslan, 2014).

    Bilimsel faaliyetlerde bulunmak aynı zamanda akademisyenlerin kariyer basamaklarında ilerlemeleri için de gereklidir (Demir, Demir & Özdemir, 2017). Akademisyenler için kariyer basamakları yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük olarak ifade edilebilir ve bu atamalar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 28.01.1982 tarih, 17588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği hükümlerince gerçekleşmektedir. Akademisyenlerin kariyer basamaklarında ilerleyebilmeleri ve bilimsel faaliyetlerde bulunabilmeleri için istekli ve durumlarından memnun olmaları gerekmektedir. Akademisyenlerin olumlu tutum ve davranışlarının pekiştirilmesi ve artırılması bağlamında daha önceki çalışmalarda belirlenmiş olan faktörler fiziksel imkânlar, sosyal-kültür-sağlık faaliyetleri, akademik bilgiye erişim imkanları, eğitim kalitesi, idari faaliyetlerden memnuniyet, akademik teşvik, yönetim ve birimler arası iletişim, kararlara katılım, algılanan örgütsel destek ve işbirliği/dayanışma ortamı sayılabilir (Alparslan, 2014).

    Bilimsel faaliyetleri artırmak ve akademisyenlerin olumlu tutum ve davranışlarına katkıda bulunmak amacıyla 2014 yılında çıkarılan 6564 sayılı yasa ile üniversite akademik personeline akademik teşvik ödeneği adı ile ek ödeme yapılmasına karar verilmiştir. Akademik teşvik ödeneği, 2015 ve 2016 yıllarında yönetmeliklerle düzenlenmiş bir destek uygulamasıdır (Ağın & Göktürk, 2017). Ülkemizdeki devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenler, 2016 yılından itibaren akademik teşvik ödeneği kapsamında bir önceki yıl yapmış oldukları akademik faaliyetlerden topladıkları puanlar oranında, içinde bulundukları yılın Şubat ayından itibaren her ay, edindikleri puanlara bağlı olarak akademik teşvik ödeneği almaktadırlar (Turhan & Erol, 2017; Yıldız, 2017). Bu ödenekten faydalanabilmek için asgari 30 puan almak şartı getirilerek, akademisyenlerden çeşitli bilimsel faaliyetlerde bulunmaları beklenmektedir. 2016 yılı Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’ne göre bu faaliyetler; proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent, atıf, tebliğ ve ödül olarak belirlenmiş olup her kategoriden en fazla 30 puan alınabileceği belirtilmiştir. Bu açıdan bakıldığında yönetmeliğin bilimsel üretim süreçlerini yönlendirme potansiyeli taşıdığı söylenebilir. Öyle ki sadece bir kategoride çalışmak yerine daha fazla puan toplayabilmek için akademisyenlerin diğer çalışma kategorilerinde de faaliyet göstermesi gerekmektedir. Böylece bilgi üretim merkezlerinden biri olan üniversitelerde bilimsel faaliyetlerin nitelik ve niceliğini artırmak hedeflenmiştir.

    Akademik teşvik ödeneğinin akademisyenlerin bilimsel faaliyetlerine ivme kazandırdığı bir gerçektir (Tablo 1). Tablo 1’de de görüldüğü gibi 2016 yılında bu ödenekten faydalanan akademisyen sayısı 25988 iken, 2017 yılında %55’lik bir artışla 40366’ya ulaşmıştır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Devlet Üniversitelerinde Akademik Teşvik Ödeneğinden Yararlananların Unvan ve Yıla Göre Dağılımı *

    Tablo 1’e göre akademik teşvik ödeneğinden faydalanan akademisyen sayısındaki artışa bakarak bilimsel faaliyetlerin de sayısının arttığını söylemek mümkündür. Ancak nitelik açısından bilimsel faaliyetlerin nasıl etkilendiği hakkında akademisyenlerin görüşlerinin belirlenmesi önemlidir. “Acaba akademisyenler sadece belli bir puanı yakalamak, ya da alacağı teşvik ödeneğinin miktarını artırabilmek için yalnızca niceliğe mi odaklanarak çalışma yürütüyorlar; akademik faaliyetlerin niteliği bu durumdan nasıl etkilendi?” soruları hakkında akademisyenler ne düşünüyorlar ve bu konuları nasıl değerlendiriyorlar?

    Bu soruların cevapları önümüzdeki yıllarda oluşacak bilimsel faaliyetlerin kalitesini ve tabii ki, Türkiye’nin dünyadaki akademik yerini belirleyeceğinden dolayı önemlidir. Bu çalışmanın temel amacı Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan akademisyenlerin, akademik teşvik ödeneğinin yapmış oldukları akademik faaliyetlere olan etkisi hakkında görüşlerini belirlemektir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Bu çalışma bir durumu aydınlatmak ve değerlendirmeler yapmak amacıyla yürütüldüğü için betimsel araştırmalardan ‘örnek olay’ araştırmasına uygundur. Örnek olay araştırmaları bir grubun bir yönünün derinlemesine ve kısa sürede araştırılmasına imkân verir ve daha çok nitel araştırma yaklaşımlarının sahip olduğu özellikleri taşıyan bir araştırma yöntemidir (Çepni, 2007). Araştırma, Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2016-2017 akademik yılı güz döneminin sonunda gerçekleştirilmiştir.

    Örneklem
    Araştırmaya Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan 34 akademisyen katılmıştır. Akademisyenler A1, A2, ..., A34 şeklinde kodlanmıştır. Araştırmaya katılan akademisyenlerin demografik bilgileri Tablo 2’de sunulmuştur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Araştırmaya Katılan Akademisyenlerin Demografik Bilgileri

    Tablo 2’ye göre araştırmaya katılan akademisyenlerin 17’si kadın 17’si erkek olmakla beraber, deneyimleri 2-31 yıl arasında değişmektedir. Araştırmaya Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta olan toplam 110 akademisyenden yalnızca 34’ü katılmıştır. Araştırmaya katılımda gönüllülük esas olup, akademisyenlerin tamamına ulaşılmış ancak 34’ünden geri dönüş olmuştur.

    Veri Toplama Aracı ve Verilerin Toplanması
    Araştırmada veri toplama aracı olarak dokuz açık uçlu sorudan oluşan bir tarama formu kullanılmış olup, tarama formundaki sorular araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ve tarama formu soruları Ek 1’de sunulmuştur. Araştırmada akademisyenlerin, akademik teşvik ödeneği başvuruları ile ilgili sayısal verilerin bulunduğu soruların dışında, yapmış oldukları çalışmaları da değerlendirerek cevap verecekleri sorular da bulunduğundan tarama formundaki sorular, mülakat tekniği yerine, akademisyenlere kâğıda basılı olarak verilmiş ve yazılı cevaplar istenmiş olup, bunun için iki hafta süre tanınmıştır. Bu süre zarfının sonunda dönüş yapmayan akademisyenlere tekrar bir hatırlatma yapılıp bir hafta daha beklenmiş, bu sürenin sonunda da dönüş yapmayan akademisyenler çalışmanın dışında tutulmuştur.

    Verilerin Analizi
    Tarama formundan elde edilen veriler soruların niteliğine göre bir analize tabi tutulmuştur. Tarama formunda yer alan ilk üç soru hariç diğer sorular içerik analizi yapılarak değerlendirilmiş olup, ilk üç soru ise akademisyenlerin 2015 ve 2016 yılları için almış/alacak oldukları akademik teşvik puanını sorguladığından karşılaştırmalı olarak tablolaştırılmıştır.

    Araştırmada Nitelik
    Tarama formundaki sorular uygulamadan önce iki akademisyene okutularak görüşleri alınmış, görünüş geçerliği sağlanmak üzere değerlendirilmiş ve sayfa düzeni, okunabilirlik açısından tekrar düzenlenmiştir. Görüşleri alınan uzmanlardan ilki Türkçe eğitimcisi bir doçent olup, formdaki soruların anlaşılabilirliğini kontrol etmiştir. Diğeri ise eğitim bilimci bir profesördür. Her iki uzman da çalışmaya katılımcı olarak dâhil edilmemiştir. Geçerlik ve güvenilirlik nicel araştırmalar için kullanılan kavramlarken, nitel araştırmalarda geçerlik ve güvenirlilik yerine inandırıcı, aktarılabilir, tutarlı ve teyit edilebilir olması gibi farklı terimlere yer verilmektedir (Lincoln & Guba, 1985).

    Veri toplama süreci başlamadan önce akademisyenlere, araştırmacılar tarafından “verilerin sadece araştırma amaçlı kullanılacağı” ve “bazı demografik bilgileriniz dışında hiçbir verinin çalışmanın okurları ile paylaşılmayacağı” gibi bilgiler sunulmuştur. Bu bilgilendirmenin amacı akademisyenlerin rahat ve içten cevap vermelerini sağlayıp çalışmanın inandırıcılığını artırmaktır. Ayrıca veri toplama sürecinde sorular akademisyelere basılı olarak verildiği için akademisyenlerin rahatça ve alışık oldukları ortamlarda soruları cevaplayabilmeleri için fırsat tanınmıştır. Böylece yine çalışmanın inandırıcılığı artırılmaya çalışılmıştır.

    Tarama formundaki sorulara verilen cevaplar çalışmanın inandırıcılık ve tutarlılığını artırmak amacıyla farklı zaman ve mekânlarda üç defa gerekli indirgemeler yapılıp kritik cevaplar tespit edilerek kod havuzları oluşturulmuş, bu kodlar da temalara/ kategorilere ayrılmaya çalışılmıştır. Bu aşamaların geçerlik ve güvenilirliği uzman görüşleri ile sağlanmıştır. Araştırmanın geçerlik ve güvenilirliğinin sağlanmasında bir diğer önemli nokta da araştırmacının pozisyonudur. Araştırmacılar, aynı zamanda akademisyenlerin çalışma arkadaşları olması sebebiyle, akademisyenler alışık oldukları çalışma arkadaşlarıyla araştırmayı gerçekleştirmiş ve çalışmanın uzun süreli katılım eksikliği böylece giderilmeye çalışılmıştır.

    Aktarılabilirlik nitel araştırmalarda genelleme yerine kullanılan bir kriterdir (Miles & Huberman, 1994). Nitel araştırmalarda araştırma sonuçlarının genellenmesi çok mümkün olmadığı için, ancak benzer durumlara aktarılabilirliğinden bahsedilebilir (Yıldırım & Şimşek, 2011). Bu araştırmada aktarılabilirliğin artırılması adına araştırma sürecinde elde edilen veriler bulgular bölümünde okuyucuya yorum yapılmadan, gerekli yerlerde temalar ve kategoriler altında düzenlenerek sunulmuştur. Bu şekilde okuyucu araştırılan duruma ilişkin sonuçlara daha net bir şekilde ulaşacak ve kendi oluşturduğu araştırma durumlarına aktarma fırsatını elde edecektir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Tarama formunda yer alan sorulara akademisyenlerin vermiş oldukları cevaplar, benzer sorular aynı tablolarda olmak üzere, aşağıda gösterilmiştir. Bu bağlamda, tarama formundaki 1., 2. ve 3. sorulara verilmiş olan cevaplar Tablo 3’te sunulmuştur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Tarama Formunda Yer Alan 1., 2. ve 3. Sorulara Akademisyenlerin Vermiş Oldukları Cevaplar

    Tablo 3’e göre araştırmaya katılan 34 akademisyenden 19’unun 2016 yılında akademik teşvik ödeneğinden faydalanamamış olduğu görülmektedir. Bu akademisyenlerden 11’i 2017 yılı için akademik teşvik ödeneği alabilmek için başvuruda bulunmuştur. 2016 yılında akademik teşvik ödeneğinden faydalanan 15 akademisyenin ise 12’si ödenek puanını artırmıştır. Buna rağmen yalnızca dokuz akademisyen bu ödeneğin akademik faaliyetlerini artırdığını söylemiştir. Dört akademisyen kısmen artırdığını söylemiş, bir akademisyen ise akademik faaliyetlerinde bu ödeneğin çeşitlilik sağladığını ifade etmiştir. Ayrıca A8 kodlu akademisyen 2016 yılında 40 puanı olmasına rağmen akademik teşvik ödeneğine başvuruda bulunmadığını belirtmiştir. Tarama formunda yer alan 4. ve 5. sorulara akademisyenlerin vermiş oldukları cevaplar Tablo 4’te sunulmuştur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Tarama Formunda Yer Alan 4. ve 5. Sorulara Akademisyenlerin Vermiş Oldukları Cevaplar

    Tablo 4’e göre akademik teşvik ödeneğini faydalı bulan akademisyen sayısı 20 olup, kısmen faydalı bulan akademisyen sayısı sekiz ve faydalı olduğunu düşünmüyorum diyen akademisyen sayısı ise beştir. Bununla beraber bu ödeneğin akademik faaliyetlerin kalitesini olumsuz etkilediğini düşünen akademisyen sayısı 16’dır. Bu akademisyenler bu olumsuzluğa gerekçe olarak kalitesiz yayınların ve atıf ortaklığının ortaya çıktığını belirtmişlerdir. Ayrıca sekiz akademisyen “çalışmaların nitelikten ziyade niceliğini artırdı” demiştir, üç akademisyen ise yönergelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İki akademisyen makalelerin kalitesinde fazla bir değişiklik olmadığını, ancak tebliğlerin kalitesinin düştüğünü söylerken bir akademisyen ise herkesin teşvik ödeneğinden faydalanabilmek için bu konuya odaklandığını; bu esnada eğitim-öğretim faaliyetlerinin kalitesinin düştüğünü söylemiştir. Yalnızca dört akademisyen, akademik teşvik ödeneğinin akademik kaliteyi olumlu etkilediğini ve yayın sayısını artıracağını düşündüklerini belirtirken, üç akademisyen ise ödeneğin suistimal edilmemesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bununla beraber, 24 akademisyen akademik teşvik ödeneğinin kendi çalışmalarının niteliğini etkilemediğini söylemişlerdir. Üç akademisyen çalışmalarının çeşitliliğini artırdığını söylerken, üç akademisyen ise nitelikten ziyade niceliğe önem verildiğini belirtmişlerdir. Bir akademisyen ise doçentlik kriterleri ile akademik teşvik ödeneği kriterlerinin uyuşmamasının bir sıkıntı oluşturduğunu söylemiştir. Tarama formunda yer alan 6., 7., 8. ve 9. sorulara akademisyenlerin vermiş oldukları cevaplar Tablo 5’te sunulmuştur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Tarama Formunda Yer Alan 6-9. Sorulara Akademisyenlerin Vermiş Oldukları Cevaplar

    Tablo 5’e göre akademisyenlerin yapmış oldukları bilimsel faaliyetlerden SCI/SSCI veya uluslararası alan indeksleri (ISI/ ERIC/AEI/BEI/EI) kapsamında değerlendirilen yayın sayıları için 2015 ile 2016 yılları arasında fark var mı diye sorulduğunda 23 akademisyen fark yok demiştir. İki akademisyen ise kendi açısından fark olmadığını, ancak çevresinde paralı dergilere yayın gönderenlerin olduğunu belirtmiştir. İki akademisyen fark olduğunu, ancak bu farkın dergilerin yayınlanma süreci ile ilgili olduğunu, iki akademisyen doçentlik dosyası hazırladıkları için fark olduğunu, bir akademisyen ise kişisel sebeplerden dolayı olumlu anlamda fark olduğunu söylemiştir. Bir akademisyen ise kişisel sebeplerden dolayı yayın sayısının azaldığını söylemiştir. 2015-2016 yılları arasındaki atıf sayıları arasındaki farkın sorgulandığı 7. soru için ise 13 akademisyen fark olmadığını, beş akademisyen yayın sayısının artması sebebiyle atıflarının da arttığını belirtmişlerdir. Dört akademisyen ise akademik teşvik ödeneğinden faydalanabilmek adına tanıdıkların birbirlerine atıf yaptıklarını söylemişlerdir. 2015-2016 yılları arasında yürüttükleri ya da araştırmacı olarak katkı sağladıkları proje sayısının sorgulandığı 8. soru için, 23 akademisyen iki yıl arasında fark olmadığını belirtirken, beş akademisyen bu ödenekten dolayı daha fazla projeye katıldıklarını söylemişlerdir. 2015-2016 yılları arasında akademisyenlerin sundukları bildirilerin sayısı arasında farkın olup olmadığının sorgulandığı 9. soru için 10 akademisyen fark olmadığını, dokuz akademisyen ise akademik teşvik ödeneğinden dolayı daha fazla sempozyum takip ettiklerini belirtmişlerdir. Beş akademisyen vakitle ilgili sıkıntılardan dolayı 2016 yılında daha fazla bildiri sunabildiklerini söylerken, üç akademisyen kişisel sebeplerden dolayı bildiri sayılarının azaldığını söylemişlerdir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Akademik teşvik ödeneğinin bilimsel faaliyetlerin niteliğine olan etkisinin araştırıldığı bu çalışmada, akademisyenlerin vermiş oldukları cevaplar doğrultusunda akademisyenlerin bu ödeneğe olan ilgisi büyüktür. Şöyle ki 2016 yılında bu ödenekten faydalanmak için başvuran akademisyen sayısı 2017 yılında oldukça büyük oranda artmıştır. Ancak akademisyenlerin çok azı akademik teşvik ödeneğinin yapmış oldukları bilimsel faaliyetleri artırdığını ifade etmiştir. Bu durum, akademisyenlerin maddi kazanç için bilimsel faaliyet yürütüyor düşüncesinden hoşlanmamalarından kaynaklanıyor olabilir. Çünkü bilim insanı olarak kabul edilen akademisyenlerin bilim üretmeleri ve dolayısıyla bilimsel faaliyetlerde bulunmaları onların zaten görev tanımlarında bulunmaktadır. Ancak bu faaliyetlerin özellikle ulusal ve uluslararası sempozyum/kongreler düşünüldüğünde, bir maliyeti olduğu da göz ardı edilemez bir gerçektir. Bu durumda maddi gerekçelerden dolayı bazı bilimsel faaliyetlerde bulunamayan akademisyenler akademik teşvik ödeneği yardımıyla faaliyette bulunabilmiş olabilirler ve bu durumu açıklamaktan çekinmiş olabilirler. Akademisyenler çoğunlukla bu ödeneği faydalı bulurken, buna gerekçe olarak bilimsel faaliyetlerin maddi boyutuna çözüm getirdiğini ifade etmişlerdir. Ancak bununla beraber, akademik kalitenin bundan olumsuz etkilendiğini de belirtmektedirler. Akademisyenlerin bir bölümü akademik teşvik ödeneğinden faydalanabilmek için akademisyenlerin daha kısa sürede dönüş yapan paralı dergilere yayın gönderdiklerini, yayınların daha kalitesiz olduğunu, hatta atıf ortaklığı yapıldığını ifade etmişlerdir. Öyle ki bazı akademisyenler atıf sayılarının artmasını “eş, dost atıfta bulunuyor” diyerek bu durumun vahametini gözler önüne sermişlerdir. Hal böyleyken, akademisyenlerin büyük çoğunluğu akademik teşvik ödeneğinin yapmış oldukları çalışmaların kalitesini etkilemediğini de öne sürmüştür. Meslektaşlarının bilimsel faaliyetlerinin bu ödenekten olumsuz etkilendiğini ifade eden akademisyenler, kendi bilimsel faaliyetlerinin bundan kesinlikle etkilenmediğini söylemeleri şaşkınlık vericidir. Bu durumun sebebi kişilerin birbirleri hakkında kesin fikir sahibi olmadan yorum yapmaları olabilir. Nitekim bazı akademisyenler, kendileri ile ilgili yorum yaptıktan sonra “meslektaşlarım hakkında birşey diyemem” diyerek “yanlış” bilgi vermekten çekinmişlerdir.

    Bazı akademisyenler akademik teşvik ödeneğinin yayın sayısını artırdığını söylerken; akademisyenlerden bazıları, özellikle güzel sanatlar eğitimi alanında Akademik Teşvik Ödeneği Yönergesi’nin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Akademisyenlerin vermiş oldukları cevaplar incelendiğinde, bu ödeneğin yapmış oldukları çalışmaların nitelik ve niceliğine etkisi olmadığı cevaplarına karşın özellikle yayın, proje, tebliğ ve atıf başlıklarında nicelik olarak bir artışın olduğunu söylemek mümkündür. Akademisyenlerin genel görüşü ise, çalışma arkadaşlarının, dergilerin yayınlanma sürecinin uzun olmasından dolayı, daha kısa sürede dönüş sağlayan paralı dergileri tercih etmeleri, birbirlerine karşılıklı atıf yapan akademisyenlerin varlığı ve kontrolsüzce artan uluslararası sempozyum/kongrelere birden fazla bildiri ile katılım yapılması gibi durumların bu ödeneğin olumsuz yönleri arasında bulunmaktadır. Tabi bu durum acaba akademik teşvik ödeneği bilimsel etik açısından da bazı sorunlara ortam hazırlıyor mu? sorusunu akla getirmektedir.

    Ödeneğin bilimsel faaliyetlere olan olumlu katkıları ise şöyle özetlenebilir: Yayın sayısının nicelik olarak artması, dolayısıyla atıf sayısının artması, yıllardır bilimsel faaliyette bulunmayan akademisyenlerin bile en az birkaç tebliğ yayınlamaları, proje katılımlarının artması. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında ulaşılan sonuçlar Şekil 1’de özetlenmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Araştırmadan elde edilen akademisyen görüşlerinin özeti.
    Not: Şekilde gösterilen frekanslar akademisyenlerin cevaplarında yer alan ifadelerin tekrarlanma sıklığını gösterir.

    Şekil 1’de görüldüğü gibi, akademik teşvik ödeneğinin olumsuz durumlar oluşturmasının yanı sıra bilim dünyasına katkıları da bulunmaktadır. Bu olumsuz durumların ortadan kaldırılması için yönergelerin her alan için daha açık ifade edilmesine ve bazı kriterlerin değiştirilmesine/geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle alan bazında bilimsel faaliyetlerin birbirinden farklılaşmasından doğan uyumsuzluklar, alana özgü bir yönerge geliştirilmesiyle giderilebilir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Ağın, E., & Göktürk, E. (2017). Yükseköğretimde “akademik teşvik ödeneği” uygulamasının yapısı, işleyişi ve sorunları. 12. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi. (Bildiri). (11-13 Mayıs). Başkent Üniversitesi, Ankara.

    2) Alparslan, A. M. (2014). Öğretim elemanlarının işlerinden tatmin, üniversitelerinden memnun ve gönüllü olmalarındaki öncüller: Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde bir araştırma. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 6(11), 82-101.

    3) Çepni, S. (2007). Araştırma ve proje çalışmalarına giriş. Genişletilmiş 3. baskı, Trabzon: Celepler Matbaacılık.

    4) Demir, E., Demir, C. G., & Özdemir, M. Ç. (2017). Akademik yükseltme ve atama sürecine yönelik öğretim üyesi görüşleri. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 7(1), 12-23.

    5) Karadağ, E., & Yücel, C. (2017). Devlet üniversiteleri ve fakülteleri sıralaması [DÜS] 2017. Eskişehir. Retrieved from http://www. akdeniz.edu.tr/duyuru/bhim/atespersr.pdf

    6) Lincoln, Y. S., & Guba, E. G. (1985). Naturalistic inquiry. California: Sage Publications.

    7) Miles, M. B., & Huberman, A. M. (1994). Qualitative data analysis (2nd ed.). California: Sage Publications.

    8) Özer, Y. E. (2011). Girişimci üniversite modeli ve Türkiye. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2, 85-100.

    9) Turhan, M., & Erol, Y. C. (2017). Akademisyenlerin akademik teşvik ödeneğine ilişkin görüşleri. 12. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi. (Bildiri). (11-13 Mayıs). Başkent Üniversitesi, Ankara.

    10) Yıldırım, A., & Şimşek, H. (2011). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemi (8. baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık.

    11) Yıldız, C. (2017). An examining the academic incentive outcomes of teaching staff in faculties of education. International Conference on New Horizons in Education. (13-15 July). Proceedings Book, (Vol. 6, p. 251). Vienna University of Technology, Vienna, Austria.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 21919484 defa ziyaret edilmiştir.