Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2019, Cilt 9, Sayı 2, Sayfa(lar) 277-286
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2019.330
Eğitim ve Öğretim Teknolojileri Konusunda Yapılan Tezlerin İncelenmesi (2013-2018)
Şule Betül TOSUNTAŞ1, Emrah EMİRTEKİN2, İrfan SÜRAL3
1Bursa Uludağ Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Bursa, Türkiye
2Yaşar Üniversitesi, Açık ve Uzaktan Öğrenme Merkezi, İzmir, Türkiye
3Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü, Eskişehir, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Eğitim teknolojileri, Öğretim teknolojileri, Araştırma eğilimleri
Öz
Teknolojinin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasıyla birlikte eğitim ve öğretim teknolojileri konularında araştırmaların hızla yoğunlaştığı bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda eğitim ve öğretim teknolojileri birçok yönden ele alınmış olup, bu çalışmalar sonuçların uygulamaya konulabilmesi açısından önem arz etmektedir. Alanda yayınlanan makale ve tezlerin incelenmesiyle, çalışmaların kapsamı, güçlü ve zayıf yanları belirlenmekte; gelecekte ne tür çalışmalara ihtiyaç duyulabileceği konusunda önemli bir boşluk doldurulmaktadır. Literatürde bu amaçla yapılan birçok çalışmaya rastlanmaktadır. Ancak eğitim teknolojilerini ele alan benzer çalışmaların güncelliğini yitirmiş olması nedeniyle, bu çalışma güncel araştırma eğilimleri ve sonuçlarının bir araya getirilmesi açısından önemli görülmektedir. Bu çalışmanın amacı eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri konularında yapılan lisansüstü tezleri tematik ve metodolojik açıdan incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma modellerinden durum çalışması benimsenerek desenlenmiştir. Çalışma kapsamına alınacak lisansüstü tezler için örneklem belirlenmemiş olup, evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda Yükseköğretim Tez Veri Tabanı aracılığıyla son beş yıl içerisinde yayınlanmış tezlere ulaşılmıştır. Tezlerin taranmasında “eğitim teknolojileri” ve “öğretim teknolojileri” anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Tarama sonucunda 190 teze ulaşılmış olup, çalışma kriterlerine uygun olan 148 tez çalışma kapsamına alınmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan tez inceleme formu kullanılmış ve toplanan veriler içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular araştırma problemlerine paralel olarak alt başlıklarda ele alınmıştır. Çalışmada genel anlamda lisansüstü tez sayısında düşüş olduğu, araştırma yöntemleri ve istatistik açısından kavramsal kargaşa yaşandığı, yetersiz bilgiler nedeniyle hatalı yöntem ve istatistiklerin kullanıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Teknolojinin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasıyla birlikte eğitim ve öğretim teknolojileri konularında araştırmaların hızla yoğunlaştığı bilinmektedir. Teknoloji kavramı artık yalnızca somut araçlar, yazılımlar ve bilgisayarları ifade eden dar bir kapsamda kullanılmamakta; teknoloji uygulanan yöntemlerle, tasarım ve geliştirme süreçleriyle birlikte bir diğerini dışlamadan kullanılmaktadır (Yazıcı & Kültür, 2013). Alanın öncü organizasyonu olan Eğitsel İletişim ve Teknoloji Derneği (“Association for Educational Communications and Technology-AECT”), öğretim teknolojisini öğrenme süreç ve kaynaklarının tasarımı, geliştirilmesi, kullanımı, yönetimi ve değerlendirilmesi aşamalarına ait kuram ve uygulamalar olarak tanımlamaktadır. Benzer şekilde eğitim teknolojisi ise teknolojik süreç ve kaynakların oluşturulması, kullanılması ve yönetimiyle öğrenmeyi destekleme ve performans geliştirme çalışma ve etik uygulaması olarak tanımlanmaktadır (AECT, 2008). Bu tanımlamalar ile teknoloji, eğitim teknolojisi ve öğretim teknolojisinin sınırları çizilmekle birlikte aralarındaki farklar ortaya konulmuştur. Alanın kavramsallaşmasında gelinen belli aşamalara rağmen halen eğitim teknolojisi ve öğretim teknolojisi kavramlarının birbirlerinin yerine kullanıldığı görülebilmektedir.

    Eğitim teknolojisi alanı başlı başına bir araştırma disiplini olarak ele alınmaktadır; ancak halen alanın araştırmacılar tarafından tam olarak bilinememesi, teori ve uygulama arasında var olan uçurum, kuramsal çerçevelerin sınırlandırılamaması, konular ve değişkenlerin çeşitlendirilememesi, tekrar eden çalışmaların varlığı gibi birçok eleştiriye yer verilmektedir (Akça-Üstündağ, 2013; Şimşek et al., 2009). Bu gibi eleştirilerden de hareketle alanın kendi ürünlerinin belli aralıklarla incelenmesi gereği ve zorunluluğu üzerinde yoğunlaşılmıştır. Aynı zamanda bir alanı tanımlamanın en uygun yolunun, o alanda yapılmış araştırmaların incelenmesi olduğu bilinmektedir (Staton-Spicer & Wulff, 1984). Yapılan incelemeler, ilgili alanda araştırma yapmak isteyenlere de yol gösterici olmaktadır (Cohen, Manion, & Morrison, 2007). Literatürde araştırmaların incelenmesi yoluyla araştırma eğilimlerinin de belirlendiği görülmektedir. Araştırma eğilimi; araştırmaların zaman içerisinde gösterdikleri değişimi ve bu değişimin yönünü ifade etmekte; bu çalışmalar aracılığıyla geçmiş durumun ortaya koyulduğu ve gelecekteki durumu öngörülmeye çalışıldığı belirtilmektedir (Ozan & Köse, 2014). Araştırma eğilimlerinin yanı sıra, araştırma nitelikleri üzerine yapılan sentezlerin önemi ve gerekliliği vurgulanmaktadır (Dunkin, 1996). Araştırmaların niteliğinin sorgulanması süreci, araştırma yoluyla ulaşılan sonuçların gerçekleşmesi, kullanılabilirliği ve çalışmaların kalitesinin ortaya konulması açısından önemli görülmektedir (Karadağ, 2009).

    Türkiye’de araştırma eğilimlerinin belirlendiği çalışmalara bakıldığında matematik eğitimi (Çiltaş, Güler, & Sözbilir, 2012; Ulutaş & Ubuz, 2008); eğitim programları ve öğretim (Bıkmaz, Aksoy, Tatar, & Atak-Altınyüzük, 2010; Ozan & Köse, 2014); eğitim teknolojileri (Alper & Gülbahar, 2009; Göktaş et al., 2012; Şimşek et al., 2008; Şimşek et al., 2009); bilgisayar ve öğretim teknolojileri (Akça-Üstündağ, 2009); öğretim teknolojileri (Gülbahar & Alper, 2009); fen eğitimi (Sözbilir & Kutu, 2008; Tatar & Tatar, 2008); eğitim bilimleri (Doğan & Tok, 2018; Karadağ, 2009); Türkçe eğitimi (Coşkun, Özçakmak, & Balcı, 2012; Varışoğlu, Şahin, & Göktaş, 2013); psikolojik danışma ve rehberlik (Güven, Özhan, Kaynak, & Demirbaş, 2018); sınıf eğitimi (Anılan, Anagün, Anılan, Atalay, & Kılıç, 2018) olmak üzere birçok farklı alanda yapılmış çalışmalar bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda araştırma niteliklerinin ve eğilimlerinin belirlenmesi hususunda gerekli önemin verildiği düşünülebilir. Bu çalışmalar ile eğitim araştırmaları birçok alanda ele alınmış olup, bu çalışmalar araştırma sonuçlarının uygulamaya konulabilmesi, çalışmaların niteliğinin belirlenmesi ve alanın geleceğinin öngörülmesi açısından önem arz etmektedir. Alanda yayınlanan makale ve tezlerin incelenmesiyle, çalışmaların kapsamı, güçlü ve zayıf yanları belirlenmekte; gelecekte ne tür çalışmalara ihtiyaç duyulabileceği konusunda önemli bir boşluk doldurulmaktadır.

    Nitekim eğitim ve öğretim teknolojileri alanında da araştırma eğilimlerinin belirlendiği çalışmalarla büyük katkı sağlanmıştır (Alper & Gülbahar, 2009; Göktaş et al., 2012; Gülbahar & Alper, 2009; Şimşek et al., 2008; Şimşek et al., 2009). Ancak benzer çalışmaların güncelliğini yitirmiş olması nedeniyle, bu çalışma güncel tezlerin tematik ve metodolojik olarak incelenmesi yoluyla hem bir durum değerlendirilmesi yapılması hem de güncel araştırma eğilimlerinin belirlenmesi açısından önemli görülmektedir. Aynı zamanda çalışmanın, eğitim teknolojilerine ilişkin araştırmaların anlaşılması ve alanda yapılacak gelecek çalışmalara yön göstermesi açısından faydalı olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı 2013-2018 yılları arasında eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri konularında yapılan lisansüstü tezlerin tematik ve metodolojik açıdan incelenmesidir. Çalışmada yanıtı aranan alt problemler şu şekildedir:

    Eğitim ve öğretim teknolojileri konusunda yayınlanan tezlerin:

    • Yıllara göre dağılımları nasıldır?
    • Türlerine göre dağılımları nasıldır?
    • Enstitülere göre dağılımları nasıldır?
    • Bilim dalına göre dağılımları nasıldır?
    • Araştırma yöntemlerine göre dağılımları nasıldır?
    • Araştırma desenlerine göre dağılımları nasıldır?
    • Örnekleme yöntemine göre dağılımları nasıldır?
    • Örneklem büyüklüğüne göre dağılımları nasıldır?
    • Örneklem türüne göre dağılımları nasıldır?
    • Veri toplama araçlarına göre dağılımları nasıldır?
    • Veri analizi yöntemlerine göre dağılımları nasıldır?
    • Kullanılan anahtar kelimelere göre dağılımları nasıldır?

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    2013-2018 yılları arasında eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri konularında yapılan lisansüstü tezlerin tematik ve metodolojik açıdan incelenmesinin amaçlandığı bu çalışma, nitel araştırma modellerinden durum çalışması modeli kullanılarak desenlenmiştir. Nitel araştırma, gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel bilgi toplama yöntemlerinin kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konulmasına yönelik nitel bir sürecin izlendiği araştırma olarak tanımlanmaktadır (Yıldırım, 1999). Durum çalışması ise, araştırma konusu hakkında derinlemesine bilgi toplanmasının ve olayı her yönüyle anlaşılmasının amaçlandığı bir araştırma modelidir (Merriam, 1998). Yıldırım ve Şimşek (2008)’e göre durum çalışması bir veya birden fazla durumun kendi sınırları (ortam, zaman, vb.) içinde bütüncül olarak analiz edilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada ise belirli zaman diliminde, belirli bir konuda yapılan lisansüstü tezlerin tematik ve metodolojik olarak incelenmesi amaçlandığından durum çalışması deseni kullanılmıştır.

    Evren ve Örneklem
    Çalışma kapsamına alınacak lisansüstü tezler için örneklem belirlenmemiş olup, çalışılabilir evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Tez Veri Tabanı aracılığıyla son beş yıl içerisinde yayımlanmış tezlere ulaşılmıştır. Tezlerin taranmasında “eğitim teknolojileri” ve “öğretim teknolojileri” anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Tarama sonucunda 190 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Ulaşılan 190 tez içerisinden çalışma kriterlerine uygun olmayan 42 tez çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır. Çalışmaya dâhil edilme kriterleri ise şu şekilde belirlenmiştir:

    • Gerekli tematik ve metodolojik bilgilere ulaşılabilmesi amacıyla tezlerin tam metinlerinin erişime açık olması.
    • Eğitim veya öğretim teknolojileri alanında yapılmış tezler olması.

    Verilerin Toplanması
    Çalışma kapsamında yararlanılan veri toplama yöntemi doküman incelemesidir. Doküman incelemesi, hedeflenen olay ya da olgular hakkında yazılı bilgi içeren kaynakların ayrıntılı biçimde analiz edilmesidir (Yıldırım & Şimşek, 2008). Bu yöntem, nitel araştırmalarda bilinen gözlem, görüşme vb. diğer veri toplama yöntemlerini zenginleştirme ve üçgenleme amacıyla kullanılabildiği gibi yalnız başına bir veri toplama yöntemi olarak kullanılabilmektedir. Toplanan veriler ise gözlem notları, görüşme kayıtları, dokümanlar, resimler ve diğer grafik sunumlar (çizimler, tablolar gibi) şeklinde olabilmektedir (Yıldırım, 1999). Veri toplama sürecinde örnekleme alınan tezler, YÖK Tez Veri Tabanı web sitesi aracılığıyla araştırmacılar tarafından “pdf” formatında bilgisayara aktarılmıştır. Tezler bilgisayar ortamına aktarılırken tez başlığı veya yazar isimlerine yer verilmemiş olup, dosyalar tez numaraları ile isimlendirilmiştir.

    Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan ‘tez inceleme formu’ aracılığıyla toplanmıştır. Formun oluşturulmasında literatürde yer alan benzer araştırmalarda kullanılan formlar incelenmiştir. Çalışma amaçlarına tam olarak uygun bir forma erişilememesi nedeniyle, bir tezde bulunması gereken tematik ve metodolojik bilgilere dayanarak aşağıda yer verilen kategorileri içeren bir form oluşturulmuştur:

    • Yıl
    • Tür
    • Enstitü
    • Anabilim/Bilim Dalı
    • Yöntem
    • Araştırma modeli/deseni
    • Örnekleme yöntemi
    • Örneklem türü
    • Örneklem büyüklüğü
    • Veri toplama araçları
    • İstatistiksel teknikler
    • Eğitim/öğretim teknolojileri
    • Anahtar kelimeler

    Verilerin Analizi
    Nitel araştırmalarda verilerin analizi ve yorumlanması ise sistematik bir yaklaşımı gerektirmektedir (Coffey & Atkinson, 1996; Wolcott, 1994). Bu bağlamda çalışma örneklemine dâhil edilen tezler içerik analizine tabi tutulmuştur. Corbin ve Strauss (2007) tarafından (i) verilerin kodlanması, (ii) kategorilerin oluşturulması, (iii) kodların ve kategorilerin düzenlenmesi ve (iv) bulguların tanımlanması ve yorumlanması olarak belirlenen kategorisel analiz aşamaları izlenmiştir. Ayrıca Strauss ve Corbin (1990) verilerin kodlanmasında üç tür yaklaşım izlenebileceğini ifade etmektedir. Bu yaklaşımlar daha önceden belirlenmiş kavramlara göre yapılan kodlama; verilerden çıkarılan kavramlara göre yapılan kodlama ve genel bir çerçeve içerisinde yapılan kodlama şeklindedir. Çalışmada daha önceden belirlenmiş kavramlara göre yapılan kodlama yaklaşımı benimsenmiş ve bu doğrultuda çalışma alt problemlerinden yola çıkılarak kodlamalar yapılmıştır. İlk aşamada her bir tezin en az iki araştırmacı tarafından tez inceleme formu aracılığıyla kodlanması ve kodlamaların karşılaştırılması sağlanmıştır. Aynı zamanda araştırmacılar tarafından tezlerin tamamı kodlandıktan sonra kodlamalar gözden geçirilmiş ve aynı anlama gelen farklı kodların kullanılmasının önüne geçilmiştir. Çalışmanın alt problemleri ve tüm kodlamalar göz önünde bulundurularak kodlamaların ortak yönlerini ifade edecek şekilde kategoriler oluşturulmuştur. Yapılan kodlamalar ilgili kategoriler altına yerleştirilerek düzenlenmiş ve açıkta kalan kodlar olmaması adına kontrol edilmiştir. Bu süreçte oluşturulan ve düzenlenen kategoriler çalışma bulgularının ana hatlarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda kategoriler altında betimsel istatistiklere yer verilmiştir. Betimsel istatistikler frekans analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Frekans analizine sayılabilir nitelikte olan birimler alınarak ve analiz göstergeleri olan frekanslar görülme sıklığını ortaya koymaktadır (Turan, Karadağ, Bektaş & Yalçın, 2014). Bulguların yorumlanmasını kolaylaştırmak adına tablolardan yararlanılmıştır.

    Çalışmanın geçerlik ve güvenirliğini artırmak amacıyla çeşitli önlemler alınmıştır. Çalışmanın iç geçerliğini artırmak amacıyla kategoriler ve kodlamalar arasındaki ilişkiler kontrol edilmiştir. Kategoriler, ilgili kavramları kapsama alacak kadar geniş ancak ilgisiz kavramları da kapsam dışında bırakacak kadar dar şekilde belirlenmiştir. Dış geçerliği ve güvenirliği sağlamak adına çalışma sürecinde gerçekleştirilenlere yöntem bölümünde ayrıntılı olarak yer verilmiştir. İç güvenirliği sağlamak amacıyla verilerin analizinde eğitim bilimleri alanında bilimsel ifadeler teorik çerçeve olarak ele alınarak kategoriler belirlenmiş ve her tez en az iki araştırmacı tarafından kodlanmış ve karşılaştırılmıştır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri konularında 2013- 2018 yılları arasında yapılan lisansüstü tezlerin tematik ve metodolojik açıdan incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada tez inceleme formu aracılığıyla toplanan veriler araştırmanın alt problemleri bağlamında analiz edilmiştir. Bu bölümde çalışmada elde edilen bulgular araştırma problemlerine paralel olarak alt başlıklar altında tablolar ile sunulmuştur.

    Tezlerin Yıllara ve Türlerine Göre Dağılımı
    Tezlerin yıllara göre dağılımı incelendiğinde Tablo 1’de görüldüğü gibi en çok tezin 2014 (%28) yılında yapıldığı, bunu sırasıyla 2013 (%24) ve 2015 (%23) yıllarının izlediği görülmektedir. Bununla beraber 2016 yılından günümüze gelindiğinde tez sayısında büyük bir düşüş yaşandığı gözlenmektedir. FATİH projesinin 2010 yılında başlaması ve 2015 yılına kadar etkin bir şekilde kullanılması üretilen tez sayısında etkili olmuş olabilir. Buna karşın özellikle günümüzde FATİH projesine yönelik herhangi bir çalışmanın gerçekleştirilmemesi bu alanda gerçekleştirilen tez sayısındaki düşüşü desteklemiş olabilir. Ayrıca 2018 yılı henüz bitmediğinden tezlerin tamamlanmamış olması, 2018 yılında daha az tez olmasının bir nedeni olarak görülebilir. YÖK tez veri tabanında tezlerin indekslenmesinin belirli bir zaman gerektirmesi nedeniyle 2017 ve 2018 yıllarında tamamlanan tezlerin gerçek sayısının yansıtılamadığı söylenebilir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Tezlerin Yıllara Göre Dağılımı

    Tezlerin türlerine göre dağılımının verildiği Tablo 2 incelendiğinde en çok tezin yüksek lisans seviyesinde (%73) yapıldığı görülmektedir. Ülke genelinde yüksek lisans programlarının doktora programlarından daha fazla sayıda olması ve yüksek lisansa kabul edilen öğrenci sayısının doktora programlarına göre daha fazla olması nedeniyle bu durum doğal karşılanabilir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Tezlerin Türlerine Göre Dağılımı

    Tezlerin Enstitü ve Anabilim Dallarına Göre Dağılımı
    Tezlerin enstitülere göre dağılımı incelendiğinde en çok tezin Eğitim Bilimleri Enstitüsü (%66) ve en az tezin ise Bilişim Enstitüsü (%1) altında gerçekleştirildiği görülmektedir. Eğitim ve öğretim teknolojileri tez konularının en çok Eğitim Bilimleri Enstitüleri altında çalışılmış olması beklenen bir sonuçtur.

    Son olarak eğitim ve öğretim teknolojilerinin bir boyutu olan teknolojinin fen alanlarında birçok branşta karşılık bulması bu tezlerin sosyal bilimler enstitüsünden daha çok çalışılmasına öncülük etmiş olabilir.

    Eğitim ve öğretim teknolojileri alanında gerçekleştirilen tezlerin ağırlıklı olarak bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi anabilim dalı altındaki programlarda gerçekleştirildiği görülmektedir. Eğitim fakülteleri altında açılan bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi anabilim dalının eğitim ve öğretim teknolojileri ile ilgili çalışmaları üstlendiği ve bu yüzden bu tezlerin bu anabilim/bilim dalında gerçekleştirildiği görülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Tezlerin Enstitülere Göre Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Tezlerin Anabilim/Bilim Dallarına Göre Dağılımı

    Tezlerin Araştırma Yöntemleri ve Desenlerine Göre Dağılımı
    Tezlerin araştırma yöntemlerine göre dağılımı olan Tablo 5 incelendiğinde nicel araştırma yöntemleri ile gerçekleştirilen tezlerin incelenen tez sayısının %51’i olduğu görülmektedir. Diğer yandan karma araştırma modeli kullanılan tez sayısı toplam tez sayısının %33’ünü oluşturmaktadır. Bu her iki tezin birinde nicel model ve her üç tezden birinde karma model kullanıldığını göstermektedir. Son yıllarda nitel araştırma paradigmasının yaygınlaşmasına karşın hâlâ eğitim ve öğretim teknolojilerindeki tez çalışmalarında nicel modellerin tercih edildiği görülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Tezlerin Araştırma Yöntemlerine Göre Dağılımı

    Tezlerde kullanılan araştırma deseni sayısına göre dağılım tablosu incelendiğinde, tezlerin %89’unda tek araştırma deseni kullanılmış, %9’unda iki araştırma deseninin kullanıldığı görülmektedir. Bu bulgu, tezlerin büyük çoğunluğunun tek araştırma deseni ile gerçekleştirildiğini göstermektedir.

    Tezlerde kullanılan araştırma desenlerine göre dağılım tablosu incelendiğinde tarama deseni (%25.7) ve deneysel desen (%24.6) en çok kullanılan araştırma desenidir. Eğitim ve öğretim teknolojilerinde var olan durumu saptamak için ağırlıklı olarak tarama araştırma deseni ile beraber yeni teknolojilerin ve yaklaşımların karşılaştırılması için deneysel desenlerin kullanıldığı görülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Tezlerin Kullanılan Araştırma Deseni Sayısına Göre Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 7: Tezlerin Kullanılan Araştırma Desenlerine Göre Dağılımı

    Tezlerin Örneklem Özelliklerine Göre Dağılımı
    Tezlerin örnekleme yöntemlerinin genel sınıflandırmaya göre dağılım tablosu olan Tablo 8 incelendiğinde örneklem türünün çoğu çalışmada belirsiz (%73) olduğu görülmektedir. Sırasıyla olasılıksız örnekleme (%28) ve olasılıklı/amaçlı örneklemenin (%20) kullanıldığı görülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 8: Tezlerin Örneklem Türüne Göre Dağılımı

    Tezlerin örnekleme yöntemlerine göre dağılım tablosu olan Tablo 9 incelendiğinde benzer şekilde örnekleme yöntemi belirtilmemiş (%48) çalışmaların ağırlık kazandığı görülmektedir. Sırasıyla basit rassal örnekleme (%16) ve uygun/kolay ulaşılabilir örnekleme (%12) en çok kullanılan örnekleme yöntemleridir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 9: Tezlerin Örnekleme Yöntemine Göre Dağılımı

    Tezlerin örneklem büyüklüğüne göre dağılımı incelendiğinde 0-99 arasında olan örneklemlerin oranının %51 olduğu görülmektedir. 100-499 aralığındaki örneklemin oranı ise %30’dur. Sırasıyla örneklem büyüklüğü arttıkça tercih edilme oranı düşmektedir. Bu sonuç tezlerde mümkün olduğunca küçük örneklem grupları ile çalışıldığını göstermektedir. Bu durumun deneysel araştırmaların yoğunlukta olmasından kaynaklandığı söylenebilir.

    Tezlerde kullanılan örneklem sayısına göre dağılım incelendiğinde tek bir örneklem ile çalışılan tezlerin oranı %93’tür.

    Ayrıca tezlerde en fazla üç farklı örneklemin kullanıldığı görülmektedir. Bu bulgular çoğunlukla tek bir örneklemden veri toplamanın tercih edildiği, örneklem bağlamında çeşitlemenin gerçekleştirilmediğini göstermektedir.

    Tezlerin örneklem türüne göre dağılımı incelendiğinde çalışmaların ağırlıklı olarak eğitim fakültesi lisans öğrencileri yani öğretmen adayları (%57) ile gerçekleştirildiği görülmektedir. Bunu öğretmenler (%24) ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) okullarındaki öğrenciler (%6) izlemektedir. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki öğrenciler ile çalışmak için gerekli çalışma izinlerinin alınmasının zorluğu ve tez çalışmalarını gerçekleştiren öğretim üyelerinin üniversite bünyesinde bulunması örneklem türünün ağırlıklı olarak üniversite öğrencilerinden seçilmesine etki ettiği düşünülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 10: Tezlerin Örneklem Büyüklüğüne Göre Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 11: Tezlerin Kullanılan Örneklem Sayısına Göre Dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 12: Tezlerin Örnekleme Türüne Göre Dağılımı

    Tezlerin Veri Toplama Araçlarına Göre Dağılımı
    Veri toplama araç sayısı dağılımının incelendiği Tablo 13’e göre tez çalışmalarının %37 sinde iki veri toplama aracı kullanılmış, bunu %35 ile tek bir veri toplama aracı izlemiştir. Bu sonuç tezlerde ağırlıklı olarak bir ya da iki veri toplama aracının kullanıldığını göstermektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 13: Tezlerin Veri Toplama Aracı Sayısına Göre Dağılımı

    Tezlerde kullanılan veri toplama aracına göre dağılımın verildiği Tablo 14 incelendiğinde verilerin toplanmasında en çok ölçek (%30.2) kullanıldığı görülmektedir. Bunu sırasıyla anket (%16.9), görüşme (%13.9) ve başarı testi (%12.2) izlemektedir. Eğitim ve öğretim teknolojileri ile ilgili ölçeklerin özellikle tutum, algı ve öz yeterliklerin, vb. ölçülmesinde sıklıkla kullanılmaktadır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 14: Tezlerin Kullanılan Veri Toplama Aracına Göre Dağılımı

    Tezlerin İstatistiksel Analizlere Göre Dağılımı
    Tezlerde kullanılan istatistiksel analizlerin sayısı olan Tablo 15 incelendiğinde en çok iki farklı analiz türü (%29.1) kullanılmıştır. Bu sayıyı sırasıyla üç farklı analiz (%25) ve bir analiz yöntemi (%19.6) izlemiştir. Analiz sayısı çalışmalarda cevabı aranan soru ve kullanılan değişken sayısı ile orantılı olduğundan bu sonuç çalışmalarda ağırlıklı olarak az sayıda soruya yanıt arandığını göstermektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 15: Tezlerin Kullanılan İstatistiksel Analizlerin Sayısına Göre Dağılımı

    Tezlerin istatistiksel analizlerine göre dağılım tablosu olan Tablo 16 incelendiğinde karşılaştırma amaçlı kullanılan t testi (%20) oranının en fazla kullanılan analiz olduğu görülmektedir. Bunu sırası ile betimsel istatistik (%16.2) ve ANOVA (%14.1) izlemektedir. İstatistiksel analizlerde kullanılan yöntemlerin ağırlığı Tablo 5’teki araştırma yöntemlerinde nicel yöntemlerin ağırlığı sonucunu doğrulamaktadır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 16: Tezlerin İstatistiksel Analizlere Sayısına Göre Dağılımı

    Tezlerin Anahtar Kelimelere Göre Dağılımı
    Tezlerin anahtar kelimelere göre dağılımın verildiği Tablo 17 incelendiğinde en çok kullanılan anahtar kelimenin eğitim teknolojisi/teknolojileri (%11.5) olduğu bunu FATİH projesi (%7.7) ve tutum (%7.1) anahtar kelimelerinin izlediği görülmektedir. Bilişim teknolojileri, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi genel ifadelerin olduğu anahtar kelimelerin düşük frekansa sahip olduğu görülmektedir. Bu sonuç incelenen tezlerin tez taramasında kullanılan anahtar kelime kriteri ile eşleştiği ve özellikle FATİH projesinin başlaması ardından eğitim ve öğretim teknolojileri çalışmalarında artış olduğu sonucunu desteklediği görülmektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 17: Tezlerin Anahtar Kelimelere Göre Dağılımı

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Türkiye’de 2013-2018 yılları arasında eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri konularında yapılan lisansüstü tezlerin tematik ve metodolojik açıdan incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada genel bir durum tespiti ve değerlendirmesi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 2014 yılından itibaren eğitim teknolojileri ve öğretim teknolojileri alanında yapılan lisansüstü tez sayısının düşüş gösterdiği görülmektedir. 2017 ve 2018 yılında yaşanan düşüşün tezlerin veri tabanında henüz yer almaması nedeniyle olabileceği gibi, tezlerin büyük çoğunluğunun yürütüldüğü BÖTE bölümlerinin öğretim kadrolarının istenilen düzeye ulaşamamasından da kaynaklandığı söylenebilir (Akça-Üstündağ, 2013). Bir yandan da FATİH Projesi ile diğer anabilim dallarından eğitim ve öğretim teknolojileri ile ilgili çalışmaların zamanla arttığı ve projenin büyük ölçüde etkinliğinin azalmasıyla araştırmaların odak noktasının değiştiği söylenebilir. Tez türlerine bakıldığında tezlerin büyük çoğunluğunun yüksek lisans düzeyinde olduğu görülmektedir. Bu durum ülke genelinde doktora programlarının daha az sayıda olması ve doktora programlarına daha az sayıda öğrenci kabul edilmesiyle açıklanabilir. Lisansüstü düzeyde, yüksek lisans eğitimi hem bilimsel araştırmalara hem de akademik dünyaya giriş aşaması olduğundan yüksek lisans tezlerinin nicelik açısından fazla olması, doktora tezlerinin ise nitelik açısından üst düzeyde olması beklenmektedir.

    Tezlerin enstitülere göre dağılımları incelendiğinde büyük ölçüde eğitim bilimleri enstitüleri bünyesinde yapılan tezlerin yer aldığı görülmektedir. Eğitim ve öğretim teknolojilerinin birçok farklı disiplinle çalışma olanağı bulunduğundan, fen bilimleri ve sosyal bilimler enstitüsü çatısı altında tezlerin yürütülmesi doğaldır. Aynı zamanda eğitim bilimleri enstitüsü bulunmayan üniversitelerde eğitim alanında pek çok anabilim dalı fen bilimleri ve sosyal bilimler enstitüleri altında yer almaktadır. Ancak eğitim bilimleri enstitülerinin yaygınlaşmasıyla ilerleyen süreçte diğer enstitülerde yürütülen eğitim ve öğretim teknolojileri alanında tez sayılarının daha da azalacağı çıkarımında bulunulabilir. Nitekim tezlerin anabilim dallarına göre dağılımları incelendiğinde tezlerin yarısının bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi anabilim dalında; geri kalan yarısının ise eğitim alanında çeşitli anabilim dallarında gerçekleştirildiği görülmektedir. Yalnızca %5 gibi küçük bir oranda farklı disiplinlerden bu alanlara ilişkin tezlere rastlanmıştır.

    Araştırma yöntemlerine bakıldığında ise nicel araştırma yöntemlerinin yoğun olarak kullanıldığı, karma yöntem araştırmaların ise geçmişte yapılan araştırma sonuçlarının gösterdiği şekilde arttığı görülmektedir (Alper & Gülbahar, 2009; Gülbahar & Alper, 2009; Şimşek et al., 2008; Şimşek et al., 2009). Bu bağlamda nicel araştırmaların eğitim ve öğretim teknolojileri araştırmaları genelinde baskınlığının azaldığını söylemek mümkündür (Göktaş et al., 2012). Nitel araştırma sayısının beklenen yönde artış göstermemesi, araştırmacıların veri çeşitlemesi, zenginleştirmesi kısaca üçgenleme amacıyla nicel yöntemlerin yanında nitel yöntemleri de kullanmasıyla açıklanabilir. Zira nitel araştırmalar tek başına artış göstermezken, karma yöntem araştırmalarında belirgin artış yaşanmaktadır. Bu durum araştırmaların küçükte olsa bir kısmında birden fazla araştırma deseni kullanılmasıyla da desteklenebilir. Bir yandan da tezlerin bir kısmında araştırma yaklaşımı ve araştırma desenlerin belirtilmediği, araştırma desenlerinin isimlendirilmesinde görüşme gibi veri toplama araçlarının kullanıldığı görülmektedir. Bu sonuçlardan hareketle hem alanda yapılan tezlerde metodolojik kavramsal birliğin sağlanamadığı hem de gerekli metodolojik bilgilerin verilmediği söylenebilir. Bu sonuçlar benzer araştırma sonuçlarıyla paralellik göstermekte ve araştırmaların dış geçerliği ve güvenirliğini tehdit etmektedir (Şimşek et al., 2008). Tarama ve deneysel araştırmaların yoğunlukta olması geçmiş araştırmalarda da vurgulanan noktalardan birkaçıdır. Ancak sonuçlar tasarım ve geliştirme araştırması, eylem araştırması ve veri madenciliği gibi araştırma desenlerinin de kullanılmaya başlandığını göstermektedir.

    Çalışma örnekleme yöntemleri incelendiğinde genel sınıflamaya göre olasılıklı ve olasılıksız (amaçlı) örneklemelerin kullanıldığı görülmektedir. Çalışmaların küçük bir kısmında evrenin tamamına ulaşılmış olup; neredeyse yarısında örnekleme yöntemine yer verilmemiştir. Derinlemesine incelendiğinde çalışmaların bir kısmında kolay ulaşılabilir örneklem kullanılmasına rağmen, basit rassal örnekleme yöntemi kullanıldığını söylemek yerinde olacaktır. Bu doğrultuda araştırmacıların metodolojik olarak evren/örneklem belirleme konusunda yetersiz bilgiye sahip olduğu söylenebilir. Literatürde örneklem belirlemede en fazla tercih edilen yöntemlerin amaçlı, kolay ulaşılabilir örneklem yöntemleri olduğu ifade edilmiştir (Akça-Üstündağ, 2013; Alper & Gülbahar, 2009; Göktaş et al., 2012; Şimşek et al., 2008). Paralellik gösteren bu sonuçlar ışığında yetersiz yöntem bilgisi nedeniyle araştırmaların güvenirliğinin zedelendiği söylenebilir. Tezlerin büyük çoğunluğu tek bir örneklem ile küçük gruplarla gerçekleştirilmiştir. Nitel paradigma ile eğitim araştırmalarında da çoklu veri kaynaklarıyla verilerin zenginleştirilmesi beklenirken halen araştırmacıların sınırlı örneklem gruplarıyla çalıştığı görülmektedir. Ancak literatürde de belirtildiği üzere araştırmacıların sınırlı zaman ve kaynaklarının olması, veriye kolay ulaşmayı amaçlamaları, sınırlı istatistik ve yöntem bilgileri olması; etik ve araştırma izin süreçlerinin zorluğu nedeniyle örneklem sayısı 1000’i geçmemekte ve çoğunlukla öğretmen adayları ile çalışılmaktadır (Göktaş et al., 2012) Benzer şekilde tezlerde en çok öğretmen adayı ve öğretmenlerle çalışılmış olması beklenen sonuçlardan biridir. Literatür incelendiğinde öğretmen adayları en çok seçilen örneklem olarak ifade edilmiş olup geçen yıllarda bu eğilimin değişmediği görülmektedir (Akça-Üstündağ, 2013; Alper & Gülbahar, 2009; Göktaş et al., 2012; Şimşek et al., 2009). Aslında bu sonuç, örnekleme yöntemlerinin de halen kolay ulaşılabilir olarak seçildiğinin de bir göstergesidir.

    Tezlerde ağırlıklı olarak bir veya iki veri toplama aracı kullanıldığı ve bu veri toplama araçlarının ölçek, anket, görüşme ve başarı testleri olduğu görülmektedir. Çalışmaların büyük kısmının nicel araştırmalar olduğu göz önünde bulundurulduğunda nicel veri toplama araçlarının kullanılmış olması doğaldır. Veri toplama araçlarının ise geçmiş araştırmalarda beklendiği üzere çeşitlendiği söylenebilir (Şimşek, 2008). Fakat bu çeşitliliğin beraberinde niteliği getirdiğini söylemek güçtür. Zira diğer metodolojik bilgilerin yetersizliğine benzer şekilde; veri toplama araçlarında da geçerlik, güvenirlik gibi gerekli bilgilere yer verilmediği görülmektedir. Verilerin analizinde ise araştırma problemlerinin ve değişkenlerin sayısı ile orantılı olarak bir veya birden fazla analiz yönteminin kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Nicel araştırmalarda sıklıkla betimsel istatistikler, t testi ve ANOVA gibi analizler kullanılırken, nitel araştırmalarda betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Bu sonuçlar önceki çalışmalar ile benzer olmakla birlikte; analiz yöntemlerinin araştırma yöntemleriyle uyuşmadığı da vurgulanmaktadır (Göktaş et al., 2012; Sönmez, 2005; Şimşek et al., 2009). Bu açıdan araştırmacıların halen zayıf yöntem ve istatistik bilgisine sahip oldukları söylenebilir.

    Tezlerde kullanılan anahtar kelimeler incelendiğinde en çok kullanılanların eğitim teknolojisi, FATİH projesi, tutum, öz yeterlik ve teknolojik pedagojik alan bilgisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim teknolojisi en çok kullanılan anahtar kelime olmakla birlikte, FATİH projesi ile ilgili araştırmalarında yoğunluğu göze çarpmaktadır. Literatürde tezler ve makalelerin incelenmesi yoluyla yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Bu bağlamda araştırma eğilimlerinin son beş yılda farklılık göstermediği söylenebilir. Bu durum aynı zamanda tez konularının belirlenmesinde sınırlı bir çerçevede kalındığının ve büyük ölçüde tezlerin birbirinin tekrarı niteliğinde olduğunu işaret etmektedir. Bir yandan da disiplinler arası çalışmaların yeterli düzeyde olmadığı da görülmektedir. Araştırma eğilimlerinin dünyadaki eğilimlerle paralel olarak ilerleyebilmesi ancak araştırmacıların uluslararası literatürü takip etmesiyle mümkün olabilecektir. Nitekim eğitim teknolojileri alanında öncü kuruluşlardan biri olan EDUCAUSE belli zaman aralıklarıyla hazırladıkları raporları paylaşmaktadırlar. Yayınlanan son “horizon” (ufuk) raporunda gelecek yıllarda öğrenme analitikleri, makine öğrenmesi, büyük veri, “maker”, uyarlanabilir öğrenme teknolojileri, yapay zekâ, robotik ve artırılmış gerçeklik üzerinde yoğunlaşılması gerektiğinin altı çizilmiştir (Becker et al., 2018) .

    Genel anlamda tezlerde görülen metodolojik eksiklikler çalışmaları geçerlik ve güvenirlik açısından tehdit etmektedir. İç geçerlik açısından araştırmacıların tezlerde araştırma sürecini doğru yansıtılıp yansıtılmadığı net olarak bilinememektedir. Dış geçerlik ve güvenirlik açısından ise yeterli metodolojik bilgiler verilmediğinden araştırmaların farklı bağlamlarda tekrarlanabilirliği olanaklı görünmemektedir. Yetersiz yöntem ve istatistik bilgisi; araştırmaların yürütüldüğü üniversitelerde araştırma yöntem ve istatistik derslerinin bütüncül ve uygulamalı olarak verilmemesinden kaynaklanabilir. Aynı zamanda çalışmaların lisansüstü eğitimde gerçekleştirilen tezler olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu eksikliklerden danışmanlarında sorumlu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Tezlerde genel anlamda var olan nitelik eksikliğinin nedenlerinden birinin de danışman ve tez jürisi değerlendirme süreçlerinin etkili çalışmaması olarak ifade edilmektedir (Karadağ, 2009). Danışmanların ve tez jüri üyelerinin değerlendirme sürecindeki işlevlerinin önemi vurgulanarak lisansüstü öğrencilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve tezlerindeki zayıflıkların giderilmesi sağlanabilir. Sonuç olarak, çalışmadan elde edilen bulgulara göre aşağıdaki öneriler sunulabilir:

    • Farklı disiplinlerde eğitim ve öğretim teknolojisi alanında yapılan çalışmaların önemi; eğitim alanında yapılan çalışmalarda da disiplinler arası çalışmanın önemi vurgulanmalıdır.

    • Tezlerde sıklıkla karşılaşılan metodolojik ve istatistiksel hataların önüne geçilmesi adına lisansüstü düzeyde bilimsel araştırma yöntemleri ve istatistik derslerinin alanında uzman öğretim elemanları tarafından teori ve uygulama bütünleştiren bir yapıda verilmesine özen gösterilmelidir.

    • En bilinen araştırma yöntemleri, örneklem ve istatistiklerin kullanılması yerine araştırmaların amacına uygun nitelikte çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır.

    • Araştırmacıların uluslararası ve ulusal düzeyde eğilimleri takip edebilmesi uluslararası raporları, strateji belgelerini ve teknoloji politikalarını incelemesi sağlanmalıdır. Özellikle Türkiye adına 2023 Eğitim Vizyonu önemli bir strateji belgesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

    • Hem eğitim teknolojileri hem araştırma yöntemleri açısından ortak bir dil oluşturma çabaları sürdürülmelidir. Danışmanlar ve tez jürileri kargaşaya yol açacak kavramların kullanılmasını önlemelidir.

    • Danışmanların ve tez jürilerinin değerlendirme sürecini daha işlevsel olarak sürdürmeleri gerekmektedir. Bu sürecin daha iyi yönetilmesi ile yürütülen tezlerin niteliği artırılabilecektir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Akça-Üstündağ, D. (2013). Türkiye’de bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi alanındaki yüksek lisans tezlerinin araştırma eğilimleri. Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama, 3(1), 55-71.

    2) Alper, A., & Gülbahar, Y. (2009). Trends and issues in educational technologies: A review of recent research in TOJET. The Turkish Online Journal of Educational Technology, 8(2), 124-135.

    3) Anılan, H., Anagün, Ş. S., Anılan, B., Atalay, N., & Kılıç, Z. (2018). Current trends in primary school education: Studies published in the journals of faculties of educational sciences carried out in the field of primary-school teacher. Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi, 8(3), 503-530.

    4) Association for Educational Communications and Technology (AECT). (2008). Definition. In A. Januszewski, & M. Molenda (Eds.), Educational Technology: A definition with commentary. New York: Lawrence Erlbaum Associates.

    5) Becker, S. A., Brown, M., Dahlstrom, E., Davis, A., DePaul, K., Diaz, V., & Pomerantz, J. (2018). Horizon report 2018 higher education edition brought to you by EDUCAUSE (pp. 1-54). EDU18.

    6) Bıkmaz, F., Aksoy, E., Tatar, O., & Atak-Altınyüzük, C. (2010). Türkiye’de program geliştirme alanında yapılan doktora tezlerinin çeşitli değişkenler açısından analizi. 1. Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi, Balıkesir Üniversitesi, Ayvalık.

    7) Coffey, A., & Atkinson, P. (1996). Making sense of qualitative data: Complementary research strategies. Newbury Park: Sage.

    8) Cohen, L., Manion, L., & Morrison, K. (2007). Research methods in education (6th ed.). New York: Routledge.

    9) Corbin, J. M., & Strauss, A. C. (2007). Basics of qualitative research: Techniques and procedures for developing grounded theory. Thousand Oaks, CA: Sage Publication.

    10) Coşkun, E., Özçakmak, H., & Balcı, A. (2012). Türkçe eğitiminde eğilimler: 1981-2010 yılları arasında yapılan tezler üzerine bir meta-analiz çalışması. In E. Yılmaz, M. Gedizli, E. Özcan, & Y. Koçmar (Eds.), Türkçe’nin eğitimi öğretimi üzerine çalışmalar (pp. 204-212). Ankara: Pegem Akademi.

    11) Çiltaş̧, A., Güler, G., & Sözbilir, M. (2012). Mathematics education research in Turkey: A content analysis study. Educational Sciences: Theory & Practice, 12(1), 574-580.

    12) Doğan, H., & Tok, T. N. (2018). Türkiye’de eğitim bilimleri alanında yayınlanan makalelerin incelenmesi: Eğitim ve Bilim Dergisi örneği. Current Research in Education, 4(2), 94-109.

    13) Dunkin, M. J. (1996). Types of errors in synthesizing research in education. Review of Educational Research, 66(2), 87–97.

    14) Göktaş, Y., Küçük, S., Aydemir, M., Telli, E., Arpacık, Ö., Yıldırım, G., & Reisoğlu, İ. (2012). Türkiye’de eğitim teknolojileri araştırmalarındaki eğilimler: 2000-2009 dönemi makalelerinin içerik analizi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Dergisi, 12(1), 177-199.

    15) Gülbahar, Y., & Alper, A. (2009). Öğretim teknolojileri alanında yapılan araştırmalar konusunda bir içerik analizi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 42(2), 93-111.

    16) Güven, M., Özhan, M. B., Kaynak, S., & Demirbaş, N. K. (2018). Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi ile Journal of Counselling Psychology’deki araştırma eğilimleri. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 8(49), 193-208.

    17) Karadağ, E. (2009). Eğitim bilimleri alanında yapılmış̧ doktora tezlerinin incelenmesi. Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 10(3), 75-87.

    18) Merriam, S. B. (1988). Case study research in education: A qualitative approach. San Francisco, CA, US: Jossey-Bass.

    19) Ozan, C., & Köse, E. (2014). Eğitim programları ve öğretim alanındaki araştırma eğilimleri. Sakarya University Journal of Education, 4(1), 116-136.

    20) Sönmez, V. (2005). Bilimsel araştırmalarda yapılan yanlışlıklar. Eurasian Journal of Educational Research, 5(18), 236-252.

    21) Sözbilir, M., & Kutu, H. (2008). Development and current status of science education research in Turkey. Essays in Education (Special issue), 1-22.

    22) Staton‐Spicer, A. Q., & Wulff, D. H. (1984). Research in communication and instruction: Categorization and synthesis. Communication Education, 33(4), 377-391.

    23) Strauss, A., & Corbin, J. (1990). Basics of qualitative research. Newbury Park: Sage.

    24) Şimşek, A., Özdamar, N., Becit, G., Kılıçer, K., Akbulut, Y., & Yıldırım, Y. (2008). Türkiye’deki eğitim teknolojisi araştırmalarında güncel eğilimler. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (19), 439-458.

    25) Şimşek, A., Özdamar, N., Uysal, Ö., Kobak, K., Berk, C., Kılıçer, T., & Çiğdem, H. (2009). İkibinli yıllarda Türkiye’deki eğitim teknolojisi araştırmalarında gözlenen eğilimler. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Dergisi, 9(2), 115-120.

    26) Tatar, E., & Tatar, E. (2008). Fen bilimleri ve matematik eğitimi araştırmalarının analizi II: Anahtar kelimeler. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9(16), 89–103.

    27) Turan, S., Karadağ, E., Bektaş, F., & Yalçın, M. (2014). Türkiye’de eğitim yönetiminde bilgi üretimi: Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi 2003-2013 yayınlarının incelenmesi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi, 20(1), 93-119.

    28) Ulutaş, F., & Ubuz, B. (2008). Matematik eğitiminde araştırmalar ve eğilimler: 2000 ile 2006 yılları arası. İlköğretim Online, 7(3), 614-626.

    29) Varışoğlu, B., Şahin, A., & Göktaş, Y. (2013). Türkçe eğitimi araştırmalarında eğilimler. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 13(3), 1767-1781.

    30) Wolcott, H. F. (1994). Transforming qualitative data: Description, analysis, and interpretation. Newbury Park: Sage

    31) Yazıcı, C., & Kültür, C. (2013). Medya mı yöntem mi? Bitmeyen tartışma. In K. Çağıltay, & Y. Göktaş (Ed.), Öğretim teknolojilerinin temelleri: Teoriler, araştırmalar, eğilimler (pp. 41-57). Ankara: Pegem Akademi.

    32) Yıldırım, A. (1999). Nitel araştırma yöntemlerinin temel özellikleri ve eğitim araştırmalarındaki yeri ve önemi. Eğitim ve Bilim, 23(112), 7-17.

    33) Yıldırım, A., & Şimşek, H. (2008). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri (6. baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 27032643 defa ziyaret edilmiştir.