Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2019, Cilt 9, Sayı 3, Sayfa(lar) 451-459
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2019.345
Üniversite Öğrencilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri
Arzu DONAT1, Belda BİLGİÇ2, Aslı ESKİOCAK1, Didem KOŞAR3
1Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
2Ankara Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu, İngilizce Hazırlık Birimi, Ankara, Türkiye
3Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Üniversite, Üniversite öğrencileri, Gençlik, Sorunlar
Öz
Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin sorunlarının onların bakış açıları ile ortaya konulması ve çözüm önerilerinin ayrıntılı olarak saptanmasıdır. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni çerçevesinde tasarlanan araştırmanın katılımcılarını, Ankara’nın çeşitli üniversitelerinde okumakta olan 17 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcılar üniversitede ekonomik, akademik, uyum sağlama ve sosyal konularda sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların sorunların yarattığı sonuçlar olarak ‘psikolojik sonuçları’, ‘akademik başarıda düşüşü’ ve ‘okul terkini’ ifade ettikleri görülmektedir. Katılımcıların çözüm önerileri arasında üst yönetimin, öğretim üyelerinin ve ailenin desteğinin önemli olduğuna ilişkin görüşler yer almaktadır. Araştırma sonuçları ilgili literatür ile ilişkili olarak tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Üniversiteler, toplumların kalkınmasında ve gelişmesinde önemli role sahip yükseköğretim kurumlarıdır. Üniversiteler yerel, bölgesel, ulusal ve küresel olarak toplumların sosyal ve ekonomik refahlarını kazanmaları için yaşamsal bilgiyi yaratmakta ve yaymaktadır (Erdem, 2013). Üniversiteler düşüncelerin özgür bir biçimde ifade edilerek tartışıldığı bilimsel düşünmenin kazandırılmaya çalışıldığı eğitim kurumlarıdır. Üniversite dönemi ise öğrencilerin kişisel, akademik, sosyo-kültürel, ekonomik yaşamlarında değişimlerin yoğun bir şekilde gerçekleştiği, geleceklerini biçimlendirmeye çalıştıkları bir dönemdir. Üniversitede geçirilen yıllar öğrencilerin bir yandan bilgi ve becerilerini artırmalarına olanak sağlarken bir yandan da bağımsız bir şekilde kimliklerini kazanmalarında rol oynamaktadır (Şahin, Şahin-Fırat, Zoraloğlu & Açıkgöz, 2009). Üniversite çağı, ergenlik dönemi gibi zorlu bir sürecin ardından başlamaktadır. Yükseköğretimde geçirilen zaman dilimi, öğrencilerin zaman zaman gerginlik, hüzün, kaygı ve stres yaratan durumlarla karşı karşıya kaldıkları ve bu tür durumlara uygun problem çözme stratejileri veya davranışlar geliştirip, bu durulmaların üstesinden gelmeye çalıştıkları yaşamlarının en önemli geçiş aşamasıdır (Bülbül & Acar-Güvendir, 2014). Bu geçiş aşamasında öğrencilerin yükseköğretime uyumunu etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında farklı kültürel ortamlarda bulunma zorunluluğu, değişim koşulları, üniversiteye uyum süreci, ekonomik zorluklar, barınma ve çevresel değişkenler sayılabilir (Bülbül & Acar- Güvendir, 2014; Kacur & Atak, 2011).

    Türkiye’de öğrenciler, üniversitede okuma fırsatını zorlu bir yarış sonunda, yapılan sınav ile elde etmektedirler ve üniversite yaşamından bir takım beklentileri vardır. Bu beklentiler arasında mezun olunca iyi bir iş bulmak, üniversitede geçirilen süre boyunca sosyal, akademik ve entelektüel gelişimi sağlamak, yeterli burs ve barınma imkânı sağlamak olabilir, ancak beklentilerin karşılanmama durumu stres, kaygı ve hayal kırıklığını da beraberinde getirmekte üniversiteye ilişkin algı ve tutumlarına olumsuz etki yapmaktadır. Alan yazın incelendiğinde üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin çeşitli çalışmaların yapıldığı görülmektedir (Demirbilek, 2012; Erkan, Özbay, Cihangir-Çankaya, & Terzi, 2012; Filiz & Çemrek, 2007; Korkmaz, 2000; Topkaya & Meydan, 2013; Şahin et al., 2009). Şahin ve ark., (2009), üniversitede öğrencilerin yaşadıkları en önemli üç sorunu sırası ile ekonomik sorunlar ve temel gereksinimleri karşılayamama, öğretim programları ve öğretim elemanlarıyla ilgili sorunlar olarak belirlemiş; bunları çevreye uyum, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerin yetersizliği, gelecek kaygısı, kişisel ve ailevi sorunlar, doyumsuzluk, fiziksel koşulların yetersizliği, demokratik olmayan ortam, amaçsızlık, entelektüel olmama, yönetimsel sorunlar, manevi boşluk ve özgüven eksikliğinin izlediğini ortaya koymuşlardır. Kacur ve Atak (2011)’ın çalışmasında ise üniversite öğrencilerinin sınav, meslek edinme, ekonomik, çevreyle iletişim konularında sorunlar yaşadıkları ortaya konulmuştur. Topkaya ve Meydan (2013), üniversite öğrencilerinin problem yaşadıkları alanları belirlemeye yönelik yaptıkları araştırmada öğrencilerin daha çok duygusal sorunlar yaşadıklarını ortaya koymuşlardır.

    Ayrıca araştırma bulguları, duygusal sorunlar dışında öğrencilerin romantik sorunlar, ekonomik sorunlar, akademik sorunlar, kişilik sorunları, uyum sorunları, aileyle ilgili sorunlar ve arkadaşlarla ilgili sorunlar yaşadıklarını göstermiştir.

    Bu bilgiler ışığında, bu araştırmanın üniversite öğrencilerinin yaşamakta oldukları sorunların kendileri ile bire bir görüşme sonrası onların bakış açısı ile bütüncül bir şekilde ortaya konulmasının ve çözüm önerilerinin ayrıntılı bir şekilde saptanmasının bu sorunların giderilmesinde rol oynayacak paydaşlara fikir sunarak üniversitelerde eğitim öğretimin daha verimli olmasında, yaşam kalitesinin artmasında, çeşitli olanakların daha ulaşılabilir olmasında etkili olacağı düşünülmektedir. Ülkelerin kalkınmasında, ilerlemesinde toplumun yönlendirmesi beklenen, ülkelerin geleceği olarak kabul edilen üniversite öğrencilerinin sorunlarına eğilmek, gerek bireysel, gerekse toplumsal açıdan büyük önem taşımaktadır.

    Araştırmanın Amacı
    Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Bu ana amaç doğrultusunda aşağıdaki alt amaçlara cevap aranmıştır:

    • Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlar nelerdir?
    • Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunların sonuçları nelerdir?
    • Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin çözüm önerileri nelerdir?

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Araştırmanın Modeli
    Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yönelik üniversite öğrencilerinin görüşlerinin çözümlenmesini amaçlayan bu çalışmada, nitel veri toplama teknikleri ve durum deseni benimsenmiştir. Durum deseninde bir duruma ilişkin etkenler (ortam, bireyler, olaylar, süreçler vb.) bütüncül bir yaklaşımla araştırılır ve ilgili durumu nasıl etkiledikleri ve ilgili durumdan nasıl etkilendikleri üzerine odaklanılır (Yıldırım & Şimşek, 2011). Bu çalışmada halen üniversitede okumakta olan öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri ayrıntılı bir biçimde ortaya konulmak istendiği için durum deseni tercih edilmiştir.

    Çalışma Grubu
    Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ilinde bulunan çeşitli üniversitelerde okumakta olan 17 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılmış böylelikle çalışma grubunun çeşitliliği sağlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubuna seçilecek öğrencilerin belirlenmesinde üniversite, bölüm, sınıf düzeyi, cinsiyet, doğum yeri, yaşam yeri, anne-baba eğitim düzeyi, aile ekonomik durumu, anne-baba mesleği gibi değişkenler çeşitlilik kaynağı olarak alınmıştır. Çalışma grubuna ilişkin olan demografik değişkenler Tablo 1’de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Çalışma Grubuna Ait Demografik Bilgiler

    Tablo 1 incelendiğinde çalışma grubunda 11 kadın, altı erkek öğrencinin yer aldığı görülmektedir. Katılımcıların ikisi bilgisayar mühendisliği, biri hukuk, ikisi elektrik-elektronik mühendisliği, biri Radyo-TV, biri gazetecilik, biri gıda mühendisliği, biri çalışma ekonomisi, biri maliye, biri enerji ve malzeme mühendisliği, biri biyomedikal mühendisliği, biri PDR, biri aktüerya, biri Alman dili eğitimi ve biri İngiliz dili eğitimi bölümünde, biri beden eğitimi ve spor yüksekokulunda okumaktadırlar. Katılımcılar Bilkent Üniversitesi, Hacettepe, Başkent ve Ankara Üniversitesi öğrencileridir. Katılımcıların altısı hazırlık, biri 1., yedisi 2., biri 3. ve ikisi 4. sınıf öğrencileridir. Doğum yerleri incelendiğinde, katılımcıların Alanya, Ankara, Ordu, Karaman, İzmir, Azerbaycan, Makedonya, İstanbul, Kırşehir, Almanya ve Konya illerinden oldukları görülmektedir. Katılımcıların anne eğitim düzeyleri incelendiğinde üçünün annesinin ilkokul, birinin annesinin ortaokul, altısının annesinin lise ve yedisinin annesinin lisans mezunu olduğu görülmektedir. Katılımcıların babalarının eğitim düzeyleri incelendiğinde ise dördünün babasının lise, birinin ön lisans ve 12’sinin lisans mezunu olduğu görülmektedir. Katılımcıların ailelerinin ekonomik düzeyleri alt-orta ve üst olarak değişmekte, dördünün alt, üçünün üst ve 10’nun orta sosyoekonomik düzeye sahip olduğu ifade edilmiştir. Katılımcıların annelerinin meslekleri ev hanımlığı, muhasebe müdürü, muhasebeci, memur, anestezi teknisyeni, makine mühendisi, öğretmen olarak belirlenirken baba meslekleri arasında hâkim, oto tamircisi, fizik mühendisi, serbest meslek, araba tamircisi, tüccar, esnaf, bulunmaktadır; bir öğrenci babasının emekli; biri ise işsiz olduğunu belirtmiştir.

    Veri Toplama Aracı
    Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulurken üniversite öğrencilerinin üniversite dönemleri, yaşadıkları sorunlar, sorunlarla baş etme stratejilerine ilişkin literatür ayrıntılı olarak incelenmiş ve üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşlerini saptamak amacı ile çeşitli maddeler belirlenerek uzman görüşüne sunulmuştur. Görüşme formunda yer alan sorular uzman görüşlerinin geri bildirimleri sonucunda yeniden düzenlenmiş, gerekli görülen maddeler üzerinde düzenlemeler yapıldıktan sonra araştırmanın amacına uygun, anlaşılır ve uygulanabilir olduğu ortaya konulmuştur. İki öğrenci ile yapılan ön uygulama sonucunda görüşme formunun işler olduğu görülmüş ve görüşme formuna son hali verilmiştir.

    Verilerin Toplanması ve Analizi
    Araştırmacılar tarafından çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 17 üniversite öğrencisi ile birebir ve yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Her bir görüşme yaklaşık 45 dakika sürmüştür. Katılımcılarla yapılan görüşmelerde veri kaybını önlemek için katılımcıların verdikleri cevapların sadece araştırmacı tarafından dinleneceği belirtilerek katılımcıların onayları alınmış ve ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Ayrıca görüşmeci görüşmeyi not etmiştir. Böylece, ses kayıt cihazı ve not tutma tekniği birlikte kullanılmıştır. Katılımcılara araştırma bulguları raporlanırken isimlerinin gizleneceği ve talep etmeleri halinde araştırma sonuçlarının ulaştırılacağı belirtilmiştir.

    Mevcut araştırmanın verilerinin analizinde, nitel araştırma veri analizi tekniği olarak içerik analizi kullanılmıştır. İçerik analizinin amacı, elde edilen verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşmaktır; özünde yapılan işlem, birbirine benzeyen verileri belirli kavramlar ve temalar çerçevesinde bir araya getirerek bunları okuyucunun anlayabileceği bir biçimde organize etmek ve yorumlamaktır (Yıldırım & Şimşek, 2011). Verilerin analizinde, görüşme formunda yer alan sorular dikkate alınarak katılımcıların görüşlerini çarpıcı bir biçimde yansıtabilmek amacı ile yer yer doğrudan alıntılara yer verilmiştir (Türnüklü, 2000). Verilerin sunumunda, alıntı seçimi için çarpıcılık (farklı görüş), açıklayıcılık (temaya uygunluk), çeşitlilik ve uç örnekler ölçütleri dikkate alınmıştır (Ünver, Talu-Bümen & Başbay, 2010). Verilerin analizinde ve doğrudan alıntılarda öğrenciler “Ö” kısaltması ve numaralarla temsil edilmiştir.

    Geçerlik ve Güvenirlik
    Araştırma sonuçlarının inandırıcılığını sağlamak için kullanılan en önemli iki ölçüt geçerlik ve güvenirliktir. Araştırmada iç geçerlik, uzman incelemesi, katılımcı teyidi, bulguların doğrudan alıntılarla verilmesi, veri toplama aracının ve bulguların ilgili literatürle tutarlılığı ile dış geçerlik, araştırmada hangi yöntemin kullanıldığı, araştırma yöntemine uygun hangi desenin kullanıldığı ile ilgili bilgiler verilerek gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarının verilerle tutarlığına ilişkin tutarlık incelemesiyle iç güvenirlik, veri toplama sürecinin ve analizinin ayrıntılı betimlenmesi yoluyla da dış güvenirlik sağlanmıştır (Yıldırım & Şimşek, 2011; Yurdakul, 2008).

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Araştırmada belirlenen sorulara ilişkin görüşmelerden elde edilen bulgular aşağıda tablolar halinde sunulmuştur. Tablo 2’de araştırma sonucu elde edilen tema, kategori ve kodlar verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Araştırma Sonucu Elde Edilen Tema, Kategori ve Kodlar

    Tablo 2 incelendiğinde sorunlar, sonuçlar ve çözümler olmak üzere üç ana temanın ortaya çıktığı görülmektedir. Sorunlar teması altında ekonomik, akademik, uyum, sosyal ve diğer kategorileri belirlenmiştir. Ekonomik kategorisi altında ortaya çıkan kodlar şu şekildedir; harçlık, ulaşım ve burslar. Dersler, öğretim üyeleri ve gelecek ise akademik kategorisi altında; şehir, çevre ve kültürel farklılıklar uyum kategorisi altında; arkadaşlık, üniversite imkânları, boş zaman sosyal kategorisi altında; barınma ve güvenlik ise diğer kategorisi altında belirlenen kodlardır. Sonuçlar teması altında psikolojik, akademik başarı, okul terki olmak üzere üç kategori belirlenmiştir. Okuldan soğuma, aidiyet hissetmeme, özgüven eksikliği psikolojik kategorisinde; derslerden soğuma, başarısız olmaya inanç ve atalet akademik başarı kategorisinde; ailenin yanına dönme, üniversite değiştirme isteği ise okul terki kategorileri altında ortaya çıkan kodlardır. Son olarak çözümler teması altında yönetim, süreç ve aile kategorileri ortaya çıkmış; anketleri dinleyen üst yönetim, sosyal medya yönetim kategorisinin, etkili danışmanlık, iletişime açık öğretim elemanları, devam devamsızlık süreç kategorisinin, helikopter ve farkındalık ise aile kategorisinin altındaki kodlar olarak ortaya konulmuştur.

    Üniversite Öğrencilerinin Yaşadıkları Sorunlara İlişkin Görüşleri
    Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşleri Tablo 3’de belirtilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Yaşanan Sorunlara İlişkin Görüşler

    Tablo 3 incelendiğinde katılımcıların yaşanan sorunları ekonomik, akademik, uyum, sosyal ve diğer kategorilerinde değerlendirdikleri görülmektedir. Ekonomik kategorisinde harçlık (n = 10), ulaşım (n = 11), burslar (n = 12); akademik kategorisinde dersler (n = 11), öğretim üyeleri (n = 14) ve gelecek (n = 9), uyum kategorisinde şehir (n = 4), çevre (n = 3) ve kültürel farklılıklar (n = 2), sosyal kategorisinde arkadaşlık (n = 4), üniversite imkânları (n = 4) ve boş zaman (n = 3), diğer kategorisinde barınma (n = 2), güvenlik (n = 1) ifadeleri öne çıkan kodlar arasında yer almaktadır. Bazı katılımcıların ekonomik açıdan yaşadıkları sorunlar aşağıda belirtilmiştir.

    “Aslında ekonomik açıdan sorun olarak değil de ben şunu problem olarak görüyorum; Biz özel okulda okuyoruz diye birçok kurum burs vermeye yanaşmıyor. Ama bence bu çok saçma. Çünkü özel okulda okumak daha masraflı oluyor, etrafında bulunan şeylerden dolayı. Bizimki en ucuz özel okul olmasına rağmen. Bahçeşehir’de Koç’da çok daha pahalı her şey. Özel okul adını gördüklerinde direkt yanaşmıyorlar. Bence bu çok saçma. Ayrıca devletin biz özel okulda okuyorsak buna daha çok yanaşması gerekiyor çünkü okula bizim için ekstra bir para harcamıyor devlet ama bize burs vermeye yanaşması lazım (Ö1).”

    “Hiçbir öğrenciye kendi harçlığı yetmez bence. Özellikle gezmeyi ve sosyal hayatı seviyorsa imkânı yok. Kendi açımdan söyleyecek olursam daha çok olursa daha çok rahat ederim yani. Net bir ay sonu problemi yaşıyorum mesela. Mecburen harçlığım bittikçe alıyorum çünkü verdikleri bitiyor hemen. Öyle olunca mecburen mesela babaannemden gidip alıyorum, diğer aile bireylerinden almaya çalışıyorum. Ulaşım konusunda da araba olunca her şey daha kolay oluyor. Ama onunda getirdiği sıkıntı oluyor işte arabanın benzini bakımı gibi. Ankara’daki çoğu okul şehir dışında olduğu için ulaşım çoğu kişi için problemdir (Ö4).”

    “Mesela otobüs sıraları, öğrenciler sıra olduğu halde çoğu öne geçiyor. Mesela bir fakültenin uzakta olması, her çıkışta o otobüs sıkıntısını yaşamam, benim oraya stresli gitmem bile beni okuldan çok soğutuyor. Burs imkânı da bence çok kısıtlı. Bir sürü kurum var, vakıflar var, onlarda kendi yakınlarına veriyor (Ö5).”

    “Ankara’da ulaşım pahalı (Ö8).”
    “Ailesiyle yaşamayanların daha çok parasız kalma sıkıntıları oluyor, yemek için ekstra para harcamaları gerekiyor (Ö9).”

    “Yurt veya para olarak verildiğinde çok yeterli olduğunu düşünmüyorum verilen miktarın öğrenciler için (Ö11).”

    “Üniversiteye ulaşım her üniversitenin en büyük sorunlarından biri, mesela bizim okul, servis kaçarsa otobüs metro sonra yine otobüs ya da otostop çekmek zorunda kalıyoruz, derse geç kalıyoruz (Ö13).”

    Bazı katılımcıların akademik açıdan yaşadıkları sorunlar aşağıda belirtilmiştir.

    “Ders programında öğrenciyi hiç düşünmüyorlar. Bundan sonra iş hayatına atılacağız. Kendimizi geliştireceğimiz, bir şeyler yapabileceğimiz şu önümüzdeki 5yıl. Ama ders programı gereksiz yoğun. Hukuk bölümünde haftada 6 saat bilgisayar dersi var. Hazırlığı atlayıp bölüme başlayan arkadaşlarım var. Hukukla ilgili derslere hasret kaldık diyorlar (Ö2).”

    “Ezbere dayalı eğitim kesinlikle problem. Çünkü mesela radyo televizyon okuyorum, benden tarih bilmemi istiyorlar. Almamız gereken bazı zorunlu dersler var…ama onun yerine bölümümüzde alakalı mesela kendi bölümüm için söyleyeyim Adobe kursları versin o dersi koyacağına. Ne bileyim çekim yaptırsın. Bence bizim bölümlerimizde çok fazla uygulama olması gerekiyor. Elimizin alışması için. Yetersiz uygulama probleminin olduğunu söyleyebilirim ama derslerimiz çok ağır değil bence. Öğretim elemanları ile iletişim kopukluğu var çünkü yaş ortalaması hocaların çok yüksek. Çok az hocamız genç ve bizlerle arkadaşlık kurabiliyor. Çoğu hoca biz eskiden böyle yaptık hâlâ da böyle yapıyoruz diye düşünen kafada oldukları için biraz, hem anlaşmak zor, hem derslerinden geçmek zor, hem de anlattıklarını anlamak biraz zor oluyor. Bence Türkiye’de yaşayan herkesin geleceğe ilişkin belirsizlik, iş bulma kaygısı sorunu olduğunu düşünüyorum. Hep ne yapacağım muhabbeti oluyor. Üniversitede yeterli uygulama yapmadıkları için nereye yöneleceğimizi bilmiyoruz. Ben bu olacağım diyemiyoruz. Çünkü hiç birini denemediğin için hani mutlu mu olacaksın olmayacak mısın bilemiyorsun. Ne biliyim işte bölümde uygulamaya yönelik seçmeli dersler olsa daha sonra denedikten sonra beğenmezsem başka seçmeli dersler alabilsem üniversite hayatında bunu çözersin ne olmak istediğini (Ö4).”

    “İletişim kopukluğu oluyor bazen, pek anlaşamıyoruz. Biraz samimi iletişimimiz bazı hocalarla olmuyor (Ö7).”

    “Bu tür kaygılarım her zaman var, çünkü Türkiye’de yaşıyoruz, her şeyden çok fazla var ve artık ekmek aslanın ağzında değil midesinde. Kötü bir bölümde, kötü bir üniversitede okuduğumu düşünmüyorum ama ne olursa olsun iş bende bitecek, geleceğim belirsiz (Ö8).”

    Bazı katılımcıların sosyal açıdan yaşadıkları sorunlar aşağıda belirtilmiştir

    “Bölümünde verdiği zorluk yüzünden bir süre sonra asosyallik başlıyor. Böyle sürekli kütüphanede ders çalışan bir güruha dönüyorsun. Kendi aramızdaki ilişkilerimizde bir süre sonra ders notundan ileriye gidemiyor. Çok yakın arkadaşların dışında genel olarak önceden çok rahat muhabbet ettiğim, zaman geçirdiğim insanlarla bir süre sonra sadece iş ilişkisine dönüşüyor. İşte not var mı soru var mı falan şeklinde. Bir tek benim bölümüme yönelik değil herkeste böyle olduğunu düşünüyorum. Genelde öğrencilerin arasındaki o samimiyetsizlik hep konu olur. Sadece not istediği zaman selam veriyor şeklinde, işi düşünce geliyor falan gibisinden. O durum var yani, son iki senedir yoğun bir şekilde var hem de. İlk senelerde hazırlıkta ya da birinci sınıfta boş zamanımız oluyordu. Sosyal etkinliklere katılmaya çalışıyordum. Kulüplere katılıp oralarda aktif olmaya, daha çok çevre edinmeye çalışıyordum ama bir süre sonra devam edememeye başladım. Bir gittim iki gittim, bir süre sonra sıkıldım. Vakit bulamama durumları çıktı. Hep böyle başladığım sosyal aktivite etkinlik ne varsa böyle yarıda bıraktım. Ne olursa olsun spor kültürel ya da ne bileyim hani kendi alanıma yönelik bir şeyleri de hep yarım bırakmak zorunda kaldım (Ö3).”

    “Üniversitenin sunduğu etkinlik imkânları çok az. O yüzden herkes dersi bittiği anda koşarak okuldan çıkıp başka yerlere gidiyor. Okulun içinde bir Starbucks bile açsalar insan bir oturur eder yani. Mesela dans kursları falan var onlara gidenler var ama çoğu kişi gitmiyor. İnsanların ilgisini çeken bir olay yok hani okulda kalayım ya ben diyeceğin, takılma ortamı olmuyor yani (Ö4).”

    “Aslında üniversite imkânları az geliyor. Daha fazla aktivite ayırabilir. Çünkü mesela sağlık kültür kurs açtı ilk gün doldu. Kontenjan yetersiz (Ö7).”

    “Üniversitede sosyal açıdan yaşadığım sıkıntılar çeşitli alanlarda kurulan kulüplerin aktif olmaması ve bundan dolayı öğrencilerin birbirinden kopukluğu. Kulüpler bir bakıma kişilerin arasındaki bağların güçlenmesini sağlıyor, aynı duygulara, yeteneklere sahip olan insanları bir araya toplamakla yükümlü olan yerler, bunların birbirinden olan kopukluğu sosyal açıdan sıkıntılar oluşturuyor (Ö13).”

    “Kafana uyan, güvenebileceğin, birlikte eğlenebileceğin, zaman geçireceğin, ders çalışacağın birini bulmakta zorlanabilir insan çünkü burası bir dünya her çeşit insan var; arkadaş olabilmek için zaman geçirmek gerekiyor ama seni yarı yolda bırakabiliyorlar (Ö16). “

    Bazı katılımcıların ekonomik, akademik ve sosyal açıdan yaşadıkları sorunların dışında belirttikleri sorunlar aşağıda belirtilmiştir.

    “Nerede kalayım şimdi ben? Geldim buraya okumaya, derslerime mi bakayım kalacak yer mi arayayım? Ev tutsam kendi başıma nasıl kalacağım hadi tuttum kirayı nasıl ödeyeceğim hadi ödedim karnımı nasıl doyurayım (Ö14)?”

    “Üniversitemizde barınma ile ilgili sorunlar yaşıyoruz; yeterli KYK ya da çevrede güvenle kalabileceğimiz uygun fiyatlı yurt sayısı çok az; okulda öğrenci köylerinden ya da yurdundan yararlanabilen arkadaşlarımız çok şanslı (Ö16).”

    “Aslında baktığınızda güvenlik sayısı çok gibi; ama bir olay olduğunda okulda olaya sebep olan öğrenciler sınıfa bile derste girebiliyorlar; bunun için hem dışarıda hem de bina içlerinde güvenlik sayısının artması gerekiyor (Ö17).”

    Üniversite Öğrencilerinin Yaşadıkları Sorunların Sonuçlarına İlişkin Görüşleri
    Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunların sonuçlarına ilişkin görüşleri Tablo 4’de belirtilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Sorunların Sonuçlarına İlişkin Görüşler

    Tablo 4 incelendiğinde katılımcıların yaşanan sorunların sonuçlarını psikolojik, akademik başarı ve okul terki kategorilerinde değerlendirdikleri görülmektedir. Psikolojik kategorisinde okuldan soğuma (n=1), aidiyet hissetmeme (n=4), özgüven eksikliği (n=1), akademik başarı kategorisinde derslerden soğuma (n=2), başarısız olma inancı (n=1), atalet (n=1), okul terki kategorisinde ailenin yanına dönme (n=3), üniversite değiştirme (n=2) ifadeleri öne çıkan kodlar arasında yer almaktadır. Bazı katılımcıların sorunların psikolojik sonuçlarına ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir.

    “Notlarla ilgili sorunlar insana özgüven sorunu yaşatabilir ya da genellikle derse ve okula adapte sorunu yaşanabilir (Ö8).”

    “Aidiyet sorunu yaşanabilir, siz bir sürü sıkıntı yaşadığınız yere gitmek ister misiniz? Ayaklarınız geri geri gider, o yüzden bağlılık hissetmem bu yüzden okuldan insanlardan üniversiteden soğuma olabilir (Ö14).”

    Bazı katılımcıların sorunların akademik başarı açısından sonuçlarına ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir.

    “Öğrencilerin akademik başarıları düşüyor. Sonuçta mental sağlık çok önemli bir şey. Fiziksel sağlığınızı bile bozar. Kendi açımdan değil de şu an ciddi sorunlar yaşayıp derslerine devam edemeyenler var (Ö2).”

    “Bu kadar sıkıntı ile boğuşurken nasıl ders çalışıp başarılı olmamız bekleniyor ki? Gelecek bize nasıl emanet edilsin, biz kendimiz sorunların içinde dağılmışız, ben mesela devamsızlık yapıyorum dersi kaçırıyorum haliyle bir sürü alttan dersim oldu (Ö17).”

    Bazı katılımcıların sorunların okul terki sonuçlarına ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir

    “Öğrenci bu sorunlarla uğraşırken kendi psikolojisini düzeltemediği zaman, bir süre sonra bıkkınlık motivasyon düşüklüğü ile kendi şehrime dönmek istiyorum diyebilir. Yani hani annemi babamı özledim, onların yanına gitmek istiyorum diyebilir. Ders çalışmak istemiyorum falan şeklinde. Bende mesela Erasmus’da bir süre sonra sabit bir noktaya bakıp ağlıyordum. Hani ders çalışmak istemiyoruz diye, Türkiye’ye dönmek istiyoruz, kendi eski düzenimize dönmek istiyoruz diye. Hani o sosyal hayatın sıkıştırdığı o durumlarda genellikle kaçmaya yönelik adımlar atıyorlar (Ö3).”

    “Bazı öğrenciler bölüm değiştirmek isteyebiliyor ya da kendi ailelerinin yanına gitmek isteyebiliyor (Ö10).”

    Üniversite Öğrencilerinin Yaşadıkları Sorunların Çözümlerine İlişkin Görüşleri
    Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunların çözümlerine ilişkin görüşleri Tablo 5’de belirtilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Sorunların Çözümlerine İlişkin Görüşler

    Tablo 5 incelendiğinde, katılımcıların sorunların çözümlerini yönetim, süreç ve aile kategorilerinde değerlendirdikleri görülmektedir. Yönetim kategorisinde anketler (n=3), dinleyen üst yönetim (n=2), sosyal medya (n=2), süreç kategorisinde etkili danışmanlık (n=4), iletişime açık öğretim elemanları (n=3), devam-devamsızlık (n=2), aile kategorisinde helikopter aileler (n=1), farkındalık (n=2) ifadeleri öne çıkan kodlar arasında yer almaktadır. Bazı katılımcıların sorunların yönetim açısından çözümlerine ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir.

    “Mesela bu tür anketler. Bunu belirleriz. Sürekli her okulda öğrenci sorunlarıyla ilgili araştırmacılar olabilir, tez hazırlar proje hazırlar (Ö8).”

    “Daha çok dinlenmeli öğrenciler bence, yani boş dinlenmemeli en azından. Çözüm odaklı dinlenmeli diyebilirim (Ö10).”

    “Üniversitelerin aktif işleyen sosyal medya hesapları olmalı; rektörümüzün de. Biz de kendisine rahatlıkla ulaşıp sorunlarımızı anlatalım (Ö16).”

    “Bizi dinleyen bir üst yönetim olmalı; burs ve yurt imkânları artırılmalı, okuldaki ihtiyaçlar giderilmeli, rektörlük öğrencilerin cebindeki parayı da düşünerek kırtasiye, yemek, alışveriş yeme içme fiyatlarını belirlemeli (Ö17).”

    Bazı katılımcıların sorunların süreç açısından çözümlerine ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir.

    “Öncelikle benim bildiğim kadarıyla bizim sınıfımız biraz kalabalık ve bildiğim iki danışman var. Belki daha fazla danışman olması ya da öğrenci gitmeden bazen danışmanların öğrencileri çağırıp onlarla konuşması öğrenciyi belki daha çok motive edebilir yani (Ö12).”

    “Sınıfımız çok kalabalık olduğu için danışmanımıza çok iş düşüyor; bu nedenle danışmanımız bizimle ders seçimi, kayıt dönemlerinde ilgilenmek için pek fazla zaman bulamıyor, bu nedenle danışmanlara düşen öğrenci sayısı azaltılmalı danışman sayısı artırılmalı; derslik ve ders eşleştirmelerinde daha hassas davranması gerekmektedir (Ö13).”

    “Hocalarımız il içinde uzaktan gelen öğrencileri göz önünde bulundurarak devamsızlık konusunda biraz yardımcı olmalıdırlar (Ö14).”

    “Motivasyonumuzu düşürücü pek çok şey yaşıyoruz; hocalarımızın biraz daha bize zaman ayırarak arkadaşlık etmelerini bekliyorum; arkadaşlıktan kastım da bizimle derslerle ilgili, üniversite etkinlikleri ile daha çok konuşsunlar ama hep zamanları az (Ö15).”

    Bazı katılımcıların sorunların aileler açısından çözümlerine ilişkin görüşleri aşağıda belirtilmiştir.

    “Mutlaka aile desteği şart; iş ailede başlıyor; çocuğu aşırı korumacı yetiştirmemeli; ayakları yere basan kişilik sahibi gençler olarak yetiştirilmeli, bunun için aileler de bilinçlendirilmeli, üniversitelerin sorumlulukları var bu nedenle aileleri de bilinçlendirici eğitimler düzenleyebilirler (Ö17).”

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Üniversite öğrencilerinin görüşlerini özetlemek gerekirse katılımcılar, üniversitede ekonomik, akademik, uyum sağlama ve sosyal konularda sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ekonomik açıdan harçlık, ulaşım ve burslar konusunda sıkıntı yaşadıklarını; üniversite yaşamı boyunca ailelerin ekonomik durumlarının kısıtlı olmasından kaynaklı harçlık yetersizliği çektiklerini; şehir merkezinde olmayan üniversitelere ulaşımda zorluklar yaşadıklarını; bursların yeterli olmadığını ve ihtiyacı olan herkese yeterli miktarda burs sağlanamadığını belirtmişlerdir. Katılımcılar akademik açıdan yaşadıkları zorluklara ilişkin olarak dersler, öğretim üyeleri ve geleceğe ilişkin temalarında görüş bildirmişlerdir. Derslerle ilgili olarak ezbere dayalı eğitim, sınavlar, derslere devam zorunluluğu, yetersiz uygulamalar ve derslerin ağır olması konularında görüş bildirmişlerdir. Öğretim elemanı ile yaşanan iletişim kopuklukları, danışmanlık konusundaki sıkıntılar katılımcıların görüşleri arasındadır. Geleceğe ilişkin olarak ise iş bulma kaygısı, belirsizlik öğrencilerin vurguladıkları noktalardır. Özellikle farklı illerden üniversite öğrenimi için gelen öğrencilerin ulaşım, iklim, şehrin imkânları açısından şehre uyum konusunda sıkıntı yaşadıkları belirtilirken, aynı ilde daha farklı ortamlardan üniversiteye gelen öğrencilerin çevreye uyum konusunda sıkıntı yaşadıkları ama en çok kültürel farklılıklar konusunda uyum sorunu yaşandığı belirtilmiştir. Sosyal açıdan yaşanan sorunlar arasında katılımcılar arkadaşlık ilişkileri, üniversitenin sağladığı imkânlar ve boş zaman değerlendirme etkinliklerine vurgu yapmışlardır. Diğer sorunlar arasında ise katılımcılar barınma ve güvenlik konularına işaret etmişlerdir. Bu bulgu üniversite öğrencileriyle Topkaya ve Meydan (2013) tarafından yürütülen araştırmanın bulgularını desteklemektedir. Bu araştırma öğrencilerin duygusal, romantik, ekonomik, akademik, kişilik, uyum ve aileyle ilgili sorunlar ve arkadaşlarla ilgili sorunlar yaşadığını göstermiştir (Topkaya & Meydan, 2013). Araştırma bulguları Bülbül ve Acar-Güvendir’in (2014) yapmış oldukları araştırma bulguları ile kısmen benzerlik göstermektedir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin üniversiteye uyum konusunda sıkıntılar yaşadıkları, ancak üniversite öncesi iyi bir eğitim aldığını düşünen öğrencilerin akademik uyum düzeylerinin üniversite öncesi iyi eğitim aldığını düşünmeyenlere göre daha yüksek olduğu ortaya konulmuştur (Bülbül & Acar-Güvendir, 2014). Kacur ve Atak (2011)’ın çalışmalarında da sorunlar arasında öğretim üyeleri/elemanlarıyla ilgili sorunlar, yaşam sorunları, ekonomik sorunlar, sağlık sorunları, meslek edinme sorunları, kötü alışkanlıklarla ilgili sorunlar, çevreyle iletişim sorunları, aile ve toplumla ilgili sorunlar, kendini ifade etme sorunları ve psikolojik destekle ilgili sorunlar, ders çalışma ve sınavla ilgili sorunlar, idari sorunlar, eğitim sorunları, ders dışı faaliyetlerle ilgili sorunlar, sosyo-kültürel sorunlar, boş vakitle ilgili sorunlar, bölümle ilgili sorunlar, ailevi sorunlar, psiko-sosyal sorunlar, psikolojik sorunlar, kişilerarası iletişim sorunları belirlenmiştir. Erkan ve ark. (2012)’nın araştırmasında da benzer olarak öğrencilerin akademik ve ekonomik problemler yaşadıkları ortaya konulmuştur. Bu doğrultuda farklı nedenlerle üniversite öğrencilerinin üniversite yaşam dönemleri boyunca çeşitli sorunlar yaşadıkları; bu sorunların kaynağında içinde bulundukları şartların, geldikleri ailevi ortamın, kişilik özelliklerinin etkili olduğu ifade edilmiştir.

    Katılımcıların sorunların yarattığı sonuçlara ilişkin görüşlerinde psikolojik sonuçların, akademik başarıda düşüşün ve de okul terkinin olduğu görülmektedir. Buradan hareketle, üniversite öğrencilerinin çeşitli önemli nedenlere bağı olarak yaşadıkları sorunların kendilerinde bir takım olumsuz sonuçlar ve etkiler yarattığını söylemek mümkündür. Yaşanan sorunların şiddetine, önemine, önceliğine ve kişide kişinin sorunların üstesinden gelme becerisine, öğrenilmiş güçlülüğüne, kişilik özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurduğu ifade edilebilir.

    Katılımcıların çözüm önerileri arasında üst yönetimin, öğretim üyelerinin ve ailenin desteğinin önemli olduğuna ilişkin görüşler yer almaktadır. Bu bulgu, Kacur ve Atak’ın (2011) yapmış olduğu araştırma bulguları ile kısmen benzerlik göstermektedir. Bu çalışmada öğrenciler sorunların çözümü için öncelikle kendi kendilerine araştırma yaparak sorunlarını çözme ya da hafifletme yoluna gittiklerini, daha sonra sırasıyla arkadaşlarından yardım isteme, ailelerinden yardım isteme, herhangi bir yere başvurmadan işi oluruna bırakma, söz konusu konuyla ilgili bir uzmandan yardım isteme veya ağlayarak sakinleşme yoluna gittiklerini belirtmişlerdir (Kacur & Atak, 2011). Ayrıca bu araştırmada üniversite öğrencilerinin yaşadıkları problemin çözümü için daha çok aile ve arkadaşlarından yardım almaya gönüllü oldukları belirlenmiştir. Buradan hareketle, üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunların çözümünde hem okul içi, hem de okul dışı paydaşların desteğine ihtiyaç duydukları söylenebilir.

    Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda şu önerilerde bulunulmuştur:

    • Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sıkıntıların çözümüne yardımcı olabilmek için üniversitelerde sunulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri konusunda yapılacak bilgilendirme çalışmaları öğrencilerin bu hizmetlerden yararlanmasına olanak sağlayabilir.

    • Üniversiteye uyum konusunda sıkıntı yaşayan öğrencilere yönelik oryantasyon programları düzenlenebilir.

    • Barınma konusunda sıkıntı yaşayan öğrencilere yönelik üniversite çevresinde, belediye ile işbirliği yapılarak atıl kalan binaların ve arazilerin iyileştirilmesi ve çevre güvenliğinin sağlanması ile bir üniversite köyü kurulabilir. Bu sayede öğrenci evlerinin, yurtların fazlalaştırılması sağlanabilir.

    • Kültürel farklılıklarla ilgili sorunların çözümüne yönelik olarak konferans, panel vb. bilgilendirici etkinliklerde bulunabilir. Farklı alt kültürlerden gelen öğrencilerin uyum içinde çalışmalarına yönelik olarak grup çalışmalarına ağırlık verilebilir.

    • Öğrencilerin geleceğe yönelik kaygılarını ve mesleki gelişimlerini hedefleyen anketler yapılarak bunların sonuçlarına dayanan konferanslar ve seminerler düzenlenebilir. Meslek hayatında başarılı olmuş ve onlara rol model olacak profesyonel kişilerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmalarını sağlayacak ve bu sayede ileriye yönelik kaygılarının azalmasına yardımcı olacak tecrübe paylaşım etkinlikleri düzenlenebilir.

    • Öğrencilerin problemlerini, ihtiyaçlarını, beklenti ve isteklerini dile getirebildikleri; dinlendikleri, karara katılımlarının sağlandığı çeşitli bölümlerden öğretim üyelerinin, öğrencilerin ve yönetim kademesi yetkililerinin katıldığı ortak platformlar oluşturulabilir; düzenli toplantılar yapılabilir.

    • Öğrencilerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri anketler yapılabilir. Ekonomik açıdan sıkıntı yaşayan öğrencilere yönelik vakıf, dernek, şahıs, belediye ve benzeri kurumların öğrencilere verdikleri burs imkânları artırılabilir, meslek odalarının öğrencilere alanlarında “part-time” çalışma imkânları vermesi sağlanabilir.

    • Öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirebilecekleri ve sosyal alanda yaşadıkları sıkıntıları giderebilmek adına öğrencilerin oluşturdukları topluluk faaliyetleri yaygınlaştırılabilir, kültürel faaliyetler organize etmek üzere öğrenci kültür merkezleri kurulup desteklenebilir.

    • Ulaşım konusunda gerekli tedbirlerin alınması, öğrencilerin derse sürekli gecikme, okula ulaşımda yaşadığı sıkıntıların çözümü konusunda servis imkânlarının artırılması, gerekli merciler ile iletişim kurularak toplu taşımanın artırılması sağlanabilir. Üst yönetimin bilgisi dâhilinde sosyal medya kullanımı ile öğrencilerin problemlerinin tartışıldığı ve paylaşıldığı iletişim kanalları oluşturulabilir.

    • Bu araştırma Ankara ilindeki dört üniversitede okuyan öğrencilerle sözlü görüşme ile yürütülmüştür. Benzer bir çalışma iller ve üniversiteler arasında farklı yöntemlerle karşılaştırmalı olarak çalışılabilir. • Sorunların çözümü için tek bir kurum ve kuruluşun tedbirler alması yeterli olmayacaktır; bu nedenle ilgili kurumların bu sorunların çözümü için koordineli bir biçimde çalışması önerilmektedir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Bülbül, T., & Acar-Güvendir, M. (2014). Üniversite birinci sınıf öğrencilerinin yükseköğretim yaşamına uyum düzeylerinin incelenmesi. Eğitim Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 4(1), 397- 418.

    2) Demirbilek, M. (2012). Yurtlarda kalan öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, arkadaşlık ilişkileriyle bağlantılı sorunları ve çözümüne yönelik bir model denemesi. Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 1(3), 1-24.

    3) Erdem, A. R. (2013). Bilgi toplumunda üniversitenin değişen rolleri ve görevleri. Yükseköğretim Dergisi, 3(2),109-120.

    4) Erkan, S., Özbay, Y., Cihangir-Çankaya, Z., & Terzi, Ş. (2012). Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları problemler ve psikolojik yardım alma gönüllükleri. Eğitim ve Bilim, 37(164), 94-107.

    5) Filiz, Z., & Çemrek, F. (2007). Üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarının uygunluk analizi ile incelenmesi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8(2), 207-224.

    6) Kacur, M., & Atak, M. (2011). Üniversite öğrencilerinin sorun alanları ve sorunlarla başetme yolları: Erciyes Üniversitesi örneği. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 31, 273-297.

    7) Korkmaz, A. (2000). Yükseköğretim gençliğinin problemleri. Mili Eğitim Dergisi, 145, 41-45. Retrieved from dhgm.meb.gov.tr/ yayimlar/dergiler/Milli_Egitim_Dergisi/145/korkmaz.htm

    8) Şahin, İ., Şahin-Fırat, N., Zoraloğlu, Y. R., & Açıkgöz, K. (2009). Üniversite öğrencilerinin sorunları. e-Journal of New World Sciences Academy, 4(4), 1435-1449.

    9) Topkaya, N., & Meydan, B. (2013). Üniversite öğrencilerinin problem yaşadıkları alanlar, yardım kaynakları ve psikolojik yardım alma niyetleri. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3(1), 25-37.

    10) Türnüklü, A. (2000). Eğitim bilim araştırmalarında etkin olarak kullanılabilecek nitel araştırma tekniği: Görüşme. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, 24, 543-559.

    11) Ünver, G., Talu-Bümen, N., & Başbay, M. (2010). Ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans derslerine öğretim elemanı bakışı: Ege Üniversitesi örneği. Eğitim ve Bilim Dergisi,155(35), 63-77

    12) Yıldırım, A., & Şimşek, H. (2011). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri. (8th ed.). Ankara: Seçkin.

    13) Yurdakul, B. (2008). Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının sosyal bilişsel bağlamda bilgiyi oluşturmaya katkısı. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11, 39-67.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 28010367 defa ziyaret edilmiştir.