Bu RoMEO yeşil bir dergidir
2020, Cilt 10, Sayı 3, Sayfa(lar) 423-428
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
DOI: 10.5961/jhes.2020.402
Hemşirelik Öğrencilerinde Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık Dersinin Doğum Korkusu ve Travmatik Doğum Algısına Etkisi
Duygu GÜLEÇ ŞATIR
Ege Üniv̇ ersiṫ esi,̇ Hemşiṙ elik̇ Fakültesi, İzmiṙ , Türkiye
Anahtar Kelimeler: Doğuma hazırlık, Doğum korkusu, Algı, Hemşirelik
Öz
Araştırma hemşirelik son sınıf öğrencilerinde “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersinin doğum korkusu ve travmatik doğum algısına etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Araştırma ön test son test desenli tek gruplu bir müdahale araştırmasıdır. Araştırmanın örneklemini İzmir’de bir üniversitenin hemşirelik bölümü 4. sınıfında öğrenim gören ve “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersini alan 62 kız öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri ‘Demografik Bilgi Formu, Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Öğrencilere, dönem başında dersin ilk haftası veri toplama formları ile ön test uygulanmıştır. Bir dönem süresince araştırmacı tarafından haftada 2 saat, 16 hafta öğrencilerle ilgili ders işlenmiştir. Dönem sonunda öğrencilere veri toplama formları son test olarak tekrar uygulanmıştır.

Araştırma sonucunda öğrencilerin yaş ortalaması 22,3±0,7 olarak saptanmıştır. Öğrencilere kendi doğumlarını hangi yöntem ile yapmak istedikleri sorulduğunda % 67,7’si normal doğum, %21,1’i epidural anestezi ile normal doğum yapmak istediklerini belirtmiştir. Eğitim öncesi öğrencilerin “Gebelik Öncesi Doğum Korkusu” ölçek puan ortalaması 41,7±8,3, eğitim sonrası ise 37,7±9,4 olarak hesaplanmış ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Eğitim öncesi “Travmatik Doğum Algısı Ölçeği” puan ortalaması 70,2±22,6, eğitim sonrası ise 61,7±25,9 olarak hesaplanmış ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.

Araştırma doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersinin öğrencilerin doğum korkularını travmatik doğum algılarını azalttığını ortaya koymuştur.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Dünyada en sık uygulanan cerrahi girişimlerden biri sezaryendir (Vega et al 2015). Dünyadaki ve ülkemizdeki sezaryen oranları gittikçe artmaktadır (WHO 2015; TNSA 2018). Ülkemizde TNSA 2018 verilerine göre doğumların yarısından fazlası (%52) sezaryen ile yapılmaktadır. Bu oran 1993 yılında %7, 2003 yılında ise %21 olmak üzere hızla ilerlemiştir (TNSA, 2018). Türkiye, Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) ülkeleri arasında 2015 yılında sezaryen doğum oranlarında birinci sırada yer almıştır (OECD, 2015). Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) ise sezaryen oranlarının en fazla %10- 15 olmasını önermektedir (WHO, 2015). Bu doğrultuda ülkemizdeki sezaryen oranı DS֒nün önerisinin çok üzerindedir.

    Sezaryen endikasyon olduğu durumlarda anne ve bebek hayatı için kurtarıcı olduğu gibi, anesteziye bağlı komplikasyonlar, postpartum hemoraji, enfeksiyon, histerektomi gibi birçok komplikasyonu da bulunmaktadır (Caughey 2017; Sheikh et al., 2020). Bu sebeple sadece tıbbi endikasyon olduğunda uygulanmalıdır. Ancak tıbbi endikasyonlar dışında normal vajinal doğuma alternatif olarak elektif, anne isteğine bağlı da yapılabilmektedir (Çakmak et al., 2014; Dencker et al., 2019). Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği (ACOG), isteğe bağlı sezaryen doğumda annenin hastanede daha uzun süre yattığını, sonraki gebeliklerde uterus rüptürü, plasenta implantasyon anomalileri, histerektomi gibi obstetrik komplikasyonların arttığını, yenidoğanda solunum sorunlarının daha fazla olduğunu belirtmiştir (ACOG 2013).

    İsteğe bağlı sezaryenin önemli nedenlerini normal doğuma ilişkin korku ve olumsuz doğum algıları oluşturmaktadır (Çakmak et al., 2014; Karabulutlu 2012). Gebelik sürecinde kadınların doğum korkusu görülme sıklığı ölçüm araçlarına göre değişiklik göstermekle birlikte yaklaşık %20-50’sinin hafif düzeyde, %20-26’sının orta düzeyde ve %2-13’ünün ise şiddetli düzeyde doğum korkusu yaşadığı belirtilmektedir (Çiçek & Mete 2015; Dencker et al., 2019). Çakmak ve ark.(2014)’nın yaptığı çalışmada isteğe bağlı sezaryen doğumu tercih edeceğini ifade eden kadınların %42,2’si vajinal doğumdan korktuğu, %31,6’sı sezaryenin ağrısız olduğunu, %10,5’i vajinal doğumun daha riskli olduğunu düşündüğü için tercih etmiştir. Karabulutlu (2012)’nun araştırmasında ise kadınların vajinal doğum korkusu ve sezaryenin daha sağlıklı olduğunun düşündükleri için sezaryeni tercih ettikleri belirtilmiştir.

    Doğum korkusu sadece gebelerde değil, ileride gebelik düşünen genç bireylerde de yaşanmaktadır. Kapısız ve ark.(2017)’nın çalışmasında hemşirelik öğrencilerinin doğumla ilgili korkularının olduğu belirlenmiştir. Genç bireylerle yapılan çalışmalarda sezaryen tercihlerinin vajinal doğuma ilişkin yüksek risk algısı ve doğum korkusu ile ilişkili olduğu saptanmıştır (Weeks et al., 2020). Stoll ve ark. (2014)’nın çalışmasında da hemşirelik öğrencilerinin korkularının olduğu, sadece medyadan doğum ile ilgili bilgilere maruz kalan hemşirelik öğrencilerinin doğum korkularının ise daha yüksek olduğu belirtilmiştir.

    İsteğe bağlı sezaryen doğum tercihlerinin azaltılmasında önemli bir uygulama normal doğuma yönelik kadınların olumlu doğum algılarının geliştirilmesi ve doğum korkusunun azaltılmasıdır (Gözükara & Eroğlu 2011). Gebelik süresince antenatal kliniklerde, doğuma hazırlık sınıflarında veya klinikte gebelerle etkileşimde olan kadın doğum hemşireleri onların doğum korkularının azaltılmasını, olumsuz algıların giderilmesini ve normal doğuma ilişkin olumlu algılarının geliştirilmesini sağlayabilirler. Bu sebeple öncellikle genç hemşire adaylarının doğru, yeterli ve kanıta dayalı bilgilerle bilgilendirilerek kendi doğum korkularının azaltılması ve normal doğuma yönelik olumlu algılarının geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.

    Bu kapsamda bu araştırma hemşirelik öğrencilerine bir eğitim öğretim yarıyılı boyunca verilen “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” seçmeli dersinin doğum korkusu ve doğum algısına etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma ile öğrencilerin eğitim ile doğum korkularının azaltılması ve olumlu doğum algılarının geliştirilmesi hedeflenmektedir. Doğuma yönelik olumlu algılarla mezun olan hemşirelik öğrencileri mezuniyet sonrası sağlık profesyonelleri kimliği ile kadınların olumlu doğum algısına sahip olmalarını sağlayabilir. Bununla birlikte gebelerin doğum korkularını azaltarak onları normal vajinal doğum sürecine hazırlayabilirler. Böylelikle isteğe bağlı sezaryen oranlarının azaltılmasına da katkıda bulunabileceklerdir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metod
    Araştırmanın tipi: Araştırma ön test- son test desenli tek gruplu, karşılaştırmalı yarı deneysel tipte bir araştırma olarak gerçekleştirilmiştir.

    Araştırmanın Hipotezleri:
    1. H1: Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık dersi öğrencilerin doğum korkusunu azaltır.
    2. H1: Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık dersi öğrencilerin travmatik doğum algısını azaltır.

    Araştırmanın evreni ve örneklemi: Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde bir Hemşirelik Fakültesi dördüncü sınıfta öğrenim gören 296 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” seçmeli İngilizce dersine kayıtlanan ve araştırmaya alınma kriterlerine uyan 62 öğrenci oluşturmuştur.

    Araştırmaya alınma kriterleri şu şekildedir:
    Kız öğrenci olma
    İlgili derse bir dönem boyunca devam etme
    Verilerin toplandığı ilk ve son derste bulunma
    Ön test ve son test her ikisini de uygulama
    Araştırmaya katılmaya gönüllü olma.

    İlgili derse 109 öğrenci kayıtlanmıştır. Öğrencilerden biri derse devam etmemiş, 16 öğrenci erkek olduğu için araştırma kapsamı dışında tutulmuş, dört öğrenci ön testi, altı öğrenci son testi uygulamamış, üç öğrenci anketin tamamını yanıtlamamış, 17 öğrenci ise veri toplama tarihlerinde okulda bulunmadığı için araştırmaya alınamamıştır.

    Araştırmada kullanılan veri toplama araçları: Araştırma verilerinin toplanmasında Demografik Bilgi Formu, Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği kullanılmıştır.

    Demografik Bilgi Formu: Öğrencilerin yaş, en uzun süre yaşanılan yer, öğrenim süresince yaşanılan yer, daha önce doğum salonunda bulunma, normal doğum görme ve kendi doğum tercihlerini içeren sorulardan oluşmaktadır.

    Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği: Stoll ve ark. (2016) tarafından geliştirilmiş, genç kadın ve erkeklerin gebelik öncesi doğum korkusunu ölçebilen, kişinin kendisi tarafından doldurulabilen bir ölçektir. Geçerlik ve güvenirlik çalışması Uçar ve Taşhan (2018) tarafından yapılmış olup, Cronbach’s alfa değeri 0,89 olarak saptanmıştır. On maddeden oluşan ölçekteki yanıtlar 1’den 6’ya kadar numaralandırılmış olup, altılı likert tiptedir. Ölçekten alınabilecek minimum puan 10 iken, maksimum puan 60’dir. Madde toplam puanın yüksek olması yüksek düzeyde korkuyu göstermektedir (Uçar & Taşhan 2018). Bu araştırmada ise cronbach alfa değeri ön testte 0,86, son testte 0.89 olarak saptanmıştır.

    Travmatik Doğum Algısı Ölçeği: Kadınlarda (18-40 yaş aralığında) travmatik doğum algısını ölçmek amacıyla Yalnız ve ark. (2016) tarafından geliştirilmiş ölçek 13 soru, tek alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin cronbach alfa değeri 0,89 olarak saptanmıştır. Her bir sorunun karşılığı hiç yoktan en şiddetliye doğru 0-10 arasında puanlanmaktadır. Ölçekten alınan puan arttıkça doğumun travmatik olarak algılanma düzeyi de artış göstermektedir (Yılmaz et al. 2016). Bu araştırmada ise ölçeğin cronbach alfa değeri ön testte 0,92, son testte 0,94 olarak saptanmıştır.

    Veri toplama yöntemi: Veri toplama aşamasına başlamadan önce öğrencilere araştırmanın amacı açıklanmıştır. Araştırmaya dahil olma kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan öğrencilere ilk aşamada “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersinin ilk haftasında (Güz dönemi, Eylül 2019) demografik bilgi formu, Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği uygulanmıştır. İkinci aşamada öğrenciler bir dönem boyunca araştırmacı tarafından haftalık iki saat “Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık” dersi almışlardır. Doğum ve Ebeveynliğe Hazırlık dersi, seçmeli İngilizce bir ders olup, içeriğinde gebelik fizyolojisi ve gebelik belirtileri, gebelik sürecinde yaşanan değişimler ve baş etme, gebelik döneminde sağlıklı yaşam davranışları, beslenme, egzersiz, gebelikte tehlike belirtileri, doğuma hazırlık, doğum süreci ve doğal doğum, doğum ağrısı ve baş etme yöntemleri, doğum sonu dönem fizyolojik ve psikolojik değişiklikler, emzirme ve yenidoğan bakımı gibi konular anlatılmıştır. Derste, anlatım, soru-cevap, örnek olay, beyin fırtınası gibi öğrenme teknik ve yöntemleri kullanılmıştır. Üçüncü aşamada dönem sonunda (Ocak 2020) son dersin bitiminde demografik bilgi formu, Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği tekrar uygulanmıştır. Ön test ve son test verilerinin karşılaştırılması amacıyla demografik bilgi formuna ad/soyad yazmaları istenmiş, ad/soyad belirtmek istemeyen öğrencilere bir rumuz yazmaları ve dönem sonunda yine aynı rumuzu yazmaları istenmiştir.

    Verilerin değerlendirilmesi: Veriler SPSS 25,0 (Statistical Package For Social Science) paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı verilerde sayı ve yüzde hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu, Kolmogrov smirnov testi ile değerlendirilmiş ve normal dağılıma uygun olduğu saptanmıştır (p>0.05). Bu sebeple aynı grupta eğitim öncesi ve sonrası doğum korkusu ve travmatik doğum algısı ölçek puan ortalamaları arasında farklılık olup olmadığının belirlenmesinde parametrik testlerden, eşler arası t testi kullanılmıştır. Değişkenlerin etkisinin değerlendirilmesinde ise bağımsız gruplarda t testi kullanılmıştır. Eğitim öncesi ve sonrası doğum tercihleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla ise ki-kare testi uygulanmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir.

    Araştırmanın etik yönü
    Araştırmanın yapılabilmesi için ilgili Üniversitenin bilimsel araştırma etik kurulundan 26.07.2019 tarihinde 228610 sayı no ile onay alınmıştır. Öğrencilere araştırmanın amacı açıklanarak sözel onam alınmıştır. Araştırma, Helsinki Deklarasyonu’na uygun şekilde yürütülmüştür.

    Araştırmanın sınırlılıkları
    Doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersi seçmeli bir ders olup, araştırmanın örneklemi ilgili dersi kendi tercihi ile seçen öğrencilerden oluşmaktadır. Bu sebeple öğrencilerin derse olan ilgileri onların doğum algılarının etkileyebilir. Bu araştırmanın bir sınırlılığını oluşturmaktadır. Araştırma sadece bir kurumdaki ilgili derse kayıtlanan öğrencilerle yürütüldüğü için örneklem sayısının az olması araştırmanın bir başka sınırlılığıdır. Travmatik Doğum Algısı ölçeği sadece kadınlar üzerinde geçerlik güvenirliği yapıldığı, erkek öğrenciler üzerinde uygulanamayacağı için erkek öğrenciler çalışmaya alınamamıştır. Bu durum araştırmanın diğer bir sınırlılığını oluşturmuştur.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin ön test tanıtıcı özellikleri incelendiğinde, yaş ortalamaları 22,3±0,7 olarak saptanmış olup, %61,3’ü daha önceki stajlarında doğum salonunda bulunmuş ve %58.1’i vajinal doğumu izlemiştir. Öğrencilere kendi doğumlarını hangi yöntem ile yapmak istedikleri sorulduğunda %67,7’si vajinal doğum, % 21,1’i epidural anestezi ile vajinal doğum, %11,3’ü ise sezaryen doğum yapmak istediklerini belirtmiştir.

    Öğrencilerin %67,7’si ön testte vajinal doğumu tercih ederken, son testte bu oran %58,1 olarak saptanmıştır. Ön test ve son test sezaryen doğumu tercih edenlerin oranı (%11,3) değişmemiştir. Epidural anestezi ile vajinal doğum tercihi ise ön testte % 21,1 iken, son testte % 30,6 olarak saptanmıştır (Tablo 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Öğrencilerin Ön Test- Son Test Doğum Tercihlerinin Karşılaştırılması

    Öğrencilerin ön test doğum korkusu ve travmatik doğum algısını etkileyen faktörler incelendiğinde sadece doğum tercihleri ile ölçek puanları arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,05). Yaşanılan yer, doğum salonunda bulunma ve vajinal doğum gözlemleme durumu ile ölçekler arasında ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Sezaryen ve epidural anestezi ile vajinal doğum tercih eden öğrencilerin doğum korku puanları (sırasıyla 47,5±5,1; 45,5±6,5) ve travmatik doğum algı puanları (sırasıyla 87,0±21,1; 77,7±15,8) normal doğum düşünenlerden daha yüksek(korku 40,9 ± 8,3; travmatik doğum algısı 68,0±22,0) saptanmıştır (p<0,05).

    Öğrencilerin ön test gebelik öncesi doğum korkusu ölçek puan ortalaması 41.70±8.30, son test ölçek puan ortalaması 37,7±9,3 olarak saptanmış olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. Ön test travmatik doğum algısı ölçek puan ortalaması 70.17±22.58, son test ölçek puan ortalaması 61,7±25,9 olarak saptanmış olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (Tablo 2).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Öğrencilerin Ön Test - Son Test Gebelik Öncesi Doğum Korkusu ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersinin son sınıf hemşirelik öğrencilerinde doğum korkusu ve travmatik doğum algısına etkisinin incelendiği bu çalışmada; ön testte öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%88,8) kendi doğum tercihlerinin vajinal doğum veya epidural anestezi ile vajinal doğum olduğu saptanmıştır. Literatürde sağlık bilimlerinde okuyan öğrencilerle yapılan araştırma bulguları da benzer sonuçlar vermektedir. Aksu ve Özsoy (2015)’un çalışmasında hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin %88,1’i, Aydoğdu ve ark. (2018)’nın çalışmasında %80,7’si, Tektaş ve ark. (2018)’nın çalışmasında %87,7’si, Karaca ve Koyuncu (2015)’nun çalışmasında ise %84,2’si normal doğumu tercih etmiştir. Yine Hauck ve ark. (2016) Avustralyalı yetişkin öğrencilerin % 15,6’sının gebelik komplikasyonu olmadan bile sezaryen doğumu tercih ettiğini belirtmiştir. Sadece Kadıoğlu ve Şahin (2019)’in tüm üniversite öğrencilerinde yapılan çalışmasında öğrencilerin az bir kısmının (%26,5’i) normal doğumu tercih ettiği, çoğunluğunun (%65,4) kararsız olduğu belirtilmiştir. Bizim araştırmamızda ve diğer sağlık bilimleri öğrencilerinde normal doğum tercihinin yüksek olduğu görülmektedir. Öğrencilerin sağlık bilimleri alanında öğrenim görmelerinin normal doğum tercihlerinin yüksek olmasında bir etken olduğu düşünülmektedir.

    Öğrencilerin doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersi öncesi ve sonrası doğum tercihleri karşılaştırıldığında sezaryen doğum tercihi oranında değişme olmazken, vajinal doğum tercihinde azalma, epidural anestezi ile normal doğum şeklinde artış gözlenmiştir. Aydoğdu ve ark. (2018)’nın çalışmasında ebelik öğrencilerinin doğum dersi alma durumları ile normal vajinal doğum tercihleri arasında anlamlı ilişki bulunmamasına rağmen doğum dersi alanların normal vajinal doğumu daha fazla tercih ettikleri belirtilmiştir. Tektaş ve ark. (2018)’ın çalışmasında benzer şekilde doğumla ilgili bilgisi olanların normal doğum tercihleri, bilgisi olmayanlara göre daha yüksek saptanmıştır. Kadıoğlu ve ark. (2019)’nın çalışmasında da doğum bilgisi eğitimine katılan üniversite öğrencilerinin normal doğum tercihleri yüksek saptanmıştır. Bu araştırmanın son sınıf öğrenciler üzerinde yapıldığı için öğrencilerin hepsi bir önceki yıl 3. sınıfta temel doğum bilgisi dersini almışlardır. Bu kapsamda bir dönemlik doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersinin öğrencilerin ağrısız normal doğuma ilişkin farkındalıklarını artırdığı ve bu yönde tercihlerini etkilediği söylenebilir.

    Öğrencilerin doğum korkuları ve travmatik doğum algıları değerlendirildiğinde doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersini almadan önce doğum korkusu puan ortalaması 41,7±8,3, travmatik doğum algıları puan ortalaması 70,1±22.5 bulunmuştur. Doğum korkusu puanından alınabilecek minimum puan 10, maksimum puan 60 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu puanın ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir. Benzer şekilde travmatik doğum algısı ölçeğinden de alınabilecek minimum değer 0, maksimum değer 100 olduğu düşünüldüğünde 70,1±22,5’ in, ortalamanın üzerinde yüksek olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin doğuma ilişkin korkularının ve travmatik doğum algılarının yüksek olduğu söylenebilir. Özellikle sezaryen ve epiduralle normal doğum tercih edenlerin korku ve travmatik doğum algıları daha yüksek bulunmuştur. Literatürde Kapısız ve ark. (2017) da çalışmalarında hemşirelik öğrencilerinin doğuma ilişkin korkularının olduğunu, özellikle doğuma ilişkin ağrı korkusu sebebiyle sezaryen doğuma yöneldiklerini belirtmiştir. Stoll ve ark.(2014) Kanadalı üniversite öğrencilerinin doğum korkusu puanlarının 18.37± 4.61 (min: 6, max:36) olduğu, yüksek doğum korkusu olan öğrencilerin daha çok sezaryeni ve doğumda epidural kullanımını tercih ettiklerini belirtmiştir. Hauck ve ark. (2016) Avustralyalı yetişkin öğrencilerin % 26,1’inin yüksek korku duyduklarını ve yüksek korku skorlarına sahip olanların sezaryen doğum yapma ihtimalinin 2.6 kat daha fazla olduğunu, Edmons ve ark. (2015) öğrencilerin %61,4’ünün normal doğuma ilişkin korkuları olduğunu belirtmiştir. Weeks ve ark. (2020)’nın çalışmasında ise kız öğrencilerin %11,2’si sezaryen doğum tercih ettiklerini bunun nedeni olarak doğuma ilişkin ağrıdan korktuklarını belirtmişlerdir. Çalışma bulguları benzerlik göstermektedir. Normal doğuma ilişkin korku ve doğuma ilişkin travmatik algı öğrencileri sezaryen doğuma yönlendirmektedir.

    Araştırmada öğrencilere verilen doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersinin sonunda doğum korkusu ve travmatik doğum algısı ölçek puanlarının azaldığı saptanmıştır. Bu doğrultuda H1 hipotezi kabul edilmiştir. Dersin öğrencilerin doğum korkusunu ve travmatik doğum algısını azalttığı söylenebilir. Literatürde daha çok gebelerin doğum korkusunu azaltmak amacıyla doğuma hazırlık eğitimlerinin etkisini inceleyen çalışmalar (Weeks et al., 2020; World Health Organization (WHO), 2015) bulunmaktadır. İşbir ve ark. (2016) antenatal eğitime katılan gebelerin doğum korkularının azaldığını ve doğum sonrası post travmatik stres bozukluğu semptomlarının azaldığını belirtmiştir. Subaşı (2013) doğum öncesi eğitimin son trimesterdaki gebelerde doğum korkularının, doğumla ilgili olumsuz düşüncelerinin azalmasına yardımcı olduğunu bulmuştur. Doğuma hazırlık eğitiminin litaratürde belirtildiği üzere, gebeler üzerinde anlamlı etkisi olduğu gibi bu araştırma ile öğrencilerin de doğuma ilişkin korkularını ve travmatik doğum algılarını azaltmada etkili olduğu söylenebilir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Bu araştırma sonucunda son sınıf hemşirelik öğrencilerinin çoğunluğunun kendi doğumlarına ilişkin tercihleri vajinal doğum şeklinde olsa da doğuma ilişkin korkuları ve travmatik doğum algılarının yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Doğum korkusu ve travmatik doğum algısı öğrencileri sezaryen veya epidural anestezi ile vajinal doğuma yönlendirmektedir. Bir dönem boyunca işlenen doğum ve ebeveynliğe hazırlık dersi öğrencilerin korkularını ve travmatik doğum algılarını azaltmada etkili olmuştur. Bu kapsamda geleceğin hemşire adayı öğrencilerin vajinal doğuma ilişkin korkularının azaltılması ve olumlu algılarının geliştirilmesi için detaylı doğuma hazırlık eğitimlerinin müfredatta yer almasının faydalı olacağı düşünülmektedir.
  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Aksu, H., & Özsoy, S. (2015). Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin doğum sekli tercihleri ve etkileyen faktörler. Sağlık Bilimleri Dergisi, 24(1), 44-48.

    2) American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG). 2013. (Committee opinion no. 559). Cesarean delivery on maternal request. Obstet Gynecol, 121(4), 904-7.

    3) Aydoğdu, S.G.M., Uzun, B., & Özsoy, Ü. (2018). Ebelik öğrencilerinin normal vajinal doğum yapma konusundaki görüşleri. Androl Bul, 20, 78−84

    4) Caughey, A. B. (2017). Evidence-based labor and delivery management: Can we safely reduce the cesarean rate?. Obstet Gynecol Clin North Am, 44(4), 523-33.

    5) Çakmak, B., Arslan, S., & Nacar, M.C. (2014). Kadınları isteğe bağlı sezaryen konusundaki görüşleri. Fırat Tıp Dergisi, 9(3), 22-5.

    6) Çiçek, Ö., & Mete, S. (2015). Sık karşılaşılan bir sorun: Doğum korkusu. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi, 8(4), 263-268.

    7) Dencker, A., Nilsson, C., Begley, C, Jangsten, E., Mollberg, M., & Patel, H, et al. (2019). Causes and outcomes in studies of fear of childbirth: a systematic review. Women Birth, 32(2), 99-111.

    8) Edmonds, J. K., Cwiertniewicz, T., & Stoll, K. (2015). Childbirth education prior to pregnancy? Survey findings of childbirth preferences and attitudes among young women. J Perinat Educ, 24(2),93-101

    9) Gözükara, F., & Eroğlu, K. (2011). Sezaryen doğum artışını önlemenin bir yolu:“bir kez sezaryen hep sezaryen” yaklaşımı yerine sezaryen sonrası vajinal doğum ve hemşirenin rolleri. HUHEMFAD, 18(2), 89-100.

    10) Hauck, Y. L., Stoll, K. H., Hall, W. A., & Downie, J. (2016). Association between childbirth attitudes and fear on birth preferences of a future generation of Australian parents. Women Birth, 29(6), 511-17.

    11) İsbir, G. G., Inci, F., Önal, H., & Yıldız, P. D. (2016). The effects of antenatal education on fear of childbirth, maternal self-efficacy and post-traumatic stress disorder (PTSD) symptoms following childbirth: an experimental study. Appl Nurs Res, 32, 227-232.

    12) Kadıoğlu, M., & Şahin, N. (2019). Üniversite öğrencilerinin doğum şekline yönelik görüşleri, tercihleri ve etkileyen faktörler. KASHED, 5(2), 43-69.

    13) Kapısız, Ö., Karaca, A., Özkan, F. S, & Savaş, H. G. (2017). Hemşirelik öğrencilerinin doğum algısı. D Ü Sağlık Bil Enst Derg, 7(3), 156- 60.

    14) Karabulutlu, Ö. (2012). Kadınların doğum şekli tercihlerini etkileyen faktörler. İstanbul Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 20(3), 210-218

    15) Karaca, P. P., & Koyuncu G. R. (2015). Sağlık hizmetleri meslek yüksekokulunda okuyan öğrencilerin doğum şekli tercihlerine yönelik düşüncelerinin belirlenmesi. İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Dergisi, 3(1), 1-8.

    16) Kordi, M., Bakhshi, M., Masoudi, S., & Esmaily, H. (2017). Effect of a childbirth psychoeducation program on the level of fear of childbirth in primigravid women. Evidence Based Care, 7(3), 26-34.

    17) Masoumi, S. Z., Kazemi, F., Oshvandi, K., Jalali, M., Esmaeili- Vardanjani, A., & Rafiei, H. (2016). Effect of training preparation for childbirth on fear of Normal vaginal delivery and choosing the type of delivery among pregnant women in Hamadan, Iran: a randomized controlled trial. Journal of Family & Reproductive Health, 10(3), 115.

    18) Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD). Caesarean sections. Erişim adresi:https://data. oecd.org/healthcare/caesarean-sections.htm (Erişim tarihi: 15.04.2020).

    19) Sayın, N. C., Erzincan, S. G., & Çilingir, I. U. (2018) Sezaryen: kanıta dayalı bilgiler. Turkiye Klinikleri Gynecology Obstetrics-Special Topics, 11(1), 76-81.

    20) Sheikh, M. S., Nelson, G., Wood, S. L., & Metcalfe, A. (2020). Surgical errors and complications following cesarean delivery in the United States. American Journal of Obstetrics & Gynecology MFM, 2(1), 100071.

    21) Soto-Vega, E., Casco, S., Chamizo, K., Flores Hernández, D., Landini, V., & Guillén-Florez, A. (2015). Rising trends of cesarean section worldwide: A systematic review. Obstet Gynecol Int J, 3(2), 00073.

    22) Stoll, K., Hall, W., Janssen, P., & Carty, E. (2014). Why are young Canadians afraid of birth? A survey study of childbirth fear and birth preferences among Canadian University students. Midwifery, 30(2), 220-226.

    23) Stoll, K., Hauck, Y., Downe, S., Edmonds, J., Gross, M. M., Malott, A., & Hall, W. A. (2016). Cross-cultural development and psychometric evaluation of a measure to assess fear of childbirth prior to pregnancy. Sexual & Reproductive HealthCare, 8, 49-54.

    24) Subaşı, B. (2013). Doğum eğitiminin doğum kaygısı ve korkusu üzerine etkisi. Selcuk Med J, 29(4),165-167.

    25) Tektaş, E., Bozkurt, G., Ergin, E., & Sezgin, S. (2018) Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin doğum şekli tercihleri ve etkileyen faktörler. Cukurova Medical Journal, 43(Ek 1), 63-9.

    26) Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) Temel Bulgular. 2018. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. (2019). Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve TÜBİTAK, Ankara, Türkiye

    27) Uçar, T., & Taşhan, S. T. (2018). Gebelik öncesi doğum korkusu ölçeğinin Türkçe uyarlaması: kadın ve erkeklerde geçerlik ve güvenirlik çalışması. ACU Sağlık Bil Derg, 9(3),289-96.

    28) Weeks, F. H., Sadler, M., & Stoll, K. (2020). Preference for caesarean and attitudes toward birth in a Chilean sample of young adults. Women and Birth, 33(2), e159-e165.

    29) World Health Organization (WHO). Statement on Caesarean Section Rates. April 2015 Erişim Adresi: https://www.who.int/ reproductivehealth/publications/maternal_perinatal_health/ cs-statement/en/(Erişim tarihi: 25.03.2020)

    30) Yalnız, H., Canan, F., Genç, R. E., Kuloğlu, M. M., & Geçici, Ö. (2016). Travmatik doğum algısı ölçeğinin geliştirilmesi. Türk Tıp Dergisi, 8(3), 81-88.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Şu ana kadar web sayfamız 48685881 defa ziyaret edilmiştir.